Son Dakika
22 Temmuz 2017 Cumartesi
green card

Ve Karşıyakalı Kurtalan

“Aramızdan ayrılışının 18. yılında, unutulmaz sanatçı Barış Manço’ya duyulan özlem ve Kurtalan Ekspres piyanisti Öz Karşıyakalı Ömür Gidel’e duyduğumuz gurur adına…”

11 Nisan 2017 Salı, 14:06
Ve Karşıyakalı Kurtalan

“Aramızdan ayrılışının 18. yılında, unutulmaz sanatçı Barış Manço’ya duyulan özlem ve Kurtalan Ekspres piyanisti Öz Karşıyakalı Ömür Gidel’e duyduğumuz gurur adına…”

www.haberhurriyeti.com / RÖPORTAJ
Seslerin ve ezgilerin büyüleyici dünyasına adanmış bir yaşamın öznesidir Barış Manço. Dudaklarından dökülen nağmelerle milyonların içini ısıtan eşsiz bir sestir. Doğu’dan Batı’ya iletişim köprüsü kurmanın yaşamdaki görevi olduğuna inanan Barış Manço’nun, oğullarına sırasıyla Doğukan ve Batıkan adlarını vermesi, onun “barış” ideolojisinin göstergesi değil midir? Eserleri, Flemenkçe’den Japonca’ya dek on dile çevrilerek yerel sanatçılar tarafından tekrar seslendirilmiştir. Dünyaya adını duyuran Manço, en çok da Uzak Doğu’da Japonya’da tanınmaktadır.

Müzik dünyamızın “delikanlısı”, Anadolu’nun sözlü geleneğini, kahramanlık destanlarını, koç yiğitlerini, çiçeği koparılıp ellere verilen Dağlarını, ölümsüz aşklarını, hüzünlerini ve acılarını dillendirir şarkılarında. “Nane Limon Kabuğu”, “Domates, Biber, Patlıcan” gibi gündelik yeme içme alışkanlıklarımızı ve sokak kültürünü, şarkılarının neşeli ve muzip nesneleri haline getirebilen ender söz yazarlarımızdandır.

Yalnız büyüklerin değil küçüklerin de sevgilisiydi Barış Manço. Müziğimizin “çelebi sesi”, çocuklara, renklerini dağıtan doğanın dengesini anlatıyor ve bazen “Günaydın” diyerek sevgi selamını gönderirken, bazen de onlardan “Müsaadelerini” istiyordu. Çocuklar, Barış Ağabeylerinden dişlerini fırçalamayı, süt içmeyi, arabanın ön koltuğunda oturmamayı öğrenmişlerdi.

2 Ocak 1943’te İstanbul’un Üsküdar semtinde doğmuştur. Annesi Türk Müziği eski sanatçılarından Rikkat Uyanık’tır. İlk sahneye 1958’de Galatasaray Lisesi’nde kurduğu “Kafadarlar” grubuyla Galatasaray Lisesi’nde çıkmıştır. Müzikle ilişkisini hiç koparmaz. 1971 yılında kurduğu “Kurtalan Ekspres” grubunu, mimarlık öğrenimi için gittiği Belçika’ya da götürür. Almanya, Belçika, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde konserler verirler. Birçok batı ülkesinde Barış Manço şarkıları çalınır. “Sabah Seher Vakti”, “İşte Deve İşte Hendek”, “Dağlar Dağlar” onun ilk adımlarıdır. Yurda döndüğünde nasıl karşılanacağı için umutsuzdur. Otuz beş yaşında ülkesine geldiğinde binlerce kişi onu “Dağlar Dağlar” ile karşılar. Ümitlenir. “Çizgileri bırakıp kağıda, kaleme, notalara sarıldım. İşte, o günden bu yana birçok beste…” diyecekti SES dergisine 1978’de verdiği röportajda.

BARIŞ MANÇO KARŞIYAKA’DA

Bu arada Barış Manço’nun, vefatına dek birlikte çalıştığı ünlü “Kurtalan Ekspres” grubunun piyanist ve klavyecisinin doğma büyüme Karşıyakalı olduğunu biliyor muydunuz? Ömür Gidel… Büyük yetenek, bizim gurur kaynağımızdır. Barış Manço’nun “Benim en iyi arkadaşlarım ve dostlarım” dediği Kurtalan Ekspres’le, Karşıyaka Festivali’nin kuruluş yıllarında (1984 yılıydı sanırım) Yalı Caddesi’nde verdiği konseri hiç unutamam. O akşam bütün Karşıyaka oradaydı. Genç Manço, sahneye çıkıp: “Dağlar Dağlar” şarkısını söylemeye başladığında, coşkulu alkışlar gökyüzüne yükseliyordu. Sanatçı, aynı yıllarda üst üste on kez geldiği “Fuar Gecelerinde”, her gelişinde İzmirlilere yeni repertuarını sunuyordu.

Bizler, onu “uzun saçları, aynalı kemerleri, gösterişli yüzükleri ve sırma işlemeli folklorik kıyafetleriyle çok sevmiştik. Hele elleri… Sahneye çıktığında Barış Manço ve elleri sanki üç kişiydiler. Elleri, onun yardımcı sanatçılarıydı. Ona eşlik ediyorlardı.

AH, BU ŞARKILAR…

Barış Manço şarkıları! Üç kuşağın şarkılarıydı…1970’li yılların başında annem, hastayken İzmir’den bana yazdığı mektuplarda, radyoda dinlediği Barış Manço şarkılarından alıntılar da yapardı: “Ölüm Allah’ın emri/ Ayrılık olmasaydı.” Annemden sonra Barış Manço şarkılarını onun için de dinler oldum. Yapayalnız kaldığım zamanlarda “Gözlerimde yaş, kalbimde sızı/ Unutamadım seni” şarkısı dilimden düşmezdi. Çocuklarım da Barış Ağabeylerinden: “Alnı açık, gözü tokların başköşeye/ Kula kulluk edenlerin taş köşeye” oturacağını öğrendiler. Daha neler neler… Barış Manço şarkıları, bugün de bütün tazeliğiyle içimizi ısıtmaya devam ediyor.

BARIŞ MANÇO MÜZE EVİ

1999 yılında yitirdiğimiz değerli sanatçımız Barış Manço’nun yaşadığı, eserlerini yarattığı ve yaşama veda ettiği Moda’daki “Müze-Evi”ni ziyaret etmek, içimde bir özlemdi. Bu yıl, İstanbul’da erguvanların açtığı bir mevsimde, duvarında “Barış Manço/ Moda 81300” yazan “Barış Manço Müze-Evi”nin kapısında buluverdim kendimi…

Kalbim heyecanla çarpıyordu. 19. yüzyılda Moda Burnu’nda Victoryen tarzında yapılmış bu güzel köşk, Kadıköy Belediyesi tarafından yenilenerek bir müze-ev haline dönüştürülmüş. Kalabalık bir ziyaretçi topluluğuyla evin bahçesine girdiğimizde, Barış Manço “Adam Olacak Çocuklarıyla” karşıladı bizi. Bahçede Manço’nun arabası ve şarkı sözlerinden esinlenerek yapılan domates, biber ve patlıcan maketleri bulunuyor. Manço, duygusallığı seçtiği yaşam biçimine uygun olarak evinin dekorasyonunda “romantik çağı” tercih etmiş. Salonda, “O benim rüyam” dediği kuyruklu piyanosunun başında oturmuş beste yapıyordu.

Aldığı ödüller, kıyafetleri, takıları özel olarak hazırlanmış vitrinlerde sergileniyordu. Gezdiğimiz her yerde, Barış Manço şarkılarıyla yanı başımdaydı. Piyanonun tuşlarına basar gibi çıktığım merdivenlere, duvarlara Barış’ın şarkı sözleri ve notaları nar taneleri gibi serpiştirilmişti. İki katlı, güzel köşkte anılarımı tazeledikten sonra dinlenmek için indiğim “Kış Bahçesi”nde, Manço’nun vefatına kadar hiç ayrılmadığı “Kurtalan Ekspres” karşıladı beni.

İçlerinde, Karşıyaka’mızın gururu Ömür Gidel’in de klavye çalar biçiminde yapılmış heykelini görünce nasıl heyecanlandım ve gururlandım anlatamam! Karşıyaka’ya dönünce ilk işim, değerli müzisyenimiz Ömür Gidel’i ziyaret etmek olacaktı.

KARŞIYAKALI KURTALAN, ÖMÜR GİDEL’LE SÖYLEŞİ

Öz Karşıyakalı bir müzisyen: Ömür Gidel. Nice çocuğumuzun yüreğine (benim oğlumun da) “müzik sevgisi” tohumlarını eken, yeşerten, büyüten kişidir. Aynı zamanda “değerli” bir insan olduğu için öğrencileri yıllar geçse de onu unutmazlar, daima sevgi ve saygıyla anarlar. Ömür Gidel’le Karşıyaka-Aksoy’daki stüdyo-sunda, Barış Manço üzerine bir söyleşi yaptık. Şimdi, sözü değerli müzisyenimize bırakalım:

“ Biz çocuktuk. Sokakta “Barış Mançoculuk” oynuyorduk. Belki bu sevgiyle müzisyen olmayı tercih ettim. Efes Oteli’nin bahçesinde çalışıyordum. Yıl 1978, Fuar zamanıydı. Barış Manço da yanımızdaki Karaca Oteli’nde kalıyordu. Biz sahnedeyken o da otelin terasından bizi dinlemiş. Beğenmiş beni herhalde. Bir teklif geldi ve ben tereddütsüz kabul ettim. “Kurtalan Ekspres”e girdiğimde, Barış 37 yaşındaydı. Sonra macera başladı.

Oldukça hareketli bir yaşam… Çakıl Gazinosu’nda birlikte çalıştık. Sayısını hatırlayamadığım kadar konser, Türkiye ve Avrupa turneleri var. Albüm çalışmaları, televizyon programlarımız var. İlk klipi biz çektik: “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa”. Ben, arzuhalci rolündeyim. “Yaz dostum” diyor ya ben de yazıyorum. Sonra onu aradık; fakat bulamadık. O zaman tek kanal, bütün Türkiye seyrediyor.

Barış’ın vefatından önce, kişisel nedenlerle gruptan ayrılmıştım. Vefat haberini öğrendiğimde çok üzüldüm. İstanbul’a giderek cenaze törenine katıldım. Sonra Kurtalan Ekspres’e tekrar girdim. İstanbul’da ve Kıbrıs’ta konserler verdik. Kuşadası’nda, 2000 yılında düzenlenen “Altın Güvercin Müzik Yarışması”nda, Barış’ın adına “misafir sanatçılar” olarak çıkmıştık. Yarışmayı biz kazandık. (Çalışma masasının üzerinde duran “Altın Güvercin” heykelciğini elime alıp inceliyorum: Heykelciğin kaidesi üzerinde Barış Manço’nun resminin yanında, onun ünlü şarkısının sözleri yazıyordu: Unutma ki dünya fani/ Veren Allah alır canı/ Ben nasıl unuturum seni/ Can bedenden çıkmayınca”)

Sonra, çizgimde yalnız yürümeye karar vererek gruptan ayrıldım. Kurtaran Ekspres’te benden önce, yine bir Öz Karşıyakalı olan Kılıç Danışman çalışmıştır. O da klavyeciydi. Çift klavye ile çalmayı, Kılıç’la Türkiye’ye ilk biz getirdik. 24 yıldır Paris’te çalışıyor. Birlikte Kurtalan Ekspres’te çalıştık.

Barış Manço, duygu dolu bir insandı. Kendisinden hayata dair çok şey öğrendim. O zaman yurtdışına çıkmak çok zordu. Barış Manço, Doğu ve Batı arasında bir köprüydü. Onu çok özlüyorum. En büyük isteği “tarihe mal olmaktı.” Oldu da bence.”

Ömür Gidel’in yanından ayrıldığımda, gün batmak üzereydi.

Teşekkürler Ömür Gidel…

Işıklar içinde yat Barış Manço…

www.haberhurriyeti.com / FİRDEVS TUNÇAY

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Xturk Teması. Tasarım ve Programlama: Moradam
ankara escort
izmir escort
ankara escort