|
|
TIRTILI TIRTLATMA GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Oldum olası anlamam şu özel günlerin özelliğini.
Anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, öğretmenler günü, Çevre Günü, Dünya Kadınlar Günü, Dünya Basın Özgürlüğü Günü, Avrupa Günü, Dünya AIDS Günü, Dünya Meteoroloji Günü, Dünya Sigarayı Bırakma Günü, Gazeteciler Günü, Dünya Cüzzam Günü, Uluslararası Irk Ayırımı ile Mücadele Günü, Dünya Su Günü, NATO Günü, Avukatlar Günü, Dünya Sağlık Günü, Dünya Nüfus Günü, Dünya Barış Günü, Turizm Günü, Çocuk Günü, Mimarlık Günü, Tasarruf Günü, Madenciler Günü v.s
Eğer birileri, ya da birşeyler anımsanacaksa neden ille de bir güne ihtiyaç duyulur ki? Beni seven neden ille bana 14 Şubat’ta hediye almak zorundadır. Üstelik bir gün önce daha ucuz olan şeyi sırf sevgililer günü diye iki misli fiyata alacaksa.
Anne ve babaların değeri asla tartışılmaz, o zaman neden annemize Mayısın 2. haftası, babamıza Haziran’ın 3. Haftası içinde hediye almak zorunda bırakılıyoruz ki? Yani her sabah 2 dakika ayırıp ‘anam günün güzel olsun’ demek, anneler gününde alınan anlamsız hediyelerle kapitalizme oyuncak olmaktan daha mı zor?
Yeni yıl kutlamaları ile ilgili düşüncelerimi yazmıştım. Yapılan masrafların başka şekilde değerlendirilme ihtimallerini de yazmıştım.
Peki sevgililer gününde belki de hiç sevgilisi olamadan vatan için toprak olan şehitlerimizi nasıl anıyoruz? Anneler gününde, ya da babalar gününde kaç anneyi yaşlılar yurdunda ziyaret ediyoruz? Yok denecek kadar az gelirle bizi evladından ayırmadan yetiştiren öğretmenlerimizi arayıp soruyor muyuz? Gece gündüz bizim için nöbette olan kaç polise selam verip geçiyoruz? Örnekler uzadıkça uzar.
Gelin biraz aklımızı kullanalım. Kapitalizmin oyuncağı olmayalım. Seven kişi sevgilisini bir gün değil her gün mutlu etsin. Her biri bilmem kaç liralık güllerle, ya da tek taşlı çok taşlı pahalı hediyelerle değil ona sevgisini göstererek mutlu etsin.
Annemize ve babamıza sevgimizi göstermek için hediye almaya gerek var mı? Anneye ve babaya verilebilecek en değerli hediye onların eline konduracağımız sevgi dolu öpücüktür. Uzak yerde iseler, arayıp “sizi seviyorum” demektir.
Sevgi ya da özlemi anlatmak için bizim dışımızdan birilerinin belirlediği özel bir güne ihtiyacımız yok. Biz istedikten sonra yılın her günü bizim.
Dermişim. Ve olanca şimşekleri de üzerime çekermişim...
BEYHAN BİÇKİN
|
| Yazının Yorumları |
Yıldız Parlakyiğit
-
İzmir
diyorki :
"
Aynen katılıyorum...
" |
|
Merhaba....Yazınızı çok beğendim...Dayatılan , kutla,kutla,kutla denilen günleri hiçbir zaman sevmedim, onaylamadım ama akıntısıda çoook yüzdüm.. Örneğin ; .Anneler günün de hep annesini hiç tanımamış olanları , kaybetmiş olanların duygularını düşündüm ve bu kapitalist sistem yüzünden , O gün ağladıklarını ,üzüldüklerini ,birkez daha acılarının ağırlığin da ezildiklerini düşündüm...Üzülerek iletiyorum , anneme hırslandım bile...O ' nu çok sevmeme , hep sevgimle ve yaşamlarına olan desteğimle hergün yanların da olmama rağmen ,O gün neden başkalarının dayatması ile yapayım sahtekarlığı...Ve O canım insan bu yıl YOK..İşte , üzüldüğüm kişilerin bölümundeyim... Sevgilisi olması şart mı insanların...Doğaya aşıktır , sanata tutkundur...EEe! N'olacak...Benim gibi aksam olsa ,şu sıfatlı gün bitse diyecek...( Ben sevdiğim insanla, çok şükür ,46 yıldır birlikteyim..) Dertliydim bu konu da,sizi buldum...Benim gibi düşünen...Yazınızla mutluoldum...Ben mi tuhafım diye düşünmekten kurtardınız beni..Sağolun...Gönlünüze ve kaleminize sağlık... |
14.02.2012 02:17:51 |
|
sırrı araçlı
-
ankara
diyorki :
"
anlamsız günler
" |
|
bende hiç sevmiyorum bu anlamsız günleri.eline sağlık. |
13.02.2012 23:49:51 |
|
|
|
|
//
Diğer Yazılar
// |
|
|
|
|
POLİSE VURMAYIN EFENDİLER! |||
Oldum olası çocuklarını polisle korkutan annelere sinir olmuşumdur, çocuğunu eğitme becerisine sahip olamadıklarından polisi korkutucu olarak kullanırlar.
|
|
ŞAMPİYONNN CİMBOMMMM |||
Taraf tut, takımını destekle, ama bütün becerisi 90 dakika bir topun peşinde koşmak olanlar için kalp krizi geçirip ölme...
|
|
SOSYAL DEVLET Mİ? BİZ Mi? HA HA HA!!! |||
Zorunlu eğitim dışında eğitim alamamış gençlerin devam ettiği üretim okullarına gidenler maaş da alıyor. Ne maaşı mı diyorsunuz? Buyrun okumaya devam edin.
|
|
Sosyal Devlet Dediğin |||
25 yaş altı, zorunlu eğitimden sonra herhangi bir eğitim almamış gençlerin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerine yardımcı olmak bu okulların amacı.
|
|
Atatürk Tivole'deydi |||
Tivoli Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın kalbi gibidir. Danimarka’ya gelenler Kopenhag’ı ve Tivoli’yi görmeden dönmezler ülkelerine.
|
|
BANA HABER VERMEDEN GEÇEN SENELER |||
Ben hiç bir zaman yaşımı sorun etmedim. Neden olarak da ”seneler bana sormadan geçiyor bana ne, ne halleri varsa görsünler” dedim.
|
|
ŞİKAYET ETMEYİ ÇOK SEVİYORUM |||
Danimarka’da sevdiğim bir sistemi anlatacağım size. Aslında yukarılardan birilerinin de okumasını isterdim ki sosyal devletin ne olduğunu anlasınlar.
|
|
KIRILAN HAYALLER TAMİR EDİLİR Mİ? |||
Nedir hayal kırıklığının nedeni? Beklentiler mi? Beklenmedik gelişmeler mi? Çok şey istemek mi? Hiç bir şey istememek mi? Yoksa hepsi birden mi?
|
|
Bana biraz müsaade |||
1986 yılından beri Danimarka- dayım. Ve her tatilde Türkiye’me koştum. Ve hep derim hiç bir kuvvet beni vatanımdan uzak tutamaz.
|
|
HAYDİ BUYRUN İZDİHAMA |||
İzdiham, polisi ayağa kaldıracak kadar önemliyse, konusu da çok önemli olmalı değil mi? Ama Ama nerede bizde o şans..
|
|
SAĞIM SOLUM SOBE, HANİ DEVLET NEREDE? |||
Ödemişli 26 ev hanımı 7 ay çalışıp didinip kooperatif kurmuşlar. “Helal olsun işte benim memleketimin kadını” dedim. Ata’mın dediği gibi “Övün, çalış, güven”.
|
|
BU SİGARANIN ZARARLARI BİTMEZ |||
Babam sigaraya hep karşıdır. Çok sorunlu dönemlerde tek tük içtiklerini saymazsak ömrünü sigara içmeden geçirdi.
|
|
Şehitleri Anma Günü olmaz |||
Gözünün içine bakarak büyüttüğü yavrusunu vatan için toprağa veren annenin ciğeri her gün yanıyorsa, şehitleri bir gün değil her gün anmalıyız.
|
|
EVET EĞİTİM ŞART |||
Her şeyde eğitim şart diyoruz ama eğitim sadece okulda olmaz. Hele her Eğitim Bakanı ile değişen eğitim sistemi ile hiç olmaz.
|
|
KÂBUS GERİ DÖNDÜ |||
Psikolojileri darmadağın. Yaşadıklarını en ince ayrıntısına kadar anlattırıp onları milyonlar önünde rezil etmenin anlamı ne?
|
|
KADINLAR GÜNÜ… |||
Evet bildiniz ben Kadınlar Günü kutlamasına da karşıyım.
|
|
|
|
BEKLİYORUZ |||
Patronun bize iyi davranmasını bekliyoruz, ama tek çalışanın biz olmadığımızı düşünmüyoruz. Daha az çalışıp maaşa zam yapılmasını bekliyoruz..
|
|
POLYANNA VE İÇİMİZDEKİ ÇOCUK |||
İki farklı pil takıyorlar, biri yürüyüp gidiyor diğeri yarı yolda kalıyor. Acaba diyorum bazılarımızda yanlış pil mi takılı,
|
|
DALDAN DALA |||
Yazacaklarım bu lafı söyleyen kişi ile ilgili değil. Bugün sadece dil konusunda biraz oradan biraz buradan yazmak istedim.
|
|
UNUTMAK İSTEMİYORUM |||
Hayatın ne kadar acımasız olabileceğini canım yakışıklım Fahrettin dayımı yitirdiğimizde anladım. Bu ilk yakın kaybımızdı.
|
|
|
|
|
|
BENİM BİR MELEĞİM VAR |||
Mutlaka herkesin bir meleği vardır ama benim meleğim başka, çünkü o gerçek bir melek.
|
|
|
|
Zaman İçinde Bir Gezinti.. |||
Yıl 1993. Bir sabah kalktık acı haber... Gazeteci yazar Uğur Mumcu'yu arabasına yerleştirilen bombanın patlamasıyla kaybettik.
|
|
|
|
HERŞEYİ BEN BİLİRİM |||
Hangi konuda olursa olsun ağzınızı açtığınız anda bu kişi konuşmaya dahil olur ve başlar anlatmaya.
|
|
|
|
Yılbaşı Çılgınlığı |||
Bir tutturdular yeni yıl da yeni yıl. Ne olacak ki, yeni yıla girince ne değişecek. Kadına şiddet mi duracak, anneler ağlamayacak mı.
|
|
|
|
YEŞEREN BİR HAYAT NASIL YOKEDİLİR |||
Beyhan Biçkin, gurbetçi bir genç kızın evlilik hikayesini yazdı. Üniversiteye gidebilmesi için akrabasıyla evlendirme öyküsünü sizlerle paylaştı.
|
|
ÇEVRE TEMİZLİĞİ AŞISI VAR MI? |||
Yere çöp atanı görünce homurdanırız, ama korkudan ‘arkadaşım yere attığın o çöpü özleyen bir çöp tenekesi var şurada’ diyemeyiz.
|
|
GİTMEK Mİ ZOR, KALMAK MI ZOR |||
Zaman zaman hepimiz içimizden ’ ah bi avrupaya gitsem başka şey istemem’ diye geçiririz. Sanırız ki avrupa açmış kucağını bizi bekliyor.
|
|
|
|
Baba bırakma beni |||
Öğrenci gurbette doğdu. Babaanne büyüttü. Ne Türkçe ne de Danimarkaca biliyordu. Okul zamanı geldi ve çocuğu yönetim geri zekalı sanıp pedagoga verdi...
|
|
BABA BIRAKMA BENİ-2 |||
Beyhan Biçkin gerçek bir gurbetçi dramını kaleme aldı. Dil bilmeden okula giden Mahzun'un çilesini yazmaya devam etti.
|
|
|
|
|
|
|
|
|