Son Dakika
24 Haziran 2018 Pazar
green card

Kredi Faizleri Ürkütmesin

Bazı yazar çizerler emlak sektöründe balon olduğunu ve bunun patlamasıyla ekonominin tümden sekteye uğrayacağı gibi gayri ciddi , ülkemiz realitesinden habersiz yazılar yazmaktalar.

09 Mart 2018 Cuma, 19:08
Kredi Faizleri Ürkütmesin

Konut satışlarında bir sıkıntı yok.
Konut üretiminde geçmiş yıllardan farklı bir durum yok.
Olmazda..
Bazı yazar çizerler emlak sektöründe balon olduğunu ve bunun patlamasıyla ekonominin tümden sekteye uğrayacağı gibi gayri ciddi , ülkemiz realitesinden habersiz yazılar yazmaktalar.
Hep söyledim, söylemeye de devam ediyorum.
Gayrimenkul sektöründe, konut, ofis, arsa ve arazi tümü için bir balon söz konusu değil. Sadece ve sadece gayrimenkul satış hızının yavaşlaması yani ivme kaybetmesi söz konusu..
Bunda da faizin ve reel enflasyonun etkisi gayet nettir.
Yüksek faizler, konut alıcısının erişimini olumsuz etkiliyor. Sektör nakit akışı sorunu başladı. Bu durum konut üreticisini daha maliyetli kaynaklara yöneltiyor. Genelde bu, barter yöntemi kullanılarak oluyor.
Diğer yandan, yüksek faizle uzun vadeli borçlanmak imkansız hale geliyor. Hem finans maliyeti yükseliyor hem de kredi vadesi kısalıyor.
Büyük çaplı konut projeleri ile köprü ,otoyol, baraj gibi yatırımlar yapılamaz hale geliyor.Buna tek çare ise ulusal bankalarımızın dışarıdan getirecekleri düşük maliyetli fonu kamu yatırımlarında kullandırmaları olur.
Kredi ve mevduat faizleri 9 yılın en yüksek seviyesini görerek ,Şubat 2018 itibarıyla yıllık ihtiyaç kredisinin faiz oranı yüzde 20,16’ya, konut kredisi faiz oranı 14,64’e, taşıt kredisi faiz oranı ise yüzde 18,12’ye yükseldi. Haziran 2013’te faizin yıllık maliyeti ihtiyaç kredisinde yüzde 11,82, konutta yüzde 8,30 ve taşıtta ise yüzde 9,61 seviyesindeydi.

Konut kredisi faizlerindeki yükseliş uzun bir zamandır, tüketicinin algısında psikolojik sınır kabul edilen aylık yüzde 1 seviyesinin üzerinde seyrediyordu.

Bu durum ipotekli satış rakamları üzerinde de etki gösteriyor. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları 2018 yılı Ocak ayı itibariyle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,3 oranında azalış göstererek 28 bin 678 olarak gerçekleşmişti.
Anlaşılıyor ki; markalı konut projelerinde , tüketiciler banka kredi faizine nazaran senetle alım yapmayı tercih etmiş.
Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 29,6 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 5 bin 464 konut satışı ve yüzde 19,1 pay ile ilk sırayı aldı.
Kredi faizi tartışmalarında,Vakıfbank Genel Müdürü Vakıfbank’ın konut kredilerinde zarar ettiğini açıkladı. Yani mealen, kredi faizlerinin düşürülmesi talebine(baskısına) sıcak bakmadığını paranın maliyetinin yüksek olmasından ötürü tüketiciye de bu durumun yüksek faiz olarak olumsuz yansıdığını anlatmak istiyor.
Bu noktadan hareketle faizlerin belki kısa dönemde düşmeyeceğini , piyasanın da belirli bir süre sonra bu duruma alışacağını, yeni bir psikolojik eşik belirlenmesiyle yola devam edilerek inşaat sektörünün artı yönde ivme kazanacağını öngörebiliriz.
Hemen bir not düşmek isterim ki; daha önceki yazılarımda arzettiğim konut sektörüne nacizane teşvik önerilerim eğer nisan ayından önce gerçekleşirse , 2018 tadından yenmez..

Sevgiyle Kalın
Burak Kuter

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum

  1. Burak Kuter

    10 Mart 2018 at 10:08

    Değerli okuyucu,
    Öncelikle yazımı okuyup fikrinizi bana ilettiginiz için teşekkür ediyorum.
    Cevaben şunu belirtmek isterim ki, ülkemizde konut fiyatlarının yüksek oluşunun sebebi, sanayi üretiminin olmayışı ve olanların da fabrikalarını satarak yine inşaat sektörüne yatırım yapmalarıdır.
    Yatırım yapılabilecek getirisi en yüksek sektör ve tabana yayılmış üretimi olması sebebiyle, ” dünyada mekan ahirette iman” mottosunu benimsemiş halkıyla arz talep her zaman olacaktır diye düşünüyorum.
    Sizin korkularınıza en yakın açıklayıcı örnek ticari taksi plakalarıdır.milyon liraların üzerinde fiyatı olmasına karşın aylık getirisi çok düşüktür. Bu da aynı psikoloji ve sosyaloji neticesidir.Yapacak,üretecek fazla seçeneğin olmadığı piyasalarda, bitme- yokolma, batma riski neredeyse sıfır olan, aylık bazda getirisi az ama yıllara sair anamal rantı çok yüksek bir yatırım enstrümanlarıdır bu tür sektörler..
    Umarım değişik bir açıdan bakmanızı sağlayabilmişimdir.
    Esenlikler diliyorum, sevgiyle kalın.
    Burak Kuter

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir