Son Dakika
21 Ekim 2019 Pazartesi
”

Amaç belli, Kilis’i yok edecekler!..

Kilis, başlı başına bir sorun olarak ortaya yerde durmakta. Şimdiye kadar hiçbir zaman adı ve sanı anılmamışken, aniden Kilis şehri Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline geliyor.

11 Temmuz 2016 Pazartesi, 14:05

okkesagaoglu_haberhurriyeti

Bugün herkes şu konuyu tartışıyor: Suriyelilere vatandaşlık verilsin
mi?… Verilmesin mi?.. Bu o kadar kolay olmamalı. Bu o kadar derin
bir konuya sahiptir ki, ne bir millet böylesi yabancı nüfus
yoğunluğunu bağrına basabilir… Ne onları besleyebilir. Ne de bu
yabancı nüfusa sahip göçmenleri kültürel durumlarından dolayı
vatandaşlarıyla karşılaştırabilir.
Ama bize gelince, bu böyle olmuyor.
Düşünün sığınmacı Suriyeliler Türkiye’de barındıkları il ve ilçelerde
ayaklanıyorlar ve bir Türk vatandaşını, bir hayvanı tekmele yüzünden
öldürebiliyorlar. Bir başka yerde “Suriye” diye slogan atarak Türk
milletini karşılarına almaktan hiç çekinmiyorlar. Gaziantep, Adana
gibi büyük illerimizde barınan Suriyeliler, han ve hamamlarda kendi
dükkânlarını açıyor… Belediye karşısında her şeyden muaf olarak da
hayatlarını sürdürebiliyorlar.
Hiç böyle mantık olabilir mi?..
Hiç böyle ülke yönetilir mi?..
Hiç böyle sorumsuzluk olabilir mi?..
Peki ya Kilis’e ne demeli?..
Kilis, başlı başına bir sorun olarak ortaya yerde durmakta. Şimdiye
kadar hiçbir zaman adı ve sanı anılmamışken, aniden Kilis şehri
Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline geliyor.
Peki Neden?..
Kilis, neden bu kadar önemli?..
Kilis halkı için önemi, yerleşim olarak Suriye sınırına yakınlığı ve
ticari açıdan da bu ülkeyle olan hem ticari ve hem de akraba
bağlarının olması…
Evet ama bunun ötesinde Kilis için önemli olan başka neler olabilir?..
Tabii ki zeytincilik, bağlar, bahçeler, üzüm bağları ve diğer tarlalar.
Aslında Kilis tam bir tarım merkezi olabilecek potansiyele sahip bir şehrimiz.
Bu yörenin insanları kışlık erzaklarını yazın hazırlarlar. Yazın da
kışlık erzaklarını hazırlarlar. Tam bir tarım cennetidir Kilis.
Toprağı çok verimlidir. Orada yetişen kırmızı acı biberden yapılan
salçanın tadına doyamazsınız. Aynı şekilde domates salçası ve ürünleri
de aynı kaderi paylaşmaktadır.
Aslında tarım yönünden bu kader, her hane için paylaşılmakta. Ama
nedense bir devlet yardımı olmadığı için, bu yörenin insanları kendi
çabalarıyla domatesini, biberini, salçasını, üzümünü ve her türlü
tarım ürününü satmanın ve üretmenin telaşını da yaşamakta.
Pekii, zeytinyağına ne demeli?..
Bu yörenin zeytini o kadar meşhurdur ki, devlet bu yörede ne tarıma
önem vererek Kilis’i büyük bir tarım merkezi üretimine dönüştürmenin
düşüncesini taşıyor… Ne de ihracat olması gereken ama yardım
olmadığı için yöre içinde sıkışıp kalan bu güzelim toprakları daha
besli hale getirmenin çarelerini araştırıyor.
Devlet, sadece devlet olmanın derdine düşmüş. Oysa Kilis kentini
herhangi bir partinin konumuna bağlamadan sürekli üretimin merkezi
olarak düşünülseydi, bugün Kilis’imiz dünyanın parmakla gösterilecek
ender yerlerden biri sayılabilirdi.

SURİYELİLERİ KİLİSLİLERİN SIRTINA BİNDİRDİLER… BÜTÜN ÖRF VE ADETLERİ
YOK ETTİLER… KİLİS’TEKİ MİLLİ DURUŞUN İZLERİNİ YOK ETMEK İÇİN BİR
KİLİS KADAR NÜFUSU BURAYA SOKUP HALKI PERİŞAN ETTİLER…

Kilis için çok büyük oyun oynanıyor. Bu oyunun adı, Kilis’i yok
etmekten başka bir şey değildir. Çünkü hem Suriye sınırına
yakınlığıyla muhteşemliği gözleri büyülüyecek… Hem de tarım ve
ticarette öncülüğü, Öncüpınar sınır kapısıyla liderliği devam edecek.
Ama bunun yanında olumsuzluklar bu şehrimizin insanlarını kökten
yaralayacak ve rahatsız edecek.
Hiç böyle şey olur mu?..
Düşünebiliyor musunuz?..
110, bilemediniz 120 bin kişilik bir nüfusa sahip olan Kilis kentine,
130 binin üzerinde bir Suriyeli’yi kambur gibi bu şehirde yaşayanların
sırtına yüklediler. Bu da yetmiyormuş gibi, bu şehirde yaşayanların
ekonomi tezgahını da ortadan yarıverdiler.
Kilis şehrini böylesi saçma sapan bir politikayla yıkan, mahveden AKP
zihniyeti, halâ Kilis’in içinde bulunduğu durumu iyileştirmenin peşine
düşmüyor bile.
Daha düne kadar bombalanan Kilis şehri için elleri – kolları bağlı
duran AKP zihniyeti, bugün Kilis’i, Suriyelilerden kurtaracağına…
Aksine Suriyelileri köylere ve ilçelere yerleştirmenin planlarını
yapacağını söylüyor.
Hiç böyle şey olur mu?..
Bu nasıl mantık?..
Ayrıca…
Kilis’te ve diğer illerde bulunan Suriyeliler, bayramda ülkelerine,
yani Halep’e, Şam’a ve bu şehirlere bağlı olan ve de terörden
arındırılmış bölgelere giderek yakınlarıyla bayramlaştılar.
Peki, iyi güzel de…
Bu Suriyeliler tekrardan neden geri dönüyorlar?..
Bu nasıl iştir?..
Bu nasıl düşüncedir?..
Bu nasıl siyasettir?..
Suriye’de iç savaş ve terör var diye Türkiye’ye göç edeceksin…
Bayramda ülkene gidip, kalan akrabalarınla bayramlaşacaksın… Sonra
tekrar Türkiye’ye, yabancı topraklara döneceksin…
Yahu bunu hangi mantık kabul eder?..
AKP ne yapmak istiyor?..

AKP, SURİYELİLERİ KİLİS’E SOKMANIN PLANLARINI YAPARKEN,
BURADA NELER YAPILACAĞINI SAKLAYAMAYACAK HALE GELDİ…
KİLİSLİLER UYANIK OLMALI VE YARINLARINI DÜŞÜNMELİ…

AKP, Suriyeliler üzerinden planlarını Türklük vurgusunu yok etmek için
yapıyor. Çünkü dünyanın hangi bir ülkesi, kendi şehrine, başka bir
ülkenin göçmenlerini yükler?..
Buna akıl ister, mantık ister…
Hangi ülkenin yöneticileri, sınırda olan güzelim topraklarını terör
füzelerine karşı korumak için kılını kıpırdatmaz?..
Hangi ülkenin yönetici kadrosu, sınırdaki bir şehrini bir inadı
yüzünden yok olmasına göz yumacak kadar katı olabilir?..
Hangi ülkenin yönetici kadrosu, kendi şehrindeki siyasi ve ekonomik
yapısını bozacak şekilde kapılarını, gelen göçmenlere açar?..
Bir Kilis esnafının durumunu ve ayakta durması gerekenleri düşünmeden,
Suriyelileri bu şehre yüklemenin… Onlara dükkân açma müsaadesi
vermenin… Köylerine kadar bu göçmen yoğunluğunu dağıtmaya çalışmanın
ne alemi var?..
Burada amaç belli!..
Türklük vurgusunu yok etmek için Kilis adeta tampon bölge olarak
seçilmiş gibi… Suriyeliler ayaklanıyor, yürüyüşler yapıyor…
Türkler “Suriyelileri istemiyoruz. Gönderin memleketlerine” diyor…
Ama AKP kulaklarını tıkıyor…
İşte burada insanın aklına şüpheler gelmez mi?..
“Yahu ben Türk vatandaşıyım. Suriyeliler şehrimin canını okuyor. Bütün
ahlaksızlıklar ve terbiyesizlikler yaşanıyor. Bunlar ülkemin içine
ediyor, ama nedense yöneticiler susuyor. Sanki onlara karşı bir
açıkları varmış gibi susmaya da devam ediyor… Ben böyle şey
istemiyorum. Ben ülkemin bunlardan kurtulmasını istiyorum. Bilhassa
Kilisli olarak benim şehrimde Suriyelileri istemiyorum…”
Kilisli halk bunu söylüyor, ama AKP asla bunu duymuyor.
Duymak istemiyor.
Duymak için çaba bile harcamıyor.
Hatta Kilis üzerinde oyunlar oynamaya çalışıyor. Fırtına toplarıyla
Kilis’i koruduğunu sanarak Kilislilere moral vermeye çalışıyor, ama
yaptığı düzensiz ve gereksiz politikalarla Kilislilerin ölümüne sebep
olmayı kaderciliğe oynayacak kadar da pişkinliğe vurabiliyor.
Ama Kilisliler halâ uyanamadılar, uyanmak da istemiyorlar.
Ülkeyi idare etmenin temel kuralının İslam dini olduğu düşüncesiyle
yola çıkan zihniyetin aslında Türkiye’yi perişan eden teslimiyetçi bir
politika izlediğini göremiyor.
Ayrıca…
Arap zihinyeti olan Suriyelilerde çocuk yapma merakı vardır. Her
hanede 5, bilemediniz 7 çocuklu bir aileye zavallı gözüyle bakarlar.
“En az 10, 12 çocuk olmalı” diyerek yola çıkarlar.
Neden biliyor musunuz?..
Orada bir Atatürk olmadığı için…
Orada bir cumhuriyet ilkelerinin güzelliğinden yararlanan özgür
kadınların kendi haklarını koruyamadıkları için.
İşte bu zihniyette olan bir Suriye toplumunu büyük göçmen grubu olarak
Kilisli’nin sırtına yüklerseniz… Ve o Suriyeli nüfus, Kilis nüfusunu
katlarsa… Bir de bu yetmiyormuş gibi, üstüne üstlük Suriyeli
kadınların onlarca çocuk doğurarak Kilisli nüfusun yoğunluğunu 1,
bilemediniz 2 senede daha da geçerse… O zaman Suriyeliler Kilis’te
ayaklanmayacaklar mı?..
Bu ayaklanmayı daha bugünden yapıyorlar. Kilisliler haykırıyor ama AKP
zihniyetinin umurunda bile değil.
Ülkenin dörtbir yanına Suriyelileri dağıttılar.
Bugün ortaya çıkıp da, “Bu insanları sokakta mı bırakacaktık?..” diye
politika yapacağına… Esad’a karşı olan politikanı değiştirerek
bölgedeki vahşetin kıçına tekmeyi vuramıyor musun?..
Kilis’i Türklükten sıyırıp Suriyeli nüfusu fazlalaştırarak burada bir
tampon bölge oluşturmak ilk hedef gibi gözüküyor. Sonra da Türkiye
Cumhuriyeti’nin temel taşlarını burada oyatmaya çalışarak bunu
Türkiye’nin her yerine yaymak…
Neden?..
Atatürk ilke ve inkılaplarını yok etmek için.
Neden?..
Naylon bir Osmanlı sevdalılığıyla hareket ederek sadece kendi
koltukları uğruna Türkiye’nin geleceğini yakmak için.
Ama Kilisliler şimdiden bu tehlikeyi görmezlerse, onlara kim gösterecek?..
Tabii ki muhalefet…

AKP POLİTİKASININ KIRINTILARI MHP SALONLARINDA YERİNİ ALMIŞKEN…
KILIÇDAROĞLU ÜZERİNDEN YAPILAN POLİTİKALAR CHP’DE GÜNDEM
OLUŞTURURKEN… MUHALEFET BİR ADIM İLERİ GİDEMEZ…

Peki muhalefet ne yapıyor?..
Hiçbir şey…
Bir şey yapmıyor…
Yaptıkları şey, AKP’nin belirlediği politikanın peşinden koşmak oluyor.
Oysa AKP’yi öyle sıkıştırmalı ki… Gündemi AKP değil, CHP belirlemeli.
Ama bakıyorsunuz, MHP’li Halaçoğlu, “Suriyelilere vatandaşlık
verilmesi, asrın en büyük ihaneti” diyor… Ama ne yapıyor?..
Oturduğu yerde oturuyor.
Neden?..
MHP’ye büyük tuzaklar hazırlayan AKP’ye karşı bir şey yapamıyorlar ama
büyük laflar ederek kendilerini dev aynasında görüyorlar da odan. İşte
insan buna yanıyor. Yani MHP’de AKP desteğiyle korunan Bahçeli’ye
karşı bir birlik dahi oluşturamayanların Türkiye için demeç vermeleri
insana koyuyor doğrusu.
MHP ve CHP bir araya gelerek şunu yapmalıydılar:
“Suriyeliler, Kilis nüfusundan çok fazla. Bunlara vatandaşlık
verilirse, Kilisliler kendi topraklarında azınlığa düşecekler (Ki şu
anda düştüler  bile.) Bunu koz kabul edecek olan Suriyeliler de
şımararak Kilis’in altına, hatta temeline dinamik koymuş olmayacak
mı?..”
Evet, MHP ve CHP’liler ortak bir bildiri yaparak bunları gündeme
getirebiliyorlar mı?..
Hayır…
Siz bırakın ortak bildiriyi, yanyana gelmeyi bile işkence olarak
görüyorlar. Türkiye’yi bekleyen tehlikeye karşı birlikte hareket
etmeyi dahi düşünmüyorlar.
Böyle muhalefet, öyle siyaset mi olur?..
Bunlar kimi kandırıyor?..
Zaman azalmışken, bu (sözde) iki muhalefet partimiz Kilis’e giderek
ortak düşünceyle dev miting yapmalıydı. Ülkenin üzerinde oynanan
tehlikeyi halka tek tek açıklamalıydı. Çünkü halk bir şey bilmiyor.
Halk AKP karşısında kim varsa, “İslam’a karşı geliyorlar” algısıyla
kandırılıyor. Muhalefet, bu algıyı yok etmek için hane hane, köy köy,
mezra mezra gezerek Kilisliye anlatmanın yollarını aramalıydı.
Bunu yapmayı düşüneceklerine… Aksine bunun tam tersini yapıyor
muhalefetimiz. “Benim koltuğumla uğraşanı cemaat der, partimden
atarım” kafasıyla hareket ederek ülkeyi AKP’nin eline teslim ediyor.
Bugün kapalı kapılar ardında, kıyak ve fiyakalı salonlarda makam
arabalarıyla kapılara yanaşarak konuşma yapacağınıza, halka gidin,
halka…
Allah sizi kahretsin emi…
Uyuşuk beyinler…
Dünyanın başka bir ülkesinde bu kadar kaos, bu kadar yolsuzluk, bu
kadar siyasi yanlışlıklar yaşansaydı, o ülkenin muhalefeti halkı
çoktan bilgilendirmiş ve ülkenin kaderini değiştirmişti.
Ama halkın bu hale gelmesine sebep sizsiniz. Çünkü cılız ve korkak
muhalefet olarak geride duran sizlersiniz.
Ama koltuk kavgasına gelince nasıl da cinlik yaparak politika üretiyorsunuz…
Öyle değil mi?..
Muhalefet olarak şunları düşünmüyorsunuz:
“Reyhanlıda iki suriyeli bomba imal ederken patlıyor ve ölüyorlar. Ama
bizim devlet, suriyelilere vatandaşlık vermek istiyor.”
Ama “Suriyeliler içinde (Reyhanlı’da patlamaya sebep olan 2 Suriyeli
gibi terörist olursa), onları nasıl ortaya çıkaracaksın?..” diye bir
soruyla iktidara neden yüklenmezsiniz?..
Ya PKK veya IŞİD ile çalışıyorlarsa ve bu kişiler Türkiye’de iktidar
tarafından vatandaşlık alırsa, bunun neresi mantıklı?…
Ülkenin dibine dinamik koymaktan farkı yok…
3 buçuk milyonluk bir yabancı uyruklu vatandaşları, kendi ülkesinin
vatandaşı yapıp… Kendi vatandaşına sunmadığı kolaylıkları onlara
yaptığını gösteren bir ülke söyleyebilir misiniz?..
Söyleyemezsiniz…
Almanya bile, bizden işçi alırken, ağzına, dişine, etine, buduna,
sağlığına, gözüne bakarak alıyor… Hem de altı üstü bir işçi alımı
bu… Siz bir de emniyet açısından teröre arşı alacağı önlemi düşünün
bakalım…
Düşünün bizim iktidarın ne kadar acemi… Ne kadar saçma sapan ve
gereksiz bir politikayla ülkeyi yönettiğini düşünün…
Ama onları uyaracak, bunların olmaması için halka gitmesi gerekecek
olan kurum olması gerekmiyor mu?..
Tabii ki de gerekiyor.
İşte o kurumun adı muhalefettir…
Öyle değil mi?..
Kilislilerin yarını tehlike altındaysa…
Nüfusça Suriyeliler karşısında azınlığa düşmüşse…
Bu kadar dönen dolaplara rağmen halâ bir CHP veya bir MHP olarak Kilis
halkına gidip dev bir miting yapmıyorsanız… (Ki, yapamıyorsunuz)..
Yazıklar olsun size…
Meclis’e giremeyen siyasi partiler bile, gençlik kollarıyla birlikte
sizden daha iyi çalışıyor.
Utanın, utanın…

www.haberhurriyeti.com / ÖKKEŞ AĞAOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
testlinkpanel
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort ankara escort escort bayan istanbul pendik escort Restbet Bahis Sitesi Tipobet Piabet Giriş Bahis Siteleri canlı maç siteleri bixbet giriş porno indir beylikdüzü escort