Son Dakika
19 Ağustos 2018 Pazar

17 Mayıs 2018 Perşembe, 16:52

Poliscanların paylaşımlarından elimden geldiğince uzak durdum, yorum yazmamaya çalıştım, çalıştım ama olmadı, başaramadım.

Canım babam, demokratik! ve fikir özgürlüğü! bir ülke vatandaşı olduğum için, ”Beni biraz seviyorsan şunlara dokunmaktan vazgeç” dedi. Canım babam ister de, ben yapmaz mıyım? Allah’larından bulsunlar dedim, sosyal medyada poliscanların sayfalarından elimden geldiğince uzak durdum, yorum yazmamaya çalıştım, çalıştım ama olmadı, başaramadım.
Bu yüzden hepinizin huzurunda canım babamdan özür dileyerek, ”şunlara” bir dokunayım dedim.
Ben dokununca değişen bir şey olacağından değil ama, su taşıyan karınca misali, değişen bir şey olmasa da safımız belli olsun yeter düşüncesindeyim.
SAYIN İSTANBUL İL EMNİYET MÜDÜRÜ MUSTAFA ÇALIŞKAN,
Sizin yüzünüzden babama verdiğim sözü tutmadım. Artık gerisini siz düşünün diyerek yazıma başlıyorum.
İstanbul’da bir karakol açılışında ” …Polis teşkilatı, sadece suçla uğraşmaz, devleti de temsil eder.” demişsiniz.
Madem polis devleti temsil ediyor, o zaman bu ” SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?” sorusunu sorma cesareti gösteren tezekler ( tezek diyorum yanlış anlaşılmasın, sayın cumhurbaşkanımız da kullandığı için hakaret olmadığı düşüncesindeyim), bu soruyu devlete sormuş olmuyor mu?
Eğer oluyorsa, koskoca devlete ”sen benim kim olduğumu biliyor musun” sorusunu sorma cesareti gösteren değil de, neden sizin devlet dediğiniz polisler ceza alarak sürgün yiyor anlamış değilim.


Yukarıdaki cümlenin arkasından ” Amirlerimiz vatandaşa güven vermeli” demişsiniz. Bakın sayın müdürüm, saygısızlık etmek istemem, kusuruma da bakmayın ama, ben vatanımdan 4 bin km uzakta bir kuzey ülkesinde yaşıyorum, ama sanırım poliscanların dert ve sorunları konusunda sizden daha fazla bilgiye sahibim.
Amirler, vatandaştan önce kendi personeline güven verse ve güvense, daha mantıklı ve akıllıca olmaz mı sizce? Hani, ”hastayım, doktora görünmem lazım” diyen polis memuruna ” nane limon çayı iç geçer, hiç hasta görmesek yutturacan, kafadan mı, kim hasta değil ki, sen polissin, polis hasta olmaz” gibi şaka bile kabul edilemeyecek yanıtlarla, memurunun doktora bile gitmesine izin vermeyen amirler var biliyor musunuz?
Ve, gördüğü çarpıklığı, alacağı tepki korkusuyla amirine yansıtamayan poliscanlar var, bunu biliyor musunuz?
Biliyor musunuz demişken, neredeyse her 3 günde bir poliscan canına kıyıyor. POLİSLER İNTİHARI SEÇİYOR, bunu biliyor musunuz? Hani bilmiyorsanız benden duyun istedim.
Aynı konuşmada, muhtarların üçüncü göz olarak görev yapacağı bir proje oluşumundan bahsetmişsiniz. “Çürük Elma ve adalet” projesi. Çürük elma olarak nitelendirdiğiniz, teşkilatın düzenini bozanlar için, belki elmaların arasına bakmanız gerekebilir.
Yani kasadaki çürük elmayı bulmak için, mahalle bakkalına değil, manava danışmak gerekmez mi? Sonuçta mahalle bakkalı, manavın işinden anlamaz gibi geliyor bana.
Proje kapsamında, 3 emniyet müdür yardımıcısı, 5 emniyet müdürü, 11 emniyet amirinin görev almasını anladım , her bir polis merkezinde, muhtarların da üçüncü göz olarak görev alacak olmasını bir türlü anlayamadım.
Bu sanki yukarıda belirttiğim noktaya uydu gibi bu durum. Manav dururken bakkaldan yardım istemek nedir? Mahalle karakolunda çürük elma varsa bunu, mesai arkadaşları mı bilir, mahallenin muhtarı mı?
Bir zamanlar , bir espri vardı, kendisine çok soru sorulan kişi ”mahalle muhtarına sor” derdi, siz o espriyi ciddiye mi aldınız bilemiyorum ama, bence teşkilat içerisindeki korku imparatorluğunu yıkmayı başarabilirseniz, çürük elmalar zaten bu enkaz altında kalarak temizlenecektir.
CAN GAZİLERİMİ, YÜREK YANGINIM ŞEHİTLERİMİ SEVGİ, SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUM.

www.haberhurriyeti.com / Beyhan Biçkin Kozanoğlu

 

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum

  1. Fatih Sığınc

    18 Mayıs 2018 at 08:28

    Çürük elma=görevini adil yapmaya çalışan ve hakkını arayan polisler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir