Son Dakika
19 Temmuz 2019 Cuma

Binali Bey nerede okumak ister !

Üniversite için Boğaziçi’ni tercih et dediler, Gittim baktım. Kızlar erkekler bir arada oturuyor. Ben burada yoldan çıkarım diye düşünüp İTÜ’yü tercih ettim.

26 Haziran 2019 Çarşamba, 14:36

İmamoğlu‘nun tarihi başarısı demokrasiye cansuyu verdi.
Görünen o ki bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Seçimin galibi “azgın azınlık”,
Yenileni ise “kaymak yiyen çoğunluk” oldu.

Kaymakçıların arasında en büyük fatura havuza ait.
Gelene ağam, gidene paşam diyen havuz medyasına.
Nereden geldiği tam bilinmeyen WhatsApp emirleri ile gazete yapan,
Seçimin ertesi günü bile “İstanbul seçimini yaptı” diye,
Çocukların dahi atmayacağı aynı merkezden çıkan aptal manşeti atan,
Tarihi seçimi sinek pisliği kadar küçük kullanan.
Okuyucunun aklıyla dalga geçen,
Medyaya kim inanır, kim para verir alır ya da kim izler.
Bu kez artık tam sıfırı tükettiler.

Medya bu noktaya nasıl geldi, getirildi ?
Bundan sonraki yazılarımda,
Bu konuda yaşadıklarımı sizle paylaşmaya çalışacağım.
İlk anı kaybeden Binali Yıldırım.

Başbakan Binali Yıldırım, gazete yönetmenlerine iftar yemeği veriyor.
Faal meslek yaşamımda bu tür yemekleri hiç sevemedim.
Mecbur kalmadıkça katılmadım, mutfakta gazete yapmayı tercih ettim.
Zorunlu gittim Çankaya Köşkü’ne.

Koskoca bir masa. Başında Başbakan Yıldırım, yanında yardımcısı.
20’nin üzerinde yayın yönetmeni, her yönetmene bir garson.
Garsonlar iki koldan, aynı anda önümüze koyuyor süper mönüyü.

Binali Yıldırım söz konusu olunca hep aynı şeyi düşünürüm.
2013’de Ulaştırma Bakanı olduğu dönemde ettiği lafları:
“Üniversite tercihinde zorlanıyordum. Boğaziçi’ni tercih et dediler,
Gittim baktım. Boğaziçi’nde büyük bir bahçe.
Kızlar erkekler bir arada oturuyor.
Ben burada yoldan çıkarım diye düşünüp İTÜ’yü tercih ettim.
Öyle ya bizim niyetimiz okumaktı”

Boğaziçi’li “yoldan çıkmış biri” olarak üç soru sormayı planladım:
1. Ailenizde, partinizde yoldan çıkmış bir Boğaziçi’li varmı ?
2. Kabinenize Boğaziçi’li bir bakan aldınız mı, alır mısınız ?
3. Sadece erkeklerin okuduğu bir üniversiteyi mi tercih ederdiniz ?

Başbakan’ın açıklamalarından sonra sorulara geçildi.
Yüzde doksanı “havuz” olan masadan ilk soru geldi:
Efendim bu Kılıçdaroğlu’da hep böyle iftira atıyor v.s.
Ardından, Başbakan’ın ülkeyi duble yollarla süslediniz v.s.
İnsanın gazeteci olarak utancından masanın altına giresi geliyor.
Bana gelene kadar 8-10 sorunun tamamı “çok başarılısınız”
Sonuçta eğer bu sorulardan birini bile sorsam,
Belli ki ortalık karışacak.
Sorayım, sormayayım diye kendimle kavga ettim.
Sıramı ıvır zıvır sorularla geçiştirdim.

Sorsaydım belki “Başbakan’a uygunsuz soru sormaktan kovulan yönetmen” olarak tarihe geçecektim.
Farketmedi, 15-20 gün sonra “İzinsiz Yıldırım Baskı yapıp kovulan yönetmen” unvanını aldım.

Aslında gazetecilik gazetecilik olsa;
İsmail Küçükkaya‘nın yönettiği açık oturumda;
Bu ve bu gibi soruların sorulması gerekti.
Bunu Küçükkaya’yı eleştirmek için yazmıyorum.
O bence üzerine düşen görevi, o şartlarda en iyi şekilde yaptı.
Gerçek demokrasi ve gerçek gazetecilik ortamı olsa,
İnanıyorum ki, onun sorularının yüzde 80’i farklı olurdu.

* * *

Aynı yemekten küçük bir anı daha.
Yanımdaki yayın yönetmeni ile sohbet ederken,
Birkaç gün önceki manşetlerini beğendiğimi söyledim.
Bir başladı, çok iyi ekibim var, çok başarılı gazetecilik yapıyoruz falan.
Bir süre sonra gazetesi, tiraj sorunu nedeniyle kapandı…

www.haberhurriyeti.com / ERCÜMENT ERKUL

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz