Son Dakika
21 Ocak 2019 Pazartesi

14 Temmuz 2016 Perşembe, 15:09
Ökkeş AĞAOĞLU
Ökkeş AĞAOĞLU [email protected] Tüm Yazılar

Atatürk’ü (Tek Adam) diye suçlayana bak sen!..

okkesagaoglu_haberhurriyeti

Hatırlarsınız muhafazakâr düşünceyle ortaya çıkanlar, daha düne kadar
ne demişlerdi: “Atatürk Tek Adam… Biz bu düzeni yıkacağız ve CHP’nin
yanlış politikalarından doğan ve bugüne kadar gelen siyaseti
değiştireceğiz.”
Yani, “Biz daha halkçı olacağız” diyerek yola çıkmak istediler. Bu
politikayı 14 yıllık iktidarlıklarında sürekli dile getirdiler. Gerçi
2012’li yıllarda bunu çok sert ve şiddetli bir şekilde söylemeseler
de… Bugün bu konuşmanın ve şiddetin dozunu artırmış vaziyetteler.
Neden?..
Atatürk ilke ve inkılaplarını yıkmak için.
Neden?..
Cumhuriyet ilkelerini kendilerine düşman gördükleri için.
Oysa, Atatürk’ün demokratik bağımsız bir ülke yaratmasındaki laik
sistemin sayesinde parti genel başkanı, başbakan ve cumhurbaşkanı
olmuşlardır… Ama Atatürk ilkelerinin kendilerini ödüllendirdiği bu
kazanımları bile ellerinden geldiğince yok sayıp, tamamiyle Türklük
vurgusu üzerinden düşmanlıklarını göstermeye çalışmış… Halâ da
çalışmaktadırlar.
Meselâ AKP iktidarı Atatürk için ne diyor?:
“Tek Adam…”
Biz de bu AKP zihniyetine şunu soralım… Bakalım nasıl cevap verecekler:
Osmanlı padişahlarının, ülke yıkılmış vaziyetteyken düşmana bir kurşun
dahi sıkmamışlarken…
İstanbul Boğazı suları 166 adet düşman savaş gemisiyle dolmuş vaziyetteyken…
Padişahın, İngiliz siyasetine ve ülkesine sıcak bakması devam ederken…
Hatta ve hatta, “İngilizlerden güvence aldık” derken…
Gotthard Jaeschke’nin, “Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri”
adlı kitabında, “VI. Sultan Mehmet Vahdettin’in İngiliz dostluğunu
kazanmak için İngilizlere yalvarıp yakardığını” belirtirken…
Yine Padişah Vahdettin’in, The Daily Mail muhabiri G. Ward Price ile
24 Kasım 1918 tarihinde yaptığı röportajında, “İngiliz milletine,
kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı Kırım Savaşı’nda İngilizlerin
müttefiki olan babam Sultan Abdülmecit’ten miras aldım” açıklamasını
tarih kitapları yazarken…
Mustafa Kemal Atatürk’ün, bu sevgiyi ve ülkenin bu bölünmüşlüğünün
üzerine konan emperyalist kafaların bir an önce bitirilmesi için
savaşlar yaparak ülkeyi kurtarmasını eleştireceksiniz… Ama
Vahdettin’in olumsuz İngiliz hayranlığını… Türklüğü hiçe sayan
davranışlarını… Boğazlara giren yüzlerce düşman savaş gemilerini
görmezden geleceksiniz…
Öyle mi?..
Hiç bu kadar hainlik olur mu?..
Bir ülkeyi bu kadar kötü durumdan kurtararak bağımsızlığını kazandıran
bir ulu öndere, Atatürk’e böylesi hakaret yapmak yakıştırılır mı?..
Atatürk için ne diyor bugünkü zihniyet?:
“Atatürk Tek Adam”dı…
Ulu önder Atatürk için bu suçalamayı yapanlara şu soruları sormak lazım:
Acaba ülkeyi kurtarmak için cepheden cepheye koşan…
Büyük savaş meydanlarına çıkarak ülkesini kanının son damlasına kadar
korumaya çalışan…
Emperyalist düşman ülkelerin liderlerinin bile, “Atatük düşmandı ama
büyük bir komutandı” sözünü dahi yok sayan bir zihniyet, nasıl olur da
bugün halâ onu düşman görür?..
Bu nasıl bir zihniyettir?..

ATATÜRK’E TEK ADAM SUÇLAMASI YAPANLAR, BUGÜN KENDİLERİ NE YAPIYOR
ACABA?.. HİÇ AYNAYA BAKIYORLAR MI?.. SON MECLİS İÇ TÜZÜĞÜNÜ YAPMAK
İSTERLERKEN KENDİLERİNİ HİÇ SUÇLUYORLAR MI?..

Bu ülkenin kurucusunu “Tek Adam” diye suçlayan AKP zihniyeti bugün ne
yapıyor peki?..
Bu sorumuza cevap verebilir mi?..
Asla veremez…
Bugün AKP “Muhalefeti susturmak için Meclis İç Tüzüğü’nü değiştirmek” istiyor.
Peki bu ne anlama geliyor?..
AKP’liler, düne kadar “Tek Parti” zihniyetiyle bugüne gelmeye çalıştı.
Bugünden sonra yarına “Tek Adam”la yollarına devam edecekler. Bunun
anlamı budur.
Hadi bakalım, kimmiş “Tek Adam?..”
Atatürk mü?..
Yoksa Saraylı mı?..
İç tüzük değişikliklerine bakıldığında, siz bırakın tek adamlılığı…
Siyasi bir iktidarın partisi bile, “Tek Adam”ın emri olmadan burnunu
dahi dışarıya çıkaramayacak.
Neden?..
İç tüzük değişikliği olduğunda muhalefet kanadı daha rahat hareket
edemeyecek de ondan. (Hem de Anayasal hakka sahip olduğu halde)…
Yani, yeni Anayasa gündemini korurken… Hatta yeni Anayasa
değişikliği istemi Genel Kurul Salonu’na geldiğinde ne olacak?..
AKP, bütün gücüyle muhalefete saldıracak ve işine gelen her türlü
maddeyi kanunlaştırarak yeni Anayasa ismi altında Resmi Gazete’de
yayımlayarak, maddeleri tek tek hayata geçirebilecek.
Ayrıca…
AKP kanadı yeni iç tüzük desteğiyle, muhalefetin kamu adına sunacağı
önergelerle ve kanunlaştırılması öngörülen maddeler eşliğinde hak ve
hukuk arayışı çırpınışlarını bir kalemde engelleyecek…
Genel Kurul’da konuşma sürelerini yeniden düzenleyen teklif, birçok
konuda da bazı değişiklikler içeriyor. Örneğin, Genel Kurula çalışma
düzenini bozucu döviz, pankart ve materyal getirene kınama cezası
verilmesi gibi…
İç Tüzük değişikliği teklifinde, Genel Kurul’da söz kesmek…
Şahsiyatla uğraşmak…
Döviz ve pankart getirmek…
Çalışma düzenini bozucu herhangi bir materyali Genel Kurul Salonu’nda
bulundurmak…
Ve buna benzer karşı duruşların sergilenmesi YASAK…
Şimdi burada AKP’ye ve onun kurucularına sormak lazım:
Kim’miş “Tek Adam?..”
Atatürk’ün Cumhuriyet ilkelerini benimseyerek, özgürlükçü, çoğulcu
demokratik parlamenter sistemi kurarak hukuku üstün kılan çalışmaları
mı “Tek Adam”lık?..
Yoksa, bugün sırf başkanlık uğruna Anayasa’yı değtirmeye çalışan…
Modern ve çağdaş eğitim alanlarını yıkıp, onun yerine “Dindar nesil
yetiştireceğim” diyerek Cumhuriyet’e kabadayılık göstererek “İmam
Hatip” okullarını ülkeye yayan…
Meclis’te demokrasi gereği kendisine muhalefet eden partilerin sesini
kesmek için yapılmak istenen Meclis İç Tüzüğü’nde değişikliği yapan…
AKP ve Saraylı mı “Tek Adam”lık?..
Son olarak şu soruyu sormamız gerekiyor:
Bir ülke düşünün, savaştan yeni çıkmış…
Ülkesi ve milleti perişan…
Yokluk ve fakirlik savaş nedeniyle tavan yapmış…
Okuma – yazma oranı sıfır noktasında…
Ama insanların tek umudu olan büyük lider Atatürk’e olan güvenle
bugünlere gelmiş bir Türkiye ve onun kurucusu mu “Tek Adam?..”
Yoksa…
Bugün, Cumhuriyet ilkelerinin tümünü yıkan…
Bağımsızlığı yok sayan…
Lozan’ı bile yenilgi kabul eden…
2023 tarihini Cumhuriyet’in ve laikliğin bitiş tarihi gibi göstermeye çalışan…
Halkın kafasını bu tür söylemlerle bulandıran…
Bunlar yetmiyormuş gibi…..
Meclis’teki çalışmaları… Muhalefeti ve Türklük kavramını asla kabul etmeyen…
Bütün bu kurumları ve düşünceleri yıkmaya çalışan…
Asla eleştiriyi kabul etmeyen…
AKP iktidarından bile kendini üstün gören…
Meclis çalışmalarını bile yok sayarak kendi emir ve hükümlerini
gündemde yasal olarak kabul edilmesini isteyen mi “Tek Adam?..”
Hadi karar verin bakalım…

ÇOĞULCU PARLAMENTER SİSTEMİN KİLİT TAŞLARINI
YOLLARA DÖŞEYEN  ATATÜRK’E KARŞI NASIL OLUR DA
“TEK ADAM” DERSİNİZ?.. EĞER ATATÜRK “TEK ADAM”
OLSAYDI, BUGÜN TÜRKİYE’DE ANAYASA, HUKUK, YARGITAY, DANIŞTAY,
SAYIŞTAY VE DİĞER ÖNEMLİ KURUMLAR OLUR MUYDU?..

Daha doğrusu Atatürk, çoğulcu parlamenter sistemi ve Cumhuriyeti
kurarak ülkemizi bağımsızlıkla taçlandırıyor…
AKP ve onun kurucusu Saray’lısı kendisini her şeyin üstünde görerek,
“Ben ne dersem o olmalı” diyor.
Durum hal ve tavır olarak böyle devam ederse, Türkiye’nin Ortadoğu’dan
hiçbir yeri eksik kalmaz. Hatta Ortadoğu gibi kaynayan kazan haline
gelir –Ki, iktidar ve Saraylı bu durumdan hiç de rahatsız değil.
Alın size Yeni Türkiye…
Kısaca…
“Tek Adam”lıkla suçlanan Atatürk, çoğulcu parlamenter sistemi taaaa
Osmanlı yıllarında düşünerek atılımlarını, inkılaplarını yaratmış ve
bugünleri bizlere armağan etmiş bir liderken…
Atatürk’ü suçlayan AKP’nin aldığı kararlarla, “Anayasa’yı tanımam,
saygı da duymam” diyerek yola çıkan… Meclis kürsüsünden yapılan
konuşmaların zamanını neredeyse sıfır noktasına indiren… Muhalefetin
yasa önergelerinin okunmasına bile tahammül edemeyen… Hatta ve hatta
her şeyi Saraya bağlayan AKP zihniyeti, “Tek Adam”lığı düşünmüyor…
Öyle mi?..
Hadi oradan, güldürmeyin beni…
Bugünkü siyasi partilerde, (Hatta bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün
siyasi partilerde) Atatürk’ün yaptığı milliyetçiliğe dayalı ekonomik
atılımların hangi birisini görebilirsiniz?..
Görebildiklerinizde de mutlaka dış sermayeli kredilerin katkısını görürsünüz.
Kim ne derese desin, bir Atatürk bu ülkeden çıkmalı…
Bu millet yeni bir liderle Atatürk ruhuna yeniden kavuşmalı…
Yoksa ülkemiz, emperyalizmin ekonomik yapısının baskısıyla (hatta
ambargoya bile gerek kalmadan) parçalanıp gidecek…
Onun için, Atatürk’ü “Tek Adam”lıkla suçlayanlar, şu satırları iyi okusunlar:
Atatürk, liderlikte “Tek Adam”dı…
Atatürk, halkçılıkda “Tek Adam”dı…
Atatürk, demokraside “Tek Adam”dı…
Atatürk, Cumhuriyet ilkelerinde “Tek Adam”dı…
Atatürk, demokrasi anlayışında “Tek Adam”dı…
Atatürk, İslam düşüncesinde “Tek Adam”dı…
Atatürk, emperyalizme karşı savaş açan ve kazanan “Tek Adam”dı…
Atatürk, köylüsünü seven “Tek Adam”dı…
Atatürk, Türk milliyetçiliğiyle dünyaya diz çöktüren “Tek Adam”dı…
Atatürk, dış sermayeye değil, öz sermayeye dayalı ekonomi anlayışında
da “Tek Adam”dı…
Atatürk yaşasaydı, ne “Birleşmiş Milletler”… Ne “NATO” … Ne
“Amerika Birleşik Devletleri”… Ve ne de “Avrupa Birliği” Türkiye
üzerinden bu kadar oyun oynayamazdı.
Atatürk, NATO’da “Kuzey Atlantik Paktı”nın benzeri rotasında, Türk
Ordusu’nu; Avrupa’nın bekçisi olarak Rusya’ya karşı çarpıştıracak bir
ülke konumuna getirmezdi…
Hadi bakalım…
Kim’miş “Tek Adam?..
Bugünkü çoğulcu parlamenter sistemi “Padişahım çok yaşa”lı günlerde
hayal eden… Bu hayalini gerçekleştirmek için büyük savaşlara imza
atan… Türkiye Cumhuriyeti’ni ve  beraberinde demokrasiyi kuran
Atatürk mü “Tek Adam?..”
Yoksa parlamenter sistemi yerle bir etmek için elinden geleni yapan…
Hiçbir partiyi takmayan… Yeni Meclis İç Tüzük değişikliğiyle bütün
muhalefeti sustarmaya çalışmak isteyen mi “Tek Adam?..”

www.haberhurriyeti.com / ÖKKEŞ AĞAOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort bursa escort ankara escort adana escort sakarya