Son Dakika
20 Nisan 2019 Cumartesi

2019 YILINDA  FİNANSAL PİYASALARDA YAŞANACAK TÜRBÜLANS

23 Aralık 2018 Pazar, 19:21

 FED (AMERİKAN MERKEZ BANKASI) ‘NIN 2019 YILI SEYRİ

Fed, ekonomiyi piyasa dalgalanmalarına karşı korumaya çalışırken eş zamanlı olarak Fed’in görevi enflasyonu da kontrol altında tutmakla yükümlü olmasıdır. Bu nedenle enflasyonu yüzde 2’nin üzerinde tuttuğu için oranların artması doğru harekettir. Eğer Fed faizleri artırırsa, Dolar güçlenir, petrol fiyatları artar, paranın fiyatı artar ve dünya ekonomisine daha fazla belirsizlik eklenir, ekonomik büyüme yavaşlar. Ekonomi ekşi olursa, Federal rezervi suçlamaya hazırlanan bir kesim mevcutken yaşanan bu durgunluk korkuları da enflasyona yol açmaya meğillidir. Haliyle, Fed’in görevi, en azından doğrudan olmasa da, borsaya değil, işsizlik ve enflasyona değinmektir. Bu nedenle Fed piyasayı dinliyor ve faiz oranını yükselterek sorumlu davranıyor.

2019 yılında neler mi olacak?

Küresel sistemde doları yöneten FED 2019 yılında da faiz arrtırmaya devam edecek. Serbest piyasaların derdi haline gelecek olan DOLARIN abartılı hareketleri özellikle inşaat sektörlerini Mart ayından itibaren zorlayacak. Farkındaysanız, 2018 yılında doların önce Türkiye ekonomisinde sonra da İran’ da yaratmış olduğu eş zamanlı kasırgayla birçok ülkenin ekonomiside derin kırılmalar yaşanmıştı. İnce hesaplarınızı şimdiden yapıp 2019 yılı Nisan ayına girmeden tedbirlerinizi alın.

Altın cephesinde ise; Nisan ayında küresel sermayenin yön değiştirmesi ve yaşanacak İran türbülansı yüzünden dengesi bozularak düşme eğilimine girecek.

Halkbank Ocak ayında Türkiye gündemine oturacak. Ceza alacak mı diye sorgulanırken özelleştirme cephesinde yeşil ışık yakanlara olumlu cevap verebileceğini 2019 yılı sürecinde göreceğiz. Yaşananların bedeli olarak birtakım yaptırımlara tabi kalacak olsa da yeni bir yapılanma sürecine girecek.

Medya ve inşaat sektörü 2019 yılının Ocak ayından başlayacak şekilde sancılı bir süreçte imtihanını verecek.

THY’nın bile özelleşmeye sıcak bakacağı bir 2019 yılı bizleri bekliyor. Dünya arenasında Türkiye’ nin stratejik konumunu 2019 yılında hep birlikte hissedip göreceğiz.

Otomotiv sektörü için 2019 yılı pek parlak geçmeyecek. Dar boğazdan geçen sektörün özellikle 2019 yılı sonbahar aylarında Almanya gibi bu sektörde güçlü firmaları bile büyük sınav verecek ve çözüm arayışına gidecek.

Son yıllarda yaptırımlara maruz kalan büyük şirketler Nisan ayında patlak vermeye başlayacak. Otomotiv sektörü, ilaç sektörü, medya sektörü,  Neden mi?

Dünya kendisini küresel bir krizin içinde bulacak da ondan. Para birimleri el değiştirirken, birçok ülkenin borsasının yerinde saydığını ve kimseye para kazandırmadığını göreceğiz.

Kripto paraların hisse senetleri ile tanışırken, kripto paraların da kendi içinde bir borsa yapılandırmasına doğru hızla ilerlediğini fark edeceğiz.

Teknolojinin hiç durmaksızın gelişmesi ve üretimin genel anlamda dünyada tıkanması özellikle doların 2019 yılı ve izleyen yıllarda değerli gibi görünen para birimi olma vizyonunu kaybedeceği sinyallerini veriyor.

Gerçek ekonomik savaşın 2019 yılı son dönemlerinde başlayacağını ve Türkiye’nin önünde eğilmeye başlayan kapitalist güçlerin olduğunu fark edeceğiz.

Hatırlayacak olursanız;

1987 WALL STREET (KARA PAZARTESİ) KRİZİ

Krizden kısa süre sonra ABD’de merkez bankası (FED) olası daha büyük bir krizi önlemek adına piyasalara kısa dönemli faiz oranlarını hızla düşürerek müdahale etmişti. Böylece ekonominin bir durgunluğa veya banka krizine girmesini önlemeye çalıştı. Bu çabaların sonucu olarak kısa sürede dikkate değer düzelmeler gösteren finansal piyasalar toparlanmaya başladı. Ek olarak kriz sonrası dönemde, şirketlerin hızla düşmüş olan piyasalarda kendi hisse senetlerini geri almasıyla birlikte toparlanma çok uzun sürmemişti. Peki yaşanan bu krizin nedenleri neydi?

Piyasalarda işlem gören menkul değerlerin spekülatif hareketlerle aşırı değer kazanması ve spekülatif balonlar oluşması 1987 krizine zemin hazırlamıştı.

Piyasalarda yaşanan rekor seviyeli yükselişlerle birlikte ekonomideki gelişmelerin ve orantısız borsa yükselişlerinin yarattığı psikolojik hava ile birlikte ABD ve Avrupa piyasalarında yatırımcıları etkisi altına alan olumsuz beklentiler krize zemin hazırlamıştı.

Borsa piyasasını büyütmek için tahvil piyasasını ve ekonomiyi görmezden gelmek olmaz. İşte ABD ‘ de Nisan ayında 1987 yılında yaşanan Kara pazartesi gibi benzeri bir krizin yaşanması kaçınılmaz olacak.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz