Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

Altyapı yoksa, başarı da yok

Takımların başarı grafikleri de hızla düşüşe geçti. Bu örnekler İzmir Futbolu için de bir başka boyutta geçerlidir.

15 Eylül 2018 Cumartesi, 17:46

Futbolda başarılı olabilmenin değişik faktörleri vardır.

Mali güç, iyi yönetim, oturtulmuş sistem…

Ama en önemlisi, olmazsa olmaz dediğimiz altyapı faktörü…

Türkiye’de maalesef bu sistem bir türlü gerçekleşmemiş, süreklilik sağlanamamış, günlük başarılarla teselli bulunmuş, avunulmuş.

Örneğin, İngiliz Teknik Direktör Gordon Milne’nin Beşiktaş’ı 3 yıl arka arkaya şampiyon yaptığı, altyapıdan yetişen Feyyaz, Metin, Ali, Rıza, Gökhan’lı kadrosu asla unutulmaz.

Ancak, 6-7 gencin yetiştiği o dönemki  altyapı  kadrosunun devamı maalesef gelmedi ve Beşiktaş, GordonMilne’nin ayrılmasından sonra uzun yıllar büyük sıkıntılar çekti, şampiyonluklara hasret kaldı…

Bir başka örnek ise Galatasaray’da yaşandı.

Fatih Terim’in takımın başında görev yaptığı ve 2000 yılında Galatasaray, Arsenal’ı finalde yenerek  UEFA Kupası’nı, ardından Real Madrid gibi bir dünya devini yenerek Avrupa Süper Kupası’nı kazanmıştı.

O dönem Galatasaray’ın altyapısından yetişen Bülent Korkmaz, Suat Kaya, Okan Buruk, Emre Belözoğlu ve bunun yanında son derece yetenekli ve genç futbolculardan oluşan bir kadrosu vardı.

Ayrıca takımda sadece 4 yabancı futbolcu yer alıyordu.

Ancak, Galatasaray da tıpkı Beşiktaş gibi, daha sonraki yıllarda altyapıdan yetişen futbolcuların devamını getiremedi, yönetimsel zaaflarla da o başarıları ranta çeviremedi ve sürekli ivme kaybetti.

xxx

Kısacası, altyapı faktörü sekteye uğrayınca takımların başarı grafikleri de hızla düşüşe geçti.

Bu örnekler İzmir Futbolu için de bir başka boyutta geçerlidir.

Son yıllarda Altınordu örneğini bir kenara bırakacak olursak, tüm İzmir takımlarının yıllardır süren başarısızlıklarının temel nedeni,  yönetimsel zaaflarla birlikte altyapıya rasyonel bir şekilde önem verilmemesinden kaynaklanmaktadır…

Örneğin Altay, eski adıyla I.Lig, yeni adıyla Süper Lig’de Türkiye’de en fazla yer alan ilk 5 takım arasında yer almaktadır. Ancak, 2002-2003 sezonunda  Süper Lig’den düşmesinin ardından 15 yıldır Süper Lig hasretliği çekiyor.

Oysa, 1970 ve1980’li yıllarda Altay altyapısından A takıma sürekli elit futbolcular yetişiyor ve takımın ilk 11’in de altyapıdan en az 6-7 futbolcu yer alıyordu. Örneğin Mustafa Denizli, Miço Mustafa, Mithat Mıhçı, Bilal, Mustafa vet Ahmet Turgat kardeşler, 80’li yıllarda Reha Kapsal, Turgut Uçar, Serdar Berkin,  Akif Başaran ve daha ismini şu an için anımsayamadığım futbolcu kardeşlerim.

Aynı şekilde, rahmet ve saygıyla andığım 1970’li yılların ortalarında İzmirspor’da başkanlık yapan ve Türkiye’de ilk Spor Okulları’nı kuran, kendi tesislerine sahip, geliri olan tek kulüptü İzmirspor.

O dönem altyapıya verdiği büyük önemli İzmirspor adeta bir devrim yaptı.

Takımda yer alan 18 kişilik kadronun en az 12-13’ü altyapıdan yetişen futbolculardan oluşuyordu.

Sahaya çıkan 11’in 8-9’u altyapıdan yetişen futbolculardı.

Hatırladığım kadarıyla, kalede Ahmet, savunmanın sağında Yıldırım Uran solunda Seyfettin, defansın göbeğinde Akın Uzun ve Muharrem, orta alanda Arif, İleri uçta sağaçık Hasan Elidemir, santrfor Altan Çetindağ, solaçık Sancar…

Tabi bu kadronun geçen yıllarda arkası gelmiş, Levent Eriş, Muharrem Dirik ve daha bir çok genç futbolcu A takmda yer almış, Milli takımın çeşitli yaş gruplarına davet edilmişlerdi.

O yıllarda belli bir dönemde Göztepe altyapısından kaleci Ercan Ertemçöz, İsmail, Bülent, Burhan, Şarlo Mehmet ve ismini şu an için anımsayamadığı 3-4 futbolcu daha A takımda yer almış ve başarılara imza atılmıştı.

İşte geride bıraktığımız bu yılların ardından 2000’li yıllarda yönetimsel boşluklar ve hatalar, istenilen sistemin bir türlü kulüplerimizde oturtulmaması, plan ve programsızlıklar İzmir futboluna büyük darbe vurdu…

Kısacası…

Altyapı sorunu, yönetimsel hatalar,  plan ve programsızlık İzmir kulüplerinin büyük ivme kaybetmesine neden oldu.

Şu an da Karşıyaka ve Bucaspor, İzmir kulüpleri içinde en zor dönemleri yaşayan kulüplerimiz. Birinci sorun bu kulüplerimize her yönüyle sahip çıkacak  yönetimlerin oluşmamasıdır.

Tek dileğim tüm takımlarımızın geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarıp, kenetlenerek, sabırla ve oluşturacakları rasyonel bir plan-program ve sistemle kulüplerimizi yönetmeleridir.

İSMAİL ÖZELÇİNLER

15 Eylül 2018, İZMİR

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO