Son Dakika
19 Eylül 2017 Salı
green card

SELİMİYE NEREYE… MUĞLA BELEDİYE BAŞKANI, BU YAZI SİZE

Ruhsatı olmayan bir sürü yer var; akşam olunca lokanta hizmeti veriyor, içki servisi yapıyor. Ruhsatı olan yerlere ayıp ve yazık değil mi?
Bir işletmeci var;: cankurtaran dahil her türlü belgesi var. Vergisini, iskele parasını, çalışanın sigortasını ödüyor… Başka işletmeci var, hiç ruhsatı yok, her şeyi kaçak! Oluyor mu?

21 Temmuz 2017 Cuma, 17:21
SELİMİYE NEREYE… MUĞLA BELEDİYE BAŞKANI, BU YAZI SİZE

Sedat abinin (Kaya) bir lafı var; hep aklımda… “Bu yörenin insanları haketmedikleri topraklarda oturuyor” der. Doğru. Elbette ki herkesi kapsamıyor bu; çoğunluk kastedilen. Yöre dediği yer de Ege ve Akdeniz.

Neden “Doğru” dediğime gelince…
Biz ailece yıllardır Marmaris’e gideriz. Kışın da, yazın da… O yöreyi severiz.
Yıllarca İçmeler’deydik.
Yaklaşık 10 yıl önce de Selimiye’yi gördük, sonra orada karar kıldık.
Tarla aldık. Köy içinde tapusunda “İçinde bina temeli olan arsa” yazan yer de aldık. Üstüne altı dükkan, üstü ev yaptık; yıkıldı! Zamanın valisi Ahmet Altıparmak 180 eve yıkım kararı getirilmesine rağmen tam köyün ortasında olan bizim evi yıktı. Ne başındakine dokundu, he sonundakine… Diğer yerler duruyor! Yapanın yanına kar kaldı. Ahmet Altıparmak adını hayatım boyunca unutmayacağım.
Biz buna rağmen gidip gelmeye devam ettik. Çünkü iyi dostluklar kurduk. Biz onları sevdik, onlar bizi sevdi. Birbirimizi görmekten, sohbet etmekten zevk aldık. Şimdi Selimiye’de kiralık bir evde oturuyoruz. Bizden sonra ve bizimle birlikte ev yapanlar kendi evlerinde oturuyorlar. Onlara bir şey olmadı. Günah keçisi bizdik, faturayı 50 yıllık yaşamımızın birikimiyle ödedik.
Neyse…
Gelelim bugüne…
Hedefim onu bunu şikayet etmek değil. Hedefim çok sevdiğim Selimiye’nin korunması.
Tüm Selimiyelileri kast etmiyorum. Zaten onlar da beni bilir, tanır.
Hedefim altın yumurtlayan kazı kesmek isteyenler, hatta kesenler.
8-10 yıl önce Selimiye’ye girdiğinizde keçiler çıkardı karşınıza… Keçi peyniri yerdiniz; Kıbrıs’ın hellim peynirine fark atan…
İnekler, horozlar, tavuklar gezerdi yollarda…
Köydekiler gülen yüzleriyle hoşgeldiniz derlerdi size…
Şimdi yoklar!
Ne keçi kaldı, ne peyniri… Ne de inekler…
Şimdi her geleni “Cebindeki parayı nasıl alırız” diye bekliyor köylüler!
Gözlerine bakın, göz bebekleri TL yazıyor!
Ne temizliğe dikkat ediyorlar, ne candan davranıyorlar… Zengin değilsen tanımıyorlar bile seni; burun kıvırıyorlar!
Dinleri imanları para!
Restoranlar (en ünlüsü de dahil) çiftlik balığını deniz balığı diye sokuşturuyor müşterilerine… Hem de öyle bir fiyatla ki, Allah Allah!
Laosları ithal… Kalamarları, ahtapotları da öyle…
Hepsi değil tabii… Yanlış anlamayın sakın. Kendilerini korumaya çalışanlar var hala… Koruyorlar da… Örneğin Mavi Deniz ve Ramazan Şahin… Balık yoksa “Yok” diyor, ithal alıp da “Buyurun efendim, denizden bugün tutuldu” demiyor… Mehmet Salih Gezer’i de ekleyebilirim buna… Hakkıyla çalışan bir kaç yer daha var… O kadar.
Ama diğerleri felaket..
Bir de foseptik olayı var.
Örneğin Ramazan Şahin iki günde bir foseptik kamyonu getiriyor çektiriyor… Ama çoğu yer yazın bir kere bile yapmıyor bunu. O foseptik nereye gidiyor?
Eyy Muğla belediye başkanı… Eyy Marmaris Belediye başkanı…
Hanginiz bu konuda yetkili bilmiyorum, ikinizden biri… İstanbul’da foseptik çektirmek yok, kanalizasyon var. Peki belediye kanalizasyon için ayrı para alıyor mu? Almıyor. Çünkü vergi var.
Burada yerken de vergi, sıçarken de vergi, onu aldırırken de vergi… Bu nedir ki?
Foseptik almak bedava olmalı, öyle değil mi?
Hadi diyelim bedava değil, bari uçuk kaçık fiyat olmasın be kardeşim… Yok “Yapamıyoruz” diyorsanız o koltuklarda işiniz ne? Yaparız diyen gelsin efendim…
İnsan böylesine gözde bir yeri bu kadar boş bırakır mı?
Haziran ayında bir kaç tekne geliyor, 4 ay yerinden kıpırdamıyor. Bunun pisliği nereye gidilyor? O teknedekiler deterjanla temizlik yapıyor, pis su denize gidiyor. Neden kimse önlem almıyor?
Foseptiki çektiren ve dünya para harcayanlar dışında bunu hiç yaptırmayanlar var. Onlar ne oluyor?
Önlem pakediniz var mı?
Ruhsatı olmayan bir sürü yer var; akşam olunca lokanta hizmeti veriyor, içki servisi yapıyor. Ruhsatı olan yerlere ayıp ve yazık değil mi?
Bir işletmeci var;: cankurtaran dahil her türlü belgesi var. Vergisini, iskele parasını, çalışanın sigortasını ödüyor… Başka işletmeci var, hiç ruhsatı yok, her şeyi kaçak! Oluyor mu?
Eyyy Muğla belediyesi… Eyy Marmaris belediyesi… Eyy yetkililer…
Artık durdurun şu rezaleti.
Selimiye’ye yazık oluyor. Bir kaç yıl sonra… Kalmayacak Selimiye, olmuyor!

www.haberhurriyeti.com / GÜREL YURTTAŞ

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

2 Yorum

  1. Mehmet can arslan

    21 Temmuz 2017 at 16:01

    O evi yaptırırken senin gözün euro mu görüyodu yoksa mark mı görüyodu kaç katlıydıda yıkıldı düzgün bi açıklama yaparmısın binayı 3 katlı yaparsanız tabi yıkılır köy hakkında düzgün konuşursanız sevinirim yok köylünün gözünü para bürümüş o inşaatı yaparken amacın neydi

    • Özdemir

      22 Temmuz 2017 at 01:10

      Sayın by yurttaş,sen bu köyün insanlarını bu dende kötüleyeceğine,paranın olduğu kadarıyla yaşayabileceğin yerlerde git yaşa.emin ol bu köylülerde seni ve senin gibileri istemiyorlardır,son olarak şunu söylemek isterim köye zarar veren insanlar o köyün kendi yerlileri deil sizin gibi dışardan gelen yabancılar Ayrıca yıllardır çok Gözde olan Selimiye köyüne gelen misafirler ve yerel halk hallerinden çok Memnun DU,TAAKİ sizin gibiler ortaya çıkana kadar.nasıl olurda belediye başkanına böyle ithamda bulunuyorsun O koltukta seni de görmek isteriz BY YURTTAŞ bu yazı size..

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir