Son Dakika
21 Ağustos 2019 Çarşamba
”

AH ALAÇATI VAH ALAÇATI-2

Butik otel bitişiğinde bara, meskenin yanında restorana izin verirseniz insanları vitesten attırırsınız…

07 Haziran 2019 Cuma, 17:41

Geçen yıl birincisini yazmıştık. En kötü şehircilik örneklerinden biri olarak Alaçatı’yı değerlendirirken, kamu alanlarının bile ticarileşmesinden ve plansız/denetimsiz her türlü girişime yol verilmesinin sıkıntılarından söz etmiştik.
Büyükşehir belediyesinden bir arkadaşım aradı. “Hocam bazı yatırımcılar arayıp duruyor, saat 01.00’de belediye eğlence mekanlarını kapatıyormuş. Alaçatı’da gerilim yükseliyor, sen ne diyorsun bu yeni uygulamaya? Senin bir önerin var mı?”
Çok geç artık. Çok plansız ve denetimsiz gelişti diye bunu kastetmiştim. Plan yapmazsanız, her yerde her türlü işletmeye ruhsat verirseniz böyle olur. Nasıl olur özetleyelim. Butik otel bitişiğinde bar. Meskenin yanında restoran. Peki, ne var bunda? Çok şey var.
İnsanlar gece 23.00 ya da bilemedin 24.00’de uyumak istiyor ama ne mümkün. O saatten sonra başlıyor davul zurna. “Abe kaynana…” Onun bitmesini beklerseniz yanılırsınız ardından “Ankara’nın bağları..” gelecek. Yok daha yeni başlıyoruz. “Erik dalı gevrektir..” falan derken gün ışımaya başlıyor.
Yani komşuların biri güne başlarken, diğerleri yatmaya gidiyor. Aynı sokakta bu iş zor.
Ama burası eğlence kenti, insanlar İstanbul’dan geliyorlar dünya kadar para harcıyorlar. Eğlenmesinler mi? Tamam da diğeri de yatmak için otele parasını ödemiş.
Bir otel işletmecisi ile kısa bir sohbetim olmuştu geçen yıl. Adam dertli Kanada’dan bir grup 10 günlük rezervasyon yaptırmış. İkinci gün valizleri toplamışlar. Çünkü gürültüden uyuyamamışlar.
Sadece gürültü değil tabi, mafyası, otçusu, sarhoşu… şusu busu.
Peki, nasıl olmalıydı?
Çok basit. Dünyada da bizde de örnekleri var. Eğlence ile dinlence alanları planlanır ve ona göre ruhsat verilirdi. Ticari alan, eğlence alanı ve dinlence bölgesi vb. Herkes dükkan ya da ev satın alırken, kiralarken bunu bilir ona göre karar verir.
Yoksa eğlenceye ve sarhoşluğa müdahale edilsin dediğimiz yok.
Marka kent olacağız, çok sermaye gelecek derken Alaçatı, telafisi imkansız tahribatlar yaşadı. Marka kent oldu. Sermaye de geldi. Yerlilerin çoğunu dışarı da attı bu marka kent. İyi ama bu defa yönetilemez hale geldi.
Marka kent yapmaktaki amaç şehri pazarlamaktır. Temel amaç pazarlama olunca kimlik ve kişilik önemsizleşir. Alaçatı çok vahşi pazarlandı.
Cem Yılmaz, son gösterisinde biraz buna değindi. “Alaçatı’daki hangi emlakçıya gitseniz, sattığı evin eskiden Kilise olduğunu anlatıyor size. Geçenlerde bahçesinde nah bu kadar Haç bulduk…”
Şimdi o Haçı alıp günah çıkaralım artık.

www.haberhurriyeti.com/ ENGİN ÖNEN

AH ALAÇATI VAH ALAÇATI’NIN 1. BÖLÜMÜNÜ AŞAĞIDAKİ LİNKTEN OKUYABİLİRSİNİZ

AH ALAÇATI, VAH ALAÇATI

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz