Son Dakika
06 Aralık 2016 Salı
green card

RÜZGAR GÜLÜ

Bazen insan kaçar. Sadece suçlu olduğu için değil, suçlandığı zaman, yorulduğu zaman, sesi bir duvara çarpar gibi, yine kendine döndüğü zaman da kaçar.

29 Kasım 2016 Salı, 16:26
RÜZGAR GÜLÜ

Bazen insan kaçar. Sadece suçlu olduğu için değil, suçlandığı zaman, yorulduğu zaman, sesi bir duvara çarpar gibi, yine kendine döndüğü zaman da kaçar. Dev dalgalarla boğuşmaktan nefesin kesilince, bir mavi liman arayışıdır bu kaçış sadece. Adı ne olursa olsun, ne fark eder ki? Zaten isim arayışlarında kaybetmedik mi duygularımızı çok zaman. Bu yüzden ıskalamadık mı yaşanası anları? Hasretle beklemedik mi, kalbimizin ritminin bozulmasını, yine öyle hızla çarpmasını? Oysa, yürünen yollar hep aynı olsa da;yürüyen değişiyordu zamanla.

Bir Mavi Limanın öyküsüdür ‘’Rüzgar Gülü’’ İzmir’ in en yüksek noktası olan Kavacık’ ta, Erdoğan KÜRÜM kardeşimin kurduğu ve bir nefescik soluklanmak isteyenlere kucak açtığı bir limanın. Müthiş bir İzmir manzarasında ve ortada gürül gürül yanmakta olan, varilden yapılmış bir sobanın sıcaklığında, dostlarla sabaha kadar süren sohbetimizden, bende kalanların dökümü.

RÜZGAR GÜLÜ

Hayat gibi olsa da yolları
Virajlı, dik, yar,
Hayatı bilmem ama
Bu yolun sonunda
Rüzgâr gülü var.

Burada, yarin nefesi vurur yanağına
Bir de ılık ılık esen meltem.
İnerken ayın ışığı masana
İki sevgili gibi adeta
İzmir’ i de alıp koynuna
Uzanmış boylu boyunca
Ege denizini görürsün ufukta.

Yaklaşır yıldızlar
Hiç olmadığı kadar sana
Uzatsan ellerini
Dolacaklar sanırsın avuçlarına.
Ve geçmesin diyerek
Bir kum tanesi daha
Yapışırsın kum saatinin gırtlağına.

Hadi Erdoğan getir rakıyı
Cahit Sıtkı’ nın dediği gibi
Vakit tamam.

Gel otur hatta karşıma
Bırak çocuklar baksın masalara
O gözlerinden akan
Hasreti anlat mesela bana
Neden dalıp dalıp gittiğini uzaklara.

Bu kördüğüm çözülür
Çözülür çözülmesine; ama
Bilmiyorum kaçıncı kadehten sonra.
Üç kadeh koy masamıza
Biri sana, biri bana, biri Ona
O kim diye sorma
Hayal değimli bu Erdoğan?
Kimi istersen koy oraya.

Bir düğüm gibi boğazında
Defalarca söylemek isteyip de
Sustukların vardı ya!
İşte yanında.
Hadi söyle ona!

Bütün emeklerim ve uğraşlarım
Şu çevrende gördüğü her şey
Ve ben boş bir beden
Ve sen cansın de.
Bilirsin cansız beden çürür
Liğme liğme kopuyor etlerim
Sevdaya dair umudum neredesin de

Ve ay ışığını doldur kadehine
Topla gökyüzünden yıldızları
Birer birer
Tak saçlarına
Ve kaldır kadehini
Hadi aşkımıza de
Hadi aşkımıza!
Çıkar tadını Erdoğan.
Çıkar doya doya.

İzmir- 2015
Rüzgar Gülü – Kavacık

www.haberhurriyeti.com / AHMET DİNÇ

2 Yorum

  1. Ömer Sabri Kurşun

    30 Kasım 2016 at 19:30

    Merhaba değerli kardeşim Ahmet hocam. oraya “Rüzgar Gülü”ne Erdoğan KÜRÜM dostun yerine gidişim ve orada geçirdiğimiz huzurlu gün bir saat öncesi gibi anımda yaşar. Ve orada İzmir’in en yüksek noktasında sizin”RÜZGAR GÜLÜ” şiirinizi o güzel dizeleriniz dinlemek bir ayrıcalıktı benim için. Evet bu güzel makalende de bahsettiğin bazen kopuk kendinden insanın orada ruhunu, kendini bulması gerekir. Ama derseler ki;insan neden kendinden kaçar ki? Bazen, hiç olmadığı kadar kendi olmaktan da korkar üstelik.
    Ne gidebilir ne de kalabilir…
    Bazen çok seversin, sevdiğinden nefret edersin… Bazen gitmek istersin uzaklara, gidersin…
    Ama kendinden ne kadar kaçabilirsin ki…
    Bazen kendinden kaçar işte insan. Ama eninde sonunda yine kendine yakalanır. Yalnızlık yanılsamadır, kaçsan da, seni bir köşe başında yakalar, ihanetlere inat bir yudumda olsa da aşk… Sevgi ve muhabbetle…

    • Ahmet Dinç

      1 Aralık 2016 at 10:08

      Teşekkür ederim sevgili Ömer Babam…Evet güzel bir anı oldu Rüzgar Gülü şair, yazar dostlarla birlikte. En kısa zamanda tekrarı olacak inş.
      Bir kaçışın, ama kendinden kaçamayışın öyküsü dediğin gibi.
      Belki bir şiircik soluklanıp geri dönmek kaçışın bizde ki karşılığı.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler Teması. Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz