Son Dakika
25 Nisan 2019 Perşembe
08 Mart 2018 Perşembe, 16:51
Beyhan Biçkin
Beyhan Biçkin bbickin@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

ADI OLMAYAN KADININ, GÜNÜ MÜ OLUR?

Böyle özel gün dedikleri, günlerde yazıma hep aynı cümle ile başlarım. Ben özel günlere karşıyım.
Size ömrünü vermiş annenin günü mü olur? Hediye alacaksan, gönlünden geçince alacaksın, arayacaksan, saat kaç olursa olsun aklına düşünce arayacaksın.
Sevgi’nin günü mü olur? Bir gün önce 3 kuruşa olan gül’ü, sırf sevgililer günü diye 13 kuruşa almak mı sevginin göstergesi? Yoksa, bedava olan ilgi ve alaka mı?
Hele ki de bizim memleket gibi, kadın cinayetlerinin, çocuk gelinlerin, kadına şiddetin baş sıralarda yer aldığı bir memlekette Kadınlar Günü kutlamak da neyin nesi?
8 Mart 1857’de, ABD’nin New York kentinde, daha iyi şartlarda çalışmak için grev yapan bayan tekstil işçilerinin, kilitli kaldıkları fabrikada çıkan yangın sonucu 120 işçi hayatını kaybetmesi ile dile geldi.
Bakın, tarih 1857, yani, 161 sene önce, kadınlar daha iyi çalışma şartları için grev yapmış.
Biz ne yapıyoruz, 161 sene önce olmuş olayı, bize kriter koymaya doyamayan Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 1910 yılında, düzenlenen 2. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin önerisiyle kabul edilen günü, kutla kutla bitiremiyoruz.
Bu günü kutlamaya yüzümüzün olması için, kadın haklarının en az Danimarka ve Almanya’daki kadar olması gerekmez mi?
Almanya’yı tam olarak bilemiyorum ama, Danimarka’da kadın olmak, insan olduğunu hissetmekle başlıyor. Şiddet varsa, bunun tekrarının olmaması için gerekli tüm yasalar var. Şiddet uygulayanı uzaklaştırmaktan tutun, şiddete maruz kalanın kimlik bilgilerini değiştirmeye kadar gidiyor bu yasalar.
Mesela Danimarka’da bırakın bir din görevlisini, her hangi biri çıkıp ”dayak cennetten çıkmadır, Allah erkek rahatlasın diye kadını dövmeyi hak kıldı” diye açıklama yapsa anında akıl hastanesine kapatılır. Fiziksel şiddet bir yana psikolojik şiddet bile suç kapsamındadır Danimarka’da.


Eşinden ayrılıp dul kalan kadına potansiyel metres gözü ile bakılmaz mesela buralarda. Devlet korumasındadır. Çocuklarına ödenen yardım anında 2 katına çıkar. Adam, eğer adamsa bilir ki artık ayrılmışlardır, kadının ne yaptığı onu hiç ilgilendirmez. Öyle namus bilmem ne diyerek, kadını öldürme hakkına sahip değildir.
Mesela dizilerde, kadın para için adam kandıran, başkasının kocasına göz koyan, kızını ona buna yamamaya çalışan olarak gösterilmez Danimarka’da.
Kadın haklarını kutlayan Danimarka, üvey evladınla evlenebilirsin, 12 yaşındaysa evlenebilir, töre cinayetiyse indirim uygulanır demez.
Ve tecavüz. Danimarka’da vergi kaçırmadan sonra en ağır suçtur. Öyle ”rızası vardı, bir kereden bir şey olmaz”, diyen yoktur burada. Suçlu, takım elbise de giyse, cübbe de giyse cezadan kurtulamaz, cezadan indirim alamaz. Çünkü bu bir insanlık suçudur.
Mesela Danimarka’da kadınlar şort giydi diye saldırıya uğramaz. Hamile kadına sokakta sevgiyle bakarlar, anne olacak diye. Edepsiz diye saldıran olmaz. Başörtüsü olmayan kadına kiralık ev gözüyle bakan sapıklar yoktur bu memlekette.
Kadının görevi evinde oturup, çocuk bakmaktır gibi bir düşünce de yok Danimarka’da. Her yaşta kadının eğitim ve çalışma hakkı vardır.
Kadın, birey, eş, anne yani İNSANDIR.
Senede bir gün değil, her gün haklarına sahiptir. Belki de bu yüzden kadın haklarından zerre haberdar olmayan zengin hatunlar, takıp takıştırıp kadın hakları hakkında konuşma yapmaz buralarda.
Diyeceğim o ki, hak olmayan yerde kutlama yapılmasına da karşıyım ben.

CAN GAZİLERİMİ, YÜREK YANGINIM ŞEHİTLERİMİ SEVGİ SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUM.

www.haberhurriyeti.com / BEYHAN BİÇKİN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz