Amatör denizciyi tarih bağrına bastı!

Bir yap işlet devret modeli olarak ortaya çıkan İzmir Liman ve Rıhtımı sözleşmesi 1867 yılında imzalandı. Smyrne Quay Company adı ile işe başlayan İngilizler, 1875 yılında limanı ve 1876 yılında da Pasaport mevkiindeki binaları tamamladı. 2019 yılından itibaren de Teknepark olarak yaşayacak. Özel tekneler rıhtım şeridine, dolayısıyla kordona bağlanabilecek.

05 Aralık 2018 Çarşamba, 18:21
Bir yap işlet devret modeli olarak ortaya çıkan İzmir Liman ve Rıhtımı sözleşmesi 1867 yılında imzalandı. Smyrne Quay Company adı ile işe başlayan İngilizler, 1875 yılında limanı ve 1876 yılında da Pasaport mevkiindeki binaları tamamladı. 2019 yılından itibaren de Teknepark olarak yaşayacak. Özel tekneler rıhtım şeridine, dolayısıyla kordona bağlanabilecek.

İzmir tarihinde 151 yıllık geçmişe sahip olan ve Pasaport ile kordon kara şeridinin bir bölümü içeren Rıhtım, uzunca bir aradan sonra yediden Denizcilik ile buluşuyor. İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, denizci ülkelerde amatör denizcilere uygun maliyetlerle bağlama ve barınma hizmeti veren Teknepark modelinin İzmir’de söz konusu alanda hayata geçtiğini müjdeledi.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün Pasaport rıhtımını tekne sahiplerine ve kullanıcılarına açmasının deniz ve liman kenti İzmir için büyük bir adım olduğunu ifade eden Öztürk, denizcilerin uzun yıllardır hayalini kurdukları kent merkezinde bağlama yeri projesinin hayata geçmesinden mutluluk duyduklarını dile getirdi. Kıyı Emniyeti İzmir Müdürlüğü tarafından Pasaport rıhtımı teknepark ücretleri 50 metrekarelik alanın günlük metrekare ücreti bir 1 TL, 51-100 metrekarelik alanın metrekare ücreti 1.15 TL, 101-150 metrekarelik alanın metrekare ücreti 1.25 TL, 151 metrekareden büyük teknelerin metrekare ücreti ise 1.30 TL olarak belirlendi. Aylık, altı aylık ve yıllık seçeneklere göre bu fiyatlar daha indirimli olacak. Tekneparkta kullanıcılara elektrik ve tatlı su hizmeti de verilecek.Bir yap işlet devret modeli olarak ortaya çıkan İzmir Liman ve Rıhtımı sözleşmesi 1867 yılında imzalandı. Smyrne Quay Company adı ile işe başlayan İngilizler, 1875 yılında limanı ve 1876 yılında da Pasaport mevkiindeki binaları tamamladı. 2019 yılından itibaren de Teknepark olarak yaşayacak. Özel tekneler rıhtım şeridine, dolayısıyla kordona bağlanabilecek.

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf  Öztürk, “Günümüzde küçük bir tekne almak lüks değil. Ancak deniz tutkunları şehir merkezine yakın ve daha uygun fiyatlı bağlama yerleri arıyor. Bu teknepark sayesinde halkımız teknelerini rahatlıkla denize indirebilecek. Böylece tekne almak veya kullanmak isteyenlerin hevesi artacak. İzmir Körfezi’nde tekneler süzülecek. İzmir’in tarihi merkezi 24 saat yaşayan bir yer olacak. Bu proje tekne sahibi olan herkes için çok cazip. Ben de gelip gönül rahatlığıyla teknemi Pasaport’a bağlamayı tercih ederim” dedi. Bu tekneparkın bir İzmir modeli olarak önce kentin değişik noktalarına, sonra Türkiye geneline yayılmasını öneren Öztürk, özellikle teknelerin karaya çekileceği raflı tekneparlar ile İzmir Körfezi’nin cazibesinin artacağını sözlerine ekledi.

İZMİR RIHTIMI TARİHİ

Bir yap işlet devret modeli olarak ortaya çıkan İzmir Liman ve Rıhtımı sözleşmesi 1867 yılında imzalandı. Smyrne Quay Company adı ile işe başlayan İngilizler, 1875 yılında limanı ve 1876 yılında da Pasaport mevkiindeki binaları tamamladı. Projelendirme ve inşaat sırasında İzmir Körfezinin, Bezmi Alem Valide Sultan Vakfına ait olması pek çok bürokratik sorunu da beraberinde getirmişti.

Şirket büyük becerililikle bu sorunları çözmüş ve Osmanlıdaki mevcut ve çıkacak bütün vakıf kanunlarına uymayı kabul etmişti. İlk anlaşmada imtiyaz süresi 1912 yılında bitecekti. Zaman içinde ek inşaatlar ve politik gelişmeler sonucunda imtiyaz süresi 1891 yılında, 31 Aralık 1953 tarihine kadar uzatıldı. Ancak, Cumhuriyet dönemi reformları içinde imtiyaz 1933 senesinde sonlandı ve Türk Devletince, Liman ve Rıhtım satın alındı. Böylece Société des Quais de Smyrne’in elde ettiği verginin yüzde 12’sini Osmanlı Devletine, yüzde 8’inin de İzmir Belediyesine verilme koşulu ile birlikte şirketin başına buyruk hareket etmesi ve rıhtım vergisini istediği zaman izinsiz iki misline çıkarması gibi koşullar da ortadan kalktı. Bir yap işlet devret modeli olarak ortaya çıkan İzmir Liman ve Rıhtımı sözleşmesi 1867 yılında imzalandı. Smyrne Quay Company adı ile işe başlayan İngilizler, 1875 yılında limanı ve 1876 yılında da Pasaport mevkiindeki binaları tamamladı. 2019 yılından itibaren de Teknepark olarak yaşayacak. Özel tekneler rıhtım şeridine, dolayısıyla kordona bağlanabilecek.

Limanın yapılması ile ortaya çıkan kıyı önündeki Rıhtımın genişliği Jacques Pervititch planlarında belirtildiği üzere 20.00 metre genişlikte yapılmıştı. Bu durum kısa zamanda gemilere yüklenecek ve gelen malların Rıhtım yolu üzerinde birikmesine neden olmakta ve bir karmaşa çıkmakta idi.  Bu sorunun ortadan kalkması için şirket 1880 yılında hem yeni imtiyaz hakları elde etmek hem de yeni depo alanları oluşturmak için yeni dolgular yaparak 1880 yılında Gümrük Depolarının ilk kısmını ve sonraki yıllarda da ikinci kısmını inşa etti. Artık Liman, Gümrük Depoları ve Yönetim Merkezi ile tam olarak faaliyete geçmişti. Bu aşamada 4 kilometreyi bulan Rıhtım, Aydın/Punta Garına kadar tamamlanmış ve yeni dolgu alanlarında oluşan parsellerde yeni binalar yapılmaya başlanmıştı. Bu İzmir kıyısının karşılaştığı dördüncü dolgu idi. Şirketin görevli başmühendisi Polycarpe Vitalis’in düzenlediği yeni kıyı planı ile İzmir’in denize dik açılan ve İmbatı içeri alan sık aralıklı sokakları yerine kıyıya paralel uzanan uzun parsellerin yapılması kıyıya görkem kazandırmıştı ama iç kesimlere giren İmbat artık şehrin iç kesimlerinde hissedilmez olmuştu. Her şeye rağmen tesislerin bitmesi ile İzmir modern dünyanın bir parçası olmayı bu yatırım ile elde etmişti. Rıhtım yapımı öncesi 150.000 olan İzmir nüfusu 1900’lü yıllara gelindiğinde artık 300.000 kişiye ulaşmıştı.Bir yap işlet devret modeli olarak ortaya çıkan İzmir Liman ve Rıhtımı sözleşmesi 1867 yılında imzalandı. Smyrne Quay Company adı ile işe başlayan İngilizler, 1875 yılında limanı ve 1876 yılında da Pasaport mevkiindeki binaları tamamladı. 2019 yılından itibaren de Teknepark olarak yaşayacak. Özel tekneler rıhtım şeridine, dolayısıyla kordona bağlanabilecek.

İzmir Rıhtımı bir uçtan diğer uca, boylu boyunca şehrin sosyal, ekonomik, politik ve tabiatı ile kültürel hayatının bir yansıması ve odağı olarak ortaya çıktı ve hayatını 1922 yılına kadar sürdürdü. Bu hayatın içinde haberleşme ve ulaşım da büyük yer tutmakta idi. Osmanlı döneminde her devletin haberleşme erki olması nedeni ile pek çok devlet kendi posta servislerini hep Rıhtım üzerinde tesis etmişti. Deniz yolu ile İzmir’e gelenler de bu kesimde inşa edilmiş Pasaport Dairesinden izin alarak şehre girmekte ve hemen şehrin büyüsüne katılmakta idiler. Bu büyü şehre her geleni etkiler, Rıhtım üzerinde aldıkları nefesle hemen İzmirli olurlardı. Bu nedenle İzmir Rıhtımında dolaşmak şehri tanımak idi. Şehrin aynası, şehrin tüm hayatının yansıması burada başlar ve burada biterdi. İzmir o denli ünlü ve sevgi dolu bir şehir idi ki, İzmir’i görmeden, İzmir’e hiç gelmemiş Victor Hugo dahi Les Orientales isimli kitabındaki La Captive isimli şiirinde, daha İzmir Rıhtımı yapılmadan İzmir’i anlatırken, bir kıskançlık içinde, “Smyrne est une princesse” (İzmir bir prensestir) dediği methiye dolu 9 kıt’a kaleme almıştı. (Kaynak Yazı: Prof.Dr.Çınar Atay)

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO