Son Dakika
13 Kasım 2019 Çarşamba
”

Alzheimer hastalarında yutma ve çiğneme problemleri

Alzheimer’i ve Alzheimerli hastaları anlamak 21. Bölüm

07 Ağustos 2019 Çarşamba, 21:31
Alzheimer farkındalığı ve bilgilendirme

Yaşlandıkça ağzımız kurur, tat ve koku alma duyumuz değişebilir. Birçok insan yaşlandıkça dişlerinde de problemler oluşur.  Bütün bunlar yemek yemeyi ve içmeyi zorlaştıran nedenlerdir. Yaşlılarda fizyolojik fonksiyonların azalmasından kaynaklanan yemek   problemleri yaygındır.  Beslenme ile ilgili bu problemler,  Alzheimer hastalığında çok ciddi sorunlara yol açar.  Doğru diyet değişiklikleri ve bu duruma yol açan sorunların ortadan kaldırılıp bu  problemlerinin çözülmesi gerekir.

Alzheimer  hastalarında, demans  ilerledikçe beslenme zorlukları artar.  Bunlar, yemeği reddetme, başını çevirmek, ağzını kapalı tutmak, yiyecekleri tükürmek, ağzını açık bırakmak ve yutmamak gibi sorunlarla ortaya çıkar.

Hastalar kendilerini besleyemiyorlarsa  teşvik ve izlenmeye ihtiyaçları vardır. Özel olarak beslenmeleri gerekiyorsa, bunun güvenli bir şekilde yapılması  çok önemlidir.

Demans hastası hastalığı  ilerledikçe çiğneme ve yutma güçlüğü yaşayabilir. Kişi yemek yerken  acı çekiyorsa veya  yemek yerken  boğulacağından  korkuyorsa, yemek yeme konusunda isteksiz olabilir.

Ağız sağlığı ile birlikte olan  bilişsel gerilemeyi  inceleyen uzmanlar,  ağız sağlığı ile bilişsel bozulma arasında bir ilişki olduğu konusunda  ısrar ediyorlar.  Alzheimer’li hastaların bakıldığı bir huzurevindeki  hastaların neredeyse yarısına yakınında çiğnenme veya yutma sorunu olduğu biliniyor.  Bu tür problemler yaşayan hastalar  zamanla, kilo kaybedebilir veya yeterince su içmediğinden dehidrate olabilirler.

Hastanızın güvenli yemek yemesi için yapabilecekleriniz.

 Bakmakta olduğunuz hastanızın  en uyanık ve dinlenmiş olduğunda  yiyecek sunun.

Yemek yemeden hemen önce 30 dakika dinlenmelerini sağlamanız iyi olur.

Mümkün olduğunca dik oturduklarından emin olun.

Onlara yemek için bolca zaman verin.

Yavaş yavaş yemek yemelerini ve küçük ısırıklar almaları gerektiğini sürekli  hatırlatın.

Yemek zamanın da ortamı  mümkün olduğu kadar huzurlu tutun.

Gürültülü sesler veya TV gibi dikkat dağıtıcı unsurlar sırasında yenilen yemek hastanızın  boğulma olasılığını artırabilir.

Onlara gün boyunca  küçük porsiyonlar halinde yemekler sunun.

Her yemeğin ısırılmasından sonra bir yudum  su içmelerini önerin.

Yemek yerken yakın durun.

Yutmalarını ve başka bir ısırık almadan önce ağızlarının boş olduğundan emin olun.

Gerekirse sunduğunuz yiyecekleri veya bunları  hazırlama şeklinizi değiştirin.

Yeterince su içip içmediğini kontrol edin. Kahvaltılarında taze sıkılmış meyve suları faydalıdır.

Pürüzsüz soslar, süzülmüş çorbalar, pudingler, sufle ve yoğurtlu ince et ve sebzeler gibi yumuşak yiyecekleri  her zaman tercih edebilirsiniz.

Öğütülmüş et ve  tahıl ekmeklerini tercih edin.

Yiyecekleri küçük parçalara ayırın.

Fıstık ezmesi gibi yapışkan yiyecekler ile çok sıcak veya soğuk yiyecek ve içeçeklerden kaçının.

Sippy bir bardak veya gerekirse pipet kullanın.

Dişlerini temizlemelerine yardımcı olun.

Onları düzenli olarak dişçiye götürün.

Ağrılı veya eksik dişler veya iyi uymayan takma dişler çiğnemeyi zorlaştırabilir. Ayrıca sevdiklerinizin  boğulma olasılığını arttırır.

Sevdiklerinize uykulu hissetmelerini ya da ağız kuruluklarını sağlayabilecek ilaçlar vermemeye çalışın.

Ayrıca, yutmada kullanılan kasları güçlendirmek ve ipuçları ve rehberlik önermek için konuşma terapistiyle çalışma sağlamak için doktorlarıyla da konuşabilirsiniz.

Çiğneme sorunları

Diş problemleri, uygun olmayan takma dişler veya tükürük salgısının azalması çiğneme  zorluğu yaratan en önemli nedendir.  Alzheimer hastalarında hastanın çiğneme fonksiyonunu unutması durumunda  daha ciddi sorunlara yol açabilir.

Çiğneme zorluğu yaşayan hastanıza uygun  yiyeceklerin seçilmesi çok  önemlidir.

Çorba iyi bir tercihtir. Çorbanızın içine pirinç veya şehriye ilave edebilirsiniz.

Kıvamı yumuşak olan kavun ve karpuz, muz, üzüm gibi meyveler çiğneme sorunlarına yardımcı olur.

Et, balık, yumurta, kıyma, balık haftada iki kere  menünüze  ilave edin.

Hastanızın  yemeklerinin yanına  patates püresi ilave etmek iyi bir seçimdir.

Süt, yoğurt ve peyniri ihmal etmeyin.

Yiyecekleri doğrama veya öğütme yoluyla daha küçük parçalara kesin.

Süt ile yumuşatılmış yulaf ezmesini sabah kahvaltılarında  verebilirsiniz.

Gerektiği zaman yemekleri blenderden geçirin.

Yiyecekleriniz  yumuşayana kadar pişirin.

Lezzet vermek için sos ekleyebilirsiniz..

Düzenli olarak diş hekimlerini ziyaret edin ve iyi takılmış takma dişler kullanın.

Tükürük salgısının azalması  hastanızın ağzının sürekli kuru olmasına neden olur. Böyle bir sorunu varsa içtiği su miktarını arttın ve tükürük salgısını uyarmaya yardımcı olması için  yemekten önce hastanızın ağzını nemlendirme ye yardımcı olması  için  turşu veya taze limon dilimleri verebilirsiniz.

Hastanızın yemeklerini iyi çiğnemesini teşvik edin.

Yemeklerden sonra ağız hijyeni sağlayan sıvılarla hastanızın ağzını temizleyin.

Yutma sorunları

Alzeheimer hastalarının ileri safhalarında  kişiler  çiğneme konusunda zorluk çekebilirler. Çiğnemeyi  unutabilir veya ağızlarında  yiyecek  tutabilirler.  Demans ilerledikçe, yutma zorlukları (yutma güçlüğü), kişiden kişiye değişebilse de, çok yaygındır.   Bu hastalar  yutmaya başlamadan önce yiyecekleri ağızlarında uzun süre tutarlar.  Yiyecekler ağız ile aynı sıcaklığı kazanınca  kişi yemeğin ağzında olduğunu  unutması kolaylaşır.  Böyle hastaların  yutmasını  tetiklemek için yemekten  önce dondurma verilebilir. Dondurma soğuk olduğu için  ağızda fazla tutulamadığından  yutma refleksini hastanın hatırlamasına yardımcı olabilir.

Yutma zorluğu yaşayan hastalar yakından izlenmeleridir.  Hastanızın solunum problemleri yoksa  yiyeceklerini   dilleriyle değiştirmekte zorlanan bazı insanlara, yiyecekleri  boğazlarına  taşımak için kafalarını geri atmaları öğretilebilir. Bu işlem mutlaka bu manevrayı  bilen bir kişi tarafından yaptırılması gerekir. Aksi taktirde yemek soluk borusuna kaçarak ciddi problemlere yol açar.  Alternatif olarak, bir şırınga kullanılabilir.

Birçok insan, başka birinin yemek yemesine yardımcı olabileceğini  düşünür.  Bununla birlikte yutma sorunu yaşayan  Alzheimer’li bir hastanın beslenmesi, deneyimsiz bir bakıcının  altından kalkabileceği  basit bir işlem değildir. Bakıcılar değiştiği zaman yeni gelene sorunların ne olduğu ve nasıl üstesinden gelinebileceği öğretilmelidir. En önemlisi, tehlike işaretlerini ve ne zaman yardıma ihtiyaç duyulduğunu bilmeleri gerekir.

Yutma ile ilgili sorunlar, beyinde meydana gelen değişikliklerin yanı sıra çevresel etkenlerin (örneğin gürültülü bir yemek odası gibi )  sonucu da olabilir.

Alzheimerli hastalarda  tüp uygulamaları

Şiddetli Alzheimer hastalığı olan kişilerde çiğneme ve yutma  her zaman zordur. Oluşan  yetersiz beslenme,  kilo kaybı, zayıflık ve baskı yaraları gibi ciddi sorunlar yaratır. Bazen de  yiyeceklerin  akciğerlere kaçmasıyla  zatürreye neden olabilir. Bu yüzden Alzheimerli hastaların  yemek yemek için sıklıkla yardıma ihtiyaçları  vardır.

Birçok durumda, bir besleme borusu kullanılması kararı verilir. Tüp boğazdan mideye  aşağı sarkıtılabilir  veya karın duvarındaki küçük bir kesikten mideye yerleştirilir.  Daha sonra kişinin beslenmesi bu  tüp yardımıyla yapılır.

Normal ağızdan beslenme yemeklerin tadının hissedilmesi ve yemek yeme keyfini sunduğu için tüple beslenmeye göre  daha iyi bir beslenme şeklidir.

Hastalar  normal yolla  beslenemediğinden, aileler  sevdiklerinin “açlıktan ölmek üzere” olacağından endişe duyarlar.  Aslında, yemek ve suyu reddetmek, ölüm sürecinin doğal ve ağrısız bir parçasıdır.  Tüple  beslenme bu hastaların daha uzun yaşamaları için gereklidir.

Tüple beslenmenin faydaları yanında uygulamanın  birçok riskide  vardır.

Kanamaya neden olabilir.

Dikkatli kullanılmassa  enfeksiyon nedenidir.

Cilt tahriş edip, cilt yaraları yapar.

Tüpün çevresinde sızıntı olabilir.

Bulantı, kusma ve ishal  görülebilir.

Tüp tıkanabilir veya düşebilir . Böyle bir durumda yeni tüp  hastanede değiştirilmelidir.

Alzheimer hastalığı olan birçok kişi tüpü rahatsız edici bulup  çıkartmaya çalışabilir. Bunun önlenmesi için tetbirler almak gereklidir.

Bu hastalar genellikle yatarak yaşamlarına devam ettirdiklerinden   ciltlerinde  baskı yaraları  sık oluşur.

Tüple beslenen insanların tükürükleri akciğerlerine kaçma olasılığı yüksek olup  zatürreye yol açabilir.

Tüple beslenme genel olarak iki yolla olmaktadır.

Nazogastrik tüp ile beslenme

Nazogastrik  tüp, burundan mideye giden  bir tüptür. Bu kanaldan geçmeye uygun olan gıdalar ve sıvılar bu yolla mideye ulaştırılır.

Nazogastrik tüp uygulaması, Alzheimer hastalarının beslenmeleri  için kullanılan en yaygın yoldur.

Kurulumu hızlı ve kolaydır.

Çok tahriş edici değildir.

Ebeveynler veya, bakıcılara  evde tüpü kendileri takmaları  öğretilebilir.

Nazogastrik tüp besleme ile ilişkili riskler / sakıncalar şunlardır:

Tüpü yerleştirme prosedürü çoğu Alzheimerli  hasta için  travma yaratır.

Tüpün dıştan belli olması hastayı rahatsız edebilir.

Hastalar takılı olan tüpü  çıkartabilir.

Tüp yanlış yerleştirilirse aspirasyon pnömonisine neden olabilir.

Uzun süreli kullanımda gastroözofageal reflü riski artar.

Yüzdeki cildinde  hasar oluşabilir.

Nazogastrik tüp besleme özellikle kısa vadede  yararlıdır. Ancak, uzun vade gastrostomi beslenmesi daha uygun olabilir.

İşleme başlamadan önce Alzheimerli hastaya ve yakınlarına uygulama hakkında bilgi verilmesi gereklidir.  Alzheimerli hasta söylediklerinizi anlamassa resimli olarak izah edilmesi faydalıdır.

Uygulamayı boş bir odada gerçekleştirin.

İşlemden iki saat öncesinden bir şey yiyip içilmemesi tavsiye edilir.

PEG (Perkütan Endoskopik Gastrostomi ) uygulaması

Ağızdan beslenemeyan hastaların beslenme ihtiyacını sağlamak amacıyla karın bölgesinden direkt olarak midenin içerisine açılan bir yoldur. Lokal anestezi ile genel cerrahi uzmanları tarafından  uygulanır. Zor bir işlem değildir. Damardan beslenmeye göre daha rahat ve daha sağlıklıdır.

Bir aydan fazla ağızdan beslenemeyen Alzheimer’li hastalarda PEG uygulaması iyi bir  tercihtir. Hasta ağızda da sıvı veya beslenme alabiliyorsa PEG ile birlikte bunada devam edebilir.

Hastanın tüpe alışması için yaklaşık iki haftalık bir süre gereklidir.

PEG uygulamasının riskleri

Tüp tıkanabilir. Böyle bir durumla karşılaşılması durumunda hastanın hemen hastaneye gelerek tüpün açılmasının  sağlanması bu mümkün değilse değiştirilmesi gerekir.

Tüpün takılması sırasında verilen anestezinin yan etkileri hastada sorun yaratabilir.

Kullanımı sırasında ağrı olması hastada huzursuzluk yaratır.

Tüp çevresinde oluşabilecek sızıntı başta enfeksiyon olmak üzere çeşitli  soruna neden olabilir.

Çoğu hasta tüpü çekerek çıkartmak ister.

Mide delinmesi riski, önemli bir sorundur.

İshal, bulantı, karın şişliği sık olmasa da rastlanan bir durumdur.

Metabolik problemlere yol açabilir.

Yazı dizimiz devam edecek

 Gelecek bölüm: ‘’ Alzheimer mi? Normal yaşlanma mı?’’

www.haberhurriyeti.com / Dr. Cem Aydemir

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz