Amasra Halkı Termik Santral Mücadelesini Kazandı

Bartın’ın Amasra ilçesinde yapılmak istenen Termik Santral ÇED raporu iptal edildi. Denizi ve yeşliyle bir turizm cenneti olan Amasra için, esnaf ve tüm halk Bartın Platformu altında birleşip, yapılmak istenen santrale karşı yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesini kazandı.

22 Şubat 2019 Cuma, 15:34

Amasra’da yapılmak istenen iki ayrı termik santralin yapımı ÇED raporu iptal edildi. Bartın Platformu daha önce 6 kez ÇED raporunu durdurmuş ve iptal ettirmişti.  Bugün Amasra’da Bartın Platformu ve Bartın-Amasra halkı tarafından yapılan basın açıklamasında, santrali kuracak olan şirketin termik santrallerin isimleri değiştirilerek ÇED süreçlerinin hukusuz bir şekilde yeniden başlatıldığı vurgulanırken,  43 bin vatandaşın verdiği bireysel itiraz dilekçeleri sonuncunda 2014 Temmuz ayında ÇED dosyasının rafa kaldırıldığı belirtildi. Yapılan basın açıklamasında, “Fakat 15 Temmuz darbe girişiminden sonra oluşan belirsizlik ortamı fırsata dönüştürülerek raftaki Hema Termik Santrali ÇED raporu dosyası tam 1,5 yıl sonra indirilerek 6 Ekim 2016 tarihinde onaylanmış ve Amasra’da termik santral yapımının önü açılmıştı. Bu kararın peşi sıra Bölgesel Çevre Düzeni Planı da hukuksuz bir şekilde değiştirilip termik santral, Çevre Düzeni Planına işlenmişti. Bizler Bartın Platformu olarak rekor sayıda davacıyla yani 2019 yürekli insanla birlikte Zonguldak İdare Mahkemesi’nde iptal davası açmıştık. Ne yazık ki termik santral için çok haklı gerekçeler sunduğumuz bu başvurumuzu Zonguldak İdare Mahkemesi reddetmiş ve Amasra’da termik santral yapılmasının önünü açmıştı. Biz de bu kararı aynı davacılarla Danıştay’da temyiz etmiştik.  2019 davacıyla birlikte açtığımız dava 2019 yılında sonuçlandı. Danıştay 14. Dairesi “oybirliği” ile vermiş olduğu kararda Hema Termik Santrali ve Hema Limanı hakkında verilmiş olan iki ayrı ÇED olumlu kararını “karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere” iptal etti. Bu karar; yapılmak istenen termik santral, liman, lavvar tesisi ve diğer eklentilerin entegre tesisler olduğu için ayrı ayrı ÇED süreçlerine tabii tutulmaları yerine, kümülatif etkilerini değerlendirecek şekilde tek bir ÇED sürecine tabii tutulmasının zorunlu olduğu gerekçesine dayandırıldı. Bu karar baştan beri savunduğumuz ÇED sürecinin hukuksuz olduğu iddiamızı tescillemiş oldu. Bize Ankara’da yargıçlar var dedirtti. Adalete olan güvenimizi arttırdı” ifadeleri kullanıldı.

“Halka iş imkanı verecek şirin bir fabrika gibi gösterdiler”

Bartın Platformu’nun yaptığı açıklamada, termik santralin halka iş imkanı verecek şirin bir fabrika gibi gösterildiği vurgulandı. Açıklamada, “Ankara da termik santral işlemleri devam ederken böyle bir şey yok, Bartın Platformu yalan söylüyor diyenler, yine Ankara’da kapalı kapılar arkasında termik santrale onay verilmesi için gayret edenler, termikçi şirketten aldıkları yanlış bilgi ve verileri halkı kandırmak için kullananlar, çıkar sağlamak için termik santral propagandası yapanlar, mücadelemizin gücünü kırmak için mücadele eden öncü arkadaşlarımıza çeşitli iftiralar atanlar, arkadaşlarımızı çalıştığı kuruma, savcılığa, mahkemelere şikayet edenler, termik santral ÇED izninin verildiğini termikçi şirketin patronuyla birlikte müjdeleyerek kendisine oy verenlere ihanet edenler dahil daha nice utanç verici davranış sahibini gördük. Önlerinde engel gördükleri zeytin ağaçlarını katlettiler, ormanları kestiler, dere yataklarını doldurdular. Amasra’nın yeşil ve mavisini kapkara bir geleceğe dönüştürmeye çalıştılar” sözleri yer aldı.

“Mücadele Ettikçe Güçlendik, Güçlendikçe Mücadele Ettik”

Sürecin her adımında halkın 7’den 70’e içinde olduğu belirtilen açıklamada, “70 yaşını aşmış büyüklerimiz soğuk kış günlerine aldırmadan sokaklarda kurduğumuz masalarda tek tek broşür dağıttı, birebir termik santralin zararlarını anlattı. Köy köy, sokak sokak, kahve kahve dolaşıp derdimizi anlattık. Kadınlarımız teneke çalarak termikçileri protesto etti, zeytin ağaçlarını korumak için siper oldu. Karlı bir kış günü termik santral için Bartın’dan Amasra’ya koşanımız da oldu, sesimizi duyurmak için Anadolu yetmezmiş gibi Avrupa’yı da bisikletiyle şehir şehir dolaşanımız da. Başka şehirlerdeki yaşama sahip çıkma mücadelelerine destek vermek için bazen bireysel, bazen de grup olarak yollara düştük. Adını sayamayacağımız sayısız kahraman yer aldı bu mücadelede. Mücadele ettikçe güçlendik, güçlendikçe mücadele ettik. ‘Mücadele edenler her zaman kazanamaz, fakat mücadele etmeyenler kaybetmeye mahkumdur’ sözü yol göstericimiz oldu” ifadeleri yer aldı. Bartın Platformu verdikleri hukuksal mücadele sürecinde Bartın CHP Milletvekilleri Rıza Yalçınkaya, Aysu Bankoğlu ve Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın’a desteklerinde dolayı teşekkür etti.

Ulusal ve yerel ölçekte birçok demokratik kitle örgütüyle işbirliği yaptıklarını vurgulayan Bartın Platformu, ayrıca tüm Bartın-Amasra halına ve Bartın Barosu avukatları  Av. Engin Uzun, Av. Berkay Dal, Av. Mehmet Oktay Yalçın, Av. Kamil Altan, Av. Recep Ahmet Çavuşoğlu, Av. Ferhat Parlatır ile Ekoloji Kollektifi avukatları Av. Yakup Şekip Okumuşoğlu, Av. Hülya Yıldırım, Av. Cömert Uygar Erdem, Av. Mahmut Fevzi Özlüer, Av. Emre Baturay Altıok’ a teşekkür etti.

Yapılan açıklamada son olarak ise, “Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun Hattat’la yapmış olduğu rödovans sözleşmesinin sona erdirilmesini ve Amasra B sahasının işletmesinin TTK’nın Amasra Taşkömürü İşletmesine devredilmesini istiyoruz. Böylece yöre insanlarımız için gerçek ve güvenceli iş kapısının önü açılır. Emekçilerimizin de yüzü güler” talebi yer aldı.

 

www.haberhurriyeti.com/IZGENGOKCE

 

Yorum

  1. Metin Baş

    25 Şubat 2019 at 11:06

    İzgen’ciğim bu harika ve Türkiye için çok önem taşıyan haberi Ege’li okuyuculara da taşıdığın için sana teşekkür ediyor,meslek yaşamında başarılar diliyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz