green card

15 Ocak 2017 Pazar, 18:55
Sedat Kaya
Sedat Kaya skaya@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

#HAYIR demenin dayanılmaz mutluluğu

#Hayır olumsuz algı yaratan bir kelime olmasına ragmen Şili halkının beğenisini kazandı.. Çünkü aydınlık yarınları müjdeliyordu.. Reklam filimleri yayınlandıkça “Hayır” sloganı dilden dile yayıldı.. Koalisyonun güçbirliği Şili halkını umutlandırmıştı.. Ülke bu ortamda referanduma gitti.

Tam 15 yıl olmuştu..
Şili’yi 15 yıldır baskı, zulüm ve yolsuzluklarla yönetiyordu..
Adı Augusto Pinochet idi..
Şili’nin diktatörüydü..
Astığı astık, kestiği kestikti..
Ülkede yargı, iş dünyası, medya onun emrindeydi..
Muhalefet, sivil toplum örgütleri, yazarlar, akademisyenler, aydınlar, sanatçılar vatan haini ilan edilip ezilmişti..
Tek çatlak ses çıkmıyordu..
Papazlar onun yanındaydı..
İş dünyası da..
Hukuk onun emri altındaydı..
Ordunun zaten baş komutanıydı..
Herkes diktatöre biat ediyordu..
Etmek zorundaydı..
Etmeyenin mekanı hapisti.
Üstelik, Şili Amerika tarafından geliştirilen neo-liberal ekonomi politikalarının uygulama sahası olmuştu..
Ekonomi çökmüştü.
Halk yoksulluk içindeydi..
Zengin ile fakir arasındaki uçurum derinleşmişti..
Kitleler korku, sindirme ve tehditlerle konuşamaz olmuştu.
Yıl 1987 idi..
Faşist diktatör Pinochet sonunda dış dünyanın baskılarına dayanamayarak siyasi partilerin meşruiyetini tanımak zorunda kalmıştı..
Ancak iktidarı bırakmaya hiç niyeti yoktu..
Hemen referanduma gitme kararı aldı..
Referandumda Şili halkı Pinochet iktidarının 8 yıl daha görevde kalıp kalmayacağını oylayacaktı
Pinochet kazanacağından çok emindi..
Çünkü devletin tüm imkanlarını kullanıyordu..
Karşısındaki muhalefet paramparçaydı..
Şili halkı umutsuzdu.
Kimse Pinochet’in kaybedeceğini düşünmüyordu..
Şilili sosyalistler liberal partileri de yanlarına alarak bir koalisyon oluşturdular..
Bu diktatöre karşı bir güçbirliğiydi..
Hemen seçim kampanyası için kolları sıvadılar..
Genç reklâmcı Rene Saavedra’nın kapısı çaldılar
Saavedra teklife önce sıcak bakmadı ama sonra kabul etti..
Şartları vardı..
Kampanyada klasik söylemlerden uzak durulacaktı..
Vatan, millet, bayrak edebiyatı yapılmayacaktı..
Geçmişle ilgili konuşulmayacaktı..
Geçmişte yaşanan kötülükler hatırlatılmayacak, tam aksine mutluluklar ve güzellikler vaat edilecekti..
Şili’de yaşanmış karanlık yılları anımsatmak yerine, geleceğe dair umutlu bir beklenti yaratmak gerekiyordu..
Genç reklamcı Saavedra’nın sloganı sadece iki harfti..
No (#Hayır)
Gökkuşağı renkli, danslı, müzikli kısa reklam filimleri çekti.
Filimlerin sonunda “Şili, mutluluk çok yakında” sloganını kullanıldı..
#Hayır olumsuz algı yaratan bir kelime olmasına ragmen Şili halkının beğenisini kazandı..
Çünkü aydınlık yarınları müjdeliyordu..
Reklam filimleri yayınlandıkça “Hayır” sloganı dilden dile yayıldı..
Koalisyonun güçbirliği Şili halkını umutlandırmıştı..
Ülke bu ortamda referanduma gitti.
Sonuçlar açıklandığında tüm dünya gibi Şili halkı da şaşırmıştı..
Yıkılmaz denilen diktatör Pinochet yıkılmıştı..
Muhalifler %55,99 oy alarak imkansızı başarmıştı..
..Ve 15 yıl Şili’ye kan kusturan diktatör Pinochet’den artık hesap sorma vakti gelmişti..
Hesap soruldu.
Yargılandı..
Hüküm giydi..
2006 yılında öldü..
Ailesi, saldırı ihtimali nedeniyle kendisi için mezar yaptıramadı..
Şili Silahlı Kuvvetleri de küllerinin herhangi bir askeri tesiste bulundurulmasına izin vermedi..
Mezarı nerede hala bilinmiyor..
*. *. *
Neydi Adnan Yücel’in o mısraları.
“Saraylar saltanatlar çöker,
Kan susar birgün
zulüm biter.
Menekşeler de açılır üstümüzde
leylaklar da güler.
Bugünlerden geriye,
Bir yarına gidenler kalır,
Bir de yarınlar için direnenler..”

www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA

#birkeredeHAYIRınolsun

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler Teması. Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz