GEÇ KALMAK…
Oldum olası korkarım geç kalmaktan.
Bir yere yolculuk mu yapacağım? En azından yarım saat öncesinden garajda olmalıyım.
Öğrenciliğimizde de bir sınav mı var, yok mudur çoğumuzda sınavdan çok önce binada bulunmak telaşı?
Yaşamımız bir sınav, yaşamda da korkulmaz mı geç kalmaktan.
İşe geç kalmaktan, toplantıya geç kalmaktan, randevuya geç kalmaktan, sevgiliye geç kalmaktan, nikaha geç kalmaktan, mutluluğa ve daha nicesine geç kalmaktan korkmazmıyız hiç...
Bu ülke nelere geç kalmış? Bir düşünsenize, hafsalara sığmaz. Bu geç kalışlar değilmi ki birçok alanda geri kalmışlığımızın nedeni?
Enerji konularına olan ilgisizliğimiz de geç kaldığımız önemli noktalardan.
Rüzgar enerjisi yatırımlarına olan ilgi ve yetkilendirme de geç kalmışlık, ülkemizde yeterince yüksek üretim kapasitelerine ulaşılmasını engellemiştir. Yine bu geç kalışlar değil mi? Üretimde dışa bağlılık ve uzun dönemli teslim süreleriyle bu türbinlerin imalatlarının yaptırılışı. Geç kalınmasa doğru kararlar ve yönelişlerle ülkemizde üreticiler arasında yer alamaz mıydı? Fabrika kapılarında bekleyen değil beklenen bir konumumuz olmaz mıydı bu sektörde?
Ülkemizde yaşanan toplumu derinden etkileyen ekonomik krizlerin öğrettiği sanayicimiz de dışa açılım, zoru başarmak, yeni teknolojileri izlemek uygulamak gerekliliği, yetişen teknik elemanların ilgili olmaları, kazanılan deneyim ve bilgi düzeylerindeki gelişmeler bir çok konuda başarılı olabileceğimiz bir konuma getirdi sanayimizi. Bu potansiyelin de doğru değerlendirilmesinde ve yönlendirilmesinde de geç kalmamalıyız.
Güneş enerjisi konularına, 1977 yılından beri ilgi gösteriyorum. Ülkemizde de bu konularda sebatla üretimlerini gerçekleştiren bir elin parmaklarını geçmeyen sayılı firmamız var. Bu firmalarımız geç kalmamış bu konuda gerekeni yapmışlar, yapmaktalar kendilerini kutlamak gerek. Günümüzde nedense öylesine ilgiliki firmalar, yenilenebilir enerji teknolojilerine ve özellikle de güneş enerjisi ile elektrik üretimi teknolojilerine. Bu çoğunluk yenilenebilir enerji yasasının çıkmasını bekliyor. Bu konudaki özellikle teşvikler çok ilgilerini çekmekte. Bu çoğunluk aslında geç kalmış, ancak acaba çok öncelerden kalkan hızlı treni yakalayabilirmiyim arayışında.
Evet geç kalındı!
Ancak yine de yapılabilecekler var, bir yanından yakalayabilmek belki de olanaklı bu treni. Bunun için hemen yarını beklemeden bu konularda çalışmaların başlatılması, doğru yöneliş ve projelerle yeni yatırım ve teknolojilerin ülkemize kazandırılması, deneyimlerle teknoloji üretimlerine yönelinmesi gerekmektedir.
Mecliste bekleyen “yenilenebilir enerji yasası” da geç kalmadan çıkarılmak zorundadır.
Yenilenebilir enerjilerin, enerji kullanımımızdaki olması gereken gelecek projeksiyonunda doğru politikalar izlenerek bu hedefe, doğru yatırımlarla adım adım yaklaşılması zorunluluğu ortadadır. Bu potansiyel göz ardı edilmemelidir. “Su akar biz bakar, yel eser biz bakar, güneş yakar, ışıldar biz bakar” konumu sürdürülmemelidir, yakışmıyor ülkeme.
Geç kalmak ürkütücü...
Oldum olası korkarım geç kalmaktan...
6 Ağustos 2009
Prof.Dr.Ali GÜNGÖR
Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi
Makine Mühendisliği Bölümü
agungor55@yahoo.com
|