Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

Bağımlılık mı? Duyarsızlık mı?

Son yıllarda yaptığım otobüs ve metro yolculuklarında gözüme batan, mesleğim gereği duyarsız kalamadığım görüntüler, günler geçtikçe beni düşündürmeye başladı.

23 Eylül 2018 Pazar, 12:46

Gerek metro ve gerek otobüs yolculuklarında, öncelikle önemsemediğim ama zaman geçtikçe dikkatimi çeken ve çekmenin yanında içimi acıtan, canımı sıkan görüntülerle karşı karşıya geliyorum…

Bir çok kişi “Sana ne, aldırma, sen işine bak kardeşim” diyebilir…

Desinler…

Eyvallah, onların görüşleridir der geçerim.

Ama inanın dostlar elimde değil. Sık sık o tabloyu görünce üzülüyorum.

Haaa, zerre kadar karışmaya, o insanları olur olmaz eleştirme hakkına sahip olmadığımı da çok iyi biliyorum.

Ama 68 kuşağının gençliğinden  bir büyüğünüz olarak, bu da benim elimde değil. O üzüldüğüm görüntülerin beni üzmesi de sanırım kimseyi rahatsız etmez…

***

Şimdi çok kişi, “Seni bu kadar üzen, kafanı yoran olay nedir?” diyecektir haklı olarak…

Özetle anlatmaya çalışacağım.

Son yıllarda yaptığım otobüs ve metro yolculuklarında gözüme batan, mesleğim gereği duyarsız kalamadığım görüntüler, günler geçtikçe beni düşündürmeye başladı.

Özellikle büyük bölümü gençlerden oluşan, ancak kadınlı erkekli, orta yaş ve hatta yaşı ilerlemiş kişiler bile ellerinde telefonla haşır neşir oluyorlar…

Hem de büyük bir çoğunlukla. Metroda 30-35 kişinin olduğu bir vagonda inanın en az 25 kişinin elinde telefon. Büyük bölümü oyun oynuyor, internette geziniyor.

Bazıları da telefonla, hem de yüksek sesle uzun uzun konuşarak, resmen insanları rahatsız ediyorlar.

Ya işyerinde ya da evinde olanları aymazsızca anlatarak çirkinleşiyorlar. İşin tuhafı yarattıkları bu çirkin ortamın farkında bile değiller. Son derece rahatlar.

Kısacası, çok duyarsızlar ve pişkinler.

***

Hatta;  telefonla oynarken bir an da kafasını kaldırıp telaşla “Halkapınar’a geldik mi?” diye telaşlanan bir genç, Basmane istasyonuna geldiğinin farkında bile değildi.

Telefonla oynarkan öylesine kendinden geçmişti ki, 2 istasyon sonra indiğinde suratı hala anlamsız ifadelerle geriliydi…

Dediğim gibi. Özgürlük var. O insanların, yolculukları boyunca telefonla haşır neşir olmaları, onları bağlayan bir şey.

Hiç kimsenin karışma hakkı yok

İnanın dostlar, arada kitap okuyan bazı gençlerimizi, insanlarımızı görünce büyük bir keyif alıyorum. Nadir olarak gördüğüm bu kitap okuma görüntüsü bile buruk bir mutluluk veriyor bana.

Kısacası, özellikle son dönemlerde ülkemizin yaşadığı bir çok sorunun varlığına aldırmadan; yolculukta, evde, işyerinde kendini telefona esir edenleri gördükçe içim sızlıyor.

Ben mi olaya çok duygusal bakıyor, gereksiz yere kafamı takıyorum.

Ne dersiniz?

www.haberhurriyeti.com / İSMAİL ÖZELÇİNLER

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO