Son Dakika
17 Şubat 2018 Cumartesi
green card

07 Şubat 2018 Çarşamba, 23:00
İbrahim IRMAK
İbrahim IRMAK iirmak@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Bir gram süt olmadan peynir üretenler var

• Margarine aroma karıştırıp, tereyağı diye satanlar var.
• Bilinçsiz ve sağlıksız üretilen küflü peynir tehlikeli.
• Granül kahvelere uyarıcı karıştırılıyor.

REHA_KESKINOGLU

BU YAZIYI 2015’TE YAZDIM…
BUGÜN TELEVİZYONLARDA HABERİ GÖRÜNCE HATIRLATAYIM İSTEDİM…
TRT mikrofonlarında bu konuyu defalarca gündeme getirdim…. Nihayet uyandılar… Sadece peynirde mi sahtekarlık yapılıyor. Buyrun bakım neler oluyor neler? 

Bir gram süt olmadan nişastayla peynir üretenler var

UCUZ SATILAN
GIDAYA DİKKAT

TRT Kent Radyo İzmir’de Serbest Kürsü’ye konuk olan Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Reha Keskinoğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

• Margarine aroma karıştırıp, tereyağı diye satanlar var.
• Bilinçsiz ve sağlıksız üretilen küflü peynir tehlikeli.
• Granül kahvelere uyarıcı karıştırılıyor.

Hileli gıda üreten, tağşiş yapanların teşhir edilmelerine rağmen bu işlerden vazgeçmediğini de söyleyen Keskinoğlu, çözümün meslekten men olması gerektiğini belirtti.

2003’ten beri okullarda sağlıklı beslenme seminerleri düzenlediklerini de belirten Keskioğlu, “Dünya Gıda Teşkilatı bizi ödüllendirdi. Sağlıklı nesiller için ders şart” dedi.

 

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Reha Keskinoğlu, TRT Kent Radyo İzmir Serbest Kürsü’de konuğumuz oldu. Yılbaşında yürürlüğe girecek açıkta peynir satışlarıyla ilgili sorularımızı cevaplandıran Keskinoğlu, “Pazarlarda peynir satılabilecek elbet. Yalnız yeni tebliğle, peynirler yağ oranlarına göre ilk etapta dört sınıfa ayrıldı.
1-Tam yağlı, 2-Yarım yağlı,3-Az yağlı,4-Yağsız.
Yağ oranı yüzde 45 üzeri olanlar tam yağlı, Yüzde 45-25 arasında olanlar yarım yağlı, yüzde 10-25 arasında olanlar az yağlı, yüzde 10’dan düşük yağ oranına sahip olanlara yağsız peynir adı altında satılacak” dedi.
Light olarak satılan peynirlerin eskiden yüzde 30 yağ içerdiğini belirten Keskinoğlu, artık o peynirlerin yüzde 25’ten fazla yağ içermeyeceğini söyledi.

PEYNİRE DİSİPLİN GELİYOR

Peynirlerin Pazaryerlerinde soğukluğu 10 dereceye aşmayan dolaplar içinde satılabileceğini de belirten Reha Keskinoğlu, “O dolaplarda alt taraf 10 derece üst taraf 25 derece olmamalı, soğuk hava her yerde 10 derece olmalı” dedi.

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Reha Keskinoğlu’nun sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

KANDIRMACA YOK

-Peynir satışlarında başka ne tür kriterler getirildi?

-Peynir inek sütünden yapılmışsa, o ambalajın üzerine inek resmi basılabilecek, zira koyun bütünden yapılmışsa koyun resmi ambalajın üzerinde olabilecek. Ama koyun ve inek sütü karışık sütten üretilen peynirlerin üzerine resim konulamayacak. Yani tüketici kandırılmayacak. Eskiden bu konuda bir yaptırım yoktu.

-Peynirler mayalandıktan ne kadar sonra satışa çıkabilecek. “Peynirden zehirlendi” diye haberler duyuyoruz ara sıra. Bu konuda standart var mı?

-Bugün peynir yaptım üç gün sonra satışa çıkardım durumu olamayacak. Peynirlerin çiğ sütten mi yoksa pastorize mi olduğu da çok önemli. Çiğ sütten yapılan peynirler 4 aydan önce satışa çıkarılamayacak. Tebliğ bunun altını çizmiş.

-Çiğ sütten yapılan peynirler tehlikeli değil mi? Çiğ sütten insanlara geçebilecek önemli hastalıklardan Brucella ‘yı duyuyoruz.

Üretim izni var elbet. Yalnız onları salamuraya yatırıyorlar. Tuz oranı hakkında da standart getirildi. Peynirin orada olgunlaşmasını bekliyorlar. Pişirilmiş sütten yapılan peynirlerin de üretim tarihini gün, ay, yıl olarak mutlaka etikete yazacaklar.

peynir2

BİR GRAM SÜT OLMADAN
PEYNİR ÜRETENLER VAR

-Piyasada ucuz peynirler görüyoruz. Onlar bunu nasıl satabiliyor. 6-7 liraya da peynir var, 20-25 liraya da peynir var zira. Bir süt kooperatifi başkanı biz beyaz olan her şeyden süt üretmesini bilmediğimiz için ürettiğimiz peynirler pahalıya çıkıyor. Rekabet edemediğimiz için peynir üretmiyoruz demişti. Bu konuda ne dersiniz?

-Ucuz peynirden uzak durun. Piyasada nişastayla bir maddeyi karıştırıp peynir diye satabiliyorlar. Onların içinde bir gram süt yok. Halkı kandırıyorlar. Onlar peynir değil maalesef…

SAHTEKARLIK DİZ BOYU

-Sütsüz peynir gibi bir şey üretmek sahtekarlık değil mi?

-Sağlıksız ürün satanların maalesef kuralları yok. Sahtekarların maalesef sınırı da yok. Margarine tereyağı aroması ekleyip, tereyağı diye satanlar da var, Tereyağının içine margarin karıştırıp tağşiş yapıp halkı kandıranlar da var. Çarşıda, pazarda alış-veriş yaparken halkımız uyanık olsun. Ucuzsa neden olduğunu iki kez sorgulasın…

CEZALAR AZ

REHA_KESKINOGLU

-Gıdada sahtekarlığın, tağşiş’in cezası yok mu?

-Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığın artık sahtekarlık yapanları, hileli gıda üretenleri isim isim teşhir ediyor. Verilen cezalar 5-10 bin lira. Bu para onlar için çok değil. Vurgun yapıyorlar. Bu cezalar az. İsimleri açıklanan firmalara bakın büyükler de var aralarında.

-Demek ki hileli gıda ürütenlere verilen cezalar onları caydırmıyor. Ne dersiniz?

-Evet cezalar az. Bunlara meslekten men etmeli. Bir daha asla o işi yapamamalı. Halkın sağlığı ile oynuyorlar. Hileli gıda üretenler, karıştırdıkları ürünlere alerjisi olanlara ölüme kadar götürebilir.

MERDİVEN ALTI ÜRETİM

-Burada firmalara yaptırım getirilmiyor mu? Mesela eskiden her üretici bir Gıda Mühendisi çalıştıracak diye bir kural vardı…

-Kanun ilk çıktığı zaman güzeldi 10 beygir gücü kapasiteli yerler için bir gıda mühendisi zorunluydu. Ancak onu da gevşettiler. Şimdi 30 beygir gücü kapasiteye kadar gıda mühendisi çalıştırma zorunluluğu yok. O da büyük bir sıkıntı. Hem haksız rekabet, hem de merdiven altı üretimi artırıyor.

-Peki sayın Keskinoğlu, Oda olarak siz bunlar hakkında fikrinizi söylemiyor musunuz?

-En dertli olduğumuz konuların başında bunlar geliyor. Bizi dinleyen yok maalesef. Oysa halk sağlığı için çok önemli.

SAĞLIKLIBESLENME DERSİ

-Sağlıksız gıdalar, halkı hasta ediyor. Koruyucu hekimlikte beslenmenin çok önemli olduğu vurgulanıyor. Halkın sağlıklı beslenmesi için, Sağlık Bakanlığı’nın bütçeleri hastalıkla mücadelede kevgire dönmemesi için sağlıklı beslenme dersleri mi koysak acaba. Ne dersiniz?

Vallahi konunun tam üzerine bastınız. Sağlıklı beslenme hasta olmamamız için çok çok önemli. Biz bunun için ilköğretim okullarında eğitimler verdik. Türkiye’de ilk defa İzmir’de uyguladığımız bu eğitim Dünya Gıda Teşkilatı tarafından ödüllendirildi. Meğerse biz dünyada bir ilki yapmışız. Bizce ilköğretim 3. sınıftan itibaren bilinçli gıda tüketimi dersleri konmalı. Biz Milli eğitimle protokol yapmaya hazırız. Oralarda Gıda mühendislerimize kadro verirlerse, en azından gelecek nesillerimizi kurtarmış oluruz.

 

Kahve içerken ölmeyin

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Reha Keskinoğlu, “Kahve içerken ölmeyin” diyor…

KAHVE İÇERKEN ÖLMEYİN

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Reha Keskinoğlu, TRT Kent Radyo İzmir’de Serbest Kürsü’nün konuğu oldu. İbrahim Irmak, Pınar Tosunoğlu Ağırbaş, Mine Tolga ve Çiğdem Adalı Kayseri’nin sorularını cevaplayan Keskinoğlu, granül kahvelere karıştırılan uyarıcı maddelere de dikkat çekti, gençleri kalp krizi konusunda uyardı.

Haberhurriyeti_SAYI98_SYF4-5

Peyniri Gazete
kağıdına
sarıp toprağa
gömüyorlar

-Sayın Keskinoğlu, Gıda Mühendisi olarak, küflü peynirle ilgili ne diyeceksiniz?

-Küflü peynirlerle ilgili olarak, eskiden küflendirme işlemini tamamen kontrolsüz olarak yapılıyordu. Mesela ben görevim gereği Konya’da çok seneler bulundum. Konya’nın küflü peyniri çok meşhurdur, lezzeti de çok güzeldir aslında. Ama peyniri imalathanelerin karanlık ve rutubetli yerlerine atarsanız kendi kendine küflenirler.

Ben size daha orijinal bir şey anlatayım. Antakya’da Suf denilen bir peynir vardır. Orada peyniri gazeteye sarıp toprağa gömerler.

ÇOK TEHLİKELİ

-Dünyanın en ünlü peyniri küflü. Üstelik dünyanın parasına satılıyor.

-Küflü peynir üretecek olan kişi, o küf cinsini mutlaka bakanlığa götürüp uygunluk belgesi alması lazım. Zira onlarca çeşit küf var. Bu küfler çok üredikleri zaman aflatoksin denilen zehirli madde üretiyorlar bu çok tehlikeli.

-Ürünlerimizin sınırlardan dönmesine neden olan o tehlikeli maddeyi (aflatoksin) uzaklaştırmak lazım.

-O yüzden bakanlık disiplin altına almaya çalışıyor, bu çok güzel bir uygulama. Bu tür peynir üretmek isteyenler, belli odalarda belli bir rutubet altında belli bir sıcaklıkta hijyenik bir odada küf aşısı yapacaklar. Peynirdeki küflenmeler laboratuarda mühendis arkadaşlarla takip edilecek. Sınıra geldiği zaman küflenme durdurulacak ve peynir piyasaya sunulacak.
Aşılamadaki amaç; başka bakterilerin başka küflerin bulaşmasını engellemek ve İnsanlara yararlı küflü peynirlerin üretilmesini sağlamak.

İBRAHİM IRMAK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir