denizli escort esenyurt escort İnsanlığın Kralı, Metin Oktay, Kalemlerin Efendisi'ne anlattı ama.... -Haber Hürriyeti
Son Dakika
20 Kasım 2017 Pazartesi
green card

İnsanlığın Kralı, Metin Oktay, Kalemlerin Efendisi’ne anlattı ama….

‘Onu tanıyorsunuz. Onun adı top. Beni de tanıyorsunuz. Benim adım, Metin Oktay.’

13 Eylül 2017 Çarşamba, 17:22
İnsanlığın Kralı, Metin Oktay, Kalemlerin Efendisi’ne anlattı ama….

”Yumuşacık, yusyuvarlak…

Hareketli… Ele-avuca sığmaz… Zıp zıp zıplar, yerinde durmaz.

Onunla ilk tanıştığım gün, ayakkabısının bağlarını bile kendi bağlayamayan, yürümeyi yeni yeni öğrenmiş minicik bir çocuktum.

O kocaman şişko gövdesiyle karşımda duruyordu. Bağlarını bile bağlayamadığım ayakkabımla, ‘sen de nereden çıktın?’ der gibi vurdum ona.

Yolumun üstünde duruyordu çünkü… Çekilip gitmesini istedim…
Ben vururum, o gider…
O gider, ben giderim…

O ilk vuruşla birlikte, yolum da değişti, hayatım da.
Yolumun üstüne çıkan koca şişkoyu kenara attım ama, yola devam edemedim.
Onun peşinden koştum, ötelerde bir yerde beni bekliyordu.
Gittim, bir daha vurdum.

Çaresiz, kader bağlamıştı bizi…

Ondan ayrılamıyordum… Benim en iyi arkadaşım olmuştu.

Yatağımın altında, benimle uyur, beni beklerdi.
Onunla daha iyi arkadaşlık edebilmek için özel ayakkabılar aldım…

Ayakkabılarımı ve onu, odamda özenle saklar, birlikte yaşamayı hayal ettiğim o gönül cennetine gitmek için büyülü rüyalara yatardım.

Onu tanıyorsunuz… Onun adı top.
Beni de tanıyorsunuz… Benim adım Metin Oktay…”

Yukarıdaki satırlar, ‘TOP VE BEN’ kitabından. Basılmış olmasına rağmen piyasada bulunamayan bir kitap.  Metin Oktay’ın, meslekte bizlerin ”kalemlerin efendisi” olarak lakapladığı gazeteci Ceyhan Gür ile birlikte ”kaleme almaya başladığı” kitap.

”Kaleme almaya başladığı” dedim. Çünkü, kitapla başlayan kader ortaklığı, trafik kazası sonucu aramızdan ayrılmaları ile de ayrı bir hazin öyküde de yollarını kesiştirdi Metin Oktay ile Ceyhan Gür’ün.

Kitap Metin Oktay’ın erken vedası ile yarıda kalmıştı. Ceyhan Gür ile ailesi tamamlamaya çalıştı. Gür’ün de zamansız vedası sonucu yine yarım kaldı. Kitabı Metin Oktay’ın ailesi bitirterek bastırdı. Sadece bir yıl kalabildi raflarda. Şimdi ise yok.

”….Yaşayan insan için saatlerin, günlerin, ayların, yılların ne önemi var ki?

Akıp gidiyor zaman.

Çilesiyle, derdiyle, sıkıntısıyla.

Hayat yorgun bir küfenin dibinde sanki.

Sürükle sürükle, edebildiğin kadar.

Metin ne kadar taşıyabilecek bu çile yükünü acaba?”

Demiş, Ceyhan Gür’e. Kitapta da aynen geçiyor.

Futbol virtüözlüğü, efendiliği ve inandığı yüksek insani ilkelerin kendisine verdiği yüksek karakter, çaldığı tüm kalplerin derinlerine işleyen bir sızı haline geldiği bir 13 Eylül günü kaybetti Türkiye o İzmirli Metin Oktay’ı.

Bugün, onun aynı zamanda ülke insanı aklına kazındığı bir kilometre taşı oldu. Fısıltı gazetelerine göre, densizin birinin ettiği lafı bağrına gömdü, attı sokağa kendini, ile-isteye kırdı direksiyonu. Şehir efsanesi kısmı bu. Olmayanı, direksiyon hakimiyetini kaybettiği.

Öyle veya böyle. Tek gerçek; 36 yıl oldu onu kaybedeli.

Yeni doğan çocuklara verilen isimlerin Metin olması tesadüf sayılabilir mi hiç? Onda insanlar, gerçek insani değerleri,  kendi kederlerini, dertlerini ve sevinçlerini buldular.

Asla unutamaz bu ülke seni İzmirli Metin Oktay…

www.haberhürriyeti.com / OĞUZ ÖRNEK

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

iddaa siteleri bahis siteleri