Son Dakika
23 Kasım 2019 Cumartesi
”

ACİL CERRAHİ

Acil cerrahi, çok zor bir meslek. Neden zor? Nasıl bir vakanın getirileceği bilinemez de, ondan….. Vaka, bir gün öncesinden planlanamaz.. İsmi üzerinde, acildir. Derhal, müdahale edilmesi gereklidir. Cerrahın, antrenmanlı olması şarttır…..

04 Mart 2017 Cumartesi, 18:33

Cerrahi geçmişimde yaşadıklarımı yazayım diye, düşündüm.
Geçenlerde, bir maden hikâyesi yazmıştım.
Bu da, bir başkası……
Acil cerrahi, çok zor bir meslek.
Neden zor?
Nasıl bir vakanın getirileceği bilinemez de, ondan…..
Vaka, bir gün öncesinden planlanamaz..
İsmi üzerinde, acildir.
Derhal, müdahale edilmesi gereklidir.
Cerrahın, antrenmanlı olması şarttır…..
Acısıyla, tatlısıyla o kadar şey yaşadım ki, sayfalara sığmaz.
İşte size, yaşadıklarım arasından çok özel bir gün…..
Almanyada’yız.
Sene 1976…..
Küçük kızım, 6 yaşında….
Bir arkadaşının babası, çiftçilik yapıyor.
Bir Pazar günü
Bizi, ailecek çiftliğine davet ediyorlar.
Seve seve gidiyoruz.
En büyük hobim, o zaman da, film çekmek.
Önce çekiyor, sonra kurguluyorum.
Çiftlikte kızımla arkadaşı, şen şakrak oynuyorlar.
Onları, bol bol filme çekiyorum……
Eve dönüyoruz.
Çok güzel bir gün geçirmiştik…….
Ertesi sabah, normal mesai başladı.
Önce vizite yaptım.
Arkasından, ogünkü ameliyat programını uygulamaya başladım…..
3 tane kalça protezi taktım.
O zamanlar, bir total kalça protezini, 35 dakikada bitiriyordum.
O kadar çabuk yapılır mı?
Diye düşünenler, mutlaka olacaktır.
Bu nedenle, bir parantez açmak istiyorum.
Sanıyorum 1975 senesiydi…
Sayın Mücahit Atmanoğlu, beni eklem değiştirme konusunda, bir konuşma yapmam için Samatya SSK hastanesine davet etti.
Konuşmanın ilginç olması için, kendi yaptığım kalça ameliyatlarını, filme çektim.
O filmlerle gittim, konuşmaya.
Konuşmam sırasında, filmleri oynattım.
Filmdeki saat, ameliyatların 35 dakikada bittiğini gösteriyordu.
50-60 kadar travmatolog ve ortopedist katılmıştı konuşmama.
Büyük bir kısmı, ameliyatların 35 dakikada bitirilebileceğine inanmadılar.
Başhekim yardımcısı Aşiret Alınç, Almanya’ya geldi.
Bende kaldı.
Ameliyatlarıma girdi.
Daha sonra Erkan Göksel, Hürriyet Gazetesi adına girdi, ameliyatlarıma………
Bunları, abartmadığımı kanıtlamak için yazıyorum.
İkisi de, total kalça protezi ameliyatlarını, 35 dakikada bitirdiğime şahit oldular.
İsteyenler, Erkan Göksel’i arayıp sorabilirler.
O, şu anda Vatan ve Milliyet gazetelerinin personel müdürü….
Dönelim, o özel güne.
Kalça ameliyatlarından sonra, iki safra kesesi ve bir apandektomi ameliyatı yapmıştım…..
Bunları, dün gibi hatırlıyorum.
Saat, öğleden sonra 3 olmuştu…..
Tam yemek yiyecektim ki, bir kaza geldi dediler.
Çok acil bir vaka.
Ogün, hastanedeki tek cerrahtım.
Hemen, ameliyathaneye koştum.
Sedyede, bir kız çocuğu yatıyordu.
Komadaydı…..
Üzerindeki örtüyü açtım.
Sağ bacağı, diz altından neredeyse kopmuştu.
Yüzü, bembeyazdı.
Belli ki, çok kan kaybetmişti.
Göğüs kafesi ezikti.
Karnı şişti…..
Çocuğu, hemen intübe ettim…..
Kan grubu biliniyordu.
Serum ve kan takıldı.
Ameliyat masasına yatırdık, zavallı çocuğu….
Kimdi peki bu çocuk?
Dün, çiftlikte küçük kızımla koşuşturan, çiftçinin kızıydı.
Ne olmuştu da, bu hale gelmişti yavrucuk?
Babası, traktörle arkaya arkaya giderken, fark edememiş ve ezmişti kızını…
Kızın bacağını dikmekle başladım…..
Çok zor bir işti, bu.
Arkasından, göğsünü açıp akciğerlerini ve akciğer zarındaki yaralarını tedavi etmeye çalıştım.
Batını açıp, karaciğerindeki yaralanmalarla uğraştım.
Karşımdaki ameliyat hemşireleri ve asistanlar değişiyor, sadece ben devam ediyordum……
Aslında, inanılacak gibi değildi tabi.
Akşam saat 11 de, çocuğu yoğun bakıma aldım.
Oranın sorumlusu da, bendim.
Onun başındaydım.
Saat geceyarısı olmuştu.
Ameliyathaneden çağırdılar.
Acile, bir başka çocuk getirmişler.
Hemen koştum.
Çocuğun apandisiti patlamış.
Ev doktoru hastahaneye yollamak yerine, teşhis koyamadığı için, evde tutmuş.
Bir süre sonra, karnı, davul gibi şişmiş.
Çocukcağız, ağrılar içinde kıvranmaya başlamış.
Anne ve babası cankurtaran çağırmışlar.
Getirmişler hastaneye.
Çocuğu, hemen ameliyata aldım….
Karnından, taslar dolusu cerahat boşalttım.
Ameliyat gece üçte bitti.
Allahlıma yalvardım.
Yüce Rabbim, şu çocukları kurtar diye.
Ne yazık ki, traktörle ezilen çocuğu, sabah saat 6’ya doğru kaybettik.
Apandisiti patlayan kurtuldu……….

www.haberhurriyeti.com / MEHMET FUAT ABUT

Yorum

  1. Sevinç Özküçük

    4 Mart 2017 at 15:35

    Gönlü güzel insanmış Doktor bey aslında aynen böyle olmalı. Meslek olarak seçtiyseniz herşeyi göze almak lazım. Teşekkürler bize bu olayı yazan ve bildirene teşekkürler bu kadar mesleğini seven doktora…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz