Son Dakika
11 Ekim 2019 Cuma
”

Bilim için ölen kadın: MARIE CURIE

Marie Curie bilim için yaşadı. Bilim için öldü. Yaşamı süresince, bilmediğini bilen bir kişi idi. Bu karakter ve düşünce, onun o zamana kadar bilinemeyen şeyleri bulmasını sağladı. İnsanlara paradan önemli şeyler olduğunu gösteren bir bilim insanı idi.

26 Ocak 2017 Perşembe, 15:25

Marie Curie bilim için yaşadı.
Bilim için öldü.
Yaşamı süresince, bilmediğini bilen bir kişi idi.
Bu karakter ve düşünce, onun o zamana kadar
bilinemeyen şeyleri bulmasını sağladı.
İnsanlara paradan önemli şeyler olduğunu gösteren bir bilim insanı idi.
Fakirdi.
Ama, fakirlik onu yıldırmamıştı.
Polonya’da kadınlara konulan üniversite yasağını
yok varsaydı. Tehlikeleri göze alarak okula gitti.
Hizmetçilik yaptı.
Aç kaldı.
Yatacak yer bulamadı.
Erkeklerin hışmına uğradı.
Hiçbir şey onu yıldırmadı.
Radyasyon bile…
Marie Curie 7 Kasım 1867 Varşova’da doğdu.
Polonyalı, fizik ve kimya mühendisi….
Paris Üniversitesi ve Pasteur Enstitüsünde sürdürdü çalışmalarını..
Paris Üniversitesinde tamamladı eğitimini.
Doktorasını, Henri Becquerel’in yanında yaptı.
Radyumu, polonyumu ve radyoaktiviteyi keşfetti.
Pek çok ödül aldı…
İlk ödülü, 1903 yılında eşi ile birlikte aldığı, Nobel Fizik Ödülü idi.
Aynı sene içinde, Davy Madalyasını da aldı.
Ödüller birbirini takip etti.
1904’de Matteucci Madalyası,
1909 yılında Elliott Cresson Madalyası,
Ve 1910’da, Albert Madalyası.
Bir sene sonra 1911’de, Nobel Kimya Ödülünü aldı.
Pek çok ilke imza attı.
Nobel Ödülü alan ilk kadın, Marie Curie’dir.
Avrupa’da doktora yapmış ilk kadın da odur.
Paris Üniversitesi’nde ders veren ve aynı üniversitede profesör ünvanı alan ilk kadın.
İki farklı alanda Nobel Ödülü almış tek kişi.
1921 yılında, Willard Gibbs Award ödülünü aldı.
Marie Curie veya doğum ismiyle Maria Salomea, 24 yaşına gelene kadar Polonya’da yaşadı.
Çocukluğu ve gençliğine geri dönelim.
Babası Wladislaw Sklodowski, Varşova lisesinde fizik ve matematik öğretmenliği yapıyordu.
Annesi Bronislawa Sklodowski, bir yatılı kız yurdunun müdürüydü.
Annesinin müdürlük yaptığı yurtta kalıyorlardı.
Sofia, Hela ve Bronya adlı 3 kız, Joseph isminde bir erkek kardeşi vardı.
1875 yılında ablaları Sofia ve Bronya tifüse yakalandılar.
Sofia 1876 yılının Ocak ayında öldü.
Bronya iyileşmişti.
2 yıl sonra, annesi de veremden öldü.
Varşova, o sırada Rus Çarı II. Aleksander tarafından yönetiliyordu.
Kadınların üniversiteye gitmesi ya da teknik eğitim görmeleri, ancak yurtdışında mümkündü.
Ablası tıp doktoru olmak istiyordu.
Paris’e gitti.
Ona, Polonya’da hizmetçilik yaparak maddi destek sağladı.
1885 yılında Bronya, Sorbonne üniversitesinde tıp eğitimi almaya başladı.
O tıp doktoru olana kadar Marie, ablasına çalışarak hatta hizmetçilik bile yaparak yardım etti.
Bu sıralarda Varşova’da, Endüstri ve Tarım Müzesi adı altında, gizlice eğitim veren bir okul vardı.
Marie orada, kaçak olarak eğitimine devam etti..
Küçücük bir tavan arasında kalıyordu.
1891 yılında ablasına yardım etmek için, 24 yaşında iken, Paris’e gitti.
O kadar parasızlardı ki, çöp tenekelerinde bulduklarını yiyorlardı.
Yatacak doğru dürüst bir yerleri bile yoktu.
Sefilleri oynuyorlardı.
Bronya ve Marie çalışıp bir miktar para biriktirdiler.
Marie, eğitime başladı.
Önceleri ablasının yanında kaldı.
Sonra, küçük bir tavan arasına taşındı.
Böylece, çok zor şartlar altında eğitimini sürdürdü.
Eğitimine 3 Kasım 1891 tarihinde başlamıştı.
Bir buçuk yıl sonra, sınıfının birincisi olarak, fizik diploması almayı başardı.
Eğitime devam etti.
1894 yılında, ikinci diplomasını matematik dalında aldı.
Bir sonraki hedefi, öğretmenlik diploması alıp Varşova’ya dönmekti.
Ancak tam da o sıralarda, 1894 yılında elektriği keşfeden Pierre Curie ile tanıştı.
35 yaşındaki Pierre Curie, Endüstriyel Fizik ve Kimya Okulu laboratuvarının başkanıydı.
Marie ve Pierre, ortak bilimsel ilgilerinin de katkısıyla, birbirlerine bağlandılar.
Temmuz 1895’te evlendiler.
Bu tarihten itibaren, Maria Sklodowska yerinei Marie Curie adını aldı.
Birlikte çalışmaya başladılar.
Çok tehlikeli bir uğraşları vardı.
Zor şartlar altında, radyoaktivite üzerinde çalışıyorlardı..
Pierre ellerinden yaralanmıştı.
Eylül 1897’de ilk kızı Irene doğdu.
Çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı.
Marie, 1898 başlarında çalışmalarına hız verdi.
Bu noktada eşi Pierre de, kendi çalışmalarını bırakarak, Marie’ye yardım etmeye başlamıştı.
Radyoaktivite çalışmaları onlara, 1903 yılında Nobel Fizik ödülünü kazandırdı.
Gazeteciler onlara, aldıkları ödülle ilk olarak ne yapacaklarını sormuşlardı.
Marie, yıkanabilmek için banyo yaptıracakları cevabını verdi.
Doğru dürüst yıkanamıyorlardı bile…
Pierre ile evliliğinden, Irene ve Ève adında iki kızı oldu.
Marie Curie, uranyumla yaptığı deneylere devam etti.
Sonunda, radyoaktiviteyi keşfetti.
Bu arada eşi Pierre Currie 19 Nisan 1906’da bir araba kazasında öldü.
Marie Curie, acısını bağrına bastı.
Çalışmalarına devam etti.
Toryumun radyoaktif özelliğini buldu ve radyum elementini ayrıştırdı.
1911 Nobel Kimya ödülünü aldı.
Radyoloji bilimini kurdu.
Polonyum ve radyumu keşfetti.
Curie, radyoaktif izotoplar kullanılarak, neoplazmaların tedavisine önayak oldu.
1904 yılında Marie, Sevr’deki bir kızlar okulunda fizik öğretmenliği yapmaya başladı ve ikinci kızları Eve doğdu.
O sıralar Marie ve Pierre, radyasyondan kaynaklanan rahatsızlıklar geçirmeye başlamışlardı.
Bu akla, radyumun kanser tedavisinde de kullanılabileceği fikrini, getirmişti.
Alexander Graham Bell, kanserin tedavisi için tümöre radyum verilmesini önerdi.
Bu başarıları onun bazılarının saldırısına uğramasına neden olmuştu..
Önce, tümü erkeklerden oluşan Fransız Bilim Akademisi, üyeliğini reddetti.
Paul Langevin ile arasında, aşk ilişkisi olduğuna dair dedikodular, ayyuka çıkarıldı ve gazetelere manşet oldu.
Bu dedikodular, Marie’nin ikinci Nobel Ödülünü almasını bile, arka plana attı.
Langevin, gazetenin baş editörünü halkın önünde yapılacak düelloya davet etti.
Editör bunu reddetti.
Bu davranış, o zamanın anlayışıyla olayın gülünçleşmesine neden oldu.
Böylece, konu kapandı.
Marie Curie, Aralık 1911’de Nobel Ödülünü almak için Stokholm’e gitti.
Yaptığı konuşmada, Pierre Curie’nin yardımlarını hiçbir zaman küçümsemediğini belirtti.
Ancak, radyoaktivitenin atomun bir özelliği olduğunu anlatırken, hipotezinin kendi çalışması olduğunu da belirtti.
Fransa’ya geri döndü.
Çalkantılı geçen yıl, onu depresyona sokmuştu.
Ancak kurtulmayı başardı.
1914 yılında, Paris Üniversitesi’nde Radyum Enstitüsü kuruldu.
Marie Curie enstitünün ilk müdürü oldu.
Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, taşınabilir röntgen cihazları yaptı.
Böylece, kızı Irene ile birlikte genç kadınlara, x ışını teknolojisini öğretmeyi başardı..
Ana kız ayrıca, fizik tedavi uzmanlarına, savaş ortamında radyoloji ekipmanını nasıl kullanacaklarını da, gösterdiler.
Bu sırada, yüksek dozda radyoaktif ışına maruz kaldılar.
1920’li yıllarda bilime katkısı devam etti.
Varşova’daki Radyum Enstitüsü’nün kurulmasında önemli rol oynadı.
Başkan Herber Hoover’ın kendisine verdiği 50.000 dolar ödülle, Varşova’da yeni kurulan laboratuvara radyum aldı.
1934 yılında Fransa’nın Savoy kentinde kan kanserinden öldü.
Hastalığı, aşırı dozda radyasyona maruz kalmasına bağlandı.
Bu yüzden ona “bilim için ölen kadın” denildi.
Radyoaktivite çalışmalarından dolayı, radyoaktivite birimine “curie” deniliyor.
Ölümünün ardından, Sceaux’taki aile mezarlığına gömüldü.
20 Nisan 1995’te Marie Curie’nin ve kocasının mezarları, Fransa’ nın ulusal anıt mezarı olan Panthéon’a taşındı.
Marie Curie, başarılarından dolayı bu şerefe layık görülen ilk kadındır.
Curie’nin not defterleri aşırı radyasyona maruz kalmıştı.
Bu nedenle, kurşun kaplı bölmelerde muhafaza ediliyorlar.
İncelenmesi ancak radyoaktif koruma altında tapılabiliyor..
Bütün bunlar, onun bilim uğruna hangi tehlikeleri göze aldığını gösteriyor.

www.haberhurriyeti.com / MEHMET FUAT ABUT

Yorum

  1. kurt61

    27 Ocak 2017 at 17:33

    SAYGILAR HOCAM

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort tipobet365 tempobet bahigo ankara escort escort bayan istanbul pendik escort