denizli escort esenyurt escort Bergama, Zeus Tapınağı, Galen ve Atatürk -Haber Hürriyeti
Son Dakika
18 Kasım 2017 Cumartesi
green card

10 Ocak 2017 Salı, 22:56
Mehmet Abut
Mehmet Abut mabut@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Bergama, Zeus Tapınağı, Galen ve Atatürk

Carl Human isimli bir Alman mühendis, Zeus Sunağı’nı parça parça sandıklara koydurup kaçırırken, Bergamalılar kervanı durdurdu. Human suçüstü yakalanınca, Alman Konsolosluğu’na bildirdi. O da Alman Hükümeti’ne. Almanlar borç batağındaki Osmanlı Padişahı Abdül Aziz’le görüştü ve hırsızlık için uygun zemin yaratıldı

zeus_sunagi_ehmet_abut

Bergama deyince aklıma hemen iki şey geliyor.
1. Zeus tapınağı ve nerede ise tüm Bergama’nın çalınıp götürülmesi
2. Büyük bilim adamı Galen
Zeus tapınağı ve nerede ise tüm Bergama’nın çalınıp götürülmesinin hikâyesi ile başlayalım.
Zeus Sunağı’nın çalınarak Berlin’e götürülüşünde başrolü, Carl Human isimli bir Alman mühendis oynamış.
O dönemde, Avrupa ülkeleri, tüm dünyada büyük bir arkeoloji soygunu yarışına girmişler.
Almanlar, Carl Human’ı bulmuşlar.
O sadece bir mühendis değil, aynı zamanda bir arkeoloji meraklısı ve Zeus Sunağı tutkunuydu.
Bergama’ya geldi ve göze batmayan küçük bir ev kiraladı.
Hemen araştırmalara ve soygunu nasıl yapacağını planlamaya başladı.
Kısa bir süre sonra, durumu Prusya Müzeler Müdürü Alexander Conze’ye bildirdi.
Human, Conze’nin önerisiyle 1871 yılında Zeus Sunağı’nı buldu.
O zamana kadar, kaçak kazılar sonucu ne bulduysa bunları gizliden gizliye Almanya’ya yollamıştı zaten.

Çalıntıların taşınması gerekiyordu.
Human yol yapımı bahanesi ile kalabalık bir ekip oluşturdu.
Bu grup sanki yol yapacaktı.
Minareyi çalan kılıfı hazırlar derler ya, Human çareyi yol yaptırma numarasında bulmuştu.
Bu sayede sandıklanan tapınak parçaları, Çandarlı körfezindeki Alman gemilerine taşındı.
Bergama Halkı bu işte bir terslik olduğunu anlamıştı.
Yollara döküldüler.
Sahte yol inşaatında toplanarak, sandık sandık taşınan büyük kervanın önünü kestiler ve taşınmayı durdurdular.
Human, büyük bir korkuya kapıldı.
Suç üstü yakalanmıştı.
Soluk soluğa Alman konsolosluğunu aradı.
Çete başı zaten onlardı.
Haberi alan konsolosluk Alman hükümetini aradı.
Alman hükümetinin işi kolaydı.
Neden kolaydı?
Çünkü, muhatabı büyük bir borç batağına saplanmış Osmanlıydı.
Osmanlı’nın her zaman olduğu gibi, eli kolu bağlı ve acizdi.
Osmanlı derken tabii ki Padişah geliyor akla.
Kimdi o zamanın padişahı?
1876 yılına kadar Abdül Aziz’di.
Tek adam devri idi ve doğal olarak ona sorulmadan bir şey yapılamazdı.
Ne yaptı Osmanlı?
Osmanlı, halkı yatıştırmak için bölgeye bir paşa ve bağlı bir silahlı birlik yolladı.
Paşa, Bergama halkına baskı uyguladı.
Sonunda halk susturulmuştu.
Paşa, Bergama’ya geldiği ilk gün, Almanlar tarafından misafir edildi.
Günahını almayalım ama kim bilir nelerle ödüllendirilmişti.
Bergama halkı, taşına toprağına sahip çıkmış,
ancak, Osmanlı yine Osmanlılığını yapmıştı.
Sunak çoktan Almanya’ya taşınmıştı.
Hemen ardından, Alman, Osmanlı devletinden formaliteye dayalı bir kazı izni aldı.
Böylelikle, sanki kazıya başlanacak ve her şey yasal olacaktı.
Oysa kaçak kazılar sonrası sunak çoktan Almanya’ya taşınmıştı bile.
Avrupa ayağa kalkmıştı.
Bu büyük yarış içerisinde o dönemde ülkemizden sayısız tarihi eseri yağmalayan ve çalan İngiltere de vardı.
Fakat yarışı kazanan Almanya oldu.

***

Zeus tapınağı binden fazla tahta kasa içerisinde önce katırların ve develerin çektiği bir kervanla, geceler boyunca Bergama’dan Ege denizi kıyılarına giden çamurlu yollarda, Çandarlı limanına taşındı
Olanlar, Osmanlı’nın umurunda bile değildi.
Mühim olan günü kurtarmaktı.
Bir de Hatay’ı isteyen İtalyanlar’a Yüce Atatürk’ün verdiği cevaba bakalım.
Bir gün İtalyan Büyükelçisi Ata ile görüşmek ister ve
Huzura kabul edilir.
Büyükelçi “Ekselans, dün Roma ile yapmış olduğum bir görüşmede, hükümetimizin Hatay’ı almak istediği kararını size iletmem söylendi” der.
Odada buz gibi bir hava eser.
Ata, büyükelçiye bir şeyler daha ikram eder ve iki dakikalığına odadan ayrılır.
Döndüğünde ayağında çizmeleri, üzerinde mareşal üniforması, belinde tabancası vardır.
Doğruca masasına gider, manyetolu telefondan Mareşal Fevzi Çakmak’ın bağlanmasını ister.
Mareşal Fevzi Çakmak’a şöyle der.
“Paşa, İtalyan dostlarımız Hatay’a gelmek istiyorlarmış.
Hazır mıyız” der.
Fevzi Çakmak durumu anlar ve “Biz hazırız Paşam” diye yanıtlar…
Ata büyükelçiye döner ve:
“Biz hazırmışız. Hükümetinize söyleyin, isterlerse gelip Hatay’ı alabilirler” der…
Onun döneminde tarihi eserler çalınabilir miydi?
diye düşünüyor insan.

***
Dönelim Bergama’da olanlara.

Sıra çalınan parçaların gemiye yüklenmesine gelir.
Tüm parçalar, Çandarlı limanına getirilmiş ve Alman savaş gemilerine yüklenmek üzere İzmir Limanı’na doğru yollanmıştır.
Uzun zaman sonra, Zeus Sunağı’nı topraklarımızdan çalan Almanlara karşı hukuk mücadeleleri başlatıldı.
Ama tümünü kaybettik.
Anadolu topraklarından sayısız tarihi eser çalan İngiltere ile de aynı şeyler yaşandı.
Bugün yurtdışındaki müzelerde sergilenen eserlerimizin ait oldukları yerlere geri dönmelerinin tek yolu var.
Günümüzde hala yabancılar tarafından kazılar yapılıyor.
İçlerinde Almanlar ve İngilizler de var.
Ne yapmamız gerekir?
Aslında çok kolay.
Kazı yapmaya devam eden Alman ve İngiliz arkeoloğların, Türkiye topraklarında kazı yapmalarını yasaklamak.
2001 yılında bir kongre için gittiğim Berlin’de eşimle birlikte Pergamon Müzesini ziyaret ettik.
Belgesel çekmeye meraklı olmam ve bizden neleri çaldıklarını görüntüleyebilmem için müzeyi, filme çekmeye başladım.
Tam Miletos Agora Kapısı’nın önündeydik.
Bir yetkili geldi ve Almanca, burada film çekemezsiniz, yasak dedi.
Almanca bilmem işe yaramıştı.
Bana bakın hırsızlar, siz bütün bunları benim yurdumdan çaldınız.
Utanacağınıza, benim film çekmeme mani olmak istiyorsunuz.
Çekin gidin yanımdan yoksa sizi rezil ederim.
En küçük ayrıntısına kadar çekip internette yayımlayacağım
Elinizden geleni arkanıza koymayın.
Müzeyi en ufak detayına kadar çektim ve internete koydum.
İsteyenlerin nelerimizi çalmışlar görsünler diye.
Amerika’da, Fransa’da, İngiltere’de, Avusturya’da’, Rusya’da’ Dubai’de, İtalya’da, İspanya’da, Mısır’da, Tunus’da, Fas’da Çek Cumhuriyeti’nde, Macaristan’da, Monako’da, Malta’da, Belçika’da, Hollanda’da, İskandinavya ülkelerinde, Singapur’da,Tayvan ve Tayland’da Hindistan’da, Myammar’da, Hong Kong’ta, Japonya’nın değişik şehirlerinde. Kore’de pek çok müze gezdim.
Asya ülkeleri dışında, müzelerinin çoğunda az ya da çok yabancı eserler var.
Ancak Almanlar kadar şehirleri soyup soğana çeviren olmamış.
Allah da onları Hitler belası ile cezalandırmış.
Şimdilerde Bergama’yı gezerken hep bunları düşünüyorum.
Teleferik yapılmış.
Tepeye onunla çıkılıyor.
Tepeye her çıktığımda şehrin yeniden inşa edilmesini.
hayal ederim.
Kim istemez ki diyorum.
Berlin’deki müzeyi görünce Bergama’nın neden Galen gibi bilim adamlarını yetiştirdiğini anlıyor insan.
Asklepiyon anfitiyatrosunu götürememişler Allahtan.
Mehmet Fuat Abut / www.haberhurriyeti.com / 

 

eskisehir escort ankara escort escort samsun escort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

iddaa siteleri bahis siteleri