Son Dakika
19 Mayıs 2019 Pazar

BEN DEĞİL, BİZ DİYORUZ

05 Mayıs 2019 Pazar, 20:31

 

Ödemiş Süs Bitkileri Üreticileri Birliği (ÖDEMİŞ SÜS-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ardıcak, sektörün sorunlarının çözümü için birlik olunması gerektiğini vurgulayarak, “Ben değil biz diyerek yolumuza devam edelim. Birliğimizi, sektörümüzü hep beraber büyütelim. İşte o zaman sesimiz daha gür çıkar” dedi.

 PARAMIZ MEMLEKETİMİZDE KALSIN

 

Türkiye’nin ihtiyacı olan süs bitkisinin yüzde 70’ini Ödemiş Süs Bitkileri Üreticileri Birliği’nin ürettiğini belirten ÖDEMİŞ SÜS-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ardıcak, süs bitkilerinin ithalatının kısıtlanması gerektiğini vurguladı. “Devlet kurumları ithali kısıtlarsa bizim üreticilerimiz kazanır” diyen Başkan Ardıcak, “Paralarımız dışarıya gidiyor, maalesef bu bizim için kötü bir durum, kendi paramız memleketimizde kalsa, kendi bitkilerimizi üretsek daha iyi olmaz mı? Eğer bu ithalat kısıtlanırsa, üreticilerimiz bu sektörün üzerine daha çok eğilecek, daha çok yönelecek, en iyisini yapmaya çalışacak ve dışarıdaki bitkilerin daha kalitelisini bizim insanımız üretecektir” dedi.

BİRLİĞİMİZİ HEP BERABER BÜYÜTELİM

Ödemiş’teki üreticilerin sıkıntılarına çözüm olmak için bir çatı altında toplanarak Ödemiş SÜS-BİR’in kurulduğunu ifade eden Başkan Ardıcak, “Ödemiş SÜS-BİR üreticilerin ürünlerini satmasında yardımcı olarak ticari anlamda getiri sağlıyor” ifadesini kullandı. Üreticileri kurumsallaştırmak adına çeşitli çalışmaların olduğunu belirten Ardıcak, “Kayıt dışı üretici tespit ettiğimizde birliğe kayıt olmaları gerektiğini söylüyoruz. Sektörümüzü hep beraber büyütelim. Birliğimizi hep beraber büyütelim. Siz ne kadar üye sayısını artırırsanız birliğimiz o kadar güçlü olur diye gerekli açıklamaları yapıyoruz. İnsanların bu konuda duyarlı olmaları için pes etmeyeceğiz” ifadesini kullandı.

Başkanım SÜS-BİR nedir, ne gibi çalışmalar yapıyor, faaliyetlerinizi anlatır mısınız?

Öncelikle bize yer verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Süs Bitkileri Birliği, 2006 yılında üreticilere katkı sağlamak için kurulmuş bir birliktir. Biz bu birliği kurarken Ödemiş’deki üreticilerin sıkıntılarını bildiğimizden dolayı üreticilerimizi bu çatının altında toplayalım, ürünlerini satmalarında faydalı olalım, ticari anlamda onlara getiri sağlayalım” diye düşündük. Ama devletimizin çıkardığı 5200 sayılı yasayla yasayla ticari anlamdaki faaliyetlerimizi yapamadık ve üreticilerimize faydalı olamadık. Devletimiz, bu birliklerin önünü açmak için en son iktisadi işletme diye bir kanun çıkardı. Bu da şu demek; birlikler, ticari anlamda faaliyette bulunabilecek, üretici üyelere katkı sağlayabilecek. Bu bizim önümüzü açtı. Bundan sonraki dönemde üreticilerimize katkı sağlamak için var gücümüzle çalışıp, üreticilerimizi daha iyi noktaya getirmek için elimizden gelenin fazlasını yapmaktayız. Bundan sonra da bu ticari faaliyetlere başladığımızda üreticilerimizi biraz daha memnun etmiş olacağız.

 

Sektörde, kayıt dışı üretim yapanlar var mı, bu konuda siz birlik olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bunlar sektörünüze zarar veriyor mu?

Ödemiş’de kayıtdışı üretim yapan çok fazla. bin 500-2 bin civarında küçüklü büyüklü üretim yapan işletme var ama bunların 250 tanesi birliğe, 60-70 tanesi kooperatife kayıtlı, 15-20 tanesi de vergi mükellefi. Bunların dışında kalanlar kayıtsız üretim yapıyorlar. Bunların tespit edilip kayıt altına alınması için Bakanlığımıza, Tarım İl Müdürlüğümüze gerekli yazılarımızı yazdık, onlar da sanıyorum ki bu çalışmaları yapmaktalar.

Kayıtdışı dışı üretim yapan işletmeleri sektöre kazandırmak için çalışmalarınız var mı?

Birlik olarak bu işletmeleri sektöre kazandırmak çalışmalarımız elbette olacak ancak biz bu işletmeleri birliğimize ya da kooperatiflere ancak şu şekilde kazandırabiliriz. Birliğimiz ticari faaliyetlerine başladığı zaman kayıtlı olan işletmelerden bitkiyi aldığımızda A belediyesine yada b firmasına verdiğimizi gördüğünde bu kayıt dışı üretim yapanlar da bu birliklere ve kooperatiflere kayıtlarını yaptıracaklardır. Dolayısıyla üyemiz olan üreticilerimizi kazandırmış olacağız.

Üreticileri kurumsallaştırmak adına nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Üreticilerimizi kurumsallaştırmak adına çeşitli çalışmalarımız var. Örneğin sık sık ziyaretlerde bulunuyoruz. Kayıt dışı üreticileri gördüğümüzde birliğe kayıt olmalarını söylüyoruz, “Birliğimizi hep beraber büyütelim, ne kadar üye sayısmız artarsa birliğimiz de o kadar güçlü olur” diyoruz ama insanlarımız maalesef bu konuda çok duyarsız, pek de dikkate almıyorlar açıkçası.

Sektörünüz devlet teşviklerinden faydalanabiliyor mu?

Süs bitkileri üreticileri hiçbir şekilde devlet teşviki alamıyor. Tarım Bakanlığı’nın bu konuda herhangi bir teşviki yok, sadece Süs Bitkileri Birliği’ne kayıtlı olan kişi bankadan kredi çekeceği zaman kayıtlı olduğuna dair bir belge veriyoruz.Ziraat Bankası 14 aylık bir kredi veriyor. üreticilerimiz sadece bundan faydalanabiliyor. Bunun haricinde herhangi bir teşvikten faydalanamıyoruz.

Üreticilerin güçlenmesine yönelik önemli çalışmalarda bulunuyorsunuz fakat hükümet tarafından gerekli destekleri alabiliyor musunuz birlik olarak?  

Devletimizin bu üreticilerimizi desteklemesi gerekiyor. Biz bunu buradaki işletmelerle de sağlayamıyoruz. Örneğin bugün ardıç para ediyor. Herkes ardıç ekti, üretti, şimdi ardıç yerlerde sürünüyor.Alan da satan da yok. Üreticiler de bu konuda bilinçsiz. Biz diyoruz ki; a bitkisi yok, b bitkisi yok, sadece ardıca yüklenmeyin, bunları da üretin, bunları üretirseniz bu bitkiler şuanda aranıyor. Kimse bulamıyor, siz üretin daha çok gelir elde edersiniz diye uyarıyoruz maalesef insanlar söylenenleri dikkate almıyor, kafasına göre üretim yapıyor. Bunun sonucunda da kazançları istediği gibi olmuyor. Maalesef üretim politikası yok. Piyasada birçok bitki yok üretilmiyor. Eskiden kalem adedi çoktu, çeşitler çok fazlaydı. Birçok bitki üretilmiyor, birisi gelip istediğinde yok diyorsun, işin içinden çıkıyorsun. Bu bitkilerin üretilmemesi için hiçbir sebep yok, yani hepsinin de üretimi kolay. Üretici şu gözle bakıyor; ardıçtan bahsettik ya örneğin Ankara 50 milyon tane ardıç alacak deniliyor. Ben bahçeye 100 bin tane dikersem, 100 binini de bir anda satabileceğim diyor. Diğer bitkiler de örneğin peyzajcı geliyor birinden 100 tane, birinden de bin tane alıyor. Bu üreticiler, bahçelerindeki ürünlerin tamamını bir anda satabilmenin derdinde. O yüzden herkes ardıca yöneldi, herkes leylandiye yöneldi.

Türkiye başka ülkelerden bitki ithal ediyor, fakat bizim topraklarımız her türlü bitkinin yetişmesine elverişli, neden biz üretmiyoruz? Neden dışarıdan alıyoruz, bunun önüne geçebilmek için neler yapılabilir?

Bunun önüne geçilmesi için biz Tarım Bakanlığı’na, Tarım İl Müdürlüğü’ne ve ilçe Tarım Müdürlüklerine ithal bitkinin getirilmemesi konusunda yazılarımızı yazdık. Devletimiz üreticilerimize maddi yönden biraz daha destek olsun, kredileri daha düşük faizle versin biz üretelim diyoruz. Bizim paramızın dışarıya gitmesini biz açıkçası istemiyoruz. Milli paramız dışarıya gidiyor, maalesef bu bizim için kötü bir durum, kendi paramız memleketimizde kalsa, kendi bitkilerimizi üretsek daha iyi olmaz mı? Maalesef bu konuda çok da fazla dikkat edilmiyor. Dışarıdan gelen bu ithalat kısıtlanırsa, devlet kurumları ithal etmezse bizim üreticilerimiz kazanır. Sektörümüz 30 sene önce başladı, 30 sene öncesinden beri geldiğimiz nokta çok iyi. Avrupa bu işi 200-250 yıldır yapıyor ama biz kısa sürede çok iyi mesafeler kat etmişiz. Eğer bu ithalat durdurulursa, üreticilerimiz bu sektörün üzerine daha çok eğilecek daha çok yönelecek, en iyisini yapmaya çalışacak ve dışarıdaki bitkilerin daha kalitelisini bizim insanımız yapacaktır.

Üreticiler bu sektörde nitelikli eleman olmadığından yakınıyor, İŞKUR’un düzenlediği iş başı eğitim programları var, İŞKUR aracılığıyla faaliyetlerde bulunmak ister misiniz? Böyle bir çalışmanız oldu mu?

Şimdiye kadar böyle bir çalışma olmadı ama bundan sonra olabilir. Günümüzde insanlar işin açıkçası tarlada çalışmak istemiyor, özelikle gençlerimiz. Eskiden bu böyle değildi, çalıştıracak insanı kolaylıkla bulabiliyorduk, bunu üreten kişi ne yapacağını biliyordu. Şimdi tarlada ya da fidanlıkta çalıştıracak insanı bulmakta zorluk çekiyoruz işin açığı. İnsanlarımız biraz daha nazikleşmiş, masabaşı iş istiyor, asfalttan toprağa basmak istemiyor günümüzün insanları. Maalesef öyle bir zamandayız ki tarlada, fidanlıkta çalıştıracak insan bulmakta zorluk çekiyoruz. Bir ziraat mühendisi çizmesini giyip toprağa basmalı ama günümüzdeki insanlar ben mühendis oldum diyor, çamura basmam sadece kontrol ederim diyor. Maalesef böyle bir zamandayız aslında bu olmaması lazım. Günümüzde okuyan insan sayısı çoğaldı, herkes üniversite mezunu, eskiden böyle değildi ama ziraat mühendisine tarlada çalış diyorsun, maalesef ben yüksek okul okudum çalışmam diyor. Ben toprağa basmak için mi okudum diyor. Bunun önüne nasıl geçeceğiz bilmiyorum ama ziraat mühendisi de olsa peyzaj mühendisi de olsa çizmesini giyip tarlada, bahçede işini yapmalı.

SÜSBİR olarak Ödemiş ekonomisine katkınız nedir?

Kayıtsız üreticilerin olmasından dolayı bu konuda net bir cevap veremiyoruz, çünkü ne satıp satmadıklarını bilemiyoruz, takip edemiyoruz. Herkes kayıtlı olsa, birlik üzerinden bunu tespit edebilirsin ama bunu tespit edemiyoruz. Türkiye’nin ihtiyacı olan süs bitkisinin yüzde 70’ini Ödemiş’de üretiyoruz. Bizim alt birliğin verilerine baktığımız zaman 80 milyon civarında süs bitkisi üretiminden vatandaşlarımız kazanç elde ediyor. Bu 80 milyonun yüzde 70’ini bölge olarak Menzelet Havzası olarak biz buradan karşılıyorsak bu da yaklaşık 50-60 milyon yapar yani küçük bir rakam değil. Tam net olarak bunu bilme şansımız yok, herkes kayıtlı olsa, herkes vergi mükellefi olsa bunu biliriz ama maalesef bu yok.

Fuarın Ödemiş’de üreticiye katkısı ne oluyor?

Peyzajla ilgili çalışmalar yazın çok fazla yapılmıyor, bunu ya ilkbaharda yapacaksın ya da sonbaharda yapacaksın. Bizim gibi ticari anlamda faaliyet göstere firmalar bitkisini nereden temin edecek, ya Yalova’ya gidecek ya Ödemiş’e gelecek ya da Sakarya’ya gelecek. Biz fuarı açtığımız zaman gelen firmalar diyor ki, tek tek gezeceğime, neyin ne olduğunu, kimin ne ürettiğini tek tek soracağıma, fuara geldiğim zaman kimin hangi kalitede ürettiğini kolaylıkla görebiliyor. Dolayısıyla bu toplu ziyaretler üreticilere katkı sağlıyor. İyi üretim yapabiliyorsan, alıcı da fuarda direk sana geliyor. Fuarın katılan firmalara çok katkısı var. Şimdi Türkiye’de ekonomik bir sıkıntı car, bu sene gerçekten de ekonomik sorunlardan dolayı katılım azdı ama önümüzdeki sene tanıtımını daha iyi yaparsak dışarıdaki işle iştigal eden firmaları ve belediyeleri buraya çekeceğimize inanıyoruz. Ödemiş’e, MenzeletHavası’na büyük bir katkımız olacak.

Son olarak yapılacak olan fuarla ilgili bilgiler verir misiniz?

Ekim ayında fuarımızı yapmayı düşünüyoruz, tarihi net değil ama 17’si gibi açılışı yapabiliriz. Geçen sene ekonomik sıkıntılardan dolayı geçen sene sıkıntılıydı ama bu sene daha iyi olacağından eminim. Katılım çok olacak, stant almak isteyenler olacak ama belki de onlara biz yer bile veremeyeceğiz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri