Son Dakika
25 Nisan 2018 Çarşamba
green card

06 Şubat 2018 Salı, 14:32
Çağatay Üstün
Çağatay Üstün custun@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

SOHBET TADINDA MI?

O benim falan değil. Ama yine de ona göz koymuş gibi davranmandan
hoşlanmadım.

[Odada Canon Pachelbel’in müziği yankılanıyordu]

-Yani seni tebrik ediyorum. Sonunda adamı çileden çıkardın.

-Nedenmiş. Benim hiçbir hatam yok. Çileden çıkmaya uygunmuş yapısı.

-Vay be. Pes yani. Nasıl da rahatsın böyle, anlayamıyorum. Tanıştığında da
söylemiştim sana. Bu adam kimselere benzemez diye.

-Ben de zor insanım ama. Böyle kabul etseydi beni.

-Tabii canım. Seni herkes böyle kabul etsin. Ya bu insan senin kız arkadaşın
değil. Erkek arkadaşın, anlayamadın galiba.

-Haklı olduğun yönler var tabii.

-Aman şükürler olsun, inanmaya başladın nihayet. Ya arkadaşım senin bu adama
karşı hiç toleranslı olmadığını fark ettim. Diğerleri gibi sanıyorsun onu.
Bak, bu adamın kıymetini böyle bilemezsin. Adamın kalbini okuyamadıysan
suçlu o mu

-Yok ya. Ne oluyor ya? Avukatı oldun bakıyorum. Çok mu beğendin.

-Avukatı falan değilim ama ne yalan söyleyeyim, beğeniyorum.

-Hooop dedik, yavaş ol bakalım arkadaşım. Ne oluyor?

-Sana ne oluyor. Hani, beğenmiyordun, hani onu bıraktım havaların? Sana bir
şey diyeyim mi? Sen onu bırakmadın. Adam onuruyla kendisi gitmiş bence.

-Yaaaa, canımı sıkma. Bugün sohbetinin tadı yok senin.

-Tabii ki tadı yok. Küçük hanım sıkıldılar mı? Sakızda çıkan falına bakalım
o zaman.

-Dalga geçme. Hem onu beğeniyorum ne demek ya. Geri al lafını.

-Tamam, tamam. Aldım, parlama yine. O senin olsun.

-O benim falan değil. Ama yine de ona göz koymuş gibi davranmandan
hoşlanmadım.

-Valla ben dobracı bir insanım bilirsin. Yakın arkadaşım olmasan, onunla
tanışmak isterdim. Adam derya deniz, kafalı birisi. Boş konuşanlardan ve
sohbetlerden o kadar sıkıldım ki, Böyle birine ihtiyacım var.

-Hey hey, bak yine aynı şeyler.

-Tamam deli kız. Senin olsun, gözüm yok. Ben boşlukta gezmelere devam. Kader
işte. Cepte parası olan, evliliği ters giden, geçimsiz tiplerle, bekar olup
da bir şey olamamışlarla dolu bu dünya. Ben de bunlara mahkum ne yazık.
Allah’ım, başkalarına kepçeyle, bana kaşıkla.

-Şanslıyım biliyorsun şekerim.

-Biliyorum. Adaletin terazisi işte.

-Şey baksana bana. Benimkini tarif etsene bir kez. Madem beğeniyordun.

-Kızmak yok ama.

-Yok, ama sadece bir kez.

-Çılgın, çocuk ruhlu ama adam, anlaşılmayı bekleyen, bazen hafif serseri
gibi ama kibarlığı elden bırakmayan, kadın ruhunu gören ve ona hitap
edebilen, ama özgürlüğünün kısıtlanmasını sevmeyen, neşeli bazen hüzünlü,
işte bu karmaşık hali çok daha çekici.

-Kızım yavaş ya. Bu nasıl tanımlama. Falına mı baktın? Ayıp oluyor ama.

-Neden? Hani kızmak yoktu. Ben gözlemlerimi ve hislerimi aktardım.

-Bazen kabalaşıyordu bana karşı ama.

-Kime çekti acaba?

-Yaaa. Ben kaba mıyım?

-Kızım sanki seni tanımasam… Kimi zaman o kadar sert ve sivri oluyorsun
ki. İnsanın gururu ile oynarsan tabii ki de kabalaşır. Sen bu adamı kendine
benzetmeye başlamıştın. O telefon tartışmalarındaki haline bir kere tanık
oldum. Nasıl bir şey oluyorsun o an biliyor musun?

-Kötü mü?

-Kötü ne demek ya. Ben arkadaşım olmasan seni dışarıdan tanısam tanışmaya
bile çekinirdim. Canavaar!

-Off ya. Neden öyle oluyorum, bilemiyorum. Ama canımı sıkıyor bazen. Sanki
duyarsızlaşıyor.

-Kızım lami çimi yok. Sen de öfke kontrolü yok. Ya çıldırıyorsun ya da başka
bir şey. Geçmişin öfkesini bu adamdan ne alıyorsun resmen ya?

-Ne diyorsun sen ya? Yok öyle bir şey.

-Baak. Nasıl da hırslandın yine. Biraz daha üzerine gidersem aynısı banamı?

-………………

-Bir arkadaşımın köpeği vardı. Terbiye edeceğim diye hayvanı dövüp
duruyordu, bağırıyordu. Bir süre sonra hayvan öyle duyarsız oldu ki, insan
görünce kuyruğunu kısıp kaçıyordu.

-Beni de buna mı benzettin yani.

-Hadi, tamam, özür. Valla gazabına uğramaya ve bununla uğraşmaya hiç niyetim
yok.

-Ben iyi birisiyim aslında.

-Öylesin mutlaka. Ama bunu ona da göstermeliydin. Şansını kullanmayı neden
denemedin?

-Belki de benim olmayacaktı.

-Bu ne demek ya? Sonunu kim bilebilir? Bak şu an bile bir hiç oldu sayende.
Bir şeylerin bir şeyleri olmak için insanlar konuşmazlar. Bu çıkarcılık
olur. Tanışmak bunun için vardır. Sen tanıştın tamam ama sonrasında adamı
eleştirmeye, ön yargılarına mahkum etmeye de başladın. Kusur aramak
kolaydır. Tahminin odur ki onu bir kere bile karşına oturtup
dinlememişsindir.

-………….

-Hepimiz kusurluyuz kızım ya. Ne demiş düşünür, kusurlar kapatılmak içindir.
Ya da öyle bir şey işte. Seninki olsa hemen düzeltirdi bu cümlemi.

-Evet, gerçekten de düzeltirdi.

-…………

-………….

-Mesaj mı geldi?

-Şeyden……..

-Senin şu son birlikte olduğun herifi hiç beğenmiyorum. Ya, unutmak için
böyle mi aykırı birisi bulunur? Bak adam bile demiyorum. Çünkü hak etmiyor.
Neymiş efendim, evliymiş de, sorunları varmış da boşanacakmış da, nay nay
nom.

-Alay etme. Tamam süper biri değil ama ne yapayım bir an boştaydım.

-Boştaymış. İnat uğruna yapıyorsun her şeyi. Kızım sen ne yapsan da nereye
gitsen de, o gerçek adamı unutamazsın. Buraya da yazdım işte. Adam ruhuna
imzasını attı be.

-Off yaa.

-Ne oldu, ne diyor yine.

-Seyahate gidiyormuş.

-Aman ya, bırak yolu açık olsun. Kızım boş ver bu ıvır zıvır tipleri. Sen
altın’a sahiptin ama  artık tenekeleri altın görmeye başladın.

-Amma da avukatı kesildin.

-Yalan mı? Adamın bir tane sosyal paylaşım sitesi bile yoktu. Yaa ben
böylesini arasam bulamam.

-Ama herkesin ilgisini çekiyordu.

-Çekecek tabii. Daha iyi ya. Sünepe, pısırık bir şey mi olsaydı? Adam ben
böyleyim diyen birisiydi ya. Kalıp desen yani o da başka bir şey yani.

-Yaaa, bak yine başladın.

-Kızım inadı bırak da çek ona bir mesaj.

-Niye çekeyim ya. Pişmanım mı diyeceğim, yelkenleri suya mı indireceğim?

-Amma da inatsın ama. Of, ne zorsun. Valla erkek olsam ben de sana öyle
davranırdım.

-……….

-Çek bir mesaj, nasılsın de. Cevap gelmezse söz bir daha bu konuyu açmam,
hatta istersen bir daha konuşmam seninle.

-Tamam, Bak söz ama.

-Sözüm söz, gözüm göz!

-……………

-Ta tata taaa! Ve en heyecanlı an.

-…………

-Ne oldu kızım. Dilini mi yuttun. Bir sesler geldi telefonundan galiba.

-Cevap yazdı. İyiyimiş.

-Eh kardeşim. Gördün mü bak! Adamın ta kendisi işte. Yanılmam ya. Sana bir
şey diyeyim mi? Bana birisi o kadar kötü davranacak, valla biraz daha
zorlar, cevap mevap yazmazdım. Canım ya. Bu adamın öfkesi bile anlık.

-Tamam. Bu kadarı yeter.

-Yeter mi? Kızım yazsana bir şeyler daha ya. Ne bu böyle aptal mesajı gibi.
Hatta arasana, offf ya. Ben olacaktım ya.

-Bana bak. Lafını unuttun galiba. Ne bu halin ya?

-Ay tamam. Parlama kızım hemen. Ne atarlısın böyle?

-Birazdan ararım belki.

-Sevsinler. Bu neyin nazı kızım? Bak bıraktıysan ve geri dönmeyeceksen valla
gider bu adamı bulurum.

-Yeter ama. Nasıl bir arkadaşsın ama?

-Kıymetini bilmediğin adamı tanımak suç mu ya?

-Suç tabii. Her şey suç. Herşey…

-Tamam aman. Şakaya da gelemiyorsun. Sil şu gözyaşını. Kıyamam sana. Şaka
dedim. Ben böyle karaktersiz miyim, alınıyorum şimdi bak?

-Tamam.

-Hadi, ben öteki odaya gidiyorum. Şimdi arıyorsun ve düzgün bir şekilde
konuşuyorsun.

-Peki, şey…

-Ya bırak onu ya. Gelip geçici bir saçmalıktan ibaret. Ona da yazıyorsun,
hoşça kal, iyi boşanmalar diye. Kızım sen aslına dön, başka yolun yok.
Gideceğin kadar git bu adamla. Bak onca zaman geçtiği onca tuhaflıklar
yaptığın halde sana cevap mesajı yazabiliyor. Ya bu nasıl bir şey ya. Var mı
böyleleri artık. Senden menfaati olmayan birisi o. Gözlerin mi bozuk, yoksa
kalp gözün mü bozuldu?

-Ya tepki verirse aradığımda.

-Sanmam. Keşkelerle kuşkularla yaşama artık. Ama sen bu iğneleme huyundan
vazgeç tabii ki. Aynı şeyleri yapacaksan ne anlamı var. Başını derde sokan
bu kötü huyun. Araya onca zaman girmiş. Adam da bir soluk almıştır. Fabrika
ayarlarına döndüyse hiç sorun yoktur. Ama lütfen bu kez o ayarları bozma.

-…………………..

-Aman da susarmış. Severmiş onu.

-Seviyorum tabii. Hem de çok.

-Görelim bu çok sevgiyi o zaman. Haa, bak bir de şu sosyal iletişim
ağlarından uzak dur be kuzum.

-Ya, adamın böyle bir huyu yok senin var. Sen hem kıskanıyorum diyorsun hem
de kendin orada burada laf yetiştiriyorsun millete. Valla bu adamın en çok
bu yanını sevdim. İnsanın özgürlüğünü kısıtlamıyor, kıskançlık krizleri
falan yok. Bir çocuk ruh ama oturmuş bir ruhla birlikte. Ne çekici!

-Yine başladın ama haklı olduğun için laf çakmıyorum bu kez sana.

-Hadi, şimdi yeniden programı yükleme zamanı. Yan odadayım. Merakla
bekliyorum konuştuklarınızı.

-Tamam birazdan arayacağım. Biraz toparlanayım.

-…………………

-Kim arıyor? Bizim ki mi?

-Hayır şey………..

-Yaa, bırak onu dedim. Amma pişkin biri ya. Daha geçen gün seni ne kadar
üzmüştü. Açma, kapat yüzüne.

-…………………

-Kızım ya aç ya kapat. Bırak gitsin işte. Hem ver bana bakayım onu.

-Yapma dur, ne yapıyorsun?

-Alo, kardeşim sen ne biçim insansın ya? Hem evlisin hem de boşanmak
üzeresin. Git boşanırsan boşan, sana evlen diyen mi oldu ki boşanmadan
bahsedip sürekli bu kızın kafasını yiyorsun. Zordaysan sana avukat bulayım.

-…………….

-Nee? Ben kim miyim? Onun arkadaşıyım. Bak, iki tane çocuğun da varmış. Ne
işin olabilir arkadaşımla ya. Sen menfaatçisin. Hem onun eski erkek arkadaşı
ile arası düzelmek üzere. Çık aradan bence.

-……………

-Sana ne onun kim olduğundan. Senden birkaç kat daha fazla kumaşa sahip
biri.. Anladın mı? Git karınla arandaki sorunları çöz bence. Arkadaşımın
çaresiz olduğu bir dönemde onun bu halinden faydalanmaya kalkma sakın. Sana
dünyayı ben dar ederim, anladın mı?

-……………………

-Paran varsa var. Bize ne ya? Paranla mı adam olacaksın? Ya eşini nasıl
kandırabilirsin bu şekilde? O senin hayat arkadaşın. Yaşından başından utan
ya. Defol ve bir daha sakın arkadaşımı arama. Evet, onun avukatıyım. Git ya.
Bir de bana tehdit ha. İşte gerçek yüzün nasıl da ortaya çıkıyor. Benim
saftirik arkadaşım da sana kanıyor.

-……………..

-Bak, gerzek herif. Bütün bu hakaretlerini sana iade ediyorum. Bu masallar
okunalı çok oldu. Boşanacakmış da arkadaşımla evlenecekmiş. Kaç aydır bu
kızı üzüp durdun? Nasıl bir insansın sen ya. Kafasını çelmekten başka ne işe
yararsın acaba? Git yuvanı mutlu et, eşinin gönlünü al. Aptal şey. Arama bir
daha fena olur.

-…………..

-…………

-Ne yaptın sen?

-Ne mi yaptım. O aptal herife haddini bildirdim. Senin yapamadığını yaptım.

-O nasıl konuşmaydı kızım?

-Ne var ki?

-Ben böyle yapamazdım, deli dolu olduğum halde.

-Yapmadığın durduğun hataydı.

-Artık arayamaz sanırım.

-Hele bir arasın ve de sen bana söyleme. Bırak terbiyesizi. Ne diyor biliyor
musun? Bir dairesi varmış ve onu senin üzerine yapacakmış boşanınca.
Ahlâksız! Eşinin çocuğunun rızkını etrafa dağıtıyor.

-Öyle mi dedi gerçekten?

-Neden ki? Sen bilmiyor muydun?

-Hayır ama parasından mülklerinden bahsediyordu.

-Yaa, bırak Allah aşkına. Buna adam bile denmez. Her şeyi yalan, biraz daha
çık anlarsın. Ama yağma yok. Eğer bununla devam edersen ben de sana verdiğim
sözü tutmayacağım. Seninkine gidip bütün bunları anlatacağım.

-Ya sen çıldırdın mı?

-Evet, çıldırdım. Hem de tam şu an çıldırdım.

-……………….

-Çabuk, hemen onu arıyorsun ve halini hatırını soruyorsun ve en kısa zamanda
bir yemekte buluşuyorsun.

-………………….

-Hadi dedim.

-Tamam ya. Ne oldu sana böyle?

-Olanlar oldu, gerçekler göründü. Çamur aktı, su ortaya çıktı.

-Şimdi mi arayacağım?

-Baaak, zaten canım sıkıldı. Hemen ve şimdi. Yan odadayım. Söylemiştim.
Merakla sohbetinizin sonucunu bekleyeceğim.

-Şey, sen iyi bir arkadaşsın biliyor musun?

-Sen de öyle.

-Sen olmasan ben nasıl büyük yanlışlar yapardım. Başkası olsa böyle
davranmazdı.

-Bu kadar farkımız olsun yani. Ben haklıdan yanayım. O benim gözümde tam bir
adam ve sen o adamdan yana olmak zorundasın. Sen adamın yanında olacağına
resmen karşısına dikilip çirkinlikler yaptın. Bunu yüreğim kabul etmiyor.

-…………………

-Ama lütfen bu kez aynı saçmalıkları yapmaya kalkma olur mu? Zorlama onu?
Bırak nasıl istiyorsa öyle yaşasın. Sana zararı bile yoktu. Aksine senin
arkanda duruyordu hep. Para ve pul umurunda değildi. Olduğu kadarını harcar
ama harcardı. Kıymeti bil ve gör artık. Bunu anlamaktan utanma, gocunma
sakın. Bu kötü huylar gözlerimizi çevreye kapatır. Hatırla tüm olup
bitenleri ve asla da unutma. Unutmak bazen aynı yanlışı yeniden yaptırır.

-……………

-Ve son sözüm. Lütfen onun gönlünü al. Eğer buna rağmen sana bir tane kötü
söz söylediğini benimle paylaşırsan ben de ismimi değiştireceğim ve bir daha
da hiç kimseye, hiçbir adam olana inanmayacağım.

-Tamam, sinirlenme, sakin ol.

-Bence sen sakin ol kızım ya. Ben bugün bir gerçeğe daha şahit oldum. Ne
gerzekti ya. Bir de benimle polemiğe giriyor telefonda.

-Canımsın.

-Hadi, telefon başına. Kandırmaca yok, gözüm üstünde.

-Tamam, söz.

www.haberhurriyeti.com / Prof. Dr. Çağatay Üstün

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir