Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

09 Eylül 2018 Pazar, 20:32
Özlem Abut
Özlem Abut [email protected] Tüm Yazılar

AKLIM; EGE, GÖNLÜM; İZMİR’DE

Okullar açılacağı için günlük hayatıma ışınlamak zorunda kaldım on gün evvel.

İstanbul’un keşmekeşine alışmak da uyum sağlamak da zor…

İtiraf ediyorum aklım;

Havasında oksijeni, dalında zeytini, denizinde çuprası ile Ege’de kaldı.

İzmir;

Egenin İncisi…

Anlatmakla biter mi?

Bitmez elbette…

Harika plajları, sahil kasabaları, tarihi, kültürü ile efsane olmuş.

Konak meydanında bir gezinti yapsak, Saat Kule’sinin önünde selfie çeksek ne güzel olurdu!

Karnımız acıktığında kumrucuya uğrasak üzerine de lokmaları götürsek.

Ooooo, lezzetler bununla kalmıyor ki!

İzmir’in daha tulumu var, Surası var, Şevketi Bostan kebabı var, köftesi var, kuşkonmaz kavurması, kabak çiçeği dolması var…

Sırf mutfağı değil elbette, sakinleri de bir başka İzmir’in.

Kızlarının güzelliği, gençlerinin delikanlılığı, insanlarının yüreği dillere destan…

Yüz akı İzmir’imiz;

Medeniyetin beşiği, batı kültürünün özümüzle harmanlandığı özel bir kent…

8500 yıllık geçmişiyle yaşlı, olgun, oturaklı ancak enerjisiyle genç, canlı ve aktif.

Kıymet bilmeli, vefalı olmalı insan.

Gökten zembille inmedi bu güzellik kucağımıza.

Kan döküldü, can verildi.

Nice anne evlat acısıyla yanarken, çocuklar öksüz, gencecik kadınlar dul kaldı.

96 yıl önce, 9 Eylül 1922 tarihinde, Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir’i düşmandan kurtarmasıyla Kurtuluş savaşımız sona erdi, ulusumuz küllerinden doğdu.

Anmak vazifemiz, kutlamak ise dibine kadar hakkımızdır!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO