denizli escort esenyurt escort Turgutlu 13 Kasım'a kilitlendi -Haber Hürriyeti
Son Dakika
22 Kasım 2017 Çarşamba
green card

Turgutlu 13 Kasım’a kilitlendi

Manisa’da CHP, AKP ve MHP milletvekilleri Çaldağı’nda madenciliğekarşı.

23 Ekim 2017 Pazartesi, 19:35
Turgutlu 13 Kasım’a kilitlendi

Başta Turgutlu olmak üzere tüm Manisa 13 Kasım’da Çaldağı’nda yapılacak keşif gününü merakla bekliyor. İngiliz European Nickel şirketinin dayatması sonucu Çaldağı’nda kurulması planlanan madencilik projesinin başta Manisa ovası olmak üzere tüm Gediz vadisini etkileyecek bir çevresel faciaya yol açacağı ileri sürülüyor. Bu nedenle tüm Manisa, hatta İzmir bölgesi bile dikkatlerini 13 Kasım’da Turgutlu Çaldağı’ndaki keşif gününe çevirmiş durumda.

Öte yandan Çaldağı’nda işletilmek istenen bu madeni hiç kimse istemiyor. Siyasi çevreler ve özellikle de Manisa’da CHP, AKP ve MHP milletvekilleri madene karşı. Daha önce kararsız olan AKP milletvekilleri de madene karşı çıkıyor. En son AKP Manisa milletvekili Recai Berber’in basına yaptığı açıklama ve TUTSO meclis toplantısındaki “Turgutlu’da bu madeni çalıştırmayacağız. Bu hem teknolojik olarak hem de mantıken mümkün değil” sözlerinden sonra madenle ilgili tartışmalar sona erecek gibi görünüyordu. Ancak Danıştay’ın yerel mahkemenin ÇED raporunu iptal eden kararını bozarak yeniden keşif yapılmasını istemesinin ardından Çaldağı konusu yeniden gündeme oturdu. Ayrıca Danıştay’ın 11 Temmuz tarihindeki Çaldağı’ndaki orman tahsis izninin iptalini isteyen kararıyla Çaldağı konusu gündemde kalmaya devam ediyor.

Hayat bu kadar geriden izlenmemeli

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) yetkilileri ise bu durumu “hayatı çok geriden izlemek” ile açıkladı. TURÇEP tarafından yapılan açıklamada, “Çaldağı’ndaki bu madencilik projesinin sahibi European Nickel şirketi battı ve tarihe karıştı. Onunla birlikte diğer şirketleri Bosphorus ve Sardes şirketleri de tarihe karıştı. Projeyi bir Türk şirketi olarak sürdürmek üzere tesisleri devralan VTG Madencilik şirketi de bu işin yapılamayacağını anlayınca elindeki tüm hisseleri bir inşaat şirketi ile İsviçre’de bir şirkete satarak projeden çekildi. Ortada ne projenin sahibi kalmış, ne de maden şirketi. Bu durum otomatikman bu madencilik projesinin iptalini gerektirir. Ama 10 yıldan fazla zamandır vahşi madencilik projesine karşı bir yaşam mücadelesi veren Turgutlu’da şimdi yine keşifle uğraşıyoruz. Bu durum hayatı ve gelişmeleri yetkililerin ne kadar geriden izlediğini göstermez mi?”

Bileşenlere ve halka teşekkür

18 Ekim akşamı düzenledikleri Bilgilendirme Paneli’nde de bu konuların altının çizildiğini belirten TURÇEP, madenden yana hiç kimsenin olmadığını ve panele gösterilen yoğun ilginin de bunu yansıttığını belirterek, “Panel çok başarılı oldu, beklediğimizin çok üzerinde bir ilgi vardı. Tüm bileşenlerimize ve halkımıza gösterdikleri ilgi dolayısıyla teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu.

13 Kasım’da Çaldağı’nda olacağız

Ayrıca keşif gününe ilişkin açıklama da yapan TURÇEP, panel sonrası keşif günü için hazırlıklara başlanıldığını belirterek “13 Kasım sabahı bizler de halkımızla birlikte Çaldağı’nda olacak, bilirkişiler ve hakime bu madeni kesinlikle istemediğimizi bir kez daha söyleyecek, kapatılmasını isteyeceğiz. Halkımız bugüne dek bu madene geçit vermedi, bundan sonra hiç vermez. FETÖcülüğü tescilli bir şirketin dünyanın izin vermediği bir yöntem için çeşitli dalaverelerle aldığı ÇED raporu doğrultusunda ve madencilik adı altında 18 milyon ton sülfürik asitle dünyanın en bereketli topraklarını çöle çevirmesine halkımız asla izin vermeyecektir” dedi.

Açıklamasının sonunda  TURÇEP’e olan ilginin mutluluk verici olduğunu belirtilirken, hemen hemen tüm siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının TURÇEP’in bileşeni olduklarını da vurgulanarak, bir süre önce çevreci çalışmalar için faaliyetlere başlayan HALK İMDAT’ın da TURÇEP’e bileşen olarak katıldığı ve bileşenlerin sayısının da giderek arttığı ifade edildi.

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum

  1. Mestan Ökten

    23 Ekim 2017 at 21:08

    Siyanürle bu zamana kadar nerede altın çıkarılmışsa orada dereler, nehirler kirlenmiştir daha doğrusu sular zehirlenmiştir. Siyanür havuzunda biriktirilen zehirli su gece buhar olup gökyüzüne yükselmekte sabah o bölgede yaşayan doğal hayatın parçası canlılar ve insanların üzerine çığ olarak yağmaktadır. Her gün sabah yatağından zehir soluyarak kalkan insanlar kansere yakalanmışlardır. Siyanürle yapılan maden üretimi ölüm demektir. Ölmek istemiyorsak bir avuç yeşil alanımızı ve toprağımızı korumaktan başka çare var mı?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

iddaa siteleri bahis siteleri