Son Dakika
21 Nisan 2018 Cumartesi
green card

05 Nisan 2018 Perşembe, 14:05
Sezai Bayar
Sezai Bayar sbayar@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Bilmiyorsan, çekil de bilen gelsin arkadaş…

Eğer sen Merkez Bankası yönetimi faizlerin zamanında arttırılması gerektiğini savunuyorsa, buna uymak zorunda hisset kendini.

Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan son MYK toplantısında yine Merkez Bankası yönetimine nişan almış “Ekonominin bu hale gelmesinden siz sorumlusunuz” demeye getiren laflar sarfetmiş.
Yanlış yoldasın arkadaş…
Bakın neler demiş bu sefer sayın Erdoğan?

“Yurtdışına gitmeden önce faizlerle ilgili bir toplantı yaptık. Düşürülmesinden bahsettik. Nurettin Canikli ve Nihat Zeybekci de oradaydı. Sonra ben yurtdışındayken, Merkez Bankası faiz artırdı. Böyle bir şey olabilir mi? “Yurtdışına gitmeden önce faizlerle ilgili bir toplantı yaptık. Düşürülmesinden bahsettik. Nurettin Canikli ve Nihat Zeybekci de oradaydı. Sonra ben yurtdışındayken, Merkez Bankası faiz artırdı. Böyle bir şey olabilir mi? Bağımsızmış… İyi de onların aldığı kararın bedelini biz ödüyoruz. Bir de tek adamlık derler, bu nasıl tek adamlıksa, karar alıyoruz uygulamıyorlar. Benim arkamdan iş çevirdiler. Ekonomi konusunda bazı arkadaşlarımızın açıklamaları çok yanlış. Ekonomik göstergelere bakıyorsunuz en az 50 gösterge olumlu yönde gelişiyor, ama onlar sıkıntılı olan bir iki başlık üzerine konuşuyorlar. Bu büyük terbiyesizlik. Ben sürekli faizlerin aşağı çekilmesi konusunda uyarıyorum. Toplantılarda tamam diyorlar, ama aksi yönde faiz düzenlemesi yapıyorlar. Böyle saygısızlık olur mu?”


BAŞBAKAN ARAYA GİRDİ
. Benim arkamdan iş çevirdiler. Ekonomi konusunda bazı arkadaşlarımızın açıklamaları çok yanlış. Ekonomik göstergelere bakıyorsunuz en az 50 gösterge olumlu yönde gelişiyor, ama onlar sıkıntılı olan bir iki başlık üzerine konuşuyorlar. Bu büyük terbiyesizlik. Ben sürekli faizlerin aşağı çekilmesi konusunda uyarıyorum. Toplantılarda tamam diyorlar, ama aksi yönde faiz düzenlemesi yapıyorlar. Böyle saygısızlık olur mu?”
Konuşmayı analiz etmeye çalışalım:
“… Ben yut dışındayken, Merkez Bankası faiz arttırdı. Böyle bir şey olabilir mi?”
Olur arkadaş…
Hem de bal gibi olur.
Eğer bu çağın ekonomik modellerinin en doğru ve en iyisinin uygulandığına inanıyorsan, dünyada Merkez Bankaları’nın “Bağımsız” olması gerektiğini kabulleniyorsan olur.
Çünkü Merkez Bankası Başkanı ve üyeleri, oturduğun Sarayın harcamalarına değil, halkın ne durumda olduğuna bakar, satın alma gücünü inceler, ekonomiyi düzenlemekte kullanılan parametreleri dikkate alır.
TUİK’in verilerine inanmıyorsa, doğruları bulmak için tarafsız kurumlardan yararlanır. Bu içerdeki kurum olabilir, dışardan bir yabancı kurum da…
Ama sen içerdekini istediğin gibi yönlendirebiliyorsun, halkın satın alma gücü ve enflasyonu hesaplatırken tenis topunun fiyatını domates-biber sepetine atıyorsun.
Devamla diyor ki arkadaş:

“ Merkez Bankası Bağımsızmış… İyi de onların aldığı kararın bedelini biz ödüyoruz. Bir de tek adamlık derler, bu nasıl tek adamlıksa, karar alıyoruz uygulamıyorlar. Benim arkamdan iş çevirdiler. “
Bak arkadaş, Merkez Bankası doğru karar alıyorsa bunun bedelini kimse ödemez.
Eğer sen Merkez Bankası yönetimi faizlerin zamanında arttırılması gerektiğini savunuyorsa, buna uymak zorunda hisset kendini.
Devlet yönetimi, Bakkal Defteriyle hesabıyla yürümez.
Aldığın karar yanlışsa, Merkez Bankası uygulamaz.
Uygulamaması da “ senin arkandan iş çevirme” anlamına gelmez.
Keşke Merkez Bankası Yönetimi son beş yıldır söz dinlemeseydi.
Korkmasaydı.
Ürkek davranmasaydı.
Sarayyalakalarının esir olmasaydı.
Ve faizleri “gereken” oranda arttıraydı, şu günlere gelmezdik.
Ekonomi yönetimi çuvallamazdı.

Evet arkadaş diyor ki devamla :

“Ekonomi konusunda bazı arkadaşlarımızın açıklamaları çok yanlış. Ekonomik göstergelere bakıyorsunuz en az 50 gösterge olumlu yönde gelişiyor, ama onlar sıkıntılı olan bir iki başlık üzerine konuşuyorlar. Bu büyük terbiyesizlik. Ben sürekli faizlerin aşağı çekilmesi konusunda uyarıyorum. Toplantılarda tamam diyorlar, ama aksi yönde faiz düzenlemesi yapıyorlar. Böyle saygısızlık olur mu?”
“Olur” arkadaş.
Bu saygısızlık değil, fazla saygıdan kaynaklanan bu durum.
Eğer Merkez Bankası Başkanı ve yönetim, 50 yerine 150 baz puan, 200 yerine 400 puan artırsaydı, saygısızlık değil, “vatanseverlik” anlamına gelirdi aldığı karar.
Çünkü zamanında alınmayan önlem bugün dev bir “yanlış” olarak önünüze gelebilir.
Geldi de.
Al sana dolar 4, euro 5, benzin 6 TL.

Bu tablo halka “ saygısızlık” değil mi?
Bu halkın ne günahı var?
Emekli maaşları eridi gitti.
Ülkeye tek bir yabancı adım atmıyor.
Enflasyon almış başını…
E yani…
Hep söylerim, hep de yazmışımdır.
Geminin yönü, zihni melekeleri dumura uğramış Arap Yarımadasına pupa yelken.
Geminin güvertesindeki arkadaşlar da Batı alemine doğru koşuyorlar.
Kendilerini kandırmakla kalmıyor, tüm halkı kandırıyorlar.
Zaman kaybettiriyorsun arkadaş.
Bilmiyorsa bırak da bilen gelsin.

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir