|
|
|
|
KÜRT SORUNUNA ÇÖZÜMÜ DIŞARDA ARAMANIN YANLIŞLIĞI ÜZERİNE..
Kürt sorununa çözüm konusunda önce AB üyelerinden öneriler geldi. Bir anlamda "ver kurtul, küçül de üyelik için öyle gel, çok büyük bir nüfusunuz var, az gelişmiş yörelerinize bağımsızlık verin"türünden görünüşte masum ve demokratik gibi olsa da emperyalizmin "ayır-buyur" veya "böl-yönet" ilkesini bize yeni bir ambalajlama ile sunmaya çalıştılar. Baktılar biz bunlara pek kulak tıkamıyoruz. Sonra AB'nin azınlık hakları konulu görünüşte var, uygulamada kendilerince pek ciddiye alınmayan fakat başkalarına gerektiğinde bir baskı aracı olarak kullanılabilecek bir ilkesini kabul ettirmeye çalıştılar. Türkiye bu konuda yıllarca direndi ama tüm uyarılara rağmen hem iktidar hem de muhalefet sanki bizim hemen AB üyeliğine alacaklarmış gibi bu ilkeyi kabul ettiler. Kanımızca bu bir hata idi, ama ülkede demokrasinin kuralları işledi, iktidar-muhalefet birlikteliği ile ileride ülkenin başına bölünme tehlikesi getirecek bir şartname kabul edildi. Ama biz hala üye olamadık aradan geçen yıllara rağmen.
Türk siyasetçisinin AB siyasetçisinden sürekli gol yemesinin nedeni, onların kullandığı dilin çifte anlama gelebilecek türden kelimeler seçmesinden, bize anlaşma diye sunulan belgelerdeki sözcüklerin ne anlama gelebileceğini tam anlayamayan bürokrat ve siyasetçi takımının belki de yeteneksizliğinden kaynaklandığı gibi, kısa zamanda çözüm isteyen muhteris siyasetin sabırsızlığından da olabilir.
Şimdi kalkıp başka ülkelerin çözüm yollarını incelemeye ve onları örnek almaya çalışıyoruz, oralara heyetler yolluyoruz, herşeyi bilen, her konuda uzman allame medya mensupları kafalarına göre çözüm yolları öneriyorlar. Toplumsal sorunlar hele siyasetin ve muhteris yerel politikacının çıkar gündemi, konuya terör yöntemi kullanarak yaklaşan kanun dışı örgütlerin hedefleri, değişik coğrafyaların ve kültürlerin, tarihlerin, kişiliklerin, birlikte yaşamak veya ayrı yaşamak iradelerinin karışabildiği, temelinde ise ekonomik nedenlerin ağır bastığı gerçeği dikkate alınmadan çözülemez.
Bizim siyasetçiler ilk elde İspanya'nın Bask bölgesini örnek alabileceklerinin sinyalini verdiler, sonra anladılar ki, bu iş bir şablon işi değil. Onların koşulları bizim koşullarımızdan çok ayrı. Sonuçta çözümü içerde aramanın ve terörü durdurmadan yani teröre karşı askeri bir zafer kazanmanın ilk hedef olması gerektiğini gördüler ve sonuç aldılar. Çünkü kafana terör silahı dayalı iken bu sorun demokratik olarak çözülmez.
Sonra ülkede iktidar değişti, herşeyi biz öncekilerden daha iyi ve daha hızlı yaparız anlayışı ve sabırsızlık stratejinin en önemli ilkesi haline geldi. Tek liderin ve çevresindeki pek de devlet deneyimi olmayan teorisyenlerin çözüm önerileri, sonucu hesaplamadan girişilen eylemler halktan tepki gördü. Muhalefeti dışlayıp onların desteğini almadan ülkenin geleceğini yeniden planlama hakkını ve yetkisini kendisinin aldığı yüzde 47'lik orana bağlayan siyasi anlayış bunun kolay olmayacağını deneyip öğrendi ve geri adım attı. Siyaseti "olsa olsa metodu" yahut "deneme yanılma" yoluyla yürütmeye çalışmanın çok alanda büyük tepkiler ve beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini göremeyen siyasiler hemen durumu kurtarma çabalarına giriştiler.
Aynı hata diktatörlerle dostluk kurup, halkları dikkate almadan komşularla sıfır sorun yaratma çabalarında da yapıldı. Şimdi hem Kaddafi hem de Mübarek, hem de Suriye diktatörü ile küskün durumdayız. Ermenistan konusu, Kıbrıs'ta 9 yıldan sonra aynı noktaya gelinen nokta, bu yöntemin yanlışlıklarını bir kere daha ortaya çıkardı.
Şimdi buna benzer yanlışlıklar peşinde dışarda çözüm aramaktayız. Kanımızca bu alanda da hata yapmadan önce şu noktaları hatırlayalm.
1-Yurt dışından öğrenebileceğimiz, özellkle İrlanda'dan öğrenebileceğimiz şey gizli müzakerelere muhalafetin de katılmasını sağlamak. İrlanda da siyasi çözüm sağlandı ama din çizgisiyle bölünmüş halk kendi yarattığı keni gettolarında yaşıyor, birlikte yaşamak arzusu yok, kız alıp vermezler. Taş atan çocuklar olayı hala sürüyor Belfast sokaklarında.
2-Türkiye'de halk ayrı yaşamak istemiyor, Kürt halkının çoğunluğu ayrılıkçı partiye değil, iktidar partisine oy veriyor. İnsanlar kız alıp kız veriyorlar, her türlü PKK provokasyonuna rağmen halk biribirine düşman değil. Kürt halkının nüfusuna yakın çoklukta bir karma evlilik var Kürt ve Türk kimlikliler arasında.
3-Terör örgütü ile bağını koparmış, terörü lanetleyen, teröristi kahraman yapmayan ve Kürt halkının desteğini sağlamış, hapishanelerden emir almayan, kendi içinde de demokratik yapısı olan bir demokratik kuruluşu muhatap almak.
4-Kendisini dinlemeyen bir terör örgütünün hapisteki liderini fazla ciddiye almamak.
5-Terörist silah bırakmadan çözüme yanaşmamak ve bunun için ilk önce askeri zafer kazanmak gerekir. Bakınız Sırı Lanka örneğine.
PROF. DR. TEVFİK DALGIÇ
|
|
|
|
//
Diğer Yazılar
// |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Marka olmamanın maliyeti nedir? |||
Marka konusundaki yeni gelişmelere ve araştırmaları okudukçageçen yıl okuduğum makalenin vermek istediği mesajın içeriği iyicebelirlendi.
|
|
|
|
İnternet çağı kuralları |||
Internet çağının yarattığı yeni kurallar: Uzun Kuyruk mu, Yoksa Uzun Boyun mu? Long Tail or Long Neck?
|
|
Yönetim ve Mizah |||
Türk siyaset ve iş yaşamında çok nüktedan kişiler oldu, halen de var. Önemli olan insanın kendi hatalarına gülebilme olgunluğunu gösterebilmesidir.
|
|
FAŞİST LİBERALLER ÖYKÜSÜ |||
ABD’de bir süre önce büyük fırtınalar koparan bir kitaptan söz etmek istiyorum bu yazımda. Kitabın adı: Liberal Fascism
|
|
|
|
|
|
|
|
SORGULAMAYI BİLMEYEN TOPLUMLAR ÖĞRENEMEZ |||
Geçtiğimiz hafta iki büyük felaketi yaşadık. Önce teror belasının aldıgi canlar, kaybettiğimiz askerlerimiz, arkasından da Van ve Erciş’te meydana gelen deprem.
|
|
|
|
Türkiye'nin kendi otomobil markası |||
Prof. Dr. Tevfik Dalgıç, Türkiye'nin kendi otomobil markasını yaratması gerektiğini, markaların ülkenin imajını artırdığını tam 2 yıl önce söylemişti.
|
|
Adam seçme yanılgıları |||
Adam alırken, "Kendisi yakınımdır, ideolojime yakındır, çok iyiliğini gördüm, babası arkadaşımdır, bizim dergahtandır" görüşleri ile yola çıkanlar dikkat.
|
|
|
|
YALAN DA OLSA HOŞUMA GİDİYOR |||
rof. Dr. Tevfik Dalgıç, iltifatın insan üzerinde bıraktığı izleri irdeledi. Siz "Yalan da olsa hoşuma gidiyor, kuramını biliyor musunuz" dedi.
|
|
MUFAZAKARLIĞIN EVRENSEL KODLARI |||
ABD'de 4 bilim adamı 22 bin 818 konuşma, makale, kitap ve konferans bildirileriyi inceleyip siyasal muhafazakarlığın ortak özelliklerini belirledi.
|
|
|
|
PAZARLAMA HERKESİN GÖREVİDİR |||
Geleneksel pazarlama, reklam ve marka ilişkilerinin yeniden yapılanması ve müşteriye hizmetin önemini merkez alan bir yeni yaklaşım gerektiriyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
MARKA ALGILAMASI |||
Marka algılaması ve marka yaşı ilişkisi üzerine bazı düşünceler.
|
|
MARKA VE İLETİŞİMDE İKİLEM |||
Kimlikler ile kişilikler aynı şey değildir. Kimlikler sonradan edinilir. Kişilik ise daha çok fiziksel-ruhsal nitelikler olarak tanımlanır, yani doğuştandır.
|
|
Yılmaz Özdil Fenomeni |||
Yılmaz Özdil’i Facebook’tan izleyen 288 bin 558 kişi var. 31 Mayıs sabahı itibariyle, yani tek başına ülkenin üçüncü günlük gazetesi.
|
|
|
|
AMERİKA'NIN ORTADOĞU AÇMAZI |||
Amerika bugün sözde dostu olan bu diktatörlüklere demokrasi getirse sandıktan kim çıkar dersiniz? Amerikan düşmanı olan partiler ve onların adayları.
|
|
|
|
|
|
KÜRESEL KÜLTÜR OLGUSU |||
Hollanda veya Almanyada da yatırım yapan yabancı şirket oralarda siyasete etki edemezken niye bizde siyasete etki ediyor, pisliğe bulaşıyor?.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|