|
|
Adam seçme yanılgıları
Adam alırken, "Kendisi yakınımdır, ideolojime yakındır, çok iyiliğini gördüm, babası arkadaşımdır, bizim dergahtandır" görüşleri ile yola çıkanlar dikkat..
Yanında çalışacak veya senin için görev alacak kişileri seçerken ilk olarak onların ahlakına-integrity-karakterine-önem ver.
Bazı siyaset ve işadamları ile yöneticiler çevrelerinde aynen kendileri gibi düşünen veya çıkar gereği öyle davranan kişileri, gerçek anlamda ahlaken güvenilir ve işinin ehli kişilere tercih etmeyi yeğlemektedirler. Bunda bazı liderlerin ve yöneticilerin kişiliklerinde, eğitim yetersizliklerinde, taşıdıkları aşağılık duygusunda, geldikleri sosyal sınıfın çıkarını kollar görünüp kendi testisini doldurma eğiliminde, çağdışı kültüründe ve yetersiz bilgi ve çağdaş dünyanın gerektirdiği sorunların üzerinden gelebilecek yeteneklerden uzak olması gibi değişik faktörlerde aramak gerekir.
Dünya siyaset ve işletmecilik tarihi bu tür yanılgıların yok ettiği siyasetçilerle ve yöneticilerle doludur. ‘Kendisi yakınımdır, bizim mahallenin adamıdır, benim ideolojime yakındır, geçmişte çok iyiliğini gördüm, babası arkadaşımdır, bizim dergahtandır, bizim locadandır, bizim partidendir, ideal yoldaşım, tarikattan arkadaşım…” görüşleri ile yola çıkan çok sayıda siyasetçi ve yönetici bu yanılgılarının hesabını hem sandıkta hem de değişik mahkemelerde vermişler, bazıları bu yüzden uzun süren mahpusluklar yaşamışlardır. Adam seçmeyi objektif ölçülerle yapmayan, çoğu kere karaktersiz, her devrin adamı, çıkarı yüzünden kılık değişiren, hatta sakal veya bıyık bırakanlardan tutun da belirli zihniyet ve grupların rozetini sırf onlara hoş görünmek için takanlar arasından seçilenlerle kurulan devlet ve şirket kadroları sonuçta bu siyasetçinin veya yöneticinin sonunu hazırlamıştır. Bunların “insan seçmedeki zafiyetini ve yanlışlıklarını” ortaya çıkarmıştır. Yani bu tür siyasetçiler veya yöneticiler “insanları tanımamakta ve bu yüzden insan seçmede büyük yanılgılara” düşmektedirler. Çünkü siyasetçi veya yöneticilerin bir kısmı, hatta büyük bir kısmı çağdaş yönetim kuramından habersizdir, lisan bilmezler, belki de değişen dünyada liderliğin ne olduğunun farkına bile varacak yetenekleri yoktur yahut inadım inat kültüründen gelmişlerdir. Dediğim dedik kafalıdırlar. Çoğu kere onları beyinler değil hırsları ve asabiyetleri yönetmektedir. Bu yüzden gerçekleri görmek işemezler. Yahut da kendilerine güvenleri olmadığı için tenkite açık değildirler, sinirlerine hakim olamamaktadırlar.
İyi adam seçememek, kötü kadro kurmak, hem siyasi hem de yönetici durumundaki liderlerin akıbetini hazırlayan en önemli etkenlerden birisidir. Çünkü bu kişilerin yaptıkları hataların faturası bir gün bu siyasetçilerin ülkelerine ve halklarına veya yönetcilerin şirketlerine, borsa değerlerine ve sonuçta da kendilerine çıkarılabilir. Belki bir faydası olur ve bizim siyaset erbabının ve yönetici kadrolarının adam seçmesinde yardım eder amacıyla aşağıdaki satırları onların dikkatine sunmak istedim.
Tom Morris İnsan Değerleri Enstitüsünün kurucusu, Amerikalı filozof, profesör ve yazar Tom Morris’in “Eğer General Motors’u Aristo Yönetirse” isimli kitabında Visa Kredi Kartının kurucusu ve ilk yöneticisi Dee Hock’ a atfen şu sözlere yer verir: “Yanında çalışacak veya senin için görev alacak kişileri seçerken ilk olarak onların ahlakına-integrity-karakterine-önem ver. Ahlaklı olanları seç ve onları terfi ettir. ikinci olarak da kişilerin motivasyonuna bak, üçüncü olarak onların kapasitesine bak, dördüncü olarak onların anlama yeteneğine bak, beşinci olarak ise onların bilgilerine bak, altıncı ve sonuncu faktör olarak da onların deneyimlerine bak.. Ahlak ve karakter olmayınca motivasyon tehlikelidir, motivasyon olmadan kapasite yetersizdir, kapasite olmadan anlama kabiliyeti sınırlıdır, anlama kabiliyeti olmadan bilgi anlamsızdır, bilgi olmadan ise tecrübe kördür. Tecrübe o kadar önemli değildir, önemli olan ondan önce gelen niteliklerdir. Bir insanda bu nitelikler varsa tecrübe kolayca kazanılabilir.”
PROF. DR. TEVFİK DALGIÇ
|
|
|
|
//
Diğer Yazılar
// |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Marka olmamanın maliyeti nedir? |||
Marka konusundaki yeni gelişmelere ve araştırmaları okudukçageçen yıl okuduğum makalenin vermek istediği mesajın içeriği iyicebelirlendi.
|
|
|
|
İnternet çağı kuralları |||
Internet çağının yarattığı yeni kurallar: Uzun Kuyruk mu, Yoksa Uzun Boyun mu? Long Tail or Long Neck?
|
|
Yönetim ve Mizah |||
Türk siyaset ve iş yaşamında çok nüktedan kişiler oldu, halen de var. Önemli olan insanın kendi hatalarına gülebilme olgunluğunu gösterebilmesidir.
|
|
FAŞİST LİBERALLER ÖYKÜSÜ |||
ABD’de bir süre önce büyük fırtınalar koparan bir kitaptan söz etmek istiyorum bu yazımda. Kitabın adı: Liberal Fascism
|
|
|
|
|
|
|
|
SORGULAMAYI BİLMEYEN TOPLUMLAR ÖĞRENEMEZ |||
Geçtiğimiz hafta iki büyük felaketi yaşadık. Önce teror belasının aldıgi canlar, kaybettiğimiz askerlerimiz, arkasından da Van ve Erciş’te meydana gelen deprem.
|
|
|
|
Türkiye'nin kendi otomobil markası |||
Prof. Dr. Tevfik Dalgıç, Türkiye'nin kendi otomobil markasını yaratması gerektiğini, markaların ülkenin imajını artırdığını tam 2 yıl önce söylemişti.
|
|
Adam seçme yanılgıları |||
Adam alırken, "Kendisi yakınımdır, ideolojime yakındır, çok iyiliğini gördüm, babası arkadaşımdır, bizim dergahtandır" görüşleri ile yola çıkanlar dikkat.
|
|
|
|
YALAN DA OLSA HOŞUMA GİDİYOR |||
rof. Dr. Tevfik Dalgıç, iltifatın insan üzerinde bıraktığı izleri irdeledi. Siz "Yalan da olsa hoşuma gidiyor, kuramını biliyor musunuz" dedi.
|
|
MUFAZAKARLIĞIN EVRENSEL KODLARI |||
ABD'de 4 bilim adamı 22 bin 818 konuşma, makale, kitap ve konferans bildirileriyi inceleyip siyasal muhafazakarlığın ortak özelliklerini belirledi.
|
|
|
|
PAZARLAMA HERKESİN GÖREVİDİR |||
Geleneksel pazarlama, reklam ve marka ilişkilerinin yeniden yapılanması ve müşteriye hizmetin önemini merkez alan bir yeni yaklaşım gerektiriyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
MARKA ALGILAMASI |||
Marka algılaması ve marka yaşı ilişkisi üzerine bazı düşünceler.
|
|
MARKA VE İLETİŞİMDE İKİLEM |||
Kimlikler ile kişilikler aynı şey değildir. Kimlikler sonradan edinilir. Kişilik ise daha çok fiziksel-ruhsal nitelikler olarak tanımlanır, yani doğuştandır.
|
|
Yılmaz Özdil Fenomeni |||
Yılmaz Özdil’i Facebook’tan izleyen 288 bin 558 kişi var. 31 Mayıs sabahı itibariyle, yani tek başına ülkenin üçüncü günlük gazetesi.
|
|
|
|
AMERİKA'NIN ORTADOĞU AÇMAZI |||
Amerika bugün sözde dostu olan bu diktatörlüklere demokrasi getirse sandıktan kim çıkar dersiniz? Amerikan düşmanı olan partiler ve onların adayları.
|
|
|
|
|
|
KÜRESEL KÜLTÜR OLGUSU |||
Hollanda veya Almanyada da yatırım yapan yabancı şirket oralarda siyasete etki edemezken niye bizde siyasete etki ediyor, pisliğe bulaşıyor?.
|
|
|
|
|
|
|
|
|