Son Dakika
15 Temmuz 2019 Pazartesi

AB “KISIRLAŞTIRIN” ERDOĞAN “DOĞURUN” DİYOR  (53)

Erdoğan’ın çok çocuk istemesi bir yana, gösterdiği gerekçeye ne demeli…

25 Şubat 2019 Pazartesi, 19:50

Erdoğan’ın çok çocuk istemesi bir yana, gösterdiği gerekçeye ne demeli:

“Avrupa nüfusu yaşlanıyor, bizim nüfusun genç kalması için habire doğurmak lazım. Her ailede çocuk sayısı artarsa, Avrupa’nın açığını kaparız…Onun için kadınlar çocukları üçlesin” mi demek istiyor, anlaşılır gibi değil.

………….

Patitan ahalisi, Avrupa Birliği’nin, sokak hayvanlarının kısırlaştırılması için sivil toplum kuruluşlarına fonlar vasıtasıyla para (euro) akıttığını bilmeseler bile, “kısırlaştırılma” olgusunun iyi bir şey olduğunun farkındaydılar.

Kısırlaştırılmak demek, hayatın korku ve dehşet içinde sürmesi yanında biraz daha fazla yaşamak demekti.

Dünya nimetlerinden biraz daha fazla pay almak demekti. Pastadaki dilimlerin çoğalması demekti.

Çünkü pasta aynıydı.

Hayvanlar çoğalıyordu.

Pasta, hayvan sayısı kadar ve aynı oranda büyüse, barınaklar açılsa, oteller yapılsa, rehabilitasyon istasyonları kurulsa, sivil toplum kuruluşları artsa…

Ve tüm hayvanlar kendilerine yeteri kadar yiyecek bulabilseler…

Harika olurdu tabi ki.

…………

Yazarın notu:

Ülkede Sivil toplum kuruluşları henüz yerli yerinde oturmuş değildi.

Sayıları azdı. Ehil ellerde değillerdi.

Hayvanseverler vardı. Bir kısmı hayvandan çok“kendilerini sevenler” grubun dahildi.

2007’ler sonrası yani AKP döneminde de, Hayvanlar üzerinden rant sağlamak, popüler olmak modaydı. Böyle amaç ve niyeti taşıyan kadınların sayısı, gerçek hayvan sever kadınlardan çok olunca işler çarşafa dolanıyordu.

Din üzerinden değil. Siyaset üzerinden de değil.

Bu kez de hayvanlar üzerinden rant ve prim sağlamaya çalışan, onların hayvanlara yardım maskesi kullanılarak bir yerlere gelmek isteyenler ortaya çıkıyordu.

Daha çok  atılgan, bağımsız, eleğini duvara asmış ev kadınlarıydı bunların çoğu…

Yeni yeni üniversitilerden mezun olan genç kızlar bu alana geliyorlardı ama sayıları çok azdı.

Tam da 2008 global ekonomik krizin eşiğinde olan Türkiye’de Başbakan Erdoğan’ın durup dururken, kadınlara dönüp “Hadi bakalım herkes 3 çocuk doğursun” demesi, sokak hayvanları dünyasında büyük şaşkınlık yarattı.

Hatta öfke…

Erdoğan’ın çok çocuk istemesi bir yana, gösterdiği gerekçeye ne demeli:

“Avrupa nüfusu yaşlanıyor, bizim nüfusun genç kalması için habire doğurmak lazım. Her ailede çocuk sayısı artarsa, Avrupanın açığını kaparız…Onun için kadınlar çocukları üçlesin” mi demek istiyor, anlaşılır gibi değil.

………….

 Patitan’daki kedilerin Erdoğan’ın bu “nesli çoğaltma” çağrısını duymaları normaldi. Çünkü herşeyden haberleri oluyordu. Neticede  Gazeteciler sitesinde yaşıyan kedilerdi.

Gerçi sitedeki gazetecilerin çoğu emekliydi. Çoğu değil yüzde 99’u. Çalışan bir kaç kişi vardı, bilinmez?

Ama olsun haber yayılmaya görsün.

Mernuş, Başbakanın çağrısının kendi üzerinde yarattığı negatif etki yüzünden duvarın üzerinde uyuklamaya başlamıştı bile.

Göz kapaklarını artık tutamayacak haldeydi.

Kuyruğu yine iki kavis yaptı havada. Rüyasında neler görüyordu acaba bizim Mernuş?

Site içindeki yaşantılarında anormallik yok gibi görünse de huzurlu değildi kimse.

Çünkü Patitan’nın  bahçesine gelen-giden kedilerin sayısında artmalar gözlemleniyordu..

Bu nüfus artışı kendilerini seven ve koruyan aileleri yine güç durumda bırakıyordu.

Türkiye genelinde olduğu gibi Ankara’da kısırlaştırma işi çok yavaş gidiyor, barınakların açılması gecikiyor, sokaklardaki köpek popülasyonu bariz biçimde yoğunlaşıyordu..

Bu iyi değildi.

(Devam Edecek)

www.haberhurriyeti.com / Sezai BAYAR

***

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

KATLİAMCILARA CEZA…(52)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ailelere yönelik çağrı yaparken “Herkes üç çocuk doğursun”  tavsiyesinde bulunması kısırlaştırılmayı

“BU DÜZEN ER GEÇ DEĞİŞECEK…”(51)

Üç evladını cinayete kurban veren bağrı yanık, kederli ve acılı  annenin+ “İlahi adalet varsa eğer, bunu dağıtanın adil davranacağına inanıyorum. Bu inancımı hala koruyorum” diyerek gözyaşı dökmesi çiğerleri dağlıyordu…

KANLI PATi iZLERi (50)

Cinayetlerin üzerindeki sır perdesi neden kaldırılamıyor

Cızırtı (49)

Sokaklarda hayvanların kaka yapmaları yasaktı. Bula bula ana caddeyi pisletmek ne anlama geliyordu ki. İnsanlardan bir anlamda intikam mı

WEB Sayfası bloke…(48)

F-Tipi cezaevlerini insanlar için yaptılar ama orada tek başına kalan mahkumlar hiç mutlu olmadılar, ölüm oruçlarını sürdürdüler, kimileri de öldü.

Yavruları “ev”lendirdik…(47)

Benek gelişmelerden habersizdi. Acaba yavrularından ayrılacağını, onların sıcacık yeni bir yuvaya uçacaklarını hissetmiş miydi?

Bebelere isim…(46)

Yavrunun yüzünde, Arap şeyhlerini andırır bir çizgi taşıdığını da eklemek isterim. Bir tek uzun entarisi (!) eksikti sanki.

Erbakan Hoca’ya nasıl votka içirdik (45)

Ankara gazeteciler Cemiyetini ziyaret eden Milli Nizam Partisi Genel Başkanının istediği portakal suyunun içine muziplik olsun diye bir miktar votka

Nankör kedi  (!)  Çankaya’da mı ? (44)

Yıl 2001…Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gergin anlar. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Başbakan Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlattı. Anında tepki

Eve giren köpek ve “nankör kedi”…(43)

Alman Haber ajansının servis ettiği habere göre bir kedinin sahibi ekmeğine yağ sürerken elinden güya bıçağını düşürmüş. Düşen bıçak ayak

Hayvan Siyaset Belgesi…(42)

Tarçın, yabancıların irticai  faaliyetlerde bulunmak için bahçeye sızmaya çalıştıklarına dikkat çekti. İranvari bir şeriat devleti  kurma yanlılarının

HKKK Toplanıyor…(41)

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir. Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış

Yaşam felsefesi…(40)

Torunlar, yeni yetmeler salonun her yanında cirit atıp, koltukların üstünde oyunlar oynarken, Yudum’un asistanı trafik kazası geçirmiş bir kediye acil

Cennetten gelen iki misafir…(38)

Benek’in doğumu sırasında bahçedeki hayvanları biraz ihmal eder gibi olduk haklı olarak. Minik yavruların dünyamıza karışması, gözdemiz olan

Benek anne mi oluyor yoksa ?(37)

Görülmeye değer bir manzara. Annelerinin memelerini bulamayan, gözleri görmediği için kardeşleriyle birbirine sarılan yavrular iyi kötü süt emmek için

“Çuval ” operasyonu…(36)

Açıkcası “savaş” ilan etmişlerdi bize. Irak’ı sebepsiz işgal etmiş Amerikan güçlerini kendilerine “model” kabul etmiş zihniyetten korkulurdu.

Dünyada mekan, Ahrette iman…(35)

Mernuş, yavruları ve diğer kediler, mehtaplı bir gecede zifiri karanlığın içine düşmüş gibi algıladılar son durumu. Ve kendilerini dımdızlak gibi

“Merhamet ve Adalet İstiyoruz” (34)

“Merhamet, vicdan ve adalet bir gün size de gerekebilir.. Kesinlikle torpil ve himaye istemiyoruz. Pozitif ayrımcılıktan  nefret ediyoruz.Sakın ha, eskiden

“İlahi Adalet” … (33)

“Karasurat”ın arabası Söğütözü yakınında büyük bir kaza yapmıştı. Bariyerlere çarpan arac hurda haline gelmiş, kendisi hemen ameliyata

Hayvan Hakları Yasası…(32)

Necati son gelişmeden habersizdi. Arkadaşları dünyaya gözlerini açar açmaz bir aile buluyorlar, doğada korunuyordı. Geziyorlar, koşuyorlar,

Hafiyeler (!) İz Peşinde…(31)

İnsanlıktan nasibini almamış, psikopat, ruh sağlığı zedelenmiş bu  mahluklar,  değil hayvan sevgisini, insanlara, yakınlarına ve akrabalarına karşı dahi sevgi duygusunu açığa çıkarmaktan acizler. Bu tip varlıklara  akıl ve sevgi “damlalıkla

Yönetimden “köpek” taktiği. (30)

Tami son derece sevecen bir yaratıktı. Herkese aynı mesefade duran ve herkese aynı sıcaklıkta yaklaşan bir köpek. Hatta  bazılarına göre “yılışık”

 Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10

 “Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve  onların

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

Sıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

Hem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz