Son Dakika
19 Ocak 2018 Cuma
green card

15 Aralık 2017 Cuma, 18:35
Sezai Bayar
Sezai Bayar sbayar@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Saray’da çözülme…

Merkez Bankası toplantısında “indirme” yerine faizlere yüzde 50 baz puan” bindirme” gelince, sarayın ekonomiden sorumlu başdanışmanlarından DR. Bülent Gedikli önündeki beyaz kağıda “istifa ediyorum” diye yazdı.

Türk ekonomisinin içinde bulunduğu tablo, hiçbir ülkenin gerçekleri ile örtüşmüyor nedense.

Ekonomik kavramlarda bile Türkiye’nin kafası karışık.

Yani kalkınma, büyüme, milli gelirin artışı, enflasyon, fert başına düşen  milli gelir, deflasyon, refah düzeyi,  resesyon, işsizlik, istihdam gibi kavramlar, ekonomisini rayına oturtmuş  ülkelerde anlaşılabilir kavramlar.

Bu ekonomik kriter, ölçü ve değerlerin ne anlama geldiği ülkeden ülkeye değişmez.

Yani Nijerya veya Japonya ya da Zimbabwe ekonomisini yöneten devlet, enflasyondan ne anlıyor ve ona göre önlem alıyorsa, Almanya veya Amerika’da da aynı yöntemler geçerli.

Türkiye’de ise inanın insanın aklı karışıyor.

Mesela enflasyon yüzde 14’lerde ise ülke ekonomisinin “çok iyi” olduğunu söylemek bana komik geliyor ama iktidar “ekonomi fıstık gibi” diyebiliyor.

Keza işsizlik oranı bir ülkede yüzde 20 oranını geçmişse “ekonomi iyiye gidiyor” denilemez.

Ya da “İstihdam fevkaladenin fevkindedir” denilemez.

Eğer, en değerli yabancı para birimi, yerli para birimini dövmüşse, eğer TL yerlerde sürünüyorsa “ “Ekonomimiz uçuyor” diyemezsiniz.

Dahası var.

“ Büyümemiz  yüzde 11, dünya birincisiyiz” derseniz adama sorarlar:

“Büyüyen nerde?”

 

Peki kısaca “Nerden nereye geldik?” sorusuna yanıt arayalım.

Bu hükümet, yani AKP iktidarı 2002 ‘den sonra Kemal Derviş’in hazırladığı ekonomik programı kucağında buldu.

AKP yönetimi, hiç itiraz etmeden bu programa uydu.

Buna bir de “bütçe disiplini” uygulamasını ekleyince Türkiye 6 yıl boyunca ekonomide kıpırdadı ve eski defterleri kapatmayı başardı.

Hatta İMF borcunu dahi sıfırlardı.

Ama 2006’dan sonra…

Ondan sonrası pasa-fiso…

Hele geldiğimiz nokta içler acısı.

Çünkü Saray’daki devşirme ekonomistler zengini daha zengin yapmanın heyecanı (!) içinde görev yaptılar.

Jöleli ekonomistler de Saray’ın tek hakimi sayın Erdoğan’ı yanılttılar.

“Enflasyonun inmesi için faizlerin azaltılması gerekir” gazını verdiler Erdoğan’a.

O da mal bulmuş mağribi gibi “Merkez Bankası faizleri indirmeli” diye tutturdu durdu.

Yine olmadı.

Ve nihayet son Merkez Bankası toplantısında “indirme” yerine faizlere yüzde 50 baz puan” bindirme” gelince, sarayın ekonomiden sorumlu başdanışmanlarından DR. Bülent Gedikli önündeki beyaz kağıda “istifa ediyorum” diye yazdı.

Yani gemiyi terk etme işareti verilmiş oldu.

Gedikli, 16 yıldır Saray’ın ekonomi danışmanları arasında ilk sırada biri.

Öyle hafife alınacak bir ekonomist değil.

İstifa dilekçesindeki en önemli cümle  şuydu:

“Cumhurbaşkanı Başdanışmanlık görevimden bugün itibariyle ayrılıyorum. Bu yeni bir karar değildi.”

Yani arkadaş “eski” kararını yürürlüğe koymuş.

Galiba 16 yıl boyunca çok yorulmuş..

Sık sık ayrılma denemeleri yapmış olduğunu anlamak için de falcı olmaya gerek yok.

Neticede gemiyi terk etme başladı.

İşaret fişeği atıldı sanırım.

SEZAİ BAYAR

 

 

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir