denizli escort esenyurt escort Gelene ağam, gidene paşam -Haber Hürriyeti
Son Dakika
22 Kasım 2017 Çarşamba
green card

13 Eylül 2017 Çarşamba, 10:20
Fikret Kalmuk
Fikret Kalmuk fkalmuk@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Gelene ağam, gidene paşam

Yaşadıklarımdan edindiğim çok deneyim var… Güç kimin elindeyse onun türküsünü söyleyenler… Kraldan fazla kralcı  geçinenler… Kral değişince “yaşasın yeni kral”  diyerek eskisinin üstüne basıp geçenler…

GELENE AĞAM GİDENE PAŞAM

Tuhaf bir milletiz vesselam…Başımıza kim geçerse büyük çoğunluğumuz o görüşleri benimsemekte… Bilerek bilmeyerek, inanarak veya inanmayarak… İşin o kısmını bilemem ama maalesef böyle…

Okuduklarıma, duyduklarıma göre değil…

Yaşadığım, gördüğüm olaylar böyle bir düşünce yapısını oluşturdu bende…

Hatırladığım, muhakeme edebildiğim ilk Başbakan Menderes idi…

Rahmetli Babam ve yakın arkadaşları Demokrat Partiliydi. Belki bunun etkisi belki de Menderes’i ilk gördüğümde edindiğim izlenimlerdi…

Birden bire kanım ısınmış idolüm olmuştu adeta…

Şöyle ki ; Lise ikinci sınıf talebesiydim. Ortaköy’de olan okula arkadaşlarla birlikte yürüyerek gidip gelmedeydik. Bir sabah Beşiktaş’taki Barbaros Türbesine doğru ilerlerken yanımızdan üç tekerlekli polis motosikleti arkasında bir Kadillak ve onun arkasından tek bir polisin kullandığı motosiklet geçti.

Ne siren ne korna sesi… Ne bir kalabalık ne gösterici kitlesi ne şakşakçılar grubu… Türkiye cumhuriyeti başbakanın şatafatsız, vaveylasız sade bir şekilde seyahat etmesi mi? Yoksa az ileride türbenin önünde arabadan inerek dua etmesi mi? Ya da duadan sonra arabasına binerken  bir dilencinin yanına yaklaşmasına izin vermesi mi beni etkiledi bilemem ama çok hoşuma gittiğini itiraf etmeliyim.

Daha sonraki yıllarda ise milleti vatan cepheciler, vatan cephesizler olarak ayırması… Kendisine oy vermeyenleri ve muhalefeti küçümsemesi… Din ve Atatürk istismarcılığına başlaması… El öpenleri, yalakalık yapanları baş tacı etmesi… Ağalık düzenine destek vermesi…

Köy enstitülerini kapatması…

Hakkındaki tüm olumlu düşüncelerimi silip atmıştı…

***

Ağalara göre Köy enstitüleri komünist insanlar yetiştiriyordu ve bunlar kendileri için tehlikeliydi. Çünkü bu okullardan yetişen, köylü, kırsal kesim gençliği kapitalizmi, burjuvaziyi… Ağalık sistemini sorgulamaya başlamıştı. Anadolu ağaları arasında dört yüzden fazla köyü olanlar çoğunluktaydı. Bunlar büyük oy sahibiydi. Ve siyasilerin bu oylara ihtiyacı vardı. Okuyan, öğrenen, iyiyi, kötüyü, özgürlüğü, sömürüyü kavrayan beyinler sus kalamazdı. Elbet gün gelecek büyük sosyal patlamalar olacaktı.

İşte bu düşünceler iktidar sahiplerini ve yandaşlarını korkuttu…

Ne yazık ki bu korku oyunu bu gün de oynanmakta… Ancak o gün sınıfsaldı, bu gün dinsel temalar üzerinden sürüyor…

***

Hepimiz devrimci kesilmiştik 27 Mayıs’ta…

Askerden başka büyük yoktu ülkemizde…

“Menderes için canımızı veririz” diye feryat edenlerin bir tanesi bile yoktu ortalıkta…

Yeni ve çağdaş anayasa yapılması, senatörlük sisteminin gelmesi övgülerin en büyüğünü almaktaydı halkımızca… Alkışlayanların başında gelmekteydim ben de…

Ancak, Adalet sözü verenlerin, Yassıada duruşmalarında sözlerine sadık kalmadıklarını anlayınca inançlarım yerle yeksan oldu…

***

Fötr şapkası başında eğreti gibi duran Ispartalı Süleyman Demirel…

Bir anda halkın sevgilisi haline gelmişti.

Köylü çocuğu olduğunu vurguladıkça meydanlar inliyordu.

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri müdahaleler ile görevden uzaklaştırıldığında…

-En büyük Demirel başka büyük yok.

-Çoban Sülü canımız uğruna aksın kanımız…

Feryatları ile göğüs bağır yolanlar selam bile vermekten korkar olmuştu…

Ne olmuştu o sevgilere… O bağlılık yeminlerine…

***

Ekrem Alican’ın kurduğu Yeni Türkiye Partisi’nde görev almıştık arkadaşlarla birlikte… Bir buçuk sene kadar sonra yaşadığımız bir olay ters gelmişti bize ve topluca istifa etmiştik partiden…

Ondan sonra siyasi hayata ve siyasetçilere karşı inancım kalmadı benim.

Halkı aptal yerine koymalar… Elindeki gücü kötüye kullanıp çok iyi yapmış gibi  kamu oyu oluşturmalar… Para için bu eylemlere katkı koyanlar… Yalanlar, ayak oyunları… Yüze gülüp arkadan hançerlemeler… Mertlik yerine namertlik… Delikanlılık yerine iptelik normal enstrümanlardı bu dünyanın insanlarına göre… Hala da öyle değil mi?

***

…Ve güç kimin elindeyse onun türküsünü söyleyenler… Kraldan fazla kralcı  geçinenler…

Kral değişince “yaşasın yeni kral”  diyerek eskisinin üstüne basıp geçenler…

Ecevit için de böyleydi bu… Özal için de… Yarın bir başkaları için de aynen böyle olacaktır…

Yaşadığım, gördüğüm olaylar bu yargıya vardırdı beni. Tuhaf bir milletiz vesselam.

Gelene ağam gidene paşam.

www.habarhurriyeti.com / FİKRET KALMUK

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

iddaa siteleri bahis siteleri