Son Dakika
25 Haziran 2018 Pazartesi
green card

12 Mart 2018 Pazartesi, 22:01
Beyhan Biçkin
Beyhan Biçkin bbickin@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

MAKAM YASAYI DELDİ, UCU YİNE POLİSE DEĞDİ

Bir araçta usülsüz çakar tesbiti yapan polis işlem yapmak ister ama gel gör ki, görevli polisi telefonla arayan asayiş şube müdürü, şahıslara işlem yapılmamasını söyler…

Bilmeyenimiz yoktur sanırım, çakar lamba araçlara takılan, şu mavi kırmızı yanıp sönen lambalar. Hani havalı görünüyor diye, herkesin heveslendiği çakarlar. İşte bu aralar, tüm maduriyetler bitmiş gibi, poliscanların bir de çakar maduriyeti oluşmaya başladı.
Konuyu anlatmadan önce, bu çakarlar hakkında biraz bilgilendirme yapmak istiyorum.
İçişleri Bakanlığı 2010 yılında bir genelge yayınlayarak çakar kullanımını yasakladı. Çakar kullanacak olan araçları da
# Cankurtaran,
#Acil hasta araçları,
#Hükümlü, suçlu ya da sanığı takip eden, emniyeti ve asayişi sağlamak ya da korumak amacıyla olay yerine tekabül eden emniyete ait zabıta araçları,
#Polis araçlarının ise geçiş üstünlüğüne sahip olmak için kullanabileceğini belirledi.
Ama bizim ülkede, il parti yöneticilerinden, kendisini Polat Alemdar sanan mafya babalarına kadar herkes kullanıyor bu çakarları ne hikmetse. Gelişmiş ülkelerde, kişiler kişiliklerini makamdan almadıkları için, bunu çakarlama ihtiyacı hissetmezler mesela.
Çakar kullanan araçların, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, 26. 2 ve 63. maddesine göre de cezai yaptırım uygulanması uygun görüldü. Buraya kadar sorun yok gibi görünse de, sorun yine polisin sahipsizliği olarak baş gösterdi.
NASIL MI?
Kuruluş aşamasından beri takipçisi olduğum ve güvendiğim, Emniyet-Sen’in sosyal medyadaki Emniyet-Sen Genel Merkez sayfasında okuyunca ”hadi canım olur mu böyle bir şey” dedim mi dedim. Ama sonra benim canım vatanımda neler oluyor diyerek bir de buradan sorayım dedim.
Olay 28.02.2018 günü, saat.20.20 sıralarında, İstanbul Avrasya Tüneli Avrupa Girişi Yenikapı Polis Uygulama Noktasında gerçekleşmiş.
Olayı şöyle bir gözünüzde canladırın ve kendinizi bu olayı yaşayan polis(lerin) yerine koyun.. Gece çevirme yapıyorsunuz, emniyet şeridini ihlal ederek, üzerinde bulunan çakarları çalışır bir vaziyette siyah renkli bir araç hızlıca güvenlik noktasına yaklaşıyor. Aracın camları yasak olan siyah filmle kaplı olduğundan içinde kim var bilmiyorsunuz, şüphe uyandıran bu araçtaki şahıslara kimlik kontrolü yapmak istiyorsunuz. Aracı kullanan ehliyetini uzatıyor, ancak arkada oturan iki şahıstan biri, kimlik olarak, makamını kullanmak isteyerek size, ”sen milli eğitim müdürünün görevini biliyor musun? Seninle görüşürüz” diyerek Kimlik göstermek yerine, mahallede dayak yiyen çocuk gibi, telefonuyla birini aramaya koyulur. Arka koltukta oturan diğer şahıs ise, ”bize işlem mi yapacaksın? Adını soyadını ve sicilini ver bana” deyerek, kimlik vermedikleri gibi, devletin polisini tehdit ederek üst ve araçlarının aramasını yaptırmaz.
İşin traji komik inanılmaz yanı buradan sonra başlıyor.
Yapılan plaka sorgulamada, aracın bir taşımacılık şirketine ait olduğu ve bu araç bakımından ilgili genelgede tarif edildiği üzere, valilik onaylı bir koruma kaydının olmadığı saptanmış.
Ve beklenen son, görevli polisi telefonla arayan asayiş şube müdürü, şahıslara işlem yapılmamasını söyler. Görevli polisler de kanun ve yönetmelik neyi emrediyorsa onu yapacaklarını söyler. Daha sonra olay yerine gelen il emniyet müdür yardımcısı M.Ç. ve Fatih ilçe emniyet müdür yardımcısı B.B., görevlilerden birine ”sen kimsin bu araca işlem yapıyorsun” deme gafletinde bulunup, görevli polisi görev yerinden kovmak isterler. Evet yanlış okumuyorsunuz, devletin görev başındaki polisini, amiri görev yerinden kovuyor, sebep ise görevini yapmış olması.
Uzaklaştırılmaya çalışan polis, haklı olarak müdürlerin görev yerinden ayrılmasını istemeleri karşısında yazılı emir ister. Ama tabii ki alamaz. Sonuç olarak plakası 34 MEM 05 olan bu araç ve içindeki şahıslar, olay yerine gelen bu müdürler tarafından hiç bir işlem yapılmadan, mevzuata aykırı olarak bırakılır.
Emniyet-Sen Genel Merkez sayfasının verdiği bilgiye göre, bu olayı, bir komiser, bir başpolis ve beş polis memuru başından sonuna kadar, tutanağa geçirir. Olaydan bir kaç gün sonra bu görevlilerden başpolis memuru N.Ç. adına, görevlerinin yapmalarının engellenmesi, görevin kötüye kullanılması ve tehdit edilme suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunulur.
Olayı gözünüzde canlandırın kendinizi polis(lerin) yerine koyun demiştim ya. Şimdi soruyorum, savcılığa suç duyurusunda bulunan polis mi açığa alınır, yoksa bu suç duyurusu hakkında işlem mi yapılır?
İşlem yapılır diyenler kaybetti. Çünkü görevini yapmasını engelleyenler hakkında suç duyurusunda bulunan polis memuru açığa alındı.
Şimdi bu olay, başka bir ülkede olsa, araç içerisindekiler ve olay yerine koşup gelen yetkililerin , kolluk kuvvetine müdahale ve mukavemetten işlem görmesi lazım değil midir?
Ben elbette inanmadım böyle bir habere!!!. Sonuçta hukuk devletiyiz, Muz Cumhuriyeti değil burası görevini yerine getireni, cezalandıracak birileri olsun.
Ama yine de, emin olmak istedim.
HELALLİK İSTEYENDEN, OLAYA MUHATAP OLAN SAYIN YETKİLİLER, ACABA BU KONUYA BİR AÇIKLIK GETİREBİLİR MİSİNİZ?

Not: Metin konusunda, sayfalarından alıntı yapmama izin veren Sayın Emniyet-Sen Genel Merkez sayfası yönetimine teşekkürü borç bilirim. Yolunuz açık olsun.
CAN GAZİLERİMİ YÜREK YANGINIM ŞEHİTLERİMİ SEVGİ, SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUM.

www.haberhurriyeti.com / BEYHAN BİÇKİN

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

10 Yorum

  1. İsmail duran

    13 Mart 2018 at 00:07

    Efendim siz biz taksak o çakarı. Bizi çakarlardı. ama lambayı takanın önemli olduğu bir ülkede ne adaletten ne hukuktan ne da vicdandan bahsedebiliriz. Bahsedersekte vatan haini oluruz. Allah ın karşısına kul hakkıyla gidecek bunlar. Hukuk a önce hukuku koyanlar uyacak

    • Beyhan Biçkin

      13 Mart 2018 at 00:46

      İsmail bey, yasanın sen’i ben’i sadece bizim ülkede var. Polisine sahip çıkmayan amirler de sadece bizde var. Hukuk var mı ondan pek emin değilim.

  2. Fatih Sığınc

    13 Mart 2018 at 15:03

    Korkarım bunlar iyi Günlerimiz!!! diktatörlük tam anlamıyla hayata geçirdiklerinde asan asana kesen kesene…..hata şu ki hak kukuk adalet yollara dökülüp teröristler için arandığı sürece diktatörlük yakındır….

    • Beyhan Biçkin

      17 Mart 2018 at 15:45

      Allah büyük, kendisini büyük görenlere er ya da geç haddini bildirir. Uyanmak gerek. Uyumaya devam ettikçe her şey çok yakın.

  3. savaş

    13 Mart 2018 at 16:12

    sözüm ona hukuk devleti

    • Beyhan Biçkin

      17 Mart 2018 at 15:43

      Sorun nereden kaynaklıysa çözülür, devletimiz var olsun.

  4. Ahmet

    14 Mart 2018 at 01:49

    Milli eğitim müdürü telefonunu ile jet hızıyla olay yerine gelen il emniyet müdür yardımcısına mı gülmeli yoksa sadece görevini yaptığı için açığa alınan polise mı uzulmeli. Simdi sen polis e nasıl görev yaptıracaksin . Yapanı afaroz ediyorlar . Yakında muhtarlar da posta koyar haklı olarak.

    • Beyhan Biçkin

      17 Mart 2018 at 15:47

      Muhtarlar gözümüzün nuru!!! saraya milli savnma bakanı bile bu kadar sık gitmiyor.

  5. hasan erten

    14 Mart 2018 at 13:02

    herhalde dürüst namuslu bir savcı çıkar bu polisimizin şikeyetini dikkate alır yasal gereğini yapar yada ööyle bir savcı çıkar ki bu şikayetten yine polis mağdur olur il milli eğitim müdürü olan kendisini eğitimci sanan o şahıs ödüllenidirilir yasal çerçevede ne yapalım yaşasın şan şöhret ve makam

    • Beyhan Biçkin

      17 Mart 2018 at 15:48

      Bu konuda çok büyük bir tepki var. Elbette hatır bir yerde yerini akıla bırakacaktır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir