Son Dakika
07 Aralık 2018 Cuma

‘AĞALIĞINIZA’ İSYAN VAR, KULAK VERİN PARTİLER

”Madem Cumhuriyet, madem  Demokrasi, madem Laiklik için mücadelemiz, koyun efendim bir sandık Çeşme meydanına, 12 adayınızı çıkarın halkın huzuruna, kendilerini tanıtsınlar ve kim çıkarsa meydan sandığından, gidin arkasından koşulsuz. ”

07 Aralık 2018 Cuma, 17:31
Madem Cumhuriyet, madem  Demokrasi, madem Laiklik için mücadelemiz, koyun efendim bir sandık Çeşme meydanına, 12 adayınızı çıkarın halkın huzuruna, kendilerini tanıtsınlar ve kim çıkarsa meydan sandığından, gidin arkasından koşulsuz. 

 

Tüm siyasi partiler Çeşme’de yakılan bir bağımsızlık ateşine kulak vermeli bence.

Bağımsız aday olması ona bu özgürlüğü tanıyan.

Aslında bir partili.

Gönül verdiği siyasi kanatta yaşadığı hayal kırıklıkları olmuş onu bağımsızlık mücadelesine iten.

Onun gibi düşünmesine rağmen partili adaylık yoluna devam edenler var mı?

Olmasa, o’nun şahsında yazmam.

Hem de çok var ama;

O netliği sergilemeleri durumunda adaylıklarının ve hatta partililiklerinin başına gelebilecekleri göze almaları gerek.

Peki kısmen de olsa var mı o babayiğitliği ‘olursa olur’ diyerek yapan?

O da var da adını vermek için onayını almaya dahi benim gönlüm elvermiyor.

Neyse;

Biz, bağımsızlık ateşini yakmış olan üzerinden aktaralım durumun vahametini yine.

Esen Fatma Kabadayı.

Bağısız Çeşme Belediye Başkan Adayı.

Genç, tuttuğunu koparan bir kadın.

Çeşme’nin yerlisi bir ailenin kızı.

Çeşmeliler çocukluğunu bilir.

Bir zamanlar, 23 Nisan’ların Çocuk Belediye Başkanlığı yaptırılacak kadar derin bir Çeşme çocuğu.

Bugün Çeşme yerel seçimleri’nde Bağımsızlık Meşalesini Yakan Kadın olarak kendini sunmuş durumda hemşehrilerinin tercih terazisine.

Sosoyal Medya’yı kullanıyor seçim sürecinde Çeşmelilere ulaşmak için.

Dağ-tepe-sokak-meydan yayınlarıyla.

2014 yerel seçimlerinde Çeşme Belediyesi  CHP Meclis Üyesi olarak adım atmış yerel yönetime.

2017’de zehir zemberek bir istifa açıklaması ile veda etmiş hem CHP’ye hem meclis üyeliğine.

Adaylık sürecindeki CHP geçmişine ilişkin canını yakmış olsalar gerek;

5 Mart Kadınlara Seçme Seçilme Hakkı Verilmesi’nin Yıldönümü anmaları vesilesiyle verdi cevabını yine sosyal medyadan.

Yine öz güven dolu yine zehir zemberek.

Neden bağımsızlık ateşi yaktığını anlattı.

Ülke gündemini meşgul eden şeyler aslında söyledikleri.

*.*.*.*

Ne dediğine kulak vermek gerek.

Söylediklerini vereceğim önce, son söz benden olacak yine;

‘’…Bir kadın olarak Atatürk sayesinde edindiğim Seçme ve Seçilme Hakkı’mı, sonuna kadar kullanmaya ant etmiş bir Türk kadınıyım.

Ve bu hakkım ile bu hakkın hakkını koruma-kollamak benim için bir borç.

Ben susmak için seçmedim, seçilmedim.

Ben memleketimin her köşesi yağmalanırken, ‘yapacak bir şey yok’’ diyenlerden olmak için seçmedim, seçilmedim.

Ben kimsenin ‘ 5 tane kadın meclis üyesi aldık, daha ne yapciğiz’’ dediği, sonra da hiçbir sözünün kayda değer bulunmadığı ‘vitrin süsü’ olmak için seçmedim, seçilmedim.

Ben; erkek egemen siyasetin kişisel ve keyfi projelerini görmeden onaylamak için seçilmedim, seçmedim.

Ben, o koltuklarda boş boş oturup, elini kaldırma zahmetinde bile bulunmadan, orada oturmaktan ibaret bırakılmak için seçilmedim ve seçmedim.

Ben, ‘emir komuta zincirindeki’ blok listelere oy vermek için de seçilmedim.

Ben, ‘sırf partiye zarar gelmesin’ diye türlü yanlışa sessiz kalmak için de seçilmedim.

 Ben, umutsuzca genel merkezlerin beğenisine sunulmak için de seçilmedim.

Ben, senede bir gün, kadınlara seçme seçilme hakkının verilme yıl dönümü ve benzeri günlerden bir gün önce karanfil dağıtıp, bütün sorumluluğunu üstünden attığını düşünenlerden olmak için de seçilmedim.

Ben 10 seçim kaybetmiş ama kendi sandığına dahi gidememiş olanları koşulsuz desteklemek için de seçilmedim.

Ben özel günlerde fotoğraf paylaşıp, üç yüz beğeni ile kendi egomu tatmin etmek için de seçilmedim.

Ben, 29 Ekim’den 10 Kasım’a  elinde bayrak, göğsünde Atatürk rozeti ; ülküsüz yürüyüş yapanların arkasında senede 3-5 gün yürümek için hiç seçilmedim.

Ben, Cumhuriyet yıkılırken, ‘Anayasaya aykırı ama; evet ‘ diyenlerin peşinden gitmek için seçmedim, seçilmedim.

Ve tüm bunlar için istifa ettim!

Ben, Cumhuriyet kadar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de kurtulması gerektiğine inananlardanım.

Ben, konuşamayanlardan olmamak için istifa ettim.

İçeriden bozulamayacak kadar bozulmuş siyasi ilişkilere, ‘dur’ demek için konuşuyorum yine dışarıdan.

Atamın, anamın, babamın partisi CHP; kılcal damarlarına kadar temizlenene dek, mücadelemi dışarıdan vermeye ve ‘bağımsızlık’ yürekliliğini sürdürmeye kararlıyım.

CHP ilçe teşkilatına da sesleniyorum;

Madem Cumhuriyet, madem  Demokrasi, madem Laiklik için mücadelemiz, koyun efendim bir sandık Çeşme meydanına, 12 adayınızı çıkarın halkın huzuruna, kendilerini tanıtsınlar ve kim çıkarsa meydan sandığından, gidin arkasından koşulsuz.  Diğerlerini de meclis üyesi yapın, kimse kendi ekibini kurmasın, kendi ağalığını ilan etmesin. Hakça olun, eşit ve adaletli olun. Ve kararınızı genel merkezinize dayatmak, sunmak cesaretliliğini gösterin. Olun ki bu keşmekeşlikten hep birlikte kutulun, kurtulalım.

Ben, Ata’ma olan gönül borcumun, Cumhuriyete olan bağlılığımın, Demokrasiye olan inancımın gereğini her koşulda yerine getirmek için, bu haklara sahibim ve bu haklarıma sahip çıkmak için şimdi Bağımsız Aday’ım.

İşte bu yüzden kendimi, Çeşme halkının, kadınlarının vicdanına koşulsuz , arkamda kimse olmadan, kimseye güvenmeden sunuyorum.’’ 

Doğru söze ne denir ki?

wwwhaberhurriyeti.com / OĞUZ ÖRNEKMadem Cumhuriyet, madem  Demokrasi, madem Laiklik için mücadelemiz, koyun efendim bir sandık Çeşme meydanına, 12 adayınızı çıkarın halkın huzuruna, kendilerini tanıtsınlar ve kim çıkarsa meydan sandığından, gidin arkasından koşulsuz. 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO