Son Dakika
06 Aralık 2016 Salı
green card

02 Aralık 2016 Cuma, 14:39
Mustafa Gökçek
Mustafa Gökçek mgokcek@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

GALAT-I MEŞHUR

Birey kesinlikle “Ev içi… Kanaviçe” tutsağıdır gündelik yaşamda ki acı temel gıdasıdır öğretisi bulunmayan yazının, yazıların. Eşyalara da siner hüznün sesi ve rengi. Ses dingin, renk pasteldir hep. Zaman nesnelerle mi eskimekte?

mustafagokcek_haberhurriyeti

 

          “… Nedir Kemalist Devrim? ‘Muhafazakârlıktan’ kastedilen… Neoliberalizmin siyasi dayanağı ‘yeni muhafazakârlık’ ise mesele başka… / Küresel ekonomik dayatmaları savunmaktır bu / Vahşi kapitalizmin payandası olmayı savunmaktır bu / ‘Muhafazakârlık’ kültürel; ‘yeni muhafazakârlık’ siyasi-ekonomik tanımdır. Yani… ‘Yeni muhafazakârlık’ın tanrısı serbest piyasadır/para’dır…/ Bugün… Kemalist Devrim’in muhafazakâr kültürel değerlerle hiçbir sorunu yoktur. Fakat geniş kitleleri yoksullaştıran ‘yeni muhafazakârlıkla sorunu vardır. Örneğin… Başörtülü emekçilerin sömürülmesine karşı çıkar;sigortalı olup sendikalara girme mücadelesini destekler. Evet… Kültürel muhafazakârlık ile küresel sömürünün dayattığı ‘yeni muhafazakârlık’ farkını bilmek gerekir. Evet… Kemalist Devrim’in kapısı, anti-kapitalist Müslümanlara, Muhammet İkbal’lere, Ali Şeriati’lere sonuna kadar açıktır… // Fransız Devrimi Korsikalı Napoléon’u lider olarak çıkardı. Anadolu devrimi Selanikli Mustafa Kemal’i lider olarak çıkardı. Bu kültürel etnik kimlikler hiç ön plana çıkmadı. /// Devrimlerin düşmanı kimlik siyasetidir. Bunu dayatan neoliberalizmin amacı da devrimleri önlemektir…” (sy.204-205); (*).

 

Yukarıdaki girişi, kitabın tümünün okurca okunmasını arzuladığım ve kitaptan bir anekdotla yola çıkarak aktarmaya çalıştım. Çünkü paragraf, kitabı her ne kadar yorumlamayı amaçlasa da, asıl düşünce tamamını okumaktır. Öyle ki,  ‘Soner Yalçın’ın birbirinden güzel içerikleriyle donattığı kitabı ‘Galat-ı Meşhur’ u, algılayabilmek, okuru sürükleyebilecek bir kitap ve elbette okurda heyecan uyandıracak türden. Bu nedenle aktarabildiğim kadarının dışına çıkmadan, tamamını okumanızı kendimce salıkverebileceğim… Eline, kalemine ve fikrine sağlık ‘Soner Yalçın’…

Aylar önce; ismi değişik geldiği için, kitabı bir yerlerden almıştım. Birkaç sayfa okurum diye masama çöktüğümde, uzun bir süre elimden bırakamamış ve yarısını bir gece de çoktan geçmiş olduğumu gördüm. Daha sonra ise heyecan, coşkuyla tamamlamaya çalıştım. Böylece doğru bildiğim yanlışları bu kitaptan öğrendim.

Birey kesinlikle “Ev içi… Kanaviçe” tutsağıdır gündelik yaşamda ki acı temel gıdasıdır öğretisi bulunmayan yazının, yazıların. Eşyalara da siner hüznün sesi ve rengi. Ses dingin, renk pasteldir hep. Zaman nesnelerle mi eskimekte? Düşündürür, “… Vahşi kapitalizmin payandası olmayı savunmaktır bu…” (*) cümlesi.

Ev içi hallerini resimleyen bir gizil güç mü okuru çeken? Sözcüklere açtığı büyülü ufuk ile dil denen örgen, koyu anlatı katlarına yükseltiyor düşünceyi. Düşünce ki yaşamın imge meydanıdır. Devinimler meydanı; nesnelerin ve canlıların birbirine tanıklık ettiği yer. Öyle ki, kitapta yer alan kimi kişilerin tanıklığına bile yüklenmiştir, yaşam içi yıpratıcı durumlar: Ve hemen her şey, araştırılarak ortaya çıkarılıyor… Gizli kalmadan! Tanımlanmayan, bilinemeyen nice ilişkiler, çelişkiler yumağıdır ‘ev içi’. Geçmiş apayrı bir dünyadır orda, şimdi ayrı. Gelecekse hiç yok sanki. Zaten ansiklopediler hep geçmişten söz etmez mi? Hiçbir şeyin geleceği yok, eşyaların da üstünü toz kaplar ve tozun üzerinde de, tozun altında da geleceği yok. ‘… Nedir Kemalist Devrim?’ diye soran bir satır, sinmiştir ‘Ansiklopedi’nin alyuvarlarına. Sözcüklerde gizli ve açık çok anlamlılık, dönüp dönüp okutuyor kendini!  Ve ‘Galat-ı Meşhur’ sorgularla okurdan yanıt arıyor. Elbette kendi araştırmalarıyla ışık tutuyor dinlencede, ‘Soner Yalçın’…

 

“… Cemaat polislerinin hazırladığı dosyada ‘Ermeni’ dedikleri muhalefet lideri kim? / Lise yıllarında dinci kampta eğitim alan Başbakan kim? / İslami Devrim için ABD Konsolosluğu’nu basan AKP’li Bakan kim? / Erdoğan’ı sürekli kandıran gazeteci kim? / Kılıçdaroğlu’nun ‘akıl hocası’ sağcı Milli Mücadeleci kim? / Öcalan’a, ‘Kürtçülüğü bırak solculuktan ayrılma’ diyen aile büyüğü kim? / PKK’yı asıl büyüten sağcı lider kim? / Sağcı bilinen solcular; solcu bilinen sağcılar kim? / Paris günlerinde sosyalist olan Cemaatçi kadın kim? / Alevi Mezarlığı’na gizlice gömülen Nazi subayı kim? / Süleyman Hilmi Tunahan’ın ‘talebesi’ CIA görevlisi kim? / Hitler için dua eden Nurcu kim? / Atatürk ve arkadaşlarının ruhunu çağırdığı Osmanlı padişahı kim? / Ve HDP milletvekillerinin sicili; kim aslında kimdir? …”.

 

Şunu içtenlikle diyebilirim ki, insanoğlunun temel sorunu  ‘ıstırap’, sonucunda da varılan liriksem bir haz ’ denen duygu, hücre hücre canlı tutuluyor ‘Yalçın’ın salt bu kitabından öte, tüm araştırma kitaplarında… Bunu vurgulamanın ışık odağı da, kitabında dediği gibi; “… Önyargıları yıkmak zorundayız / Yanlış, hatalı olanı cesurca dile getirmeliyiz…” diye özetlediği, yaşama karşı bilgece tavır alıştadır. Bana da, ‘ıstırap’ yaşayan her insana, doğruları öğrenmek isteyen her insana seslendiğince sesleniyor ‘Yalçın’…

Kendimce yolculuk ettiğim zamanlar (en çok geceleri); beynimde, özgürlükle sorumluluk kavramlarının işkence seansı uygulandığı zamanlar, en iyi, en sadık dost hep anlağımda araştırma kitapları olmuştur. Çünkü doğruları öğrenmek, her insanın olduğu gibi benim de hakkım sanırım. Yatıştırıcıdır, usunuzda peydahlanan sorulara bulamadığınız yanıtlar için bu kitaplar…

 

Bu sayfaya alıntıla bileceğim son söz olarak; “Aptal inan söylenene inanır, oysa zeki insan dibini araştırır. Doğruları bulur…”.

 

Bu kitabında da doğruları, yanlış bildiğimiz ve günlerce belleğimizde yer eden sözcüklere, bu kitap okurun bakış açısını değiştiriyor.

 

Yolun açık olsun ‘Soner Yalçın’

 

www.haberhurriyeti.com / MUSTAFA GÖKÇEK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler Teması. Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz