Son Dakika
21 Ağustos 2019 Çarşamba
”

Aşkın Başkenti’nden geliyorum

Akademik Tarih, Eğitim ve Kültür Derneği üyeleri Çorum ve Amasya Gezisi’ne katıldı ve Etilerden, Türkiye Cumhuriyeti’ne tarihi yaşadılar

27 Temmuz 2019 Cumartesi, 15:23

 AKADEMİK DER (Akademik Tarih, Eğitim ve Kültür Derneği) Çorum ve Amasya’ya düzenlediği Kültür gezisiyle Etiler’den günümüze 18 medeniyetin yaşadığı topraklarda eserler / belgelerle tarihi yaşadı. Dernek Başkanı Y.Doç. Dr. Oğuzhan Kavaklı, “Yolculuğumuz Çorum Hattuşa’dan başladı. Yöredeki ağırlıklı Hitit Medeniyetini Boğazkale Kaymakamı Yusuf Ataman’dan dinledik. Dulkadiroğulları Konağı’nda İzmir Ekibini ağırlayan genç kaymakam bölgenin tanıtımı ve kalkınması için geliştirdiği projelerini anlattı.

Amasya’ya geçtiğimizde 18 medeniyet canlandı gözümüzde. Çorum’da Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şevket Erzen ve hepimizin kalbinde taht kuran muhabiri Recep Mebet sayesinde müzeler başta tüm Çorum’u ören yerleriyle gezme fırsatı bulduk. Aynı şekilde Amasya’da da elimiz kolumuz 17. Dönem Amasya Milletvekili Savaş Arpacıoğlu ve liseden arkadaşım Hasan Varış oldu. Ve daha bir çok yerel yönetici bizim için seferber oldu. Hepsine de ayrı ayrı teşekkür borçluyuz” dedi.

Genç kaymakam Çorum için “Barışın Başkenti” sıfatını kullanıyordu. Amasya için de “Sevginin ve aşkın başkenti” demek daha doğru bir tanımlama olur herhalde. Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği ve uğruna canını verdiği bir kent. Yeşilırmağın nazlı nazlı akışı, İzmir’in imbatı gibi nehrin efil efil seher yeli de hep bu aşkı fısıldamıyor mu kulaklara. Misket elmasının kokusu, ağızlarda yayılan enfes tadı da hep bu sevdaları hatırlatmıyor mu insanlara.

8 BİN 500 YILLIK GEÇMİŞ

Osmanlı padişahı olarak dünyaya hükmeden bir çok şehzadenin yetiştiği, Şehzadeler kenti, efsaneler diyarı Amasya’nın her köşesinde bir medeniyetin ayak izlerini görmek mümkün.

8 bin 500 yıllık geçmişte kimler yok ki;

Hititler

Hattiler

Frigler

Kimmerler

Medler

İskitler

Lidyalılar

Persler

Hellenler

Pontuslar

Romalılar

Bizanslılar

Danişmendler

Selçuklular

İlhanlılar

Osmanlı

Türkiye Cumhuriyeti

Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği tarafından bilgilendirme kitapçıklarında yer alan açıklama medeniyetlerin yer seçimi konusunda önemli bir tespiti var.

“Su hayattır, yaşamdır. Bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez kaynaktır. Bereketli su kaynakları seçilmiştir yerleşmek için.

Üretmeyi öğrenirken, hayatımıza yön veren suya hükmetme mücadelemiz, uygarlıkların doğuşunda önemli bir faktör olmuştur.”

Oğuzhan Kavaklı, “Biz de bereketli toprakların can suyu Yeşilırmağın izini sürdük. Her iki ilde de geçmişimizi araştırıp, geleceğimizin inşa edildiği Amasya’da Ata’mızla buluştuk” diyor.

Yalçın kayalar üzerinde bir kartal yuvası gibi kurulmuş, 8 savunma kademesinden oluşan Amasya Kalesi’nden bakıldığında; şehri ortasından ikiye ayıran Yeşilırmağın, tarihi yapılarla bir gerdanlık gibi kenti süslediği görülüyor. Şehrin iki yakasını birleştiren köprülerin de her birinin bir hikayesi var.

Avrupa’da, içine cin girdi diyerek zincire vurulan akıl hastalarının 1309’da Amasya’da müzikle tedavi edildiği Bimarhane, tıptaki öncülüğümüzle gurur veriyor.

Kentlerin belleği müzelerle tarihe ışık tutan Amasya’da Arkeoloji Müzesi’nde mumyalarla, paha biçilmez fırtına tanrısıyla, ekonomide değişim aracı Amasya sikkeleriyle, 12 ayrı medeniyetin tanığı konuşuyor.

Aşıklar Müzesi, Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği su kanalının yanıbaşında tüm efsanelerin canlanmasını sağlıyor.

Saraydüzü Kışlası, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbinin attığı yer. Amasya Tamiminin imzalandığı bina aynen Yeşilırmağın kenarında inşa edilmiş.

İzmir’den gelen bilim insanlarına  rehberlik yapan 17. Dönem Amasya Milletvekili Savaş Arpacıoğlu, Atatürk’ün 10 gün evlerinin en değerli misafiri olduğunu, buranın müze yapılması için  bağışlandığını ifade ediyor. Her tarafı müzelerle donatılmış Amasya’nın kendisi de bir açıkhava müzesi…

Kayalara oyulmuş 18 Kralkaya Mezarı kenti tepeden izlerken Aynalı mağara yolun kenarına kadar inmiş ziyaretçileri buyur ediyor.

Amasya II. Bayezid Külliyesi bünyesinde sadece camisi, imarethanesi, muvakkıthanesi, el yazması eserlerin bulunduğu kütüphanesi yanında kentin bir minyatürünü de barındırıyor.

Strabon’un, Hattad Şeyh Hamdullah’ın, Zembilli Ali Efendi’nin memleketi, şehzadeler diyarında “Şehzadeler Yolu” da ihmal edilemez tabii.

74 evliyanın bulunduğu Amasya’da bir kadın evliyanın da bulunması, “kadın evliya olmaz” sözünün de ne kadar mantıksız olduğunu gösteriyor. Tarihi camiler ve hamamların her biri ayrı bir efsaneyi hatırlatıyor.

Gezi ekibinde rehber Ahmet Gül’ün yanısıra Eski Çağ Tarihçisi Prof. Dr. M. Ali Kaya ve Osmanlı Tarihi hocası Doç. Dr. Hilal Ortaç Amasya’da hükmetmiş medeniyetlerin özellikleri ve anektodlarla tarihi bilgileri aktarıyor.

Prof. Dr. Aydın Güney, Amasya’nın kent peyzajı açısından düzenlenerek değerlerinin bir kat daha artacağını dillendiriyor.

Kızlar Sarayı ve Çakallar Bağlarından vadiye sazıyla seslenen THM Sanatçısı Adem Alkan, sesiyle de konukları büyülüyor. Paşha Konak (Mısırlılar Konağı)’ndaki müzikli gecede Amasya’nın genç sanatçıları İzmirli konukları mutlu etmek için bülbül gibi şakıyor.

Bütün konuklar; havasıyla, suyuyla, insanıyla bu efsaneler diyarına aşık oluyor. Yöresel tadlarla midelerini, kültürüyle, sanatıyla ruhlarını doyuruyorlar.

…Ve hep beraber:

“Bu kente doyamadık

Bir daha geleceğiz” diyorlar.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz