Son Dakika
09 Ekim 2019 Çarşamba
”

Bebelere isim…(46)

Yavrunun yüzünde, Arap şeyhlerini andırır bir çizgi taşıdığını da eklemek isterim. Bir tek uzun entarisi (!) eksikti sanki. Hiç bir şey çağrışım yaptırmasa da, amaçsız ve bön bön bakmasından olacak galiba, ona da Muttalip adını verdik

23 Ocak 2019 Çarşamba, 22:17

Patitan ahalisi normal yaşamını sürdürürken, bizler kafayı Benek’in yavrularına takmıştık. Sık sık veterinere uğrayıp durumlarını yerinde görüyor, yavruların kendi aralarındaki oyunlarına tanık oluyorduk. Sanki onlar için hergün bayrammış gibi geliyordu bize. Onların sıcacık kaynaşmaları, herkese cilveler yapmaları….

Mernuş‘un veterinerde tanıştığı, benim Hayta adını taktığım sarı-beyaz benekli kedinin kırıkları kaynamış, kısa sürede sağlığına kavuşmuştu.

Veteriner Yudum hanım “Artık burada sıkılmaya başladı. Hayta’yı istediğiniz an alıp bahçeye götürebilirsiniz” deyince  sevindik açıkcası.

Otel veya motel de olsa, burası Hilton’un suiti filan değildi veterinerin yeri, neticede küçük bir alandı, burada yaşamak zorundaydı.

Geceleri burada kafese konuyordu Hayta. Özgür değildi.

Hayta’nın site bahçesine götürülmesi, oradaki kedilerle uyum sağlayıp kaynaşmasını beklemek fazla önemli değildi. Neticede o geniş bir alanda hayatını sürdürecek, belki beğenen olursa, bir hayvan dostu tarafından herhangi bir eve taşınacaktı.

Bizi kara kara düşündüren Benek ve yavrularıydı.

Yavrular bir dönem evimizde, bir dönem veterinerdeki kapalı alanda büyüyüp serpildikleri için onların bahçede yaşamaları son derece zordu. Evcilleşen bu yavruları bahçeye bırakmak, her türlü tehlikeyle karşı karşıya kalmaları anlamına gelecekti ki, yaşamaları, hayatta kalmaları zorlaşacaktı.

Onları ailelere vermeye karar verdiğimizde her birine isim aradık aile meclisinde.

Patitan dışında yaşayan entellektüel takımının yabancı isim takıntıları bizleri olumsuz etkilemişti . Fifi, Mimi, Loli, Joli gibi özenti adlar yerine bildiğimiz, yerleşik klasik isimler Sarman, Tekir gibi adları tercih etmeye niyetliydik.

Tabii davranış biçimleri ve anatomik yapılarını dikkate alınca mesela ağır hareketli olan erkek kediye Molla adının verilmesi yanlış olamazdı.

Devamlı yemek yiyen, tombul ve her an “düşünen adam” pozundaymış gibi görünen kara kediye Molla adını uygun gördük.

Başı siyah benekli dişisine, çok mutlu göründüğü  ve devamlı aynı sesi çıkardığı için Mırmır dedik.

Kedi dilinde, ya da onların alfabesinde “mırrr mıırrrr” sesi çıkarmak çok mutluyum anlamına gelebilirdi. En yakın yakıştırma buydu galiba.

Üçüncüsü, tekir olanı dişiydi. Nedense Safoş dedik. Bize çok saf geliyordu. Safiyane ve aptalca şeyler yapıyordu sık sık. Davranışlarından esinlendik.

Dördüncüsü erkekti. Hiç bir şey çağrışım yaptırmasa da, amaçsız ve bön bön bakmasından olacak galiba, ona da Muttalip adını verdik. Bu yavrunun yüzünde, Arap şeyhlerini andırır bir çizgi taşıdığını da eklemek isterim. Bir tek uzun entarisi (!) eksikti sanki.

 

Bu isim bulma  seromonisinden sonra bir kedi sepetine yerleştirdiğimiz Hayta ile evimizin yolunu tuttuk.

Benek ve yavrularına veda etmek kolaydı artık, onlar bir süre daha otelde kalacaklardı, o yüzden zamanı iyi kullanmalıydık.

Bahçeye geldiğimizde kedilerin bir köşede toplanmış olduklarını gördük. Hayta’nın geleceği haberini almış gibilerdi. Öylesine düşüncelilerdi ki hepsi.

Hayta’yı kafesinden çıkarırken etrafını saranların başında onu daha önceden tanıyan Mernuş vardı.

Mernuş, yere ayak basan Hayta’ya birşeyler mırmırladı.

Kendi dilleriyle tabii.

Kesindir ki “aramıza hoş geldin” dedi.

Yılçarık, son derece dikkate izledi Hayta’yı. Kendisine rakip geldiğini mi sandı nedir bilinmez.

Diğerleri Hayta’nın etrafını çevirirken, uzaktan Tami’nin gruba yaklaştığı görüldü. Tami yeni gelen kediyi,  Hayta’yı şöyle bir alıcı gözüyle süzdü. Kuyruğunu dikine oynattı. Sevip sevmemekte kararsız olduğunu anlatmak istiyordu.

Biz eve çıkıp, bilumum yaratıkların yiyeceklerini hazırlamak durumundaydık.

Aileye yeni katılan Hayta’yı düşünerek değişik bir yemek, iyi gelecekti onlara. Ziyafet niyetine.…

Dışarda, bilmediğimiz yer ve köşelerde kimbilir kaç tane aç-susuz ölümle yüzyüze yaşayan kedi ve köpek vardı? Bilemezdik.

Gördüklerimizi, imkanlarımız elverdiğince bakmak, yedirmek duygusuyla hareket ediyorduk, hepsi bu.Ailece baştan riske girmiştik. Özellikle de eşim benden daha iddialıydı. Dirençliydi ve kararlıydı.Risklerin üstüne üstüne gidiyordu.

“Riske giren kazanır” sözüne fazla inanmasak da…

Yedirmeyenlere, sevmeyenlere kızmıyorduk, kızamıyorduk.

“Mecbur değiller” diye işin içinden çıkıyorduk.

Yürüyeceğimiz ve katetmek zorunda kalacağımız yol uzundu, ama olsun. Kimsenin yakasına yapışacak halimiz yoktu..

(Devam Edecek)

www.haberhurriyeti.com / Sezai BAYAR

***

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

Erbakan Hoca’ya nasıl votka içirdik (45)

6 gün önce yazıldıAnkara gazeteciler Cemiyetini ziyaret eden Milli Nizam Partisi Genel Başkanının istediği portakal suyunun içine muziplik olsun diye bir miktar votka

Nankör kedi  (!)  Çankaya’da mı ? (44)

Yıl 2001…Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gergin anlar. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Bşbakan Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlattı. Anında tepki

Eve giren köpek ve “nankör kedi”…(43)

Alman Haber ajansının servis ettiği habere göre bir kedinin sahibi ekmeğine yağ sürerken elinden güya bıçağını düşürmüş. Düşen bıçak ayak

Hayvan Siyaset Belgesi…(42)

Tarçın, yabancıların irticai  faaliyetlerde bulunmak için bahçeye sızmaya çalıştıklarına dikkat çekti. İranvari bir şeriat devleti  kurma yanlılarının

HKKK Toplanıyor…(41)

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir. Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış

Yaşam felsefesi…(40)

Torunlar, yeni yetmeler salonun her yanında cirit atıp, koltukların üstünde oyunlar oynarken, Yudum’un asistanı trafik kazası geçirmiş bir kediye acil

Cennetten gelen iki misafir…(38)

Benek’in doğumu sırasında bahçedeki hayvanları biraz ihmal eder gibi olduk haklı olarak. Minik yavruların dünyamıza karışması, gözdemiz olan

Benek anne mi oluyor yoksa ?(37)

Görülmeye değer bir manzara. Annelerinin memelerini bulamayan, gözleri görmediği için kardeşleriyle birbirine sarılan yavrular iyi kötü süt emmek için

“Çuval ” operasyonu…(36)

Açıkcası “savaş” ilan etmişlerdi bize. Irak’ı sebepsiz işgal etmiş Amerikan güçlerini kendilerine “model” kabul etmiş zihniyetten korkulurdu.

Dünyada mekan, Ahrette iman…(35)

Mernuş, yavruları ve diğer kediler, mehtaplı bir gecede zifiri karanlığın içine düşmüş gibi algıladılar son durumu. Ve kendilerini dımdızlak gibi

“Merhamet ve Adalet İstiyoruz” (34)

“Merhamet, vicdan ve adalet bir gün size de gerekebilir.. Kesinlikle torpil ve himaye istemiyoruz. Pozitif ayrımcılıktan  nefret ediyoruz.Sakın ha, eskiden

“İlahi Adalet” … (33)

“Karasurat”ın arabası Söğütözü yakınında büyük bir kaza yapmıştı. Bariyerlere çarpan arac hurda haline gelmiş, kendisi hemen ameliyata

Hayvan Hakları Yasası…(32)

Necati son gelişmeden habersizdi. Arkadaşları dünyaya gözlerini açar açmaz bir aile buluyorlar, doğada korunuyordı. Geziyorlar, koşuyorlar,

Hafiyeler (!) İz Peşinde…(31)

İnsanlıktan nasibini almamış, psikopat, ruh sağlığı zedelenmiş bu  mahluklar,  değil hayvan sevgisini, insanlara, yakınlarına ve akrabalarına karşı dahi sevgi duygusunu açığa çıkarmaktan acizler. Bu tip varlıklara  akıl ve sevgi “damlalıkla

Yönetimden “köpek” taktiği. (30)

Tami son derece sevecen bir yaratıktı. Herkese aynı mesefade duran ve herkese aynı sıcaklıkta yaklaşan bir köpek. Hatta  bazılarına göre “yılışık”

 Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10

 “Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve  onların

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

Sıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

Hem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort tipobet365 tempobet bahigo ankara escort escort bayan istanbul pendik escort