Son Dakika
19 Ocak 2018 Cuma
green card

10 Ocak 2018 Çarşamba, 16:24
Sezai Bayar
Sezai Bayar sbayar@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Değişen bir şey yok…

 Geçen yıl Haber Hürriyet’indeki köşemde 10 Ocak’ta yazdığım yazımı okudum bu sabah. Değişen ne olmuş diye baktım.

 Geçen yıl Haber Hürriyet’indeki köşemde 10 Ocak’ta yazdığım yazımı okudum bu sabah.

Aradan tam bir yıl geçmiş.

Tamı tamına 365 gün.

Bu süre içinde bir çok değerli gazeteci-yazar ağabeylerimizi, gerçek emekçileri ve büyüklerimizi kaybettik.

Onları uğurladık.

Bir yıl boyunca gazeteler ve dergiler yayınlandı.

 

Ne değişti ki?

 

İşte bu soruya, geçen yıl yazdığım yazıyla yanıt verme hakkım doğdu.

“Bizim cephede değişen hiçbir şey yok.”

İnanmıyorsanız aşağıdaki yazıma bir göz atın.

  

***

 “Gazeteciler Günü” mü dediniz?

 

10 Ocak Gazeteciler günü kutlamaları gerilerde kaldı artık.

Çok ama çok gerilerde.

Gazeteciler günü basının özgür, çalışanlarının hapiste olmadığı ülkelerde değerlidir.

İfade özgürlüğünün yok edilmediği ülkelerde geçerlidir.

Gazeteci ve yazarlarının cezaevlerine tıkılmadığı ülkelerde bir mana ifade eder.

 

Önce  sormak gerek?

Hangi çalışan gazeteciler günü?

Havuz medyasında kulaç atanların mı?

Açgözlü iş adamlarının satın aldıkları “ sahibinin sesi” kıvamındaki gazetelerde çalışanların mı?

Tüp gaz bayilerinin ele geçirdiği “muhtelif” gazetelerin köşelerine yerleşmiş “tetikçi” sözde yazarların mı?

Araba satış bayiliğinden gazeteciliğe “zıplayan” patronların çıkardıkları ve iktidara “ biat” ettikleri gazetelerde çalışmak zorunda bırakılan gerçek emekçiler için mi?

Gerçekleri yazdıkları için, şu anda işsiz kalanların mı?

Sorgusuz sualsiz, kıdem tazminatsız kapının önüne konan dürüst muhabirlerin mi?

Deneyimli ve kıdemli oldukları halde genç yaşta köşelerine çekilmek zorunda kalan duayen ağabeylerin mi?

Bu meslekte son 14 yıl içinde yön değiştirip “fırıldak” durumuna düşen menfaatperestlerin mi?

Sosyal medyada kendilerine yer bulabilen, buralarda birikim ve deneyimlern aktarmak zorunda kalan “gerçek” gazetecilerin mi?

Sarayda çalışan “sonradan olma” basın sözcülerinin mi?

Evet kimin?

Yoksa, neden tutuklandıklarını bilmeyen ve hücrelerinde bulabildikleri kağıtlara ülkedeki durumu yazmaya çalışarak, gazeteciliğin onurunu korumaya çalışanların mı?

Kimin?

***

Gazeteci özgür olmadıkça, kalemleri ellerinden alınmadıkça, yansız ve tarafsız yazma ortamı sağlanmadıkça bu  gazeteciler günü kutlanamaz.

Kutlanmamalıdır da…

Aç kalsa da, işsizlikten kıvransa da, sebepsiz tutuklansa da, elinden yazma olanakları alınsa da “gerçek gazeteci”, yani çakma değil “hakiki gazeteci” satın alınamaz ve susturulamaz.

Özetle, önümüzde, böylesine bir tablo varken neyi kutluyoruz ki?

Hele Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün, Dünya Basın Özgürlüğü endeksine göre, Türkiye 180 ülke içinde,  149. sıraya düşmüş  ise…

Adı bile duyulmayan Afrika’daki Zimbabwe ülkesi  ile aynı düzeyde bırakılmışsa Türkiye

10 Ocak Gazeteciler Günü ağza bile alınamaz.

Bu böyle biline…

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir