Son Dakika
21 Nisan 2018 Cumartesi
green card

11 Nisan 2018 Çarşamba, 19:47
Özlem Abut
Özlem Abut oabut@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Kalorisi Düşük Bir Söyleşi

Uzman Diyetisyen Tuğçe Sarı Haberhürriyeti okurları için sorularımızı yanıtladı. Kendisi gibi şeker ama kalorisi düşük bir söyleşi oldu…

Bahar geldi, havalar kadar içimiz de ısınmaya başladı. Keyfimiz yerinde, tabiatla birlikte bizler de canlandık. Öyle güzel ki ilkbahar, etrafımızı saran rengârenk çiçekler, gökyüzünde cilveleşen kuşlar yaşamanın güzelliğini iliklerimize kadar hissettiriyor. Buraya kadar iyi hoş ancak bir de şu aynalarla barışıversek ne iyi olurdu! Kış aylarında semirdik malum, hareketsiz kalıp televizyon karşısında bol bol atıştırdık. Ancak ve fakat bıçak kemiğe, yaz da kapıya dayandı. Ne olacak şimdi? Ne olacağını ben bilemiyorum ama bir bilene sizler için sordum. Bir süredir kanatları altında olduğum Uzman Diyetisyen Tuğçe Sarı beni kırmadı ve sorularımı yanıtladı… Kendisi gibi şeker ama kalorisi düşük bir söyleşi oldu, işte karşınızdayız!

Tuğçe hanım, yoğun temponuzda bize zaman ayırıp,  Haberhürriyeti’nin sorularını yanıtlamayı kabul ettiğiniz için teşekkürler… Sizi yakından tanımak isteriz,  kendinizden söz etseniz biraz…

Özlem hanım benim için zevk sizinle sohbet etmek… Toplumu doğru bilgilendirmek ve bilinçlendirmek bizim işimizin bir parçası.  1990 yılında Trabzon’da doğdum. Lise eğitimimi Trabzon Kanuni Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2012 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra Başkent Üniversitesi’nde Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik yüksek lisans programından 2015 yılında mezun olarak Uzman Diyetisyen unvanını aldım.

Ardından hemen çalışma hayatına atıldınız diye biliyorum…

Evet, öyle oldu. Okulu bitirince büyük bir heyecanla iş hayatına atıldım. Haziran 2012’den beri aktif bir şekilde özel hastanelerde çalışıyorum. İnsanlara hizmet etmek, kendilerini iyi hissetmelerine vesile olmak ve onlara kiloları ile o veya bu sebepten yaşadıkları sıkıntılardan kurtulma yolunda yoldaşlık etmek beni mutlu ediyor. Şuanda İstanbul Kavacık Medistate Hastanesinde ayakta ve yatarak tedavi gören danışanlarımın beslenme programlarını düzenliyorum.

Hangi konularda hizmet verdiğinizi öğrenebilir miyim?

Özellikle obezite, kilo alma, diyabet, gestasyonel diyabet, çocuklarda obezite, kanserde beslenme, endokrin hastalıklarında beslenme, sindirim hastalıklarında beslenme, kalp hastalıklarında beslenme, karaciğer hastalıklarında beslenme, obezite cerrahisi sonrasında beslenme ve sporcu beslenmesi gibi konularda danışmanlık hizmeti veriyorum.

Hastanenize gelen danışanlarınızla nasıl bir yol izliyorsunuz?

Öncelikle gerekli olan kan tahlillerini istiyoruz. Kişinin boyuna, kilosuna vücuttaki yağ, kas, su miktarına bakarak kişinin yaşam şekline uygun, uygulayabileceği, kronik hastalıkları doğrultusunda, açlık çekmeyeceği bir beslenme programı hazırlıyorum. Düzenli kontrollerinde, danışanımın diyetini uygularken yaptığı hataları tespit edip yaşam şekline uygun alternatifler üretiyorum. Yasaklı değil, ölçülü ve sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmeyi hedefliyorum. Danışanlarım bu sayede, sevdikleri yiyeceklerden mahrum kalmadan, bunları belli aralıklarda tüketerek hedefledikleri kiloya ulaşıyorlar.

Danışanlarınız çok şanslılar… Hem konunuzda işinizin ehli bir uzmansınız, hem de onlarla kurduğunuz sıcak ilişki gerçekten son derece motive edici… Bunu kendimden biliyorum. Yaklaşımınız, ilginiz bambaşka…

Size böyle hissettirmiş olmak çok güzel. Bizim için her danışanımız gerçekten de özeldir. Herkesin şikâyeti, hedefi farklı… Zaten o nedenle diyetleri danışanlarımla birlikte düzenliyorum, onların istekleri çok önemli.   Bir zayıflama programının uzun süre devam ettirilebilmesi için diyetin kişinin yaşam şekline uygun, sürdürebilir olması gerekir. Bunu sağlamak ise diyetisyenin görevidir.

 

Anladığım kadarıyla aktif bir iş hayatı olan bir danışanınızla, ev hanımı olan bir danışanınıza farklı programlar düzenliyorsunuz…

Evet, aynen öyle… Danışanın yaşam şekli doğru diyet programını düzenlerken kilit noktası diyebilirim. Dediğiniz gibi çalışan bir kişi için kolay kahvaltı, öğle yemeği ve ara öğün alternatifleri sağlanmalı… Bir ev hanımının kendisi için uygun öğünler hazırlaması daha kolay olacaktır. Ancak her halükarda besin çeşitliliği olmalı, diyette doğru miktarda ekmek yer almalıdır. Kişi aç kalmadan, ruhunu da aç bırakmadan, doyarak zayıflamalıdır.

Tuğçe Hanımcığım uzman bir diyetisyen olarak sağlıklı zayıflamanın ne olduğunu okurlarımızla paylaşabilir misiniz?

Tabi ki… Sağlıklı zayıflama, tüm besin öğelerinin yeterli ve dengeli miktarda tüketilerek kilo kaybının sağlanmasıdır. Tek tip gıda tüketimini kesinlikle tavsiye etmiyorum. Karbonhidratı tamamen keserek sadece protein ağırlıklı beslenmek doğru değildir. Sağlıklı bir şekilde zayıflamak isteyen bir kişinin diyetinde yeterli miktarda karbonhidrat, protein ve yağ bulunmalıdır.

Şu kulaktan kulağa dolaşan, insanların internetten bulup kendi kendilerine uyguladığı “popüler” diyetler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sizin o  “popüler” olarak nitelendirdiğiniz diyetlerle verilen kiloların kas ve su kaybı olduğunu belirtmek isterim. Bu şekilde verilen kiloların çabuk geri alınmalarının sebebi budur. Doğrusu, uzman bir diyetisyenin eşliğinde kişiye özel olarak düzenlenen bir diyetle aç kalmadan, yağdan kaybederek kalıcı kilo kaybı sağlamaktır. Verilen kilo daha zor geri alınır ve kişi sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazanmış olur.  Kendi kendine yapılan yanlış diyetlerde ise kas kaybı yaşanır ki bu hiç istemediğimiz bir durumdur.  Sağlıklı kilo kaybı için amaç vücuttaki yağ miktarını azaltıp kas miktarımızı arttırmaktır.

İnsanlar özellikle ilkbaharda yaza hazırlık yapmak için sağlıksız diyet programları eşliğinde bilinçsizce spor yapıyorlar. Sizin bu konuda ne düşündüğünüzü merak ediyorum…

Diyeti de, sporu da bilinçli yapmak; kilo vermeyi ise mantıklı bir sürece yaymak çok önemli. Ben egzersizi haftada 3-4 gün, 1-1.5 saat, kişiye özel olarak yapılmasını tavsiye ediyorum.  Aşırı spor vücutta ödeme yol açarak kilonun fazla çıkmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden bir gün ara ile kasları dinlendirerek spor yapmak daha sağlıklı ve doğru olacaktır. Tabi ki profesyonel sporcuları ayrı tutuyoruz onların her gün antrenman yapmaları gerekebiliyor. Spor sadece diyet yaparken değil hayatımızın her aşamasında olmalı zira aksi takdirde kilo kaybı kalıcı olmaz. Önemli olan sağlıklı beslenmeyi ve sporu alışkanlık haline getirebilmek… Aşırı sporu ömür boyu devam ettiremezsiniz ama dengeli sporu hayatınız boyunca yapabilirsiniz.

Tuğçe hanımcığım Ocak ayından beri birlikteyiz ancak bahar geldi? Bu aylar için ne tür önerileriniz var?

Bahar aylarında uygulanacak en ideal beslenme şekli Akdeniz tarzı beslenmedir. Her öğünde mevsim sebzeleri salata ya da yemek olarak tüketilmelidir. Ara öğünlerde de yine mevsim meyveleri tercih edilmelidir. Haftada bir kez kırmızı et, en az iki kez balık, iki kez kuru baklagiller, üç kez yumurta ve her gün iki kâse kadar yoğurt, 10 adet fındık, badem

tüketmeliyiz.  Salatalara ve yemeklere piştikten sonra çok az zeytinyağı ilave etmek de faydalı olacaktır. Ekmek ve tahıl grubu ihtiyacımızı ise çavdar veya tam buğday tercih etmeliyiz. Bahar dönemine geçerken hem hormonlar hem de hava değişimleri vücutta su tutulmasına neden olabilir. Bu nedenle yemekler az tuzlu tüketilmelidir. Günde 2-2.5 litre su içmenizi tavsiye ederim. Günde 2-3 fincan bitki çayı tüketimine de özen gösterin. Fiziksel aktivite olarak özellikle yüzme ve yürüyüş bahar yorgunluğunun giderilmesinde etkilidir.

Yaza formda girmek için ne yapalım?

3 ana öğün 3 ara öğün tüketimine dikkat edin. Ara öğünler kışın yavaşlayan metabolizmamızı hızlandıracak ve kilo vermemizi kolaylaştıracaktır. Ara öğünlerde meyve tüketimi abartılmadan ölçülü bir şekilde tüketilmelidir. Yürüyün, günde hedefiniz 10.000 adım olsun. Fındık, ceviz, badem sağlıklı diye düşünüp tüketimi abartanları uyarmak isterim; kuruyemişlerin yağ içeriği yüksektir. Bu yüzden yediğiniz miktarlara dikkat etmekte fayda var. Yine söylüyorum, günde 2-2.5 litre su tüketimi mutlaka olmalıdır. Suyunuza limon, nane yaprağı, karanfil, tarçın kabuğu atıp aromalandırıp kolay içim sağlayabilirsiniz. Yemeklerde 1 tencereye yani 1kg sebze yemeğine 2 yemek kaşığı zeytinyağı kullanarak yemekler yapılsın. Ekmeği çavdar veya tam buğday ekmeği olarak tercih edin. Her öğünde 1-2 dilim ekmek bulunsun ancak bir dilimi 30 gram civarında olsun.

Diyelim ki kilolarımızdan başarıyla kurtulduk… Ne yapacağız bu aşamadan sonra?

Kiloyu vermek kadar, kiloyu korumak da önemli! Kilo koruma programında elinizden geldiğince 3 ana öğün ve 3 ara öğün beslenmeye özen gösterilmeli, su tüketimine dikkat etmelisiniz. Spor yapmaya, hareketli olmaya özen göstermelisiniz. Mesela basit bir öneri: Asansör kullanmayın! Her şeyden, makul ölçülerde tüketerek kilonuzu koruyabilirsiniz. Yediğiniz yiyeceğin içeriğine göre diğer öğünlerden azaltarak dengelemeyi zamanla öğrendiğinizi göreceksiniz.

Çok vaktinizi aldım, çok teşekkür ederim… Daha sormak istediğim sorular bitmedi, sizinle bir söyleşi daha yapmak isterim…

Benim için zevkti Özlem hanımcığım, istediğiniz zaman yine konuşuruz. Ben de beni ağırladığınız için teşekkür ederim.

www.haberhurriyeti.com / ÖZLEM ABUT OTLUOĞLU

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir