OL MAHİLER Kİ DERYA İÇREDİR DERYAYI BİLMEZLER…
Hayali’nin lisede okuduğumuz yıllarda aklımdan hiç çıkmayan dizeleri aklıma geldi. Nede güzel oturur, içindeki bulunduğu koşulların farkına varmayanları betimlemeye:
“Cihan-ara cihan içindedür arayı bilmezler
Ol mahiler ki derya içredür deryayı bilmezler”
Açıklamasına gelince:
“Dünyayı süsleyen aslında dünyanın içindedir ancak süsleyeni (ve/veya süsleyeni aramayı) bilmezler
O denizin içindeki balıklar da denizi bilmezler.”
Ya alınan kıssadan hissesi ne:
Farkına varmamak paralelinde, öğütler çıkarılabilir.
Örneğin Ülkemizin yenilenebilir enerji kaynakları potansiyeli. Çok şanslı bir bölgede bir Ülkede bulunduğumuzun farkında mıyız?
Güneş enerjisi potansiyelimiz en az güneşlenen şehirlerimizde bile sıcak su ısıtılmasında kullanılmıyor mu? Peki sıcak su ısıtmanın ötesinde Güneş enerjisiyle yapılabilecekler, güneş enerjili pişirmeden, kurutma sistemlerine, ısıtmadan soğutma sistemlerine, elektrik üretiminden, deniz suyundan damıtmaya kadar yapılmayacak prosesin olmadığının farkında mıyız?
Çok sayıda saptanmış, rüzgar enerjisinden yararlanılabilecek bölgelerimiz mevcut değil mi? Bunlar fark edildi de rüzgar türbini uygulamaları yaygınlaşmıyor mu?
Bizdeki jeotermal kaynaklara hangi ülke sahip? Birçok şehrimiz jeotermal enerji ile ısıtılmaya başlanmadı mı?
Hidrolik enerji potansiyelimizi yeterince değerlendiriyor muyuz?
Enerji verimliliği yasaları, yenilenebilir enerjiler yasası mı çıkarılmadı? Bu güne kadar neredeydik? Verimsiz cihaz ve teknolojileri neden kullana geldik? Niye enerji kullanımlarımızı kurum ve kuruluşlar ve aileler olarak doğru yönetemedik?
Elektrik faturaları, ısınma, soğutma harcamaları faturaları ceplerimizi yakmaya başladığında mı aklımıza gelecek çözümler bir bir: evlerimizi yalıtalım, pencerelerimizi ısı camlarla değiştirelim, verimli ısıtma ve soğutma cihazlarını kullanalım diye akıllanmaya başlayacağız.
Yarın çok geç olmadan, mevcut potansiyellerin doğru değerlendirilmesinde, seçimlerimizde, kullanımlarımızda tüm kurum ve kuruluşlara ve bireylere görevler düşüyor.
İnsan bu doğal ki farkında olacak, balık değil ki, derya içinde olup ta deryayı bilmeyecek…
Can Yücel’in dizeleri akla geliyor:
“Farkında olmalı insan…
Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı.
…”
Farkında olalım…
14 Nisan 2009
Prof.Dr.Ali GÜNGÖR
Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi
Makine Mühendisliği Bölümü
agungor55@yahoo.com
|