Son Dakika
19 Eylül 2017 Salı
green card

MİNİMALİZM nedir? Nasıl uygulayabiliriz?

Hayatımızda yer kaplayan fazlalık tüm eşyalar ve artık ihtiyaç fazlası olmalarına rağmen onlarla aramızda uzun süreli bir bağlılık ilan etmemizin temel sebebi, içimizde derinlere bastırmış olduğumuz herhangi bir alandaki “eksiklik” ve “yetersizlik” duygusudur.

17 Şubat 2017 Cuma, 12:21
MİNİMALİZM nedir? Nasıl uygulayabiliriz?

 Hayatımızda yer kaplayan fazlalık tüm eşyalar ve artık ihtiyaç fazlası olmalarına rağmen onlarla aramızda uzun süreli bir bağlılık ilan etmemizin temel sebebi, içimizde derinlere bastırmış olduğumuz herhangi bir alandaki “eksiklik” ve “yetersizlik” duygusudur. Bizler bir şekilde bu eksikliği tamamlamaya çalışırken, bir de bakıyoruz ki evimizi, ofisimizi ve hayatımızı gereksiz eşyalarla doldurmuşuz. Fazlalık eşyalar, temizlik, alan veya bakım ihtiyaçlarından dolayı zaman, alan ve para israfına sebep olurlar.

       –  21 Günlük Minimalist Yaşam Oyunu –

Fazlalıkları azaltmak için ilk başlarda  bizzat uyguladığım bazı pratik uygulamalara bir göz atalım. Gün içinde en sık kullandığınız eşyaların listesini yapın. Bunu tüm evi veya ofisinizi kapsayacak şekilde yapmanızı önermem. Çünkü, ilk etapta bu eşyaların farkına varmamız zordur ve bu nedenle zamanınızı fazladan harcamanıza sebep olabilir. En güzeli, her gün bir veya iki odayı ele alacak şekilde bir plan yapabilirsiniz. Eğer bu da size zor gelirse, evde tüm gün veya kısa süreli de olsa bulunduğunuz bir zamanda, kullandığınız eşyaların listesini gün içinde veya gün sonunda bir kağıda not alın. Bu bir kalem veya bardak bile olsa yazın. Kağıdın üzerine “sık”, “ara sıra”, “bazen”, “hiç” yazıp listenizi bu başlıkların altına yapabilirsiniz. Elbetteki bu bir günde halledilebilecek bir iş değil. Bu nedenle, yaşam alanımızdaki fazlalıklardan arınmaya 21 günlük minimalist yaşam oyunu adını verdim.

21 gün sonunda her odanın içerisindeki listelere bir göz atın. Sizi şaşırtacak sonuçlar görebilirsiniz:) hiç kullanmadıklarınız, kullandıklarınızı gördükten sonra zaten kendilerini ele verecekler. Aslında 21 gün ihtiyaç duymadığımız eşyalarımızı fark etmek için yeterli bir zaman dilimi olsa da, kullanmadığınız eşyalar eğer taşınabilirse, hepsini bir araya getirip, ihtiyacınızı giderip gidermediğiyle ilgili bir sağlama yapabilirsiniz. Birkaç gün daha sabredip bekleyin. Hala kullanıma gereksinim duymuyorsanız bu eşyalardan kurtulmanın zaman gelmiştir demektir.

          – DUYGUSAL BAĞLAR –

Kullanılmayan eşyalarımızı hayatımızdan çıkartmamızın en zor kısmı onlara yüklediğimiz duygusal anlamlardır. Elbetteki sizlere sizin için bir başkası tarafından verilmiş ve çok değer verdiğiniz, hayatınıza pozitif enerji veren ve o kişiyle bağlantınızı size hatırlatan eşyaların hepsini azaltın demiyorum. Ancak, size bir zamanlar birisinin verdiği eşyalarla olan bağınızın, “bağımlılık” olmadığına dikkat edin. Bunu anlamanın yollarından biri, o eşyanın size kendinizle ilgili neyi hatırlattığını hissetmenizdir. Bunlardan bazıları:

  1. Eşyalar ve İçinde Saklı Kalmış İnsanlar

Hissetmeye alışkın olduğunuz, geçmişe ait, size negatif enerji veren ama size bunu veren kişiye “saygısızlık”(!?) olacağını düşündüğünüz bir eşya olabilir. Geçmişte yaşanmış bir dönemin izlerini taşıyan ve duygusal bağ kurduğumuz bir çok eşya, anda yaşadığımız duygu ve enerjilerle çoğu zaman örtüşmez. Eğer o eşyalara her baktığınızda geçmişe gidiyor ve az da olsa olumsuz duygular içerisine giriyorsanız, o eşyanın artık sizden ayrılma vakti gelmiş demektir..

  1. Eşyalar ve Hayat Amacımız

Kendinizin veya bir başkasının size aldığı eşyalara, içimizdeki boşlukları doldurması için, hayat             amacımız sandığımız bazı fazlalık anlamları yüklemiş olabiliriz. Başarı?, Kariyer?, Güç?, Çekicilik?, Maddi Güç? Eğer bu anlamları o eşyalara yüklediyseniz ve aslında hissettiğiniz yaşam amacının bambaşka birşey olduğunu sezinliyor ama tam olarak anlamlandıramıyorsanız, bırakın o eşya hayatınızdan çıksın gitsin. Gitsin ki siz sahte bir kimlikten bir adım daha arınarak istediğiniz yeni yaşama hem fiziken hem de enerji boyutunda yeni bir alan açın. O eşyalar yerlerinden ayrılmadıkları sürece, sizlerin cesur kararlar almanızı engelleyebilirler. Geçmişe bağlı kalmak, değişime açık olmamaktır. O eşyalar, değişimden korkan yanınızı temsil ederler. Artık size ait olmayan kendinize ait inançlarınızdan kurtulmanıza izin vermezler.

  1. Gereklilikler Fazlalık Olabilir

Herhangi bir eşyanın gereklilik mi yoksa fazlalık mı olduğunu anlamanın bir yolu da, o eşya eğer tüketilen bir şeyse bir müddet için almamaktır. Geçen haftalarda hala evde bittiğinde alma alışkanlığım olan kağıt havludan bahsetmek istiyorum. Özellikle mutfakta ve banyoda ama sırasında evin heryerinde “çok amaçlı” olarak kullandığım kağıt havlular. Çok israf ettiğimi uzun zamandır fark etmeme rağmen, “gereklilik”ten dolayı vazgeçmemin mümkün olmadığını düşündüğüm kağıt havlular. Gerekli olup olmadığını test etmek için bittikten sonra almadım. İnanın birkaç günüm çok sancılı geçti. Islak mutfak rafını neyle silecektim? Normal havlu kullanırsam temiz olur muydu? Yüzümü yıkadığımda nereye kurulayacaktım? ve bunun gibi sorular. Birkaç gün içinde normal havlu kullanmaya alıştım. Yere dökülen birşeyi silmek için yakınlarda tuttuğum yer bezleri hazırladım. Bildiğiniz anneannelerimizin yaptığı gibi.

  1. Teknoloji ve Samimiyetsizlik

Teknolojik aygıtlar günümüzde bir gereklilik haline geldi. Buna karşı değilim. Hayatımızı kolaylaştırdıkları ortada. Ama her teknolojik ürün herkese gerekliymiş gibi bir imaj var. Mutfak araç ve gereçleri de bunlara dahil. Eskiden aklımda kalan bir mutfak ve ev araç gereçleri satan bir markanın sloganı aklıma geldi. “Annem bana kalır..” Aslında bir dolu mutfak aracı aldığımızda ne zaman ne de anneler bize kalıyor. Her alınan aygıtı para verdim “kullanmam gerek” düşüncesinden asıl yapmak istediklerine zaman ayıramayan anneler olduğuna eminim. Yıkaması, bakımı tamiri derken bunların hepsini zamanı gelince ıskartaya attığımızı da kabul edelim..

www.haberhurriyeti.com / YASEMİN TALAZ BAYRAKTAROĞLU

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir