Son Dakika
16 Şubat 2019 Cumartesi

23 Ocak 2019 Çarşamba, 21:56
Fikret Kalmuk
Fikret Kalmuk fkalmuk@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

ATATÜRK’ÜN DİLİNDEN HAZRETİ MUHAMMED 

Bir süre önce  abonesi olduğum (*forum/turk-ve-islam-aleminin-lideri-guclu-turkiye-sevdalileri) adlı gruptan aldığım mail beni bir hayli etkiledi. Konu, Atatürk’ün 23 Nisan 1920 günü Meclis’te yaptığı konuşmanın Peygamberimizle ilgili ölümüydü.  Okurken ruhumun ürperdiğini hissettim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Gönderilen mail Mehmet İnal Kolburan imzasını taşıyordu.

Kıbrıs gazisi olduğunu, ordudan ayrıldıktan sonra yıllarca uzak yol kaptanlığı yaptığını, belirten  Deniz emekli yarbay Kolburan şunları söylüyordu yazının girişinde;

Mustafa Kemal din anlayışını ve Peygamber sevgisini  Nutuk’ta tüm samimiyetiyle dile getirmiştir. Her nedense bu gerçekler gün ışığına çıkarılmaz.  Atatürk neredeyse din düşmanı olarak halka tanıtılır… Oysa gerçek hiç de öyle değildir… Nutuk’tan aldığım Meclis konuşması, kendisine iftira edenlere, bir şamar olacaktır. İşte buyurun okuyun”

ATATÜRK’ün Allah’ın elçisi hakkındaki söylevi:
Gazi Meclisin açıldığı gün 23 nisan 1920
 “Efendiler, Malumdur ki : Dünya yüzünde yüz milyonluk bir Arap kütlesi vardır ve bunların Asyai kısmı Cezîretü’l Arab’da yoğun olarak varlıklarını sürdürürler. Nübüvvet ve risalete mazhar olan Fahri âlem Efendimiz bu Arap kütlesi içinde, Mekke’de dünyaya gelmiş mübarek bir vücut idi.
Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür, ilahi adetlerin görüşlerine bakarak diyebiliriz ki, insanlar iki sınıfta, iki çağda incelenebilir, ilk çağ insanlığın çocukluk ve gençlik çağı, ikinci çağ, insanlığın erginlik ve olgunluk çağdır. İnsanlık birinci çağda tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddi vasıtalarla kendisiyle ilgilenilmeyi gerekli görür. Allah, kullarının gerekli olan olgunluk noktasına ulaşmasına kadar, içlerinden vasıtalarla, kullarıyla ilgilenmeyi ilahi gereklilik saymıştır.


Onlara Hz. Adem (a.s) den itibaren kaydedilmiş, kaydedilmemiş sonsuz denecek kadar çok peygamber ve elçi göndermiştir. Fakat peygamberimiz aracılığıyla en son dini ve medeni hakikatleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı yoluyla temasta bulunmaya gerek görmemiştir, insanlığın anlama derecesi, aydınlanma ve olgunlaşması her kulun doğrudan doğruya ilahi ilhamlarla temas yeteneğine ulaştığını kabul buyurmuştur. Bu sebepledir ki Hz. Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en mükemmel kitaptır. Son peygamber olan Muhammed Mustafa (s.a.s) 1394 yıl önce Rûmi (Takvim)Nisan ayı içinde Rebiülevvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi sabaha doğru tan yeri ağarırken doğdu. Gün doğmadan…
Bugün o gündür, İnşallah büyük tesadüftür. Gerçekten Arap tarihiyle bu akşam doğum gününün yıldönümüne rastlıyor. Hz. Muhammed, çocukluk ve gençlik günlerini geçirdi. Fakat henüz Peygamber olmadı. Yüzü nurlu, sözü ruhani, olgunluk ve görünüşte eşsiz, sözünde doğru, yumuşak huylu ve insanlıkta ötekilere üstün olan Muhammed Mustafa önce bu özel vasıflar ve seçkinliğiyle kabilesi içinde “Muhammed-ül emin” oldu. Muhammed Mustafa, Peygamber olmadan önce kavminin sevgisine, saygısına, güvenine ulaştı.
Ondan sonra ancak kırk yaşında nübüvvet ve kırk üçüncü yaşında risâlet geldi. Fahri âlem Efendimiz sonsuz tehlikeler içinde bitmez sıkıntı ve zorluklar karşısında yirmi yıl çalıştı ve İslâm dinini yerleştirmek için peygamberlik görevini yapmayı başardıktan sonra alayı illiyin oldu. Cennetlerin üstündeki en yükseğe ulaştı.”

****

Nutku baştan sonuna kadar okuyup inceleyen kaç kişi vardır acaba… İtiraf etmeliyim ki, şahsen ben tamamını okuyup inceleyemedim. Sadece gerektiğinde bazı bölümlerini kaynak olarak göstermek için okudum.  Sayın Mehmet İnal Kolburan’a, bu  güzel ve anlamlı çalışması  için teşekkür ediyor, ödevini yerine getirmeyen suçlu çocuklar gibi Atatürk’ten özür diliyorum…

****

ATATÜRK’ün ÖZDEYİŞLERİ

*Hazreti  Muhammet, Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. O’nun izinden bu gün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonsuza kadar O, ölümsüzdür.  (Dr.U.Kocatürk Atatürk’ün fikir ve düşünceleri,1971)

*Büyük bir inkilap yaratan Hz.Muhammed’e (SAV)beslenilen sevgi, ancak O’nun koyduğu fikirleri,esasları korumakla, göstermekle mümkündür.(Şemsettin Günaltay-Ülkü dergisi C.9,sayı 100 sayfa 4)

*SOFTA sınıfının DİN SİMSARLIĞINA müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat elde edenler AŞAĞILIK kimselerdir. İşte bu duruma karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz. Çünkü Peygamberimiz “Kema tekunu yüvella aleyküm “yani” Siz ne yapı ve nitelikte olursanız , sizi yönetenler de o yapı ve nitelikte olur” buyurmuşlardır.(Nutuk 3.cilt (Belgeler)Belge B Tarih

www.haberhurriyeti.com / Fikret KALMUK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

izmir escort bursa escort izmir escort antalya escort izmir escort porno izmir escort