BİR DÜZGÜN OLAN, NASRETTİN HOCA VARDI!

Din alet edilerek neler yapılabildiğinin, din ticaretinin nerelere varabildiğinin son örneği.

13 Temmuz 2018 Cuma, 14:20

’Aşüfte’’ mi diyeyim, ‘’kader kurbanı’’ mı diyeyim karar veremediğim o sarartılmış kadınlara ‘’kedicik’’ demeye dilim varmıyor.

Geyik muhabbeti güzel oluyor ama onlara ‘’kedicik’’ dersek;

Pervasız, umursamaz, tavizsiz, bağımsız, özgür ve doğal kedilere haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

‘’Cik’’ hali bile haksızlık…

Bu ‘’kedicik’’ geyiğini kessek diyorum.

Yoksa din alet edilerek neler yapılabildiğinin, din ticaretinin nerelere varabildiğinin son örneği de gözden kaçacak.

***
‘’Fetöcü’’ yaftası ucuzlamaya başladı, yakında muhaliflere’’Adnancı’’ demeye başlanırsa ona da şaşmam…

Şimdiden söyleyeyim;

‘’Bunlar var ya bunlar! Adnoşla karşılıklı az göbek atmadılar’’ ile başlayan cümleler meydanları şenlendirir.

***

Adnan Oktar’ın ve müritlerinin finansal şatafatının kaynağı da çıktı.

Gazeteci Dilek Güngör’ün kaleme aldığı yazıya göre;

”Komün hayatı yaşayan 300 kişilik örgütün yıllık çevirdiği parasal hacim 1 milyar TL.

Parası beş kaynaktan sağlanıyor.

Birincisi, zengin ailelerin çocukları üzerinden elde edilen miraslar.

Bu mirasa örgüt, hülle yoluyla el koyuyor veya zorla vekaletnameler imzalatılarak mal varlığına çöküyor.

Bu yolla, 100 milyon TL gelir elde ediliyor.

İkincisi, Global Yayıncılık üzerinden aklanan paralar.

Basılan kitaplar parayla örgüt sempatizanlarına dağıtılıyor.

Toplanan himmetler bu şirket ve A9 kanalı üzerinden sisteme sokuluyor.

Üçüncüsü, off-shore’larla kaçırılan vergiler… 

Adnan Oktar ve örgütünün Dubai, Rusya, Cezayir, Romanya, Ukrayna ve ABD’de şirketleri var. Bunlar Hong Kong, Çin ve Dubai’deki off-shore şirketlerle destekleniyor.

Bu kanaldan 200 milyonluk ticari döngü var.

Türkiye’ye mal getirirken off-shore şirketler üzerinden işlem yapıp vergi kaçırıyorlar.

Menşei değiştirip senede 30-40 milyon TL’lik transit ticarete imza atıyorlar.

Dördüncüsü, banka dolandırıcılığı.

Örgüt elemanları küçük çaplı şirketler kurup, bankalardan çek alıyorlar.

Bu çekleri kendi aralarında döndürüyorlar.

Sonra firmaları iflas ettirip borcu bankaya bırakıyorlar.

Buradan yılda 10-15 milyon TL gelir elde ediyorlar.

Hatta örgüt bu işlere bakan departman dahi kurmuş.

Beşincisi de YorkTesti gibi faaliyetler.

Örgüt bu testin distribitörlüğünü almış.

İnsanlara belli bir para karşılığı bu test uygulanıyor.

Laboratuvarda test yapılacağı bahanesiyle kanları alınıyor.

Ona göre günlük beslenme programı oluşturulacağı söyleniyor.

Örgütün yüzlerce kişiyi dolandırdığı bu yolla da 20 milyona yakın para topladığı söyleniyor.

Paralar sosyal medya hakimiyetinde, nüfus ajanlığında ve çocuk istismarında kullanılıyor.

2002-2015 yılları arasında Adnan Oktar ile FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen arasındaki ilişki bu yasadışı faaliyetlerin ortaya çıkmasını engelledi.

2002-2015 arasında Maliye, Gümrük, Emniyet ve yargı kanalında FETÖ elemanları çok güçlüydü.

Bu sayede Oktar ve örgütü ellerini kollarını sağlayarak gümrüklerde cirit attı. Maliye kaçırılan vergiye göz yumdu. ”

*.*.*.*

Kime ‘’hoca’’ deseler altından bir melanet çıkıyor.

Bir düzgün olan Nasrettin hoca vardı.

O da eşeğe ters binerdi.

NAFİZ ŞAHİN

12 Temmuz 2018, KIRKLARELİ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO