Son Dakika
15 Temmuz 2019 Pazartesi

BENİM YETİŞTİRDİĞİM ÇİÇEK BAKIM İSTEMEZ

05 Mayıs 2019 Pazar, 20:37

Yaren Çiçekçilik İşletmesinin ortaklarından Nihat Urut, “Sektördeki hedefimiz kaliteli ve bol çeşit yelpazesi ile piyasa içinde fark yaratmaktır. Bizim ilk hedefimiz kaliteli ürün üretmek. Düzgün, kaliteli üretilen ürün her zaman için talep görür. Kaliteden ödün vermiyoruz” dedi.

 

Çiçeğin yetiştirilmesinden, bakımına kadar her evresini çok iyi bildiğini söyleyen Yaren Çiçekçilik İşletmesi’nin ortaklarından Nihat Urut, “Çiçek alanların yüzde 90’nı bakımını bilmiyor. Benim çiçeğimi alanların bakım yapmasına da gerek yok. Ben çiçeğime garanti veriyorum. Sadece çiçeği koyacak olduğu yere dikkat edecek ve sulamasını düzenli yapacak” ifadesini kullandı.

Bu sektöre nasıl başladınız?

Bu sektöre 2008 yılında çok basit çiçekleri yetiştirerek başladım. Daha sonra kendimizi geliştirdik. 2008’den bu yana çok fazla bitki çeşidine ulaştık. Son 2 yıldır kendimiz üretime ağırlık verdik. Kendimiz üretip satmaya başladık.

SÜS-BİR’İN FAYDASINI GÖREMİYORUZ

Yola çıkarken size rehberlik eden birisi oldu mu?

Hayır olmadı. Bana kimse rehberlik yapmadı. Biz bu sektörü görerek ve gezerek öğrendik. Bayındır SÜSBİR’in hiçbir faydası yok. Sadece yılsonu gelir aidatını ister, parasını ödersin, bu kadar. Bayındır’daki SÜSBİR’in neye faydası var? Biz bir fayda göremiyoruz.

Neler üretiyorsunuz?

Saksıda çiçekli bitki üretiyoruz. Bizim üretmiş olduğumuz bitkilerin hepsi çiçekli bitki ve saksıda üretiyoruz. Saksı bitkisi olarak iç ve dış mekân üretiyoruz. 20 çeşit bitki üretiyoruz. Piyasaya hitap edecek şekilde bitki üretmeye kalktık mı onu yapamıyoruz. Bu kadar büyük alana sahip değiliz.

Alım garantili mi iş yapıyorsunuz?

Hayır. Üretiyoruz ve kendimiz pazarlıyoruz.

Devlet desteği alıyor musunuz?

Hayır. Destek yönünden bir beklentim var. Şimdi hükümet, “Tarıma şu kadar destek verdim” diyor. Türkiye’de çiçek sektörü hatırı sayılır bir düzeyde ama sektörün herhangi bir destekçisi yok. İşte burada SÜSBİR’in yada kooperatiflerin sektörün sıkıntıları anlatıp destek istemesi gerekiyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, üreticiye, “Siz üretin, ben alayım” dedi. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Çok fazla vaat var ama hiçbiri yapılmıyor. Biz firma olarak belediye ile çalışmak istemiyoruz.

Piyasada nitelikli eleman var mı?

Kalifiye elemanımız yok. 5-6 yıl önce kalifiye eleman vardı ama şimdi yok. Şimdi herkes kendine sera açtı. İşçi sıkıntısı var. Makineleşmeyi düşünüyoruz. Ama insan bir yerde kendi düşüncelerini yapamıyor. Türkiye’de en büyük sıkıntımız Ziraat Mühendisi. Bizim Ziraat Mühendisi okullarımız ne yapıyor? Bu okullarda kimse okumuyor mu? Bu okuyan öğrenciler nerede?

HOLDİNGLERE DESTEK ÇOK BİZE YOK

Sektördeki en büyük sorununuz nedir?

Devletten destek bekliyoruz. Devletin bize kredi imkânı tanımasını istiyoruz. Kredi var ama bize değil holdinglere. Ben burada üretim aşamasındayım. Biz kredi alamıyoruz ama holdingler alıyor.

 

BAYINDIR HOLLANDA İLE YARIŞIR

Türkiye hala yurtdışından bitki ithalatı yapıyor. Bunun önüne nasıl geçilebilir?

Dışarıdan alımların önüne 2 cümle ile geçerim. Bir Türkiye bağda, bahçede, tarlada, serada çalışacak Ziraat Mühendisini yetiştirecek diğeri ise üreticilere devlet tarafından destek yapılacak. Bunlar ithalatı engeller. Devlet Bayındır’a gelsin el atsın ve bana “sen ne üreteceksin” desin. “Sana buraya bir sera kuracağım ve sen de bunu üret” desin. Bu şekilde Bayındır sadece kendi başına Hollanda ile yarışır hale gelir. Bu konuda da çok iddialıyım. Ama bizde Hollanda’daki gibi Ziraat Mühendisleri yok.

Peki, pazarlamadaki en büyük beklentiniz nedir?

Pazarlamamızı kendimiz yapıyoruz. Kooperatife benim malım var ve gel bu benim malımı sat demiyorum. Kimseye de söylemiyoruz. Benim ürettiğim ve getirdiğim mal benim pazarıma yetmiyor. Benim işim peyzajcılarla, pazarcılarla ve işyeri çiçekçileriyle. Bugün benim Artvin’den bile müşterim var. Hakkâri, Konya, Nevşehir’den müşterilerim var.

Alıcı neden sizin ürünlerinizi tercih etsin?

Müşteri gelip benden bir kasa bitki alıyor. Ben bir kasa bitki yapıyorum. Kişi bana soruyor ki aracımın tonajını geçer mi? Bin kasa çiçeğim 5 ila 7 ton arasında geliyor. Ama Bayındır’da başka bir yerde alındığı zaman bin kasa çiçek 28 tonu geçiyor. Bu kez alıcı soruyor ben çiçek mi taşıyacağım, toprak mı? Bizim farkımız torf, gübreleme, bakım, havalandırmadaki kalitemizdir. Tüm bu işleri ben yapıyorum. Bitki üretiminde 56 yıllık bir geçmişim ve bilgi birikimim var.

Bazı vatandaşlar, “Çiçek aldık ve kurudu” diyor. Bu neden kaynaklanıyor? Çiçeklerin solmaması yâda kurumaması için neler yapılması gerekiyor?

İnsanlar buraya gelip çiçek aldıklarında çiçeğin bakımı hakkında soru soruyorlar. Ben bütün soruları cevapladığım gibi çiçeklerin nasıl bakılacağı ile ilgili de bilgi veriyorum. Çiçek alanların yüzde 90’nı çiçeğin bakımını bilmiyor. Benim çiçeğimi alanların çiçeğe bakım yapmasına da gerek yok. Ben çiçeğime garanti veriyorum. Sadece çiçeği koyacak olduğu yere dikkat edecek ve sulamasını düzenli yapacak.

TÜM BAYINDIR KAZANIYOR

Festivali nasıl değerlendiriyorsunuz ve festivalin size bir katkısı oluyor mu?

Festivalin bize çok büyük katkısı var. Festivalin Bayındır’a ekonomik anlamda katkısı oluyor. Festival olunca çiçekçi kazanıyor, yemekçisi kazanıyor, konaklamacısı kazanıyor. Bayındır’a ciddi anlamda ekonomik hareketlilik kazandırıyor.

Ürünlerinizin sonuna kadar arkasında mısınız?

Tabii ki. Biz firma olarak oldukça kaliteli ürünler yetiştiriyoruz ve ürettiğimiz her bir çiçeğin yâda bitkinin de arkasındayız.

Sektördeki hedefleriniz nelerdir?

Sektördeki hedeflerimiz kaliteli ve bol çeşit yelpazesi ile piyasa içinde fark yaratmaktır. Bizim ilk hedefimiz kaliteli ürün üretmek. Düzgün, kaliteli üretilen ürün her zaman için talep görür. Kaliteden ödün vermiyoruz.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz