02.03.2009
MEDYA VE RÜŞVET
Birkaç gün önce Okay Gönensin, PazarVatan'da bir yazı yazdı.
Cumhuriyet'te sorumlu olarak çalıştığı ''Özal dönemi''nde aldığı iki rüşvet teklifini anlattı.
Bu yazı bir ibret belgesi. Medyanın nasıl yozlaştığının belki de ilk kanıtı.
''Çıkar Medyası'' ve ''Yandaş Medya''ya geçişin tohumlarının atıldığı günler.
Rüşvet teklifinin birincisi; o zamanki banker furyasıyla ilgili.
Binlerce kişinin tokatlanmasına, intiharlara, ölümlere yolaçan banker faciası.
Konumuz bu değil.
* * *
Asıl ilgilendiğimiz ve hatırladığımız ikinci rüşvet teklifi.
Rahmetli Turgut Özal Başbakan, Bedrettin Dalan İstanbul Belediye Başkanı.
O zamanda bugünkü gibi, servetlerine servet katan kişi ve şirketler vardı.
Bir şirket kooperatif kurmuş Sarıyer sırtlarını dümdüz etmişti.
Deniz manzaralı yüzlerce villa hatta şato doludizgin yükseliyordu.
Asırlık çınarların arasında, yüzlerce metrekare bahçe içinde.
Sosyal demokratlar, her zaman olduğu gibi o zaman da muhalefet.
Zamanın Kılıçdaroğlu'ları ''Boğaz elden gidiyor'' diye bas bas bağırıyor.
Hiç kimsenin tınladığı yok. Grayderler gece gündüz mesaiye devam ediyor.
* * *
Bundan sonrasını Okay Gönensin'den dinleyelim :
Bir gün falanca kooperatifin iki yöneticisi randevu alıp geldi.
Boğaz’ın en güzel yerlerinden birinde villalar yapmak üzere bir kooperatif kurulmuştu.
Daha şimdiden kooperatife birçok ünlü isim katılmıştı.
Anlattıkları villalardan birini edinmeyi rüyamda bile göremezdim.
Kooperatife katılmak için maddi durumumun uygun olmadığını söyledim, teşekkür ettim.
Benim böyle paraları ödeyemeyeceğimi tabii ki biliyorlardı, ama bir çözüm bulmuşlardı.
Kooperatifin denetim kurulu başkanı olacak ve aylık alacaktım.
Bu aylık da üyenin her ay ödemesi gereken miktar olacaktı.
Kısaca bedava villa sahibi olacaktım.
Onlara hemen odamdan çıkmalarını söyledim.
Villaların yapılacağı alan sorunluydu, inşaatlar yasal değildi, ağaçlar kesilecek, bütün kanunlar çiğnenecekti.
Kooperatifçiler çözümü her gazeteden bir üst düzey yöneticiyi özel koşullarla üye yapmakta bulmuşlardı
* * *
Seçimi kazanan Nurettin Sözen, neredeyse bitmiş villaları 1989'da mühürledi.
Yüzlerce villa, yıllarca bir çirkinlik anıtı olarak davanın sonuçlanmasını bekledi.
İki - üç yıl önce çoğu yıkıldı.
Birkaç tanesi hala ''Utanç abidesi'' olarak orada duruyor.
Söyleyeceğimiz odur ki;
O gün Okay Gönensin'in reddettiği teklifi, kabul eden birçok gazeteci vardı.
Bir gazetecinin ödeyemeyeceği kadar aidatı olan kooperatife üye oldular.
* * *
Aralarında birçoğu hala yazar, çizer, televizyoncu, yönetici olarak medyada çalışıyor.
Şu anda yayınlanan 20'yi aşkın gazetenin ve onlarca TV'nin yöneticilerine sesleniyorum.
Yayın Yönetmenlerine, haber müdürlerine, istihbarat şeflerine sesleniyorum.
Yazıyı mutlaka okudunuz.
KİM OLDUKLARINI HİÇ MERAK ETMEDİNİZ Mİ ?
http://pazarvatan.gazetevatan.com/yazardetay.asp?sid=&yaid=76&hkat=76&hid=13488&yaz=Okay%20Gönensin
|