Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

AĞZINIZLA KUŞ TUTSANIZ NAFİLE KALIR BÖYLE

‘Dünyanın en büyük ekolojik geri dönüşüm projelerinden birinin hayata geçmek üzere’ diye bir açıklama geldi.

07 Eylül 2018 Cuma, 14:11

İzmir’de 1 ayı aşkın bir süredir vatandaşı kenti terk etme söylemine yönlendirecek derecede olan ve nedeni ‘sır’ kesilen ‘bok kokusu’ gündemdeki yerini korurken, ‘Dünyanın en büyük ekolojik geri dönüşüm projelerinden birinin hayata geçmek üzere’ diye bir açıklama geldi.

‘Başlamak, bitirmenin yarısıdır’ edasıyla yapılan duyuruya ”Çalışma tamamlandığında, Körfez 80 yıl öncesine dönecek. En önemlisi, bu proje ile ‘yüzülebilir Körfez’ hedefine ulaşılırken, İzmir’in Akdeniz’deki rolü de güçlenecek’ ifadeleri eklendi.

TCDD tarafından Güney aksı boyunca açılacak navigasyon kanalı ile Körfez’e temiz su girişi sağlanırken, Büyükşehir Belediyesi tarafından Kuzey aksında oluşturulacak sirkülasyon kanalı da bu bölgedeki akıntı hızını artıracağı belirtiliyor.

Su kalitesi ve biyolojik çeşitlilik iyileştirileceğinin altı çiziliyor.

Gelişme ile aynı zamanda İzmir Limanı’nın kapasitesinin artacağı vurgulanıyor.

Limanın yeni nesil gemilere hizmet vermeye başlayarak ana liman olma statüsüne kavuşacağı ifade ediliyor.

‘Bölge ve ülke ekonomisi kazanacak’ deniyor.

Çünkü;

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Körfez ve Liman Rehabilitasyonu Projesi” kapsamında düzenlendiği üç aşamalı uluslararası danışmanlık ihalesi sonuçlanmış.

6’sı yabancı 12 firmanın 9 teklifle katıldığı ihaleyi Artı Proje Danışmanlık şirketi kazanmış.

Firma bir yıl içinde Körfez’in kuzey aksında açılacak kanal ile ilgili tarama yöntemini belirleyecekmiş.

Geri kazanım alanı ve doğal yaşam adaları ile  taranan malzemelerin bu alanlara aktarımı için proje hazırlayacakmış.

Şirket, danışmanlık bedeli olarak  7 milyon 950 bin lira alacakmış.

Firma ne mi yapacak?

  • 1 yıl içinde Körfez’in kuzey aksında 13.5 kilometre uzunluğunda, 250 metre genişliğinde, 8 metre derinliğinde sirkülasyon kanal açılması,
  • Kanaldan çıkacak 24 milyon metreküplük tarama malzemesinin Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi yanındaki geri kazanım alanına aktarılması,
  • Taranan malzemelerin doğal yaşam alanına en uygun yöntemle iletilmesi ve hem ada tasarımı hem de ada uygulama projelerinin hazırlanması,
  • Hazırlanan projeler  doğrultusunda İZSU yapım ihalesine çıkmasına zemin hazırlanması

işlevini yerine getirecek.

Sonra da;

TCDD Genel Müdürlüğü devreye girecekmiş.

O da;

Körfez’in güney aksında 12 kilometre uzunluğunda, 250 metre genişliğinde ve 17 metre derinliğinde 22 milyon metreküp malzemenin alınacağı Navigasyon Kanalı tarama işini gerçekleştirecekmiş.

Böyle bir gelişme normal şartlarda ayakta alkışlanır.

Çünkü yine normal şartlarda geleceğe umutla bakmamızı sağlayacak bir neden oluşur.

Ve yine normal şartlarda vatandaşın kendisini koruyup-kollamak, kendisini değerli hissetmesini sağlamak ile yükümlü kurumlarına olan ‘güven’ duygusu katlanarak büyür.

Ama normal şartlarda!

İZBAN’ın Selçuk istasyonunda geçtiğimiz bayram durup dururken vagonlardan çıkmış olması (ki o da net değil) ne idüğü belirsiz kalırken,

Foça’da ekolojik dengeyi alt-üst edecek yoğunlukta denizi petrol kaplamış olmasının kaynağı sırra kadem basmışken,

İzmirli 45 gündür soluduğu bok kokusuna ilişkin sorularına cevap alamazken ve tüm kurumlar ısrarla kulağının üzerine yatar takılırken,

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, TCDD ve İzmir Büyükşehir’den oluşan paydaşlar ağzı ile kuş tutsa nafile!

Sayarsanız, sayılırsınız.

Değerli hissettirirseniz, değer görürsünüz.

Güvenirseniz, güvenilir kalırsınız.

Adam yerine koyarsanız, sözünüzle-özünüzle karşılık alırsınız.

Vatandaş soru sorma hakkını kullanıyor, cevap alamıyor.

‘İzmirli söylenir, söylenir, alışır, susar’ takılıyorsunuz.

Dedim ya;

Ağzınızla kuş tutsanız nafile kalıyor yaptıklarınız bu haliyle!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO