Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
25 Mayıs 2012 Cuma Sık Kullanılanlara Ekle   Kullanıcı Girişi     Künye ve İletişim    RSS            Site içi arama :     
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Şehir ve Başkan
Spor
Kültür Sanat
Sağlık
Turizm
Magazin
 Beğen
Facebook Bizi Beğenin
Video Haber
VAN'DA 2 TERÖRİST YAKALANDI
BAYRAKLI'DA HAFTA SONLARI VEZNELER AÇIK
SAMSUN'DA ÖĞRETMENLER İŞ BIRAKTI
Küçük kıza tecavüze 13 yıl hapis
BOĞAZINA ERİK KAÇAK ÇOCUK ÖLDÜ
İZMİR BB DAVASINDA 2 TAHLİYE
SOFYA'DAKİ DEPREM EDİRNE'Yİ DE SALLADI
MHP TEKİRDAĞ İL BAŞKANLIĞI'NA BİR ADAY DAHA
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Nahit DURU
Dr. Mehmet Fuat ABUT
Zeynel KOZANOĞLU
Şimdiki Çocuklar Harika...
İzmir Gazeteciler Cemiyeti işgal günü düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin'i kitaplaştırdı. Şimdi birileri çıkıp Hasan Tahsin'i topa tutuyor.
23.05.2012
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Metin AYDINOĞLU
Ağladıkça göreceksin
O ne hıçkırmak öyle. İzleyici Silivri Cezaevi'ndeki bizim gazeteciler sanacak. Onlar bile ağlamıyor.
23.05.2012
Hülya SEZGİN
Güzel Atlar Yöresi Kapadokya...
Daha yüz metre gitmedik, şoför aynaya baktı ve “Sanırım bir şey var.” dedi. Kan ter içinde bir beyin peşimizden koştuğunu gördük...
24.05.2012
Dr. Cem AYDEMİR
Akın Kamacıoğlu
Barış Kudar
Özlem ABUT
Vefasız mı, ''Yüce''mi bu millet?
Atamıza vefa borcumuzu öderken büründüğümüz ''cimri'' hallerimiz nedendir? Ulu önderimize anarak hakkımızı ödeyebilir miyiz?
21.05.2012
Av. Burhan ÖĞÜTCÜ
Prof. Tevfik DALGIÇ
Sedat KAYA
Yalçın KAMACIOĞLU
Beyhan BİÇKİN
POLİSE BİR DOKUN BAK KAÇ AH GELİYOR?
Polise vurmayın dedim, saldırana madalya mı veriyorlar dedim, gelen mesajlardan anladım ki ben sadece buzdağının görünen kısmını yazmışım.
22.05.2012
Maruf EVREN
Artık geçti
Küçüklüğümden beri dar yerlerden sıkılır, buralardan adeta feryat ederek kaçardım. Daha sonra bunun bir hastalık olduğunu anladım.
24.05.2012
Nur SAYLAN
Merhaba
Yeni güne yeni bir umutla başlıyorum ve Haber Hürriyeti okuyanlarına... Dostlarına " İlk Merhabamı " diyorum.
23.05.2012
Skip Navigation Links.
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
  
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Paylaş | Yazdır | Arladaşına Gönder Taksim’e taksim taksim çıkılamaz

Taksim’e taksim taksim çıkılamaz

1 Mayıs ile ilgili bir önceki yazımı “Türkiye işçiler ile de barışmak zorundadır.
Ve bu ülke, işçileri ile barışmaya 1 Mayıs’ta Taksim’den başlamalıdır” diye bitirmiştim.
Bu yazıyı ise saat 13:00 civarında, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) Taksim’deki anması hala sürer, Türk-İş’in Kadıköy’deki mitingi ise kaşla göz arasında biterken yazıyorum.

Sabahtan başlayarak önce Türk-İş, sonra Hak-İş Taksim’e geldi. Onlar Kazancı Yokuşu’nun başına ve Taksim Anıtı’na çiçek bırakırken, DİSK ve KESK Taksim’e yürümek için Pangaltı’da bekliyor, polis de DİSK-KESK kortejine katılmak isteyen grupları üzerilerine su ya da biber gazı sıkarak dağıtıyordu.

DİSK-KESK korteji Pangaltı’da sessiz sakin beklerken, haberciliğin kaçınılmaz
refleksi sonucu, canlı yayındaki televizyon ekranlarına polis ile bu gruplar arasındaki çatışmaların görüntüleri yansıdı.

Bu arada kendilerini “anarşist” olarak tanımlayan, Dünya’nın hemen her tarafında sosyalist-komünist grup-hareket-partiler ve işçi sendikaları tarafından uzak tutulan radikal grup, kaldırım taşlarını söküp polise atarken, bir banka şubesinin camlarını kırarken, kara tişörtleri ve yüzlerini kapattıkları kara mendilleri ile televizyonların canlı yayınlarına yansıdılar.

Bu görüntüleri izleyenler, kaçınılmaz olarak daha birkaç gün önce İstanbul-Kadıköy-Bostancı’da Devrimci Karargah örgütünün hücre evine yapılan polis baskınını, orada ölen polisi, sokaktan geçen genci ve “terörist”i hatırladılar.

Ama iddia ediyorum ki o sırada, bu görüntüleri izleyenlerin çok azı, aynı zamanda,
- 1 Mayıs 1977’de Taksim’de, mitinge katılanların üzerine The Marmara Oteli’nin üzerinden ve su deposunun duvarlarından ateş açıldığını,
- Açılaşan ateş sonucu paniğe kapılan kitlenin canını kurtarmak için Kazancı Yokuşu’na doğru kaçmaya çalıştığını ama yokuşu tıkayan kamyon nedeniyle sıkışıp üst üste yığılanlar arasından 1’i çocuk 8’i kadın 34 kişinin öldüğünü,
- The Marmara Oteli’nin üzerinden ve su deposunun duvarlarından ateş açanların bunca yıldır  yakalanamadığını,
- Türkiye’de şu anda 22 milyon işçi; resmi açıklamalara 3, işçi sendikalarının açıklamalarına 6 milyon işsiz bulunduğunu,
- Ülkemizde 71,5 milyon kişinin yaşadığı ve bu nüfusun yarısının 28,5 yaşından küçük olduğu dikkate alındığında çoğumuzun işçi olduğunu,
- Bu kadar işçinin hakkını-hukukunu savunmanın, bayramını kutlamanın aslında halkın hakkını-hukukunu savunmak ve bayramını kutlamak olduğunu hatırladı.

Yine televizyonların canlı yayınlarında o görüntüleri izleyenlerin büyük bölümü, Taksim’e çıkan 5 bin kadar örgütlü-sendikalı işçi ve memurların anmasının-gösterisinin hiçbir soruna ve olaya yol açmadığının farkına varmadı.
Tıpkı;
- Eğer bir şirkette, bir işverenin yanında ücretli olarak çalışıyorlarsa adlarının “işçi” olduğunun;
- İşçi olarak tıpkı işverenler gibi bir sendikanın üyesi olmaya hakları bulunduğunun;
- Eğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı iseler bir siyasi parti kurma ve bir siyasi partiye üye olma, bir dernek kurma ve bir derneğe üye olma hakkına sahip olduklarının;
- Siyasi Partiler Kanunu’na göre siyasal görüşlerini açıklamak için toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmaya hakları olduğunun ve bu hakkı kullanırken polisten veya devletin başka bir biriminden izin almalarına gerek olmadığının farkına varmadıkları gibi.

Taksim’deki anma töreni bitti ama işçilerin-emekçilerin Taksim’e çıkma, Taksim meydanını 1 Mayıs meydanı yapma çabası biteceğe benzemiyor
Ancak, yine bugün gördüğümüz, sendikal ve siyasal bölünmüşlüğünün önüne geçilmedikçe, işçiler-emekçiler Taksim’e çıkan yollarda, sendikalarının kapılarında daha çok biber gazına maruz kalacak.
Onlarca siyasi parti ile onlarca sendika arasında taksim taksim bölünmüşlük devam ettiği sürece, işçiler-emekçiler 1 Mayıs’larda Taksim’e çıkamayacak, Türkiye işçileri ile barışamayacak.


1 Mayıs 2009 / Sedat Pişirici

 

 

Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Daha da IMF’den borç alma  |||   Evi borçsuz-harçsız döndürmek haysiyetli bir şey ise ülke ekonomisini dış borça muhtaç etmemek de o kadar haysiyetli bir şeydir.
  Vicdanı olan gazete  |||   Medya patronları Aydın Doğan, Ahmet Çalık, Mehmet Emin Karamehmet, Turgay Ciner ve Akın İpek’e öneriler.
  Akılları nerede?  |||   Yönetmen Almula Merter, Eve Ensler'in “Vajina Monologları” adlı oyununu sahnelemeye çalışır Türkiye’de.
  Yargı reformu şart-2  |||   Yargı reformu yaparken, yargıçlar ile savcıların “dil”inde ve “davranış”ında da reform yapılması şart.
  Yargı reformu şart-1  |||   Şu Ergenekon davası sürüp giderken konuşulan konulardan biri de “yargı reformu” Doğrudur!
  İki Mustafa  |||   Yıllar önce bir gazeteci ağabeyim şöyle demişti: “Bu ülkede iki Mustafa’ya dokunmayacaksın.”
  Çakma cübbeyle solculuk olmaz  |||   CHP iktidar olabilmek için sağa yanaşmaktan, sağcılarla oynaşmaktan söz ediyor.
  İdeolojik  |||   Başbakan, TEKEL işçilerinin direnişini desteklemek üzere işçi ve memurların 4 Şubat'ta çıktığı genel grev için “ideolojik” dedi.
  Tutunamayanlar!  |||   Şef yanına çağırdı:- Nerde kaldın? - Uyanamadım abi. - Ne halt yedin?- Kitap okuyordum, sabaha karşı uyumuşum...
  Ağca ve Samast'ın karanlığı  |||   Milliyet Gazetesi’nin genel yayın müdürü Abdi İpekçi’yi katleden Ağca, bugün cezaevinden çıktı. Yarın ise Hrant Dink'in ölüm yıldönümü.
  Demokrat insan  |||   Prof. Sadun Aren, “demokrat insan, çıkarını koruyan insandır” derdi.
  Nasıl olacak bu işler?  |||   Herkes patron olmak istiyor. Kimse işçi olmak istemiyor. Herkes müdür olmak istiyor. Kimse memur olmak istemiyor.
  Bulanık!..  |||   Resmi işsiz sayımız 3,5 milyonu aştı. Bulanık!.. Başbakan ve muhalefet partisi liderleri domuz gribi aşısı olmamakta ısrar ediyor. Bulanık!..
  Ergenekon’da öyle, Marmaris’te böyle!  |||   Gazetelerde bir dönemin üç kuvvet komutanının ifade vermeye çağrıldığı gün Kenan Evren Bulvarı'nın adı değişti haberi vardı.
  Kan ve gurur gözleri karartınca  |||   "Akıl'ın olması gereken yere “gurur” yerleşince, o gurur bir de "kan" ile cilalanınca, bireyler ve toplumlar, farkına bile varmadan olmadık yerlere savrulabiliyorlar.
  Kurbanınız olayım…  |||   12 Eylül öncesiydi… İzmir’de, Hatay Caddesi’nden Üçkuyular yönüne giderken Nokta Durağı’nda, trafik lambalarında soldan yukarı bir yol çıkardı.
  Gerçek gündem  |||   70 milyonun dörtte üçü hala yoksul…Gündemde Açılım var. Ermeni meselesi var. “Darbe yapacaklardı” var.
  Siyaset hayattan daha mı önemli?  |||   Liderler farklı telden çalıyor. Ağızlarda "analar ağlamasın-ağlasın" polemiği var. Peki domuz gribinden ölenlerin anaları ne yapsın...
  En büyük bayram!  |||   Kurban 4, ramazan 3 gün, cumhuriyet bayramı ise sadece “bir” gün tatil. Peki neden kısa tutuyoruz?
  Uzaktaki dağdan inenler  |||   Aradan 25 yıl geçti. Şimdi o Kürt, o dağdan iniyor. Öyleyse hiç olmazsa şimdi… O sesi duyalım..
  İnsan asıl ne zaman ölür?  |||   Cep telefonunuzda kaç ölü var? Yoksa bütün ölüleri telefonunuzdan sildiniz mi?
  TIR parkındaki ölüler   |||   Temmuz ayında Artvin, Rize ve Giresun’u sel vurdu. Gazetelerde, televizyonlarda haber üstüne haber yapıldı.
  İYİ BİR ZAM VERİN!  |||  
  YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ  |||  
  Türkiye Türklerin mi?  |||   Başyazar Kürt açılımıyla ilgili döşeniyor. Tam ikna olacaksın gözün gazetenin loğosunun yanındaki sloğana takılıyor...
  ASLOLAN HAYATTIR!  |||   Kimi insanlar herhalde bizzat kendileri ölmeden, ölümün ne demek olduğunu anlamıyor ya da anlamak istemiyor.
  Barışmak için bir ölü bile yeter  |||  
  Mola vermeyi unutmayın  |||   Hamal isen iki şey önemli oluyor senin için: Yük ve yol... Taşıyorsan yükü mola vermeyi bileceksin yoksa...
  DOĞAYA MEYDAN OKUYANLAR  |||   Doğaya meydan okurcasına dere yatağına konut yapıyorlar. Sonra sel gelip silip süpürüyor hepsini...
  KAFASI KARIŞIK TÜRKİYE!  |||   Tatil bitti! Kendimize gelebilmek için de biraz vakit geçti… Dolayısıyla yeni bir yazıda buluşmamız da uzun sürdü.
  Şeytan sofrasının çeşmesinde Kızılderililer ile tatil!  |||   İzne çıktım Ege'deyim ve de kafayı yemek üzereyim. Şeytan sofrasında Kızılderili, deniz kıyılarında Beach var. İmdaaaaat!
  İnsan kademesine terfi etmek  |||   Bir tarafta kültür-sanat, diğer tarafta hak-hukuk. Birincisi itibar artırıyor, ikincisi ise erozyona uğratıyor.
  Con Ahmet’in devridaim makinesi  |||   "Başbakan Yardımcısı Babacan, "Bankaların karlılığı Hazine bonosundan kaynaklanıyor" dedi. Yani?...
  Lider, tutku ve aile!   |||   İşçisinin çalışmasını yeterli bulan işveren ve şikayetçi olmayan işçiye rastlamadım. Odaklanma noktası ortadayken, bir “tutku” ve “aile” palavrası sürüp gidiyor.
  Rus teşviki, Türk teşviki   |||   Yazarımız Sedat Pişirici krizden çıkış yolları arayan iki ülkede teşvikleri ve başbakanların tutumlarını yazdı.
  Şampiyon Büyük Mustafa!  |||   Ben Beşiktaşlıyım! “Arabacı takımı”nın taraftarı… Beşiktaş süper lig şampiyonu oldu, çok sevindim, çok!..
  Alışveriş yapılacaaak, yap!  |||   Adlarını tek tek ve açık açık yazacağım ki bunları iyi tanıyın. - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) önderliğinde,
  İhtiyaç kapısı  |||   Tiftik tüccarı Ali bey, yüz yıl önce muhtaca yardım ederken kimse birbirinin yüzünü görmezmiş. Çünkü o zamanın “insan”ı oy için değil Allah rızası için yardım edermiş.
  İş, aş, savaş!  |||   ABD'de 1929'da ülke nüfusunun dörtte biri işsiz kalmıştı. Aynı ABD, 15 yıl sonra “tam istihdam”a ulaştı. Ama...
  Duvar!  |||   "Gençleri işsiz bir toplum geleceğe umutla bakamaz. Geleceğe umutla bakmayan bir toplumun sonu duvarlarla çevrili evlerdir”
  Taksim’e taksim taksim çıkılamaz  |||   1 Mayıs ile ilgili bir önceki yazımı “Türkiye işçiler ile barışmaya Taksim’den başlamalıdır” diye bitirmiştim.
  Cola’nın gazı  |||   Coca-Cola’nın CEO’su olan Muhtar Kent, yönetim kurulu başkanlığına getirildi. Bunun Türkiye'ye katkısı ne kadar olur acaba?
  Bu ülke işçileriyle de barışmak zorunda  |||   Annem 76 yaşında. Televizyonda haberleri seyrediyorduk, 1 Mayıs’ın tatil ilan edildiğinden söz edildi. “Ne demek bu” diye sordu annem. “1 Mayıs işte” dedim, “İşçi bayramı…”
  Kamuoyunun vicdanı mı Akbank’ın cüzdanı mı?  |||   Şirketleri Akbank'ın 1500 kişiyi attığı Sabancı Holding'te yönetim, işsizliğin dram boyutuna ulaştığını belirtmiş.
  Dünyada mekan…  |||   Akbank’ın patroniçesinin 1200 kişiyi kapıya koyduktan sonra 58 milyon liraya Boğaziçi’nde yalı almaya kalkışmasının ne kadar ahlaki olduğunu mutlaka tartışmalıyız
  Bir Sabancı Ailesi, 1200 aileye bedeldir!  |||   Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’in eşi, bir yalıya 58 milyon TL teklifi vermiş.
  ÜRETİMİN UCUZ AKTÖRLERİ  |||  
  Obama 1 Mayıs'ta Taksim'de  |||   Obama Türkiye’den ayrılırken, “Demokratikleşin, 1 Mayıs’ta Taksim mitingine ben de katılacağım” demiş.
  Küçük yatırımcı ne oldu sana?  |||   Yazarımız Sedat Pişirici "Keriz Silkeleme"yi dikkat çekip uyarmıştı. Dinleyenler kazandı. Dinlemeyenler bu yazıyı iyi okusun..
  Amansız olacağına akıllı olsana  |||   Bütün Türkiye 10 gündür bir propaganda ile yatıp kalktı. 29 Mart’taki yerel seçimin propagandası bile yanında solda sıfır kaldı.
  Doğan görünümlü Şahin  |||   Hatırlar mısınız bilmem, bir zamanlar “Doğan” görünümlü “Şahin”ler vardı. Bu zihniyet seçimlere de yansıdı. Genel seçim görünümlü yerel seçimler…
  Bas gaza sevgilim bas gaza  |||   “Bak, bak! Araba geçiyor!” başlıklı yazıyı “Biri bizi kandırıyor ama kim” diye bitirmiştim. Kandıranlardan biri belli oldu gibi.
  Derviş’in Erdoğan’a Kıyağı  |||   Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bolu mitinginde yaptığı konuşmada ekonomik kriz sürecini değerlendirmiş.
  Bak, bak! Araba geçiyor!  |||   Bizde de ekonomik kriz nedeniyle ilk feryat eden sektörlerden biri otomotiv oldu; üretimi durdurdular, işçileri zorunlu izne çıkardılar, sonra...
  ABD’de 30 milyar dolarımız, Türkiye’de 3 milyon işsizimiz var  |||   Ekonomi dergisi Para, bu haftaki sayısında çok çarpıcı bir habere yer vermiş. Başlık şöyle: Kaynak ararken ABD’yi finanse ediyoruz.
  Pansuman tedbirler  |||   Başbakan hızlı trene bindi, Eskişehir’e gitti ve orada “yeni” ekonomiyi canlandırma paketini açıkladı. (Bu galiba dördüncüsüydü!)
  Yok tek başına kurtuluş  |||   Dolar 1,82 TL’yi gördü. Dediler ki “Tarihi rekor!” Dolar 1,82 TL’yi gördü. Dediler ki “Doları bırak altına bak!” Bilardo Osman öyle demiş çünkü.
  Pozisyonlardan pozisyon beğenin  |||   Bir de “Bilardo Osman” var. Dövizin “Nimet Abla”sıymış. İki cep telefonu, iki telsizle gezermiş. Sadece Türk televizyonları değil, CNN ile BBC de ekonomiyi ona sorarmış. Şu sıralar diyormuş ki “altın”.
  Pozisyonu kapadık, yollarımız ayrıldı!  |||   İşten çıkarmanın, adam kovmanın, kapının önüne koymanın adı değişti artık: Yollarımız ayrıldı. (Sanki sevgiliydiler!?)
  Dünya Türk olsun!  |||   Bazen sağda solda, duvarlarda şöyle bir slogan görüyorum: “Dünya Türk olsun.” Kim yazar, neden yazar bilmiyorum. Ama olsa ne şahane olurdu değil mi? Bütün dünya Türk!!!
  BDDK Başkanı servet düşmanı  |||   Türkiye 2001 krizine yuvarlanmıştı. Zamanın Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, IMF ile yapılan görüşmeler sırasında öyle bunalmıştı ki kendini vurmuştu.
  Hamama giren terler  |||   Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız, kullandığınız arama motorunun ilgili bölümüne “kapitalizm” yazıp “enter” tuşuna basıverin bir zahmet. Bakalım karşınıza ne çıkacak.
  Basının gücü!  |||   İngiliz gazeteci Martin Walker dünyanın 12 büyük gazetesini anlattığı "Basının Gücü " adlı kitabında çok önemli saptamalarda bulunuyor.
  ŞAFAK KAÇ?  |||   Ben Türkiye’de bir ekonomik krizin nesnel nedenleri bulunmadığına inanıyorum.
  Belediyenin başkanı olun yeter  |||   16 ŞUBAT 2009 Yerel seçim sath-ı mailine girdik. Adaylar medyada boy göstermeye başladılar. Ve fakat birisi de “kenti marka haline getireceğim” demese ya… Birisi de “Yatırımları artıracağım” diye tutturmasa…
  Manzara-i umumiye   |||   Nüfus sayımı sonuçlarına göre köylü değil şehirli bir toplumuz. Çünkü nüfusumuzun yüzde 75’i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor.
  Basiretli tüccar  |||   Bizde özel jetleriyle para istemeye giden yok, ama kriz çığlıkları atıp işçi çıkarmaya başlayanlar var elbet.
  Bu, kimin krizi?  |||   Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu “Derin bir krizin içindeyiz” diye de değerlendirebilir siniz“kriz bize teğet geçiyor” diye de. Keyfiniz bilir. Ama…
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
İbrahim IRMAK Yazıyor
Ödemiş Belediyesi, zehir arıtma tesisi kurdu  - 23.05.2012 Ödemiş Belediyesi mandıracılarla el ele verip, karıştığı derelerde canlı yaşamı yok eden peynir altı sularını arıtacak tesis kurdu. Evsel atık sudan 10 kat daha zehirli olan peynir altı suları, artık hem işletmeciye hem de doğa için kâbus olmaktan çıkacak.
Ödemiş Belediyesi mandıracılarla el ele verip, karıştığı derelerde canlı yaşamı yok eden peynir altı sularını arıtacak tesis kurdu. Evsel atık sudan 10 kat daha zehirli olan peynir altı suları, artık hem işletmeciye hem de doğa için kâbus olmaktan çıkacak.
Gazeteciler_gasteciler_haberhurriyeti
camavlukozak_mandra
Mesut_Tim_Kahramanlar
at yarislari
BAFİ K-9 KÖPEK ÇİFTLİĞİ
uyusturucu_dosyasi
Roportajlar
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti