Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
24 Mayıs 2012 Perşembe Sık Kullanılanlara Ekle   Kullanıcı Girişi     Künye ve İletişim    RSS            Site içi arama :     
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Şehir ve Başkan
Spor
Kültür Sanat
Sağlık
Turizm
Magazin
 Beğen
Facebook Bizi Beğenin
Video Haber
BAYRAKLI'DA HAFTA SONLARI VEZNELER AÇIK
SAMSUN'DA ÖĞRETMENLER İŞ BIRAKTI
Küçük kıza tecavüze 13 yıl hapis
BOĞAZINA ERİK KAÇAK ÇOCUK ÖLDÜ
İZMİR BB DAVASINDA 2 TAHLİYE
SOFYA'DAKİ DEPREM EDİRNE'Yİ DE SALLADI
MHP TEKİRDAĞ İL BAŞKANLIĞI'NA BİR ADAY DAHA
TIR'A ÇARPIP ARAÇ İÇİNDE SIKIŞTI
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Nahit DURU
Dr. Mehmet Fuat ABUT
Zeynel KOZANOĞLU
Şimdiki Çocuklar Harika...
İzmir Gazeteciler Cemiyeti işgal günü düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin'i kitaplaştırdı. Şimdi birileri çıkıp Hasan Tahsin'i topa tutuyor.
23.05.2012
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Gölgeler Sergisi
Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
17.05.2012
Metin AYDINOĞLU
Ağladıkça göreceksin
O ne hıçkırmak öyle. İzleyici Silivri Cezaevi'ndeki bizim gazeteciler sanacak. Onlar bile ağlamıyor.
23.05.2012
Hülya SEZGİN
Dr. Cem AYDEMİR
Akın Kamacıoğlu
Barış Kudar
Özlem ABUT
Vefasız mı, ''Yüce''mi bu millet?
Atamıza vefa borcumuzu öderken büründüğümüz ''cimri'' hallerimiz nedendir? Ulu önderimize anarak hakkımızı ödeyebilir miyiz?
21.05.2012
Av. Burhan ÖĞÜTCÜ
Prof. Tevfik DALGIÇ
Sedat KAYA
Yalçın KAMACIOĞLU
Beyhan BİÇKİN
POLİSE BİR DOKUN BAK KAÇ AH GELİYOR?
Polise vurmayın dedim, saldırana madalya mı veriyorlar dedim, gelen mesajlardan anladım ki ben sadece buzdağının görünen kısmını yazmışım.
22.05.2012
Maruf EVREN
Nur SAYLAN
Merhaba
Yeni güne yeni bir umutla başlıyorum ve Haber Hürriyeti okuyanlarına... Dostlarına " İlk Merhabamı " diyorum.
23.05.2012
Skip Navigation Links.
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
  
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Paylaş | Yazdır | Arladaşına Gönder Tek hedef İzmir'i Marka kent yapmak

Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İzmir'i nasıl marka kent yapacaklarını İbrahim Irmak'a anlattı. Dünyanın en iyi uzmanlarını İzmir'e getireceklerini söyleyen Aslan şehrin sorunlarına da dikkat çekti.

İzmir nasıl marka kent olacak

Hürriyet Ege, Hürriyet İzmir ve www.Haberhurriyeti.com İnternet gazetesi'nde önceki hafta yayınlanan "Ankara Duy Sesimizi" yazımız hala ses getirmeye devam ediyor. İzmir'in sorunlarının dillendirilmeye ihtiyacı olduğunu söyleyen Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Marka kent konusunda yola çıktıklarını belirtti. Aslan, "Yeni yılın ilk röportajını sizinle yapalım" dedi. İzmir nasıl marka kent olacak, ben de aslında merak ediyordum. İzmir'in neyi ön plana çıkacak? Eskiden olduğu gibi üzümü, inciri, kolonyası mı, yoksa jeotermali, sağlık, kültür ve inanç turizmi mi?

Aslan Başkan'la yeni yılın ikinci günü buluşup, "İzmir nasıl marka kent olacak?" diye sorduk. Hüseyin Aslan çok heyecanlıydı. İzmir'i Marka Kent yapmak için önümüzdeki aylarda bu işin dünya çapındaki uzmanlarıyla toplantı yapıp yol haritası çıkaracaklarını anlattı. Şehrin marka olacak 3 unsuru için anket yapacaklarını söyleyen Hüseyin Aslan, "Halk da bu işin içinde olacak" dedi. İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş'ın bu konuda tam destek sözü verdiğini de anlatan Başkan Aslan, "Belediye başkanlarına yazı yazdık. Ama maalesef yanıt veren olmadı" dedi. Borsa ve Esnaf Sanatkar odalarıyla da görüşmeler yaptıklarını da belirten Aslan, "Lokantacılar Odası ve İzmir kemeraltı Derneği biz de varız diye telefon ettiler. Artık siyasileri mümkün olduğu kadar bu işe karıştırmayacağız" dedi.

++++++++++++++++

Yurtdışında İzmir'i tanımıyorlar

Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İzmir'in son yıllarda çok geriye gittiğini Yurtdışında İzmir'in tanınmadığını söyledi. Avrupa'da, "Türkiye" denilince, İstanbul, Antalya, Bodrum, Marmaris gibi şehirlerin adının geçtiğini anlatan Aslan, turizmi başlatan, turistle ilk tanışan İzmir'in geri kalmasından sorumlu olanların başında, kenti yöneten belediye başkanları olduğunu belirtti. Belediye Başkanlarının kenti geleceğe hazırlayan ve uygulayan kişiler olarak tanımlayan Aslan, "İzmir'in geri kalmasının faturasını sadece başkanlara yüklemeyelim. Şehrin geri kalmasından sorumlu olanlar arasında belediye meclis üyeleri, İl genel meclisi üyeleri de var. Bundan meslek örgütleri de basın da sorumludur" dedi.

Efes'i, Meryamana'yı, Agora'yı, harabeleri, Kale'yi, 5 bin yılılk tarihi olan İzmir'i tanıtımadığımızın altına çizen Hüseyin Aslan, "Gelen Turist sayısı maalesef komik rakamlarda. 9 milyon olarak anlatılan rakam 500 binler civarında, Yurtdışına gidenleri, oralarda çalışan ve yılda birkaç kez memleketine gelip hasret gideren insanlarımızı da turist olarak sayıyorlar" dedi. İzmir'in çok pazarlanacak alanı olduğunu turistleri gezdirilebilecek çok yerin bulunduğunu da söyleyen Aslan, Bergama'yı, Denizli'yi, Pamukkale'yi İzmir'e gelen turistlerin tur güzergahı olarak çizersek turistleri çok rahat İzmir'e çetkebiliriz" dedi.


İzmir'in üçte ikisinin kaçak yapı olduğunu ve buraların acilen yenilenmesi gerektiği de söyleyen Aslan, "Yeşildere'yi acilen yenilememiz gerekiyor. Turistler oradan geçerken, "Burası ne diye" diye soruyorlar Orada alış-veriş merkezi, eğlence merkezi, kültür merkezi olması lazım. Oraya denizden su getirilip çeşitli su oyunları bile düzenlenebilir. Zor birşey değil bunlar. Konutlara gelince oraya gökdelen yapmak lazım" dedi.


++++++++++++++++

Kemeraltı Beyoğlu'ndan güzel olur

Tarihi yapılar bakımından zengin bir varlığa sahip Kemaraltı'nın İstanbul'un Beyoğlu'ndan daha güzel olabileceği belirtildi. Kemeraltına insanları ve turisti çekebilmek için sokakların aydınlatılıp güvenliğin sağlanması gerektiği belirten Hüseyin Aslan, "İzmir'deki dev alış-veriş merkezleri saat 18.00'da kapatılırsa ve sokaklar şarkıcılar, müzisyenler, ressamlar, tiyatrocularla şenlendirilirse Kemaraltı Beyoğlu'ndan daha hareketli hale gelir" dedi.
İzmir'den yatırımcıların kaçtığı, gidenlere kimsenin, "Neden gidiyorsunuz diye sormadığını belirten Başkan Aslan, "Önü tıkanan yatırımcı o şehirde durur mu?. Belediye Bürokratları vatandaşın işini o çayını içerken görmeli. Vatandaş beediyeye gitmekten, bürokrasi ile uğraşmaktan korkmamalı. vatandaşın önündeki engeller kaldırılmalı. Güllük Gülistanlık memleketimden neden yatırımcı kaçsın ki. Bilakis İzmir'in önünü açın yatırımcı yağar" dedi.

Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan'la yaptığımız röportajın tüm ayrıntılarını okumak isteyenler için satır satır Soru-Cevaplar aşağıda.


İŞTE RÖPORTAJIN TAMAMI

Tek hedefimiz İzmir'i marka kent yapmak


Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İzmir'i marka kent  yapmak için beyin jimnastiği yapmaya başladı. Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş'ın da desteğini alan Aslan, Amerika'dan, Fransa'dan, İngiltere'den ve İtalya'dan marka uzmanlarını İzmir'e getiriyor. Siyasetcilerden uzak birkaç oda ve dernekle yürütülecek çalışmaların yol haritası yurtdışından getirilecek uzmanlarla çizilecek. İzmir'i, memleketimi çok seviyorum, en büyük hayalim onların marka olması" diye Hüseyin Aslan, En büyük hayalini, projelerini, beklentilerini İbrahim Irmak'a anlattı.

-Sayın Hüseyin Aslan İzmir'i marka kent yapmak için yola çıktınız. Türkiye'ye de katkı koyuyorsunuz. İzmir Marka kent değil mi ki siz bu yola baş koydunuz ?

İzmir 25-30 yıl önce Türkiye'nin markasıydı. Türkiye'de pekçok ilkin gerçekleştiği, hatta Türkiye'ye pekçok şeyi kazandıran bir kent İzmir. Son yıllarda İzimr marka kent kent durumundan kimliksiz bir durumuna düşte, düşürüldü.

-Nedenleri?

Öncelikle bu nedenlerden sorumlu olanlar arasında bu kenti yöneten Belediye başkanları var. Çünkü, Belediye Başkanları kenti geleceğe hazırlayan ve uygulayan kişidir. Buradan sadece Başkanlara haksızlık yapmayalım. Şehrin geri kalmasından sorumlu olanlar arasında belediye meclis üyeleri de var. Gelmiş geçmiş tüm belediye meclis üyeleri, İl genel meclisi üyeleri de bu sorumluluğu alması lazım. Sadece onlar değil tabii, meslek örgütleri de basın da sorumludur.

Medya halk adına yaptığı görevi layıkıyla yerini getirmesi gerekirdi. Yanlışları sergilemesi ifşa etmesi gerekirdi. Bunu sadece ben söylemiyorum, herkes konuşuyor. Maalesef İzmir Türkiye'de geri kalmış kentler arasında. Yıllar önce Turizmle Türkiyeyi tanıştıran, turistin ençok geldiği kent. İzmir şimdi turistin gelmediği bir kent.

-İzmir aslında bir marka. İzmir'de Efes var. Meryemana var. Ama biz bunları pazarlayamıyoruz. Bir dönem İstanbul Belediye Başkanlığına aday olmuş ama sonra parti liderinin tutarsız fikirlerini görünce adaylıktan vazgeçen Dr. Mehmet Fuat Abut, "Efes'e kadar gelen ancak Küçükmenderes'in sürüklediği alüvyonlarla dolan gemi yolunu açın, Kuşadası'na, Pamucak sahillerine gelen turistleri eski devirlerde olduğu gibi  o dönemin gemileriyle, o dönemin kıyafetleriyle hacı olmaya getirin turist patlaması yaşarsınız" diyor. Siz ne diyorsunuz bu konuda?

Doğru söylüyorsunuz. Türkiye'de turizmi patlatacak, turist akınına uğratacak yer Efes'tir, Meryemana'dır. İzmir'de tarih var. İzmir'in 5 bin yıllık geçmişi var. Agorası, Kadifekalesi var,. İki saat sonra da  Bergaması var. Daha sonra da bölgenin Denizlisi, Pamukkalesi var. İzmir'e böyle bakmak lazım. İzmir sadece kendi metropol alanına bakmakla olmaz. İzmir'de turizmde gelişmeyi planlarken, bölgeyi de bünyeye almak lazım. İzmir'i böyle değerlendirmek, böyle planlamak, böyle tanıtmak lazım. Oysa biz turizm deyince aklımıza sadece günübirlik turistler geliyor. Çeşmeye, Kuşadası'na Selçuk'a zaman zaman turistler geliyor ve bundan İzmir fayda görmüyor.  Çok üzgünüm ama Yurtdışına gittiğimizde Türkiye dediğimizde İzmir'in adı geçmiyor.

-Peki nerelerin adı geçiyor?

İstanbul, Antalya, Bodrum, Marmaris gibi şehirlerin adı geçiyor. Hatta Avrupa'da İzmir'i tanımıyorlar. Aslında ne kadar üzücü değil mi? Şehri yönetenlerin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerek miyor mu? Biz İzmir'i tanıtamazsak, bu konuda yeterli bütceyi ayıramazsak, gönüllü olarak bu kenti tanıtmak isteyenlere imkan tanımazsak o zaman yerimizde sayarız.

Pardon efendim pardon... Bu şehri, İzmir'i gönüllü olarak tanıtmak isteyenler var da onların önünü tıkayan, engel olanlar mı var?

-Var tabi?

Peki kimler bunlar? Son günlerde içimizde İrlandalılar türedi lâfları dolaşıyor. Kim bunlar Allah aşkına söyler misiniz?

İzmir'de kimler İrlandalı o konuda birşey söylemiyorum, ama şehrin önünü tıkayanlar var. Tanıtımla ilgili hakikaten bu kenti sevenlerin, geleceğini düşünenlerin elini taşın altına koyması lazım. O nedenle İzmir'in marka kent olduğunu anlatmak için de tarafların bir araya gelmesi lazım. Biz Ege-Koop olarak 26 yıldan bu yana İzmir'de çok marka yarattık. Yaptığımız yeni kentler gerçekten markadır. Yani İzmir'in planlı gelişmesine önemli katkıda bulunduk.  Dikkat edin biz İzmir'in merkezinde konut yapmadık. İzmir'in kolay yerinde konut yapmadık. Hep İzmir dışında ve zor yerlerde kent yaptık. Sosyal tesisleri, kültür tesisleri ve yaşam merkezleriyle biz aslında yeni kentler yarattık.

-Peki sayın Aslan, "Siz İzmir'in marka kent olması için birşeyler yapacak mısınız?"

Evet.. Biz İzmir'in marka kent olması için elimizden ne geliyorsa yapacağız. İzmir Ticaret Odası aslında bu konuda bir çalışma yapmış ama kimse ilgi göstermemiş. Biz bu konuyu dillendirince İzmir Ticaret Orası Başkanı Ekrem Demirtaş, "Her konuda destekciniz. Tüm bilgi ve belgeleri veririz. Bu konuda da elimizi taşın altına koyarız" dedi. Sayın Demirtaş bizi daha işin başında büyük destek vererek yüreklendirdi.

İzmirli İşadamlarını yanınıza almanız işin yarısını hallattiniz demektir. Çünkü onlar da Marka kenti pazarlayacaklar ve dünyada tanınırlıkları artacak. Hele yıllardır oda için ter döken Başkan Ekrem Demirtaş'ın çalışmaları da size bu yolda önemli bir ivme kazandıracaktır. Benim sormak istediğim şu: İzmir'in Marka Kent olması için bir öncelik sıralaması yaptınız mı? Kısacası Marka Kent Yolculuğuna nereden başlıyorsunuz?

Marka Kent yolculuğuna toplantıyla başlıyoruz. Önümüzdeki birkaç ay içinde İzmir'de bu işin dünya ölçeğindeki uzmanlarıyla bir toplantı yapacağız. Avrupa'da bu işin uzmanı kimse, Kim markaysa onları İzmir'de ağırlayıp fikirlerini alacağız. Onlardan alacağımız bilgilerle bir yol haritası çıkartacağız.

-Peki bu uzmanlar İzmir'i tanıyorlar mı?
Biz sadece bu işin profesyonellerini çağıracağız. İzmir'i tanıyan, İzmir'i bilen değil. İşin uzmanı olan kişilerle yola çıkacağız Onların fikirlerinden esinleneceğiz. İngiltere'den, Amerikan'dan, Fransa'dan, İtalya'dan gerçekten marka kentin kitabını yazan, marka kenti yaratan uygulayan insanlardan oluşan çok özel bir ekiple çok ciddi bir toplantı yapacağız. Bu toplantıdan sonra marka kentin nasıl olduğunu anladıktan sonra da İzmir'in öne çıkması gereken üç markasını belirleyeceğiz.

-İzmir'in nesi ön plana çıkacak?

Ben de bilmiyorum. Marka uzmanlarının önerileriyle yola çıkıp belki bu konuda bir kamu oyu araştırması yapacağız. Marka kent olma konusunda halkı dahil etmezseniz, halk bunun içine girmezse, bu proje olmaz. Bu sadece birkaç kişinin ortaya koyduğu bir çalışma olur. Biz bir ortak proje ortaya koyacağız. Bu  projede İzmir halkının da olmasını istiyoruz. Anket yapacağız.  Anket sonucunda belirlenecek üç önemli hususu çıkartacağız. Daha sonra bunun bütçesini oluşturup yola koyulacağız. Bu konuda neler yapılması gerekiyorsa işin profesyonelleriyle yapacağız. Tekrar söylüyorum İzmir Ticaret Odası Başkanı İzmir'in Marka Kent olması konusunda her türlü desteği verebileceğini söyledi. Bundan son derece mutluyuz. Sayın Demirtaş zaman zaman uçuk gibi gözüken projeler gündeme getiriyor. Ama bu projeler kıskançlıklar yüzünden küçültülüyor. Özüne bakılsa belki de çok süper işler çıkacak ama maalesef çekememezlikler yüzünden bunlar gündeme bile gelmiyor, tartışılamıyor bile.


-Size Marka Kent yolculuğunda destek olacak başka kimler var? Daha doğrusu var mı?

Ekrem Demirtaş'ın desteğini biz çok önemsiyoruz. Ayrıca, Borsa Başkanıyla da konuştuk bu konuda. O da destek sözü verdi. Esnaf ve Sanatkar Odaları Başkanlarıyla da önümüzdeki hafta konuşacağız. Belediye Başkanları'na Marka Kent konusunda yazı yazdık. Maalesef kimseden yanıt gelmedi. Bundan sonra da çağırmayacağız. Siyasetcileri bu işe fazla bulaştırmadan İzmir'i seven kuruluşların temsilcileri olarak biz bu işi başaracağız.

Bu işe soyununca İzmir Lokantacılar Odası Başkanı Aykut Yenice, İzmir Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Mehmet Gülaylar aradı, "biz de varız" dedi. Aslında İzmir'in yemekleri de markadır. Ama biz buna karar veremeyiz. Buna profesyoneller karar verecek ve ben inanıyorum ki çok kısa bir dönem sonunda Marka Kent Konusundaki Projeyi önümüze koyacağız. Ve bunu halkımızla paylaşacağız. Hiçbir beklenti ve kapris olmadan bu projeyi gerçekleştireceğiz. Bunu da sadece şehrini seven insanlar olarak, sosyal sorumluluk projesi olarak yapacağız. İzmir'in geleceğinin parlaması benim için en büyük hedeftir onun için de bu projeyi yapacağız.

-İzmir Marka olunca elbette Turist de gelecektir. Sizce şimdi İzmir'e ne kadar turist geliyordur?

İkiçeşmelikteki Agora'yı kaç kişi biliyor geziyor anlatır mısınız. Orasını örtüp gizlediler. Bence oraya tüm İzmirlilerin gitmesi gerekir.

Bir de şöyle düşünelim. Havaalanına turist geldi. Taksiye binse taksi eğitimsiz. Yollar zaten berbat faziyette. Tercüman yok. Peki niye gelsin turist İzmir'e. "Biz 9 milyon turist geldi" diye seviniyoruz. Aslında o turist sayısı 500 bin bile değil. Benim bir arkadaşım var yılda 50 defa Almanya'ya gidip geliyor. Maalesef biz bunları turist geldi diye kaydediyoruz. Bir de şu var. İzmir'e turist geldi diyelim peki turisti yatıracağımız otellerimiz yeterli mi? İzmir'de turisti alıp gezdirebileceğimiz Büyükşehir'in bir organizasyonu var mı? TÜRSAB'la işbirliği yapsın İzmir Büyükşehir Belediyesi inanın çok şey değişir. Turisti gezdirebileceğimiz marka bir semt var mı? Marka alış-veriş merkezimiz var mı? Yada bir eğlence merkezimiz var mı?

-Peki Kordon'a ne diyeceğiz...Kordon'a haksızlık etmiyor muyuz?

Evet bir Kordon var. Orada da 4 tane restoran var. Oralara da ilk giden yer kapıyor. Gerisi yok. İzmir'de marka sokak yaratmak zor değil. Bıraksınlar ben yapayım. Şehrin markası Alsancak'ta gece yürünmüyor. Güvenlik güçleri, "Buralarda dolanmayın başkanım, güvenliğinizi sağlıyamıyoruz" diyor. Eskiden Karşıyaka'da Alsancak'ta oturmak ayrıcalıktı. Ya şimdi...Temizlik işçilerine mesai vermemek için gündüz çalıştırıyorlar. Oysa şehrin çöplerinin gece toplanması gerekiyor. Trafiğin arap saçına dönmemesi gerekiyor.

Menemen'deki Villakent markadır. Sadece orayı kullansak çok şey değişir. Kimseden birşey istediğimiz yok. Gelenleri oraya götürsek kendilerini Avrupa Kentine gelmiş hissedecekler. Orada bin tane villa var. Ben olsam belediye başkanlarının yerine bazı kabülleri orada yaparım.

-Sayın Aslan, sizinle geçen sene yaptığım röportajda, "İzmir'in üçte ikisi kaçak yapı' demiştiniz. O günden bugüne değişen bir şey var mı?

Var elbette. Bunların sayısı arttı. Ben diyorum ki İzmir'in yüzde 50'si 60'ı kaçak yapı. Birisi de çıksın söylesin, "Hayır yok öyle birşey. Hüseyin Aslan doğru söylemiyor" desin.

-Sayın Aslan binlerce konut üreten Ege-Koop'un başkanı olarak, size Bayraklı'yı verseler ne yaparsınız? Bildiğim kadarıyla orada çok büyük bir kaçak yapı yoğunluğu var.

Doğru söylüyorsunuz. Bayraklı'da çok kaçak yapı var. Ama öncelik Yeşildere'de olması lazım. Siz Yeşildere'yi adam edin İzmir'de çok şey değişir.

-Yeşildere'deki konutların yıkılıp yeniden yapılması mı gerekiyor? Sadece konut mu o bölge için formül.

Orada alış-veriş merkezi, eğlence merkezi, kültür merkezi olması lazım. Oraya denizden su bile getirilip çeşitli su oyunları bile düzenlenebilir. Zor birşey değil bunlar. Konutlara gelince oraya gökdelen yapmak lazım. Gerekiyorsa oraya villa yapmak lazım. Bunları yapmak için kaynak bulmak da zor değil. Ama cesaretli yöneticiler gerekiyor. Biz bunları ilgili belediyeye söyledik. Ama orada kaldı. Bayraklı'yla birlikte Gültepe'nin Kahramanların elden geçmesi gerekiyor. Kahramanlardan geçerken gerçekten üzülüyorum. Dışarıdan gelenler, "Burada kimler yaşıyor" diyor.

Turizm konusunu maalesef biz ciddiye almıyoruz. Selçuk Belediye Başkanı Turizm toplantısında maalesef yerini almıyor. Ona birşey sorulmuyor.

-Yeni projeler var mı?

Biz yeni bir alış-veriş merkezi açmaya çalışıyoruz. Bakınız o da şehir dışında.  Aliş-veriş deyince insanlar haftasonu şehir dışına çıkmalı. Böyle alışveriş merkezleri bulunduklara bölgelere artı katar. Oralara giden insanlar ın da havası değişir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir kent anlayışı yok. Balçovadaki alışveriş merkezlerinin bulunduğu yer aslında kamu arazisiydi. Yani orada İzmirlilerin de hakkı var.

-Şehrin göbeği Balçova alış-veriş merkezi oldu. Hafta sonları yollar trafiği kaldırmıyor bu konuda ne diyeceksiniz?

Çeşme güzergahı orası. Orada keşke Agua-Park yapılsaydı. Eğlence ve kültür merkezi yapılsaydı. Bir de şehrin göbeğindeki alış-veriş merkezleri gecenin 10'una kadar açık olmaz. O karar bölgeyi yok etmektir. Sabah erkenden açılıp gece yarılarına kadar açık olması akla mantığa aykırı. Oraların akşam altıda kapanması gerekiyor. Kemeraltını yaşayan bir yer yapmamız lazım.

-Geçen ay İstanbul'daydım ve Beyoğlu'nda yürürken sokağın iki yanında da müzik yapan resim çizen, pandomim yapan, onlarca sanatçı gördüm. Tramvay'ı da görünce acaba bu model İzmir'de Kemeraltı'nda uygulansa nasıl olur. Daha doğrusu olabilir mi diye düşündüm. Şehrin önemli bir sivil toplum örgütünün lideri olarak siz ne düşünüyorsunuz bu konuda. Kemaraltı İstanbul Beyoğlu gibi olabilir mi?

Fazlasıyla olur. Beyoğlu'ndan daha güzel olur. Orada çok tarihi yapı var. Orada Sinegog da var, Cami de var, hanları da var. Yani herşeyi var. İşte marka sokalar, marka kentler böyle yaratılır. Orada 24 saat hayat olur. Alış-veriş merkezlerini siz saat 18.00'da kapatırsanız ve Kemaltını da güvenli ve yaşayan bir hale getirirseniz inanılmaz güzel olur. Saat 18.00'dan sonra Kemeraltı'na siz de gidemiyorsunuz, ben de gidemiyorum. Çünkü karanlık bir yer oluyor orası. Bu kenti yönetenler eleştiriye tahammüllü olmalı. Kızmadan küsmeden eleştiriler dinlenmeli. Eleştiriye tahammülü olmayanlar siyaset yapmamalı.. Siyasetçi eleştiriyi içine sindiremiyorsa evine gidip oturmalı.

-İzmir'e yatırımcı gelir mi?
Bana 5 yıl önce Almanya'dan bir ekip geldi. Biz İzmir'in çöpünü enerjiye dönüştürmek istiyoruz" dedi. Bu ekibi İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde görüştürecek adam bulamadık. Bu kenti iyi tanıtırsak, o kadar çok yatırımcı gelir ki biz bile şaşırırız. Denizi temizlemek isteyen, deniz ulaşımına talip olan o kadar çok yatırımcı var ki... İzmir'den yatırımcı kaçıyor ve "Niye gidiyorsun" diye sormuyoruz. Yıllardır İzmir'de yatırım yapan firmalar bir bir kaçıyor. Kimse de, "Derdin ne" diye araştırmıyor.

- Peki neden kaçıyor bu firmalar?

Bu şirketler önlerini göremiyorlar. Daha doğrusu önleri kapatılıyor. İnsanlar belediyeye gitmekten korkuyor. Bürokrasi çalışmıyor. Oysa belediyede ilgili daire müdürüyle görüşülürken başka bir memur vatandaşın işini bakıp, bitirmesi lazım. Biz insanca yaşamak istiyoruz ve belediye bürokratlarından insanca muamele görmek istiyoruz.

-İzmir'in yer altı jeotermal enerjiyle dolu ama biz hala elin gazıyla uğraşıyoruz. Öz sermaye dururken biz başka işlerle uğraşıyoruz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Balçova'da, Menemen'de Aliağa'da jeotermal var. Seferihisar'da, Çeşme'de de var ama biz aramasını bilmiyoruz.

-İzmir'in 7.2 saat güneş gördüğü belirtiliyor. yenilenebilir enerji kaynakları dururken biz hala fosil yakıtlarla, kömürlerle uğraşıyoruz ve şehrin havasını kirletiyoruz. Yok mu şu memlekette Güneş Kentleri kuracak bir babayiğit. Yemin ediyorum alnından öpeceğim. Sizin bu konuda bir öngörünüz var mı?

Dünyanın gelecekte en önemli stratejik maddesi enerji olacak. Aslında şimdi de öyle ama. Biz hala farkında değiliz. Yılın 10 ayı güneş gören kentte biz kaynaklarımızı maalesef değerlendiremiyoruz. İzmir'in elektriği kendi öz kaynaklarıyla sağlanabilir. Doğal gaza karşı çıkmayalım. Bu şehirde hala hava kirliliği var. Eğer biz İzmir'de yeraltından ve yerüstünden faydalanamıyorsak doğal gaz kullanalım ve şehirlerin havasının daha fazla kirlenmesini önleyelim. Hükümet son günlerde iyi bir iş yapıyor, yenilenebilir enerji kaynakları konusunda kanun çıkarıyor. Bu Türkiye için çok önemli, İzmir'in için se ultra önemli şu senin güneş kentleri projen çok rahat hayata geçirilebir.

İBRAHİM IRMAK iirmak@haberhurriyeti.com

ÇEVRECİLERE ÇAĞRI
Çevre konusunda her türlü ihbarı, duyarsız çalışmaları ve resimleri bize iletebilirsiniz. Tabii güzellikleri de.

İbrahim Irmak Tel: 0533 414 24 57
cevreciiirmak@hotmail.com



Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Ödemiş Belediyesi, zehir arıtma tesisi kurdu  |||   Ödemiş Belediyesi mandıracılarla el ele verip, karıştığı derelerde canlı yaşamı yok eden peynir altı sularını arıtacak tesis kurdu. Evsel atık sudan 10 kat daha zehirli olan peynir altı suları, artık hem işletmeciye hem de doğa için kâbus olmaktan çıkacak.
  Halı tamam, koltuk takımı bekliyoruz  |||   Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı, Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
  3.500 kitap çevre bilinci yaratır mı?  |||   29 Mayıs 14 ay önce Allah'ın bizden daha çok sevip yanına aldığı oğlumun doğum günü. O gün Ödemiş Mescitli köyünde 3.500 kitaplı Atatürk Çocukları, Çağlayan Irmak Kütüphanesi açacağız. Çağlayan Irmak doğduğu gün Yeni Asır'da işe başlayan Mesut Tim kendini köylerde kütüphane kurmaya adadı. Şimdi onunla el ele verdik. Köylere kitaplar kazandıracağız.
  Tek umudumuz TBMM Çevre Komisyonu'nda  |||   Bilim adamları, İzmir'de inceleme yaptı. Bilim adamlarının , "Çevreyi kirletici tek bir çivi çakılmaması gerekir" dediği, Aliağa'yı inceledi. Şimdi tek umut, Horozgediği'nden geçerken çıplak gözle bile görülebilen kirlilik için TBMM'nin alacağı kararda.
  Direksiyonda telefonla konuşma, konuşturma  |||   Dünyanın son teknoloji harikasını bilinçsiz kullanıp, görgüsüzlük yapıyoruz. Yolcu taşırken bile cep telefonuyla laf yetiştirip ölüme davetiye çıkarıyoruz. Sürücülere ve kolluk kuvvetlerine bir çağrımız var: "Direksiyonda telefonla konuşma, konuşturma. Masum insanları ecele kavuşturma"
  Boşa harcanan enerji refah seviyemizi düşürüyor  |||   Çöplüklerdeki metan gazını alıp yakıt olarak kullansak veya elektriğe çevirsek. Çıkan organik gübreleri de tarlalarımıza atıp, bitki ve ağaçların büyümesine katkı koysak. Bize ne kadar enerji tasarruf ettirir acaba. Bir düşünür müsünüz?"
  Alaçatı'nın molozları temizlendi  |||   Kutlu Aktaş İçme Suyu Barajı'nın kenarında inşaat atıklarını görünce,"Çeşme'nin Alaçatı'nın önünde molozlar var" diye yazmıştım. Çeşme Kaymakamı, Alaçatı Belediye Başkanı'na "Nedir bu" diye sormuş. Başkan Dalgıç da molozları temizletip, Alaçatı'da temizlik seferberliği başlatmış, kirletenlere ceza kesmiş.
  Haberhurriyeti.com niçin yayında  |||   Daha temiz bir Türkiye için sesiniz soluğunuz olacağız. Haberleri eğip bükmeden, örtüp gizlemeden sizlere sunacağız. Çünkü biz haber hürriyetine inanan gazetecileriz.
  Karbon Ayak izini kimler örtüyor  |||   Bir ağaç, bir insanın 2 aylık oksijen ihtiyacını karşılıyor. Ayak izimizi örtmek için, herkesin yaşamı boyunca 400 ağaç dikmesi gerekiyor.
  Havadan para kazanalım..  |||   Dünyada karbon emisyon ticareti diye bir piyasa var. Avrupa Birliği Karbon Borsası'nda milyar eurolar dönüyor. Havayı kirletenler, kirletmeyenlerin emisyon haklarını çuval dolusu döviz ödeyip alıyor.
  Daha Temiz Bir Türkiye sloganımız yarım kaldı  |||   13 Mart 2011 günü kaybettim oğlum Çağlayan Irmak'ı. 14 Mart günü yani tam bir yıl önce bugün sonsuzluğa uğurladık 32 yaşındaki yiğidimi. Daha fazla birlikte olmak, el ele yeni ufuklara yelken açmak istiyorduk ki, bir trafik kazası tuz-buz etti hayallerimizi.
  Enerji herkes için sürdürülebilir olsun  |||   Birleşmiş Milletler 2012 yılını “Herkes için Sürdürülebilir Enerji” yılı ilan etti. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da, "Enerji politikalarının iklim değişikliği riskini azaltmaya paralel olmasına yönelik çalışma ve girişimler de hız kazanacak" dedi.
  Çeşme'nin, Alaçatı'nın önünde molozlar var  |||   İzmir'in en turistik ilçesi Çeşme, Alaçatı'da içme suyu barajının kenarına çuvallarla moloz döküyorlar. İçinde tehlikeli atıklarında bulunduğu ve Yerel idarecilerin önünden geçip göremediği sorunun çözümü için bir devlet yetkilisi bekleniyor.
  Bafa Gölü için kırmızı alarm  |||   Balık sayısını artırmak için getirilen, bırakıldıkları akarsu nehir ve göllerde diğer canlılara yaşam hakkı vermeyen İsrail sazanları Ege'nin en büyük su varlıklarından Bafa'da da görüldü. Bilim adamları, "Bu terminatörler için acilen gece-gündüz sürek avı başlatılmasını önerdi.
  Aliağa'yı koruma alanı ilan edin  |||   Nesli tükenmekte olan kuşlar ve sürüngenler Aliağa kıyılarında yaşam mücadelesi veriyor. Kirletenlerin her geçen gün arttığı bölgede yaşam alanları gittikçe daralıyor. Doğa alarm çanlarını çalmadan öneride bulunuyoruz: "Aliağa'yı koruma alanı ilan edin. Yoksa vakit çok geç olacak"
  Sokak hayvanları için eğitim çağrısı  |||   Kentlerdeki sokak hayvanları sorunu her geçen gün kangrene dönüyor. Oysa çözüm var. Yeter ki istensin. Formül: İnsanları eğit, Hayvanları sağlıklaştır ve sahiplendir.
  Sağlıkta tehlikeli oyun  |||   Sağlık çok satıyor.. Biri çıkıyor, “Sütte aflatoksin ve antibiyotik var, aman dikkat” diyor. Biri daha çıkıyor, "Suyu cam kapta için” diyor.
  FİLM VE BİLİM  |||   Film ve Bilim bir arada olur mu? Bal gibi oluyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim, filmle renklenip dallanıp budaklanıyor. Prof. Dr. Ramazan İnci sayesinde çalışma modülü, çevre, sağlık, evrim sarmalında bilimsel devrime dönüşüyor.
  BUNDANDIR DİBE VURUŞUMUZ  |||   Yakıyor... Şarkıları, alıp bazen bir kıyı kasabasına atıyor beni, bazen de bir dağ köyüne.. Başımı alıp gidesim geliyor, hayatın bana oynadıkları karşısında.. Yenik düşmek mi olacak diye korkuyorum, bunca mücadelenin ardından..
  İlçe belediyeleri sadece sokaklardan sorumlu  |||   İzmir Bornova'nın Prof. Belediye Başkanı çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Büyükşehir'lerde yetki çakışmasından, okulların belediyelere devredilmesine, Şehrin güneş kenti olmasından, soluduğumuz havaya kadar konuştuğumuz röportajdan öne çıkanlar şunlar:
  Çevre ve İnsan Hakları  |||   AB dönem Başkanlığı'nı 1 Ocak'ta Danimarka devraldı. Danimarka, 6 aylık programını açıkladı, Türkiye ile görüşmelere, "Devam" dedi. Öncelik hangi konularda biliyor musunuz? Çevre ve insan hakları. Nasıl, beğendiniz mi?
  İzmir’de oksijen olmazsa Körfezi kurtarsak neye yarar  |||   İzmirgaz Genel Müdürü Burçin Yandımata çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalardan bazıları: 1-İzmir'de soğuk da oluyor, hava kirliliği de var. 2-Balçova'nın altı fokur fokur jeotermal kaynamıyor.
  Sokak hayvanlarının yaşam kalitesini artıracaklar  |||   Melihcan Sehim, Remzi Ataç, H. Övünç Uyar ve Emre Dalgıç Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri. Oturmuşlar, Sokak Hayvanlarını Koruma ve Sahiplendirme projesi yapmışlar.
  DEDEMİN TOHUMLARI  |||   Şimdi herkes, yeni vizyona giren 'Dedemin İnsanları'nı konuşuyor. Oysa benim dedemin, mis kokulu domates tohumları, kehribar gibi üzümleri vardı. Peki ne oldu onlara bir bilen var mı?
  İzmir'i katran karası ağlatmayın  |||   Türkiye'nin Batıya açılan kapısı maalesef son günlerde kirli havaya teslim.. Akşam sobalar, kaloriferler yakıldığında, göz gözü görmüyor. Ağzı olan konuşuyor sonra. Yok kirlilik adi kömürdenmiş. Denetim yokmuş, kaloriferleri yakmayı bilmiyormuşuz...
  Hasan 2 Salak Osman 4 Meclis'te  |||   Hürriyet Ege'de ve www.haberhurriyeti.com İnternet Gazetesi'nde gündeme taşıdığımız Şaphane'de kurulmak istenen Sülfürik Asit Fabrikası yazılarımıza çevrecilerden sonra iki milletvekili de destek verdi. Konu şimdi TBMM'de soru önergesi oldu.
  En çevreci yol: Tren yolu  |||   Yüzlerce kamyonun yaptığı taşımacılığı bir tek lokomotif, can güvenliğini de tehdit etmeden yerine getirebiliyor. Kamyonların egzoz gazlarının kirlettiği havayı da hesapladığımızda, şu an çoğu dizelle çalışan trenler çevreci kalabiliyor.
  Sürdürülebilir yaşamı kirletmeyin  |||   Son günlerde herkesin ağzında bir lâf var. "Sürdürülebilir" diyorlar. Sanayicisi de, "Sürdürülebilir" diyor, madencisi de. Moda sanıyorlar muhteremler, sürdürülebilir yaşamı.
  Çevre sorunlarına seyirci kalmayalım  |||   Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileriyle çevre söyleşisi yaptık. Çevre sorunlarına karşı, duyarlı olmaya çağırdığım öğrencilere, “Çevreyi, doğayı, en önemlisi de kendini sev, o zaman bu sevgi insanlığa dönecek” dedim.
  İzmir'de 250 bin kişilik enerji her gün boşa gidiyor  |||   İzmir Büyükşehir'in Menemen'de kurmayı planladığı Katı Atık tesisinde 250 bin kişiye yetecek enerji üretilecek... "Harmandalı'da doğaya salınan metan gazını da zaman geçirmeden değerlendirsek" diyorum... Siz ne diyorsunuz sayın büyüklerim. Orada ne kadar enerji boşa gidiyor...
  Un ufak olan sadece binalar mı?  |||   Yönetmelikler, standartlar değiştiriliyor ama, hâlâ imam bildiğini okuyor. Tabandan, tavandan, taşıyıcı kolondan malzeme çalınıyor. Daha izleri bile silinmeyen Gölcük depremi ortada dururken, Van'da binalar un ufak oluyor.
  Hakim canlı; renk körü  |||   Mavi-Yeşil, ne güzel iki renk.. Bir su gezegeni olan dünyamızın asal ve çoğul renkleri. Sadece bu renkler bile var oluşumuzun nedeni.. Ama ne çelişki ki, hakim canlı; adeta renk körü. Göremiyor yakın zamanını hatta önünü.
  Aliağa'nın kirlilik haritası açıklansın..  |||   Aliağa.. İzmir'in hastalıklı bölgesi. Bu sözü ben söylüyorum. Çevre müdürleri ve bilim adamları çok kibarlar, zira onlar Aliağa için, "Hassas bölge" diyor.
  Urla'da ağaçlar pırlanta üretiyor, siz hâla uyuyun  |||   İzmir'de yıllarca baharatçılık yapıp emekli olduktan sonra Urla'ya yerleşen Nevzat Keçecioğlu, 7 yıl önce diktiği ağaçlardan pırlanta kadar değerli ürünler almaya başladı.
  Biyolojik temizlik ordusu göreve hazır bekliyor  |||   İzmirli bir firma "Doğa kendine yeter" sloganıyla yola çıktı ve çevreye zarar vermeyen, pis kokuyu önleyen ve mikropları yok eden biyolojik temizlik ürünleri yaptı. Lavobalarınıza, kimyasalları dökmeden önce bu yazıya bir göz atın lütfen...
  Dil Bayramınız kutlu olsun  |||   26 Eylül.. Yani, Dil Bayramı'nın mayasının çalındığı gün. Devrim yapanların önceliğidir "Dil. Duygu ve “Düşünce”nin yansıması olan dil, okuduğunuzu ve size söyleneni anlamanın da vazgeçilmez aracıdır!" diyor bir kardeşimiz...
  İzmir'in önünde molozlar var  |||   İzmir'in, Newyork'daki ticari, kültürel ve finansal merkezi Manhattan'ı olacak olan Bayraklı'da öbek öbek moloz yığınları duruyor. Bu marka kent olması için arama konferansları yapılan İzmir'e hiç ama hiç yakışmıyor.
  Daha yaşanabilir fuar istiyoruz   |||   80'inci İzmir Enternasyonal Fuarı'nın ana teması “Çevre ve Çevre Teknolojileri” olarak belirlendi. Amaç yaşanabilir bir dünya için dikkat çekmek. Gidip gördünüz mü hiç nasıl dikkat çekildiğini ?
  Şaphane asidi İzmir'i kirletmesin  |||   Kütahya Şaphane'de kurulacak asit fabrikası nedeniyle oluşabilecek asit yağmurlarının Gediz'e karışıp, İzmir Körfezi'ne ulaşmasından korkuyoruz. Yetkililere çevrenin korunması için çağrı yapıyoruz. Çevresel etki değerleri iyi hesaplanmadan kurulacak fabrikaların bu memlekete yarardan çok zarar vereceğinin endişesini taşıyoruz.
  Uğur Dündar, İbrahim Irmak'a ne dedi  |||   İzmir'e ineceksin Bahar göz kırptı mı kapıdan, Çeşme'ye çekip gideceksin. Gömleğin düğmelerini açıp rüzgarla dans edeceksin. Yaz gelince de ipek gibi kumlara uzanıp yazın tadını çıkaracaksın İyot kokusunu ciğerlerini doldurup, sabaha kadar yakamozları seyredeceksin. Ve Çeşme'de arınıp hayata taptaze döneceksin...
  Asit kâbusumuz olmasın  |||   Kütahya’nın Şaphane ilçesinde kurulacak asit fabrikası, bölgede yaşayanların kâbusu oldu. İstanbul Aydın Üniversitesi Afet Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Yrd.Doç.Dr.Kubilay Kaptan "Bölge 1.derece deprem bölgesi, aman dikkat" diyor.
  BİR ORMAN'A AĞIT  |||   Ünlü Yönetmen Çağan Irmak, memleketi Seferihisar'ın anıt ağaçlarını, dağlarda yaşayan binlerce canlıyı kavuran Orman yangınına ağıt yaktı, duygularını kağıda döküp mektup yazdı. Ormanı ateşe verenlere, "Niye büyüdün lanet olası" dedi...
  İzmir'in göbeğinde radyasyon tehlikesi  |||   Gaziemir Akçay Caddesi'nde kurulu bulunan Kurşun Döküm Şirketi, yıllarca 60 dönümlük fabrika sahasına ve yanındaki hazine arazisine tehlikeli atık gömdü. Şimdi bu fabrika atıl durumda ve ve gömülü tehlikeli atıkları kim kaldıracak.
  Kaşıkçı Elması'nı İller Bankası Koruyamaz  |||   Ölüdeniz Kaşıkçı Elması. 2 bin kişilik ödenek 20 bin kişiye hizmet götürmeye yetmiyor. Özet olarak İller bankası Ölüdeniz'i koruyamaz. Bu sözü Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı etti ve yeni bir düzenleme istedi.
  Fosil'ler dünyamızı karartmasın  |||   Aylin Güvenek, Elit Ateş, Ezgi Bektaş ve Fuat Berber İzmirli dört genç. Yaşıtları Çeşme'de, Alaçatı'da, Ilıca'da, Bodrum'da gündüz salda, gece barda vur patlasın, çal oynasın misali, "sahildeyim" şarkısını söylerken onlar, "Geleceğimiz kararmasın" diye çene yoruyor.
  Çevre, şehirciliğe kurban edilmesin  |||   Yeni bakanlıkların yapılanmaya başladığı şu günlerde kulağımıza Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüklerine Bayındırlık müdürlüklerinin getirildiğini duyuyoruz. Çevre gözden çıkarılıyorsa vay ki vay halimize.
  Dünya güzeli denizi kirletiyorlar  |||   Bodrum Boğaziçi bölgesinden bir görüntü sunuyoruz. Buranın az açığında balık çiftlikleri var. Dünyada eşine az rastlanır bu denizi, inanılmaz bir şekilde kirletiyorlar.
  BAFA'DA KİRLİLİĞİN DNA'SINI ÇIKARDILAR  |||   Bafa Gölü'nde insanlar ve hayvanlar için de çok tehlikeli hastalıklara neden olabilen bakterinin DNA'sı çıkarıldı. Gölün kurtulması için gerekenler açıklandı.
  Aydın Valiliği'nden Bafa Gölü teşekkürü  |||   Hürriyet Ege, Hürriyet İzmir ve Haberhurriyeti.com 'da yazdığımız Mavi-Yeşil yazılara çevreciler ses verdi. Aydın Valiliği Bafa Gölü uyarımıza ve çevre duyarlılığına teşekkür etti.
  SAKIZ ANA: NADİRE  |||   Nadire Albayrak Bakmaz, İZKA'nın desteği ve İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'nün onayıyla dağ-bayır araştırma yapıp Çiftlikköy'de 10 dönüm sakızlık kurdu. Bakmaz, şimdi herkesi ekonomik getirisi çok yüksek sakız yetiştirmeye çağırıyor.
  Bafa'da kirliliğe devam, müdüre selam  |||   Utanıyorum. Zamanında alınmayan önlemlerden, göz göre göre gelen felaketlerden utanıyorum. Beceriksiz yöneticilerden, pardon (sadece günü kurtaran) idarecilerden utanıyorum. “Ben yazdım bunları ama yine de tedbir almadılar” demeye utanıyorum.
  Çevremizi iyileştiren merkez: ÇEVMER  |||   Japonca'da çok sevdiğim bir kelime var: Kaizen. Kai değişim, zen ise daha iyi, anlamına geliyor. Yani Kaizen, Türkçe karşılığı olarak "Sürekli iyileştirme"ye denk düşüyor.
  ÖNCE ENGELLERİ KALDIRIN  |||   Engelli vatandaşlarımız oy kullanmak için büyük işkence yaşadı. Kürsülerde esip gürleyen, projelerle memleketi güllük gülistanlık yapacağını vaad edenler sizden tek ricamız var. Lütfen Türkiye'deki 12 milyon engelli vatandaşımızın çektiği sorunları anlayabilmek için empati yapın. Kendinizi engellilerin yerine koyun ve şehrimin sokaklarında sadece bir gün dolaşın.
  Enerjimizi boşa harcıyoruz  |||   Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, 21. yüzyılın en önemli sorunlarından biri çevre. Bunu da 20. Yüzyılın yöntemleriyle çözemeyiz” dedi. Çöp diye attığımız Plastik ambalajların dönüşümüyle Türkiye’nin önemli bir enerji açığının kapatılabileceğini belirtti.
  Ağaçlar ayakta ölüyor dünya bize gülüyor  |||   Burhaniye önemli turizm merkezlerinden.Eko Turizm için bulunmaz yerlerden.Gelin görün ki burada da birşeyler oluyor. Yanlış uygulamalar nedeniyle turizm yara alıyor.
  Mavi Bayrak işsizliği çözer mi?  |||   Türkiye turizmle kalkınabilir mi? Bütçe açıklarını kapatabilir mi? En önemlisi de işsizlik sorunu turizmle çözülebilir mi? Deniz, kum, güneşin yanına sağlık, Tarih ve Kültür ile Eko ve İnanç turizmi eklenebilir mi?
  BU KAFAYLA ÇEŞME'DE 12 AY TURİZM HAYÂL  |||   Kendini mesleğine adamış, sektörün tüm işleyişini bilen Yaşar Holding Turizm Koordinatörü ve Altınyunus Genel Müdürü Tayfun Başkurt acı konuştu: "Yurtdışında bırakın Çeşme'yi, İzmir'i tanımıyorlar. Bu kafayla değil 12 ay Çeşme'de 120 gün turizm bile zor"
  OVACIK'TAN MEKTUP VAR  |||   Geçen hafta yazdığımız Siyanürlü atık su barajları yazımıza Bergama Ovacık Altın İşletmeleri'nden ve Maden Yüksek Mühendisi Ertuğrul Doğuç'tan açıklama geldi.
  SİYANÜRLÜ ATIK BARAJLARINDAN SIZAN SU ARSENİK OLUR  |||   Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ümit Erdem, "Madenlerde kapasitesi dolan atık su barajları çevreyi yıkmaya başlar. Sızan siyanürlü bileşikler de arseniğe (Fare zehirine) dönüşür" dedi.
  Ben bir sakız ağacıyım Çiftlikköy yamacında  |||   Türkiye havası, suyu, iklimi, topraklarıyla Allah'ın özene bezene yarattığı bir ülke. Maalesef biz bunun hâlâ farkında değiliz. Tutturmuşuz bir sanayi toplumu diye yanlış kulvarda koşup duruyoruz. Bu haftaki konumuz Sakız ağacı ve konuğumuz Metin Gemici.
  İzmir'e de çılgın proje istiyoruz  |||   Kanal İstanbul projesini kıskandık. Biz de İzmir'e çılgın proje istiyoruz. Bu proje İsveç ile Danimarka arasında yer alan Öresund Köprüsü gibi olsun. Bu köprü iki şeritli demiryoluna ve dört şeritli karayoluna sahip olsun ki İzmir'i sarıp sarmalasın.
  Fazla yağ kanser yapıyor  |||   Bu hafta Hürriyet Ege ve Hürriyet İzmir'deki Mavi-Yeşil Köşede Fazla yağın insana ve çevreye verdiği zararları gündeme taşıdık. Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu'nun uyarılarını aktardık.
  Bornova Bamyası ve Misket üzümü  |||   Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, ilçenin adıyla anılan Bornova bamyasını ve anavatanı ilçesi olan Misket üzümünü tekrar yaygınlaştırmak için pilot uygulama başlattı.
  Çam ormanı gibi yanıyor yüreğim   |||   Sizlerden bir süredir ayrıyım. 13 Mart 2011 Pazar gününden beri başka dünyalardayım. 32 yıldır özene bezene büyüttüğüm oğlum Çağlayan Irmak'ı trafik kazası sonucu kaybettim. Yüreğim hem yanıyor ve de her gün kanıyor. Bütün her şey boş dostlarım, her şey boğazıma düğümleniyor.
  Akaryakıta neden zam geliyor  |||   Akaryakıta durmadan zam geliyor. Herkes yakınıyor. İzmir'in Tire ilçesinde oturan bir emekli aradı ve zamlardan yakındı. Gazeteciler tutuklandı diye yürüyorsunuz ama, akaryakıt zamlarını gürültüye getiriyorsunuz.Ben kalp hastasıyım çarşıya, pazara, doktor'a eczacıya nasıl gideceğim. Neden zamları yazmıyorsunuz" diye sordu...
  İmamlara enerji tasarrufu çağrısı  |||   Almanya'da Rahipler halka enerji tasarrufu nasıl yapılırı anlatıp, tasarruflu duş başlığı ve ampul hediye etmeye başladı. Peki aynı projeyi bizim imamlar da yapsa nasıl olur?
  Süt gölünde boğuluyoruz  |||   Son günlerde süt fiyatları yine dip yaptı. Her yıl oynanan oyun yine tekrarlanıyor. Süt fiyatı, yem fiyatını karşılamıyor. Sarıkızları'nı kasaba göndermeye hazırlanan üreticiler, hükümete sesleniyor: "Süt gölünde boğuluyoruz, imdat"
  Çevrecilerden mektup var  |||   Bu hafta Hürriyet Ege ve Hürriyet İzmir'de Mavi-Yeşil Köşede Çevrecilerin mektuplarına yer verdik. Kimi naylon poşet kullanımının azaltılmasını, kimisi de cam şişe toplama kutularının sayılarının artırılması çağrısında bulunuyor.
  Tohumuna sahip çık arkadaş   |||   Mis gibi kokan domates, üzüm, meyve yemek istiyorsan ninelerin, dedelerin bez torbalar içinde sakladığı tohumları üretime kazandırın çağrısı. Hürriyet Ege'de bu hafta neslimizin devamı için gerekli yerli tohumların önemini yazdık.
  Ege'de Sevgi Projesi 2H2G  |||   Hürriyet Ege ve Hürriyet İzmir'de bu hafta Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan İnci'nin, dostlara dikkat çekmek, bilinçli hayvanseverler yetiştirmek için verdiğ “Hayvan Hayatı Güvenliği Gönüllülüğü” eğitimini yazdık.
  GELECEĞİNİ POŞETLE ATMA  |||   Hürriyet Ege'de, Hürriyet İzmir'de ve www.haberhurriyeti.com İnternet Gazetesi'nde sürdürdüğümüz, "Havamızı, suyumuz kirletilmesin, topraklarımız zehirlenmesin" kampanyasına en büyük destek, Konak Belediyesi'nden geldi.
  Ödemiş'i gıydırmem, onu göre haa  |||   Hürriyet Ege ve Hürriyet İzmir'deki Mavi-Yeşil köşede bu hafta dağlarından yağ, ovalarından bal damlayan, 'Efe'ler diyarı Ödemiş'i ve Küçük Menderes Havzası'nı bekleyen tehlikeyi yazdık. Bozdağ'da, Birgi'de altın arayanlara ruhsat verenlere seslendik.
  Tek hedef İzmir'i Marka kent yapmak  |||   Bu hafta Hürriyet Ege'deki Mavi-Yeşil Köşemiz'de yine çok konuşulacak bir röportajı yazdık. Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İzmir'i nasıl marka kent yapacaklarını anlattı. Başka İzmir yok...Sizde okuyup katkı koyun...
  Gazeteler ve TV'ler gazetecilerin olmalı  |||   Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı... Maalesef gerçek emekçi meslektaşlarım büyük sıkıntı içinde. Sadaka kültürünün damarlarımıza işlediği devirde tek kurtuluş var. O da Gazeteler ve TV'lerin gazetecilerin olması...
  İzmir'in yeni kent merkezi İnciraltı olacak  |||   İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu 2011'in ilk röportajını İbrahim Irmak'a verdi. Şehrin yeni merkezinin neresi olacağını, İzmir Körfezi'ni nasıl kurtaracağını, çöp sorununu nasıl çözeceğini anlattı.
  ANKARA DUY SESİMİZİ  |||   İzmir'in çevre sorunlarını, hükümete duyuramadığımız projeleri, şehirlerde Moloz dökümü nasıl olmalı konularını Hürriyet Ege ve Hürriyet İzmir'de Mavi-Yeşil Köşe'de dile getirdik. Lütfen bu yazıları okuyun, okutun. Başka İzmir yok çünkü...
  Evlerdeki atık İlaçlar insanları ve toprakları zehirlemesin  |||   İzmirli eczacılar evlerden Atık İlaç Toplama Kampanyası düzenledi. Proje çok tuttu ve tarihi geçen ilaçları, doğaya zarar vermeden bertaraf edebilmek için kooperatif kuruldu. Şirinyer'deki çevreci hareketi Hürriyet Ege ve Hürriyet İzmir'deki Mavi-Yeşil Köşeye taşıdık.
  İzmir'in çöpleri enerjiye dönüşsün  |||   Hürriyet EGE ve Hürriyet İzmir'de dile getirdiğimiz "Çöpte servet yatıyor, uyumayalım" yazımızdan sonra bir firma, "İzmir'in çöplerini işleyip enerjiye dönüştürmeye hazırız" dedi.
  Sokaktaki dostlar için çözüm var  |||   İBRAHİM IRMAK YAZDI: Hürriyet Ege ve Hürriyet İzmir'de bu hafta sokakdaki dostların sorunları nasıl çözülür sorusuna cevap aradık. Uzmanların görüşlerini Mavi-Yeşil köşeye taşıdık.Çözüm için biraz gayret ve işbirliğinin yeterli olabileceğini öğrendik.
  Siz hangi tür öğretmensiniz  |||   Mediha öğretmen, okula kirli elbiselerle gelen bir öğrencisini sevmiyordu ve sürekli kağıtlarına kırmızı kalemle x işareti koyuyordu. Bir gün o sevmediği öğrencisinin dosyasına baktı ve yüzü kızardı. O günden sonra Mediha Öğretmen bambaşka biri oldu. Umarım, bugün ataması yapılan 30 bin öğretmen, Mediha öğretmenin yaşadıklarından ders alır, öğrencilerinin hayatında bir fark oluşturmaya çalışır...
  Duvarlara can veren adam  |||   İstanbul'da 40 sergiye 1500 resme imza atan, ağaçları, fidanları, tarlaları, dağları, taşları tuvaline yansıtıp evde bizi doğayla başbaşa bırakan Ressam Sefer Öztürkle konuştuk.
  Çöplükte servet yatıyor, artık uyanın  |||   Ankara şehrin çöplerinden elektrik, ısı, organik gübre, biodizel ve cimento elde ederken İzmir Harmandalı'da saçını başını yoluyor. Yeni deponi alan olarak tahsis edilen Torbalı'da kıyametler kopuyor.
  Bilge adam, Dr. Fuat Abut  |||   İstanbul'da ilim ve bilimi öğrenmiş, dünyayı karış, karış gezmiş, hatta onların belgesellerini hazırlamış bir bilge adamla tanıştım. 37 yıllık gazetecilik hayatımda tanıdığım ender kişilerden biri Dr. Mehmet Fuat Abut.
  İşte Ege'nin gülleri  |||   Çanakkale Mahmudiye'de dev rüzgar gülleri temiz enerji üretecek. 80 metre yüksekliğinde 52 metre çapındaki kanatlar rüzgarı elekriğe çevirecek. Fosil yakıtlarla başı dertte olan dünyamızın yüzünü güldürecek.
  İşte Ege'nin gurur veren şirketi  |||   Önce gübreleri organik hale getiren, sonra da sulu soğutmadan havalı sisteme geçip 468.000 m3 su tasarrufu sağlayan Keskinoğlu Şirketleri Şimdi de arıtma tesisi kurdu. Çevreci yatırımlarla da dikkat çeken şirket, son tesisiyle birlikte 2 milyon metre küpün üzerinde su tasarrufu sağlayacak.
  İzmir'in yolları tuzak dolu  |||   İzmir’in sokakları, doğal gaz ve internet kazılarından köstebek yuvasına döndü. Kazılıp asfaltlamadan bırakılan yerler yağmurda derin çukurlara dönüştü ve sürücülerin kâbusu oldu.
  Arıtma yatıyor, kirlilik körfeze akıyor  |||   Yapıldıktan sonra sadece 3 yıl çalıştırılan Bağarası arıtma tesisi İZSU'ya devredildikten sonra çürümeye terkedildi. Şimdi evsel atıklar direk körfeze akıyor. "Körfezi kurtacağım" diye demeç verenler de öylece bakıyor.
  Çan'da çevre katliamı  |||   Bu hafta Hürriyet Ege'de bir çevre faciasını daha gündeme taşıdık. Can Dostlarının, "Çanakkale'nin Çan ilçesi'ndeki Koçabaş Çayı bembeyaz akıyor. Zaman zaman sarı, zaman zaman yeşil, zaman zaman da kan kırmızı akan bu çayda neler oluyor?" isyanını dile getirdik
  Ben turizmi, Badem ile beslerim  |||   Turizmde sıçrama yapmak için binbir takla atmaya, beş yıldızlı tesislerimizi üç kuruşa tam pansiyon mantığıyla peşkeş çekmeye hiç gerek yok. Şiş-Kebap Rakı tanımlamasının yanında, tarihi ve kültürü, İnanç turizmini ve doğal güzelliklerimizi, ön plana çıkaralım yeter.
  İzmir'in dağları turizme açılıyor  |||   İzmir Kalkınma Ajansı’nın desteği ve Ege Orman Vakfı'nın Projesi'yle İzmir'in dağları Ekoturizme açılıyor. Kayadibi-Karagöl ve Efemçukuru-Çatalca güzergâhları adım adım işaretleniyor. Şehirden bunalanların enerji depolayacağı etaplarda doğal ürünlerin satılacağı ekopazar da kurulacak.
  Sığacık'ta orkinos çiftliği istemiyoruz  |||   Kavak Yelleri Dizisi'nin oyuncuları, tanıttıkları doğal güzelliklerin korunması için Seferihisar'ın Sığacık Körfezi'ne koştu ve "Yavaş Şehir'de orkinos çiftliği istemiyoruz" dedi. Biz de, "Kapalı körfezde orkinos çiftliği kurmak turizme büyük darbe vurur ve Yavaş Şehir'de bu tür girişim bizi dünyaya rezil eder" diyoruz.
  Et ayıbı ve beceriksizlik  |||   "Köylümüz, süt paraları, yem parasını karşılamadığı için ağlaya ağlaya kestirdi ineklerini. Ağıtlar yaktı sarıkızın arkasından da yine de duyan olmadı sesini" diye 29 Aralık 2009'da yazdık... Aradan 9 ay geçti ve Türkiye'de, et fiyatları yüzde 36 arttı ve dünya şampiyonu oldu. Bir gazeteci olarak daha ne yapabilirim, söyler misiniz?
  Sakin şehirde eylemli festival   |||   Eşsiz tarihi dokusu ve berrak sularıyla, Dünyanın en çağdaş “kent” projelerinden biri olan Cittaslow (Sakin Şehir) Kentler Birliği’nin ilk Türkiyeli üyesi olan Seferihisar'da 25-26 Eylül'de Cittaslow Festivali gerçekleştirilecek.
  İzmir'in yıldızını söndürecekler  |||   Çevrecilikle ön plana çıkıp, Belediye Başkanı Tunç Soyer'in hazırladığı proje ile Türkiye'nin tek Yavaş Şehri olan Seferihisar'da şu günlerde herkes Sığacık Körfezi'ne kurulması planlanan Orkinos Çiftliği'nin kâbusunu görüyor. Tarihi Teos da berrak suların kirletilmesinden ve sahillerin bataklığa dönüştürülmesinden endişeleniliyor.
  Teşhir edin şu düzenbazları  |||   KPSS sonuçlarının açıklanması ile patlayan kopya skandalı, LYS ve Açık Öğretim Sınavı'yla doruğa çıktı. Her yerden pis kokular geliyor ve bugüne kadar kimlerin hakkı yendi belli değil. Onun için bir önerim var. Teşhir edin şu sahtekârları da memleket nefes alsın.
  KPSS PDF’lendi mi? PDF’lenmedi mi?  |||   Bir zamanlar bir hükümet büyüğümüz, “Benim memurum işini bilir” diyordu. Bu sözün edildiği 80’li yıllardan şimdiye, bayağı yol kat edildi. Şimdi memur adayımız da işini biliyor. PDF’liyor…
  Göz göre, göre sele kapılıyoruz  |||   Dere yataklarına apartman yapıyor, 'Kara Bağlar'ın olduğu yerlere, nar ağaçlarının bulunduğu bahçelere bina dikiyoruz. Tüm güzellikleri, kişisel menfaatler için yakıp yıkıyor. Sonra da böyle günlerde başımıza felaket geldi diye ağlıyoruz.
  Siz de yakın şu ihmalkârları  |||   İzmir Orman Genel Müdürü İbrahim Çiftçi, “Bu yıl çıkan yangınlarda, sabotaj ihtimali yok” diyor. Evin bahçesindeki otları temizlemek için ateşe veriyor. Kontrol atına alamayınca da koca orman yok oluyor. Bu resmen kundak değil mi sayın müdürüm?
  Açın şu yolu  |||   İzmir’in kalbi Fevzipaşa Bulvarı’ndaki çalışmalar nedeniyle trafik arapsaçına döndü.Üçkuyular’dan Gazi Bulvarı’na kadar araçlar bir saatte geldi.
  Yavaş Şehrin tokadı fena olur  |||   Türkiye’nin tek Yavaş Şehri Seferihisar’da Belediye Başkanı Tunç Soyer, egzoz’dan çıkan gazlar havayı kirletmesin diye makamına bisikletle gidip geliyor. İşte bu şehrin Sığacık Körfezi'nde şimdi orkinos çiftliği kurmaya çalışıyorlar. Nasıl? Tam bize göre değil mi?
  Özelleştirme  |||   Yılan hikayesine döndü Türkiye’deki özelleştirmeler. Arkasından mahkemeler, mahkeme kararına itirazlar, itiraza itirazlar... Yılan hikayesine döndü Türkiye’deki özelleştirmeler.
  Bafa gölü göz göre göre ölüyor  |||   Su giriş çıkışı kapatılan Bafa gölünde oksijen azaldı, plakton patlaması oldu. Ramsar sözleşmesiyle korunması gereken tabii alan, maalesef kirliliğe teslim olup canlı varlığını tehdit ediyor.
  Ücretli öğretmenin dramı  |||   Tekirdağ'da 20 yıldır ücretli öğretmenlik yapan ve ders başı ücret alan, yazın ders olmadığı için parasız kalan Ahmet Fazlı Elçi, hamallık yaparken kalp krizine yakalandı ve öldü. Öğretmenleri, kadrolu, sözleşmeli, ücretli diye ayıranlar acaba ne diyorlar bu habere. Birazcık olsun vicdanları sızlıyor mu acaba?
  Petkim'in bacası GPRS ile izleniyor  |||   İzmir'in çevre kirliliği açısından en hassas bölgesi Aliağa'da faaliyet gösteren Petkim'in Tehlikeli Atık Yakma Fabrikası'nın bacasına sınır değerleri aşıldığında bakanlığa haber veren GPRS takıldı.
  Ekmeği çöpe atanlar ve açlık sınırı  |||   Dünya'da her 3 saniyede 1 çocuk açlıktan ölüyor. Türkiye'de ise her gün 12 milyon adet ekmek çöpe atılıyor. Bu sadece Türkiye gerçeği. Ya dünya ölçeğinde yapılan israflar. Vatandaşlarının refahını yükseltmek için başka ülkelerin topraklarında gözü olanlar, bu sözüm size: "Silahla değil israfla savaşın. Bu dünyanın nimetleri hepimize yeter."
  Jeotermal yatıyor İzmirliler bakıyor  |||   İzmir'in altındaki zengin jeotermal enerji sadece sondajla yeryüzüne çıkmayı beklerken İran ve Rusya'dan getirilen doğalgaz boru hattı Balçova'ya dayandı. Doğalgaz'a trilyonlarca lira ödenirken, ulusal enerjimiz elimizin altında dururken, biz bu zihniyetle dış borçtan nasıl kurtulabiliriz? Şimdi İzmirliler bu soruyu soruyor.
  Tatiliniz zehir olmasın  |||   Son on yılda Türkiye'de 45 bin kişiyi trafik canavarına kurban verdik. 1.5 milyondan fazla insan da yaralandı bu kazalarda. Aman ne olur direksiyon başında iken kendinize hakim olun ve sevdiklerinizi düşünün.
  Yaşam Hakkı, Başkan Hakkı  |||   Ben yazmayınca çevrede neler olup bittiğinin farkına varılmıyor. Ben yazınca da kimse beni sevmiyor. Yaşam Hakkı, Başkan Hakkı'ya bırakılmayacak kadar durum vahim. İzmir'den Meltem Kokulu selam gönderinceye kadar çevre yazılarıma devam edeceğim.
  Gürültü yapana 4 yıl hapis var  |||   Çevre ve Orman İzmir İl Müdürü Doç. Dr. Osman Tatar'la yaptığımız röportajın yedinci ve son bölümünü yayınlıyoruz. 1-2010 yılı ceza yılı kimseye ayrıcalık, tolerans yok.2-Gürültü yapan işletmenin sahibine 4 yıla kadar hapis cezası var.3- Belediye Başkanlarına arıtma ve çöp deponi alanı uyarısı.
  Ucuz piller tehlikeli atık  |||   Çevre ve Orman İzmir İl Müdürü Doç. Dr. Osman Tatar'la yaptığımız röportajın altıncı bölümünü yayınlıyoruz.1-Ucuz pilleri sakın almayın. Onlar tehlikeli atık. 2-Hükümet Ucuz pil ithalatını acilen yasaklamalı. 3-Salamura, peynir, zeytinde 2. el bidonlara dikkat.
  Harmandalı'da çevre faciası  |||   Çevre ve Orman İzmir İl Müdürü Doç. Dr. Osman Tatar'la yaptığımız röportajın beşinci bölümünü yayınlıyoruz. 1-Karbondioksitten 21 kat daha zararlı metan gazını atmosfere salıp ozonun delinmesine neden oluyoruz. 2-Harmandalı'daki Metan'ın enerji değeri İstanbul Anadolu Yakası'nın enerji değerine eşit. Hem enerjiden faydalanamıyoruz, hem de çevreyi kirletiyoruz.
  İzmir'de ne kadar tehlikeli atık var?  |||   Çevre ve Orman İzmir İl Müdürü Doç. Dr. Osman Tatar'la yaptığımız röportajın dördüncü bölümünü yayınlıyoruz. 1-Son yerel seçimden önce, En Çevreci Belediye kriterlerine uygun bir tek belediye bulamadık.2-Cumhuriyet Bayramı öncesi panik.3- Cüruflar ne oluyor?
  Çalgıya para var, çevreye yok  |||   Çevre ve Orman İzmir İl Müdürü Doç. Dr. Osman Tatar'la yaptığımız röportajın üçüncü bölümünü yayınlıyoruz. 1- Türkiye'de çöpler vahşi depolanıyor. 2- Örnek çöp depolama tesisi neden işletmeye alınamıyor? 3-Mevzuatlar konusunda büyük hatalar yapılıyor.
  Tehlikeli atıkları baraj kıyısına atıyorlar  |||   Çeşme'de İçme suyu barajının kenarına zaman zaman çuvallarla moloz döküyorlar. Fayans kırıklarını, elyafları, fayans yapıştırılarını, izalosyon maddelerini buraya atıyorlar. Bunların içinde tehlikeli atıklar var. Siz nasıl atarsınız bunları buraya.
  Büyük kanala deniz suyu karışıyor  |||   Üç gündür anonsladığımız, Çevre Orman İzmir İl Müdürü Doç. Dr. Osman Tatar'la yaptığımız röportajın başlıkları büyük ses getirdi. Şimdi çok konuşulacak o röportajı yayınlamaya başlıyoruz.
  KRAL ÇIPLAK...  |||   Haberhurriyeti.com İnternet Gazetesi'nin sloganı Daha Temiz Bir Türkiye için. Biz her konuda daha temiz bir Türkiye özlemi çekiyoruz. Çevre konusundaki sorunları masaya yatırıyoruz. Ve herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz. Yoksa uçunda hapis cezası var. Bizden söylemesi.
  Yerel Kalkınma ve Sosyal Belediyecilik  |||   Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Yerel Kalkınma ve Halka Sosyal Destek" projesi başlattı. Başkan Kocaoğlu'nun bu girişimi dilerim Türkiye'ye örnek olur. Ve hatta daha da gelişip üretici kooperatiflerinin ürünleri, kâr amacı gütmeden aracısız halkla buluşur.
  Un momento amore  |||   İYTEV Özel Yücel Tonguç İlköğretim Okulu öğrencileri ünlü şairlerimizin şiirlerini İtalyanca okudular. Oysa bizim kuşak Türkçeyi bile hala doğru dürüst konuşamıyor. Benim bildiğim tek İtalyanca cümle Un momento amore. Onu da gençlik yıllarımda öğrendim.
  Koyun keçiyle AB'ye gireceğiz  |||   Avrupa ülkelerinde, Koyun- keçi ürünleri eksikliği var. Türkiye de bu iş için çok uygun. Dünya'nın doğal ürün diye kıvrandığı bir zamanda koyun ve keçinin doğal ürünleriyle AB'ye girer, hatta Viyana'yı bile kuşatabiliriz.
  Proje şenliği ve eğitim  |||   Atalarımız ne demiş: "Geleceği düşünüyorsan çocuklarını eğitimli yetiştireceksin." Peki bu sistemle olur mu? Öğrenciler; araştıran, düşünen, gözlem ve deney yapan, bireyler olarak yetiştirilebilir mi? Elbette yetiştirilebilir...Yeter ki sağlam eğitimcilerin eline düşsün.
  Sabırla koruk helva olmuyor anne  |||   Memleketimin önündeki engellerin kalkması için sevgi tohumlarına ihtiyaç var...Bu uğurda emek veren, çevresine saygılı evlatlar yetiştiren, tüm annelerin ellerinden öpüyorum.
  Yıkıcı mıyız yoksa yapıcı mı?  |||   Yıllarca emek verdiğimiz, özene bezene inşa ettiğimiz şatoları kişisel hırslar nedeniyle yakıp yıkıyoruz. Bir menfaat seliyle önümüzde engel gördüklerimizi silip süpürüyoruz. Devletin ve milletin kurum ve kuruluşlarını topa tutuyoruz. Yüreğinizde, hal-hatır, vefa duygusu kalmadı biz görüyoruz da, siz "Ölüm de var" biliyor musunuz?
  Yeter ki sağlık olsun  |||   Hayat bir maraton. Yaşamımız boyunca birçok engellerle karşılaşıyoruz. Bazı engeller boyunuzdan büyük oluyor. Ama azimliyseniz inanın aşıyorsunuz. Diyorlar ya "Sağlık Olsun" Gerçekten çok doğru. Yeter ki sağlık olsun.
  Bingöllü gurbetçiden mektup var  |||   Yıllarca Almanya'da çalışıp emekli olunca soluğu memleketi Bingöl'de alan, şimdi dostlarıyla mutlu bir hayat süren gurbetçimizden mektup var. Sinan Varan, " Herkes memleketi için elini taşın altına koymalı ve Türkiye'nin değerini bilmeli" diyor.
  Çocuğunuzun gözü sağlam mı?  |||   İzmir ve Ege Gözlükçüler, Optisyenler Derneği Başkanı Küçükören, göz kusurlarının çocuğun başarısını direk etkilediğini söyledi. Tahtayı göremeyen, sınavda zamanı yetmeyen çocuğun, derslerden soğuduğu, arkadaşlarıyla uyumsuzluk gösterdiği belirtildi.
  Gününüz Kutlu Olsun  |||   Kadınlar günü, tüm kadınlarımıza kutlu olsun... Biraz da etekleri, onlardan esirgediğimiz haklarla dolsun...
  Yakın şu İzmir'i kökünden  |||   Şu İzmir var ya şu İzmir. İflah olmaz bir şehirdir. Türkiye'nin batıya açılan kapısı. Demokrasinin temel yapısı hep hikayedir. Havasından mı suyundan mı nedir, orada biraz yaşayan bir daha iflah olmaz...
  Sosyeteye 'zeytin'i okutan adam  |||   Zeytin, yedi sülalenize bırakabileceğiniz en büyük miras. Onun için dağa taşa zeytin dikin. Bu konuda bilgi sahibi olmak istiyorsanız rehber kitap da var.
  Tufaya getirmeyin bizi  |||   Cüruf, baca filtresi külü ve tufal. Bunlar yıllardır Aliağa'nın bahçelerindeki ürünler. Hem de ne ürünler... Tehlikeli atık ürünler...
  Sevmek nasıl bir şey kardeş?  |||   Siz hiç aşık oldunuz mu? Yüreğiniz deli gibi çarptı mı? Yokluğunda içiniz daralıp öfke seline kapıldınız mı? Sevmek nasıl bir şey Kardeş? Bana anlatır mısın?
  Pulman koltukta fakirlik edebiyatı  |||   Kendimizden başka hiç kimseyi düşünmüyoruz. Elini taşın altına koyanları seyredip, destek olmuyoruz. Peki sadece "Pulman koltukta fakirlik edebiyatı yapan lümpenler"den ne farkımız var bizim...
  Türk basın tarihinde bir rekor  |||   İddaa ekibimiz dün spor tahmin basını'nda bir ilke imza attı. 19 maçın hepsini bilen ekibimiz 1'e tam 7 bin 406 kat kazandırdı.
  Kümelenin arkadaşlar, yoksa...  |||   Dev Hipermarketler şubeleri aracılığıyla sokak aralarına kadar girdi. Bakkallar ise bir bir yok oluyor. Bakkal odaları, esnaf odaları sus-pus bekliyor. Onlar "Ölen ölsün, kalan son bakkala kadar saltanat sürsün" istiyor.
  Ege'nin incisi katran karası ağlıyor  |||   Dün İzmir'im yine ağlıyordu. Akşam vakti yolu sokağa düşenlerin genizleri yanıyordu. Yağmur, sanki üstümüze kümelenmiş ziftleri aşağı akıtıyordu. Sokaklar leş gibi is kokuyordu.
  Kar beyazıydı benim dostum  |||   "Pamuk"tu benim dostumun adı. Her karşılaştığımızda derin bir sevgiyle atlardı boynuma. Sonra İstanbul günlerim başladı. İzmir'e döndüğüm karlı bir kış gününde ağlarken gördüm onu.
  Sevgi kampanyası böyle olur  |||   Göztepe Kız Teknik ve Anadolu Meslek Lisesi öğretmen, öğrenci ve velileri, okula titreyerek gelen bir gariban köyün ilköğretim okulu için kampanya başlattı. İlk partide 40 koli giyecek, yiyecek kırtasiye ve bilgisayar topladı.
  50 bin kişiye iş sağlayacak proje  |||   IMF'nin kapısında para bulmak için kıvranıyoruz ama Türkiye'nin kaynaklarını görmüyoruz. İşte size 4 milyar dolarlık kaynak. Yani 50 bin kişiye iş sahası yaratacak para. Bu sadece birisi.
  İşsizliği nasıl çözeceğiz?  |||   İşsiz sayısı bir milyon daha arttı. Ekonomik sıkıntı çeken her dört Türk'ten biri başka ülkede yaşamak istiyor. Dağına taşına kurban olduğumun memleketimden insan manzaralarına bir bakar mısınız?
  10 Ocak 2010 (On Ocak İki bin on)  |||   Zaman her şeyin ilacı diyorlar ama olmadı bir türlü. Hep bir yerlerde sızı kaldı. Burnunun direği sızladı sevdiğinin adının geçtiği her mecrada, boğazı düğümlendi. Bu kalp seni unutur mu? Unutmaz netekim, unutmayacak da.
  Hastalanma sürünürsün?  |||   TV'de bir reklam dönüyor. Sağlık sisteminin içine düştüğü duruma dikkat çekip insanları karamsarlığa itiyor. Ey TBMM'deki vekillerim orada mısınız?
  Çok güzellikler gördüm, ama yoktular  |||   Çok güzellikler gördüm. Çok büyük mutluluklar yaşadım. Gevreği ve boyozu, fırınlanmış yumurtayla yiyip, taze demlenmiş çayımı yudumladım. Trafik sorunu olmayan bir kentte gözlerinin içi gülerek işine koşan insanların mutluluğuna ortak oldum.
  Bıldırcın yumurtası  |||   Bir ileti aldım. Bıldırcın yumurtasını cebimde taşıyasım geldi. Yararları öve öve bitirilemiyordu. "Organik ürün" diye düşünüp sizinle paylaşmak istedim. Bıldırcın yumurtasının Doğal antiseptik olduğu, öksürük, hapşırık, baş ağrısına iyi geldiği belirtiliyor.
  Kalkınmayı istiyor muyuz?  |||   İzmir Kalkınma Ajansı, "turizm-çevre" ile "kırsal kalkınma-tarım yatırımları" için hibe kredi verecekmiş. Gelin mümkünse bu kaynakları biyogaz projelerinde kullandıralım. Geçim sıkıntısı içindeki köylümüzün kalkınmasına gerçekten can suyu olalım.
  Politika ve Tek-el  |||   Tekel işçileri Ankara’nın ayazında eylem yapıyor. 12 bin işçi “Haklarımızı budamayın ve bizi zor duruma düşürmeyin” diye feryat ediyor. Peki bu noktaya nasıl gelindi.
  Kalemi silahla susturanlar  |||   Gazeteci kokusunu aldı mı haberin, iz sürer. O nedenle talancıların, yalancıların, düzenbazların korkulu rüyasıdır. O nedenle sevilmezler bazılarınca. Kurdukları yalan şatoları yıkılmaya başlayınca da tek suçlu olarak gazetecileri gösterirler ve hatta onları kurşunla sustururlar.
  Engelleri aşabilir miyiz?  |||   Herkesin, her ülkenin sorunları var. Eğer kardeşçe yaşamak istiyorsak 'kan ve kin'i bırakıp yaşama sıkı sıkıya sarılmalıyız. Çünkü sevgi her şeyin anahtarıdır.
  Sorunun adını doğru koyalım  |||   Memleketin çeşitli illerinde güya DTP'nin kapatılması protesto ediliyor. Polis araçları, kamu binaları taşlanıyor, otomobiller yakılıyor. Bunun adı eylem değil provokasyon. Çünkü, siyasi mücadele çocukları ateşe atarak verilmez.
  Hoşgörünün başkentinden   |||   İzmir güzelliklerin şehridir. Tarihi boyunca hoşgörünün başkenti olan şehre faşist damgasını yapıştırmaya çalışanlar tarihin tozlu sayfalarına baktıkça utanacaktır. Çünkü bu kent asırlardır kültürlerin kaynaştığı sokaklarında nefretin değil sevginin oynaştığı bir yerdir.
  Gazeteciler ve gasteciler  |||   Kriz bahanesiyle estirilen rüzgarlardan yüzlerce gazeteci etrafa savruldu. Onların yerine alınanlardan bazıları toplumsal erozyonun bayraktarlığını yapmaya başladı.
  Mükemmeliyet merkezi  |||   YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, 4-5 üniversitenin "Mükemmeliyet merkezi"ne dönüştürüleceğini söyledi. O proje yürürken elimizdeki mükemmel bilim adamlarının önünü açmaya ne dersiniz?
  Neler oluyor böyle...  |||   Söyleyin Allah aşkına neler oluyor böyle. Birileri yine düğmeye mi bastı. Kavga ortamında özgürlük türküsü söylenebilir mi? Aklımızı başımıza toplamazsak, "Analar ağlıyor" sözlerini daha çok ağıt yapar, başımızı taşlara vururuz.
  Seni çok seviyoruz diyoruz ama...  |||   Öğretmenlerin yüzde 70.5'inin kredi kartı borcu var, yüzde 60.4'ü kirada oturuyor.Yüzde 34.1'i büyük ekonomik sorunlarla boğuşuyor. Bu nedenle sinirli, kaygılı ve endişeli.
  Bebeği için 2 ay sırtüstü yattı  |||   Hayat hep lay-lay lom değil. Bazen dertler öyle bir sancı ile geliyor ki insanın kimyasını bozuyor. El eleysen sevdiklerinle aşıyorsun, yoksa acılara teslim olup, yok olup gidiyorsun. Şimdi anlatacağım olay sevgiyle azimle bilgiyle ve de ilgiyle aşılmış zorlu bir doğum süreci.
  400 lira taksitle gecekondu biter  |||   Ege-Koop Genel Başkanı ve TDH'nin İzmir ve Ege sorumlusu Hüseyin Aslan Belediyeler destek olsun 400-500 lira taksitle tüm dar gelirlilere konut sahibi yapalım, gecekondulaşmayı bitirelim" dedi.
  Derdimizi Ankara'ya anlatamıyoruz  |||   İzmir'in projeleri Ankara'ya anlatılamıyor. Hangi proje Ankara'ya gitti de destek almadı? Türkiye'nin en güçlü şehri, gücünü kullanamıyor.
  İzmir'de 3 binadan 2'si kaçak  |||   Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. İzmir'in yüzde 60'ı gecekondu. Şehrin girişleri utandırıyor. Büyükşehir kendine oy verenlere saygısızlık yapıyor" dedi.
  Domuz gribi nasıl anlaşılır?  |||   Grip olunca normal mi, ya da H1 N1 diye tabir edilen domuz gribi mi nasıl anlarız? Hasta olunca ne yapmalı? Tedavi için neler yapılmalı? Tüm bu soruları Başhekim Ahmet Balkan'a sordum.
  Sevgilim de sen bana  |||   Bir sevda şarkısı söylemek istiyorum şu güz vakitlerinde, savrulan sonbahar yapraklarına inat. Kasımpatları gibi çiçekler açsın istiyorum, memleketimin tüm dikenli yolları.
  Dans eden parmaklar  |||   İdil Biret, TBMM'nin özel yasayla yurtdışına gönderip eğitim aldırdığı ve sonra da Türkiye'nin uluslararası gururu olan sanatçımız.. Şimdi bir seferberlik başlatıp dâhi çocuklarımızı keşfetsek sonra da onlara kol kanat gersek nasıl olur dersiniz?
  Sevgili Atam seni çok özlüyoruz  |||   Tam 71 yıl geçti ölümünün üzerinden. Söylediği sözler ne kadar ileri görüşlü olduğunu gösteriyor. Unutmadık, unutmayacağız.
  İzmir kültür, turizm şehri olamaz  |||   Yazar, Ekonomist, Siyasetçi ve Devlet Adamı Yılmaz Karakoyunlu'ya misafir olduk. "İzmir turizm, kültür şehri olamaz" diyen Karakoyunlu'dan çok çarpıcı cevaplar aldık.
  Mevlana şarkıları geliyor  |||   Yazar, Ekonomist, Siyasetçi ve Devlet Adamı Yılmaz Karakoyunlu'ya misafir olduk, çok çarpıcı cevaplar aldık. Karakoyunlu'nun iki gün önce bestelediği şarkıyı dinledik.
  TBMM'yi inletecek İzmirli vekil yok  |||   Yazar, Ekonomist, Siyasetçi ve Devlet Adamı Yılmaz Karakoyunlu'ya misafir olduk.İzmir siyaset pazarlayacak şehir olmaktan çok uzak. "Son yıllarda vizyon sahibi meclisi inletecek İzmirli vekil yok" diyen Karakoyunlu'dan çok çarpıcı cevaplar aldık.
  Darwin'in evrimi ve 1 saat  |||   Darwin NOW Sergisi İzmir'de açıldı. Kapıda sizi,"Bir saatini bile boşa harcamaya cesaret eden insan, hayatın değerini henüz keşfedememiş demektir" panosu karşılıyor.
  Sevmek zor mu senin için  |||   Sanal dünyanın girdaplarında sörf yapıyoruz. Aşk var mı diye sorguluyoruz. Bir iletiyle farklı ufuklara yelken açıyoruz. Ya suyunu çıkarıyoruz ya da asabileşip, kırıp döküyoruz. Peki biz sevmeyi bilmiyor muyuz?
  Ödemiş'te çifte bayram  |||   Birkaç gündür yazıyı değiştirmedim. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yoksul halkın fedakarlığını daha fazla insanın duymasını arzu ettim.
  Ödemiş'in Tayyaresi  |||   Cumhuriyet'in ilk yılları. Atatürk "İstikbal göklerdedir. Her şehrin bir uçağı olsun" diyor. Ödemiş bir değil 5 uçak alıyor. Tayyare Parkı ve Türk Hava Kurumu Binası yapılıyor. Aradan yıllar geçiyor...
  Süper Projelere Kocaoğlu desteği  |||   İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gaziemir'i İzmir'in cazibe merkezi yapacak ve turizmde atağa kaldıracak projeleri yerinde inceledi.
  Gaziemir İzmir'in sayfiyesi olacak  |||   Gaziemir Belediye Başkanı Şenol, ilçeyi İzmir'in sayfiyesi yapacak Gölet ve Şahin Tepesi projeleri için start verdi. 5 bin karavanı barındıracak proje, İzmir'i turizmde de sıçrama yaptıracak.
  Sigarayı nasıl bırakabiliriz?  |||   İnsana sevgi ve yaşam haklarına saygı için başlattığımız "Son sigarayı yakmadan okuyun" dizimizin bugünkü konusu "Şu zehiri nasıl bırakabiliriz" Bu konudaki yöntemler ve uzman görüşü.
  1 paket sigara 7 kilo katran  |||   Dünya Sağlık Örgütü günde 1 paket sigara içen kişinin vücudunda 20 yılda 7 kiloya yakın katran depolandığını söylüyor. Ya öteki zararları...
  Son sigarayı yakmadan okuyun (2)  |||   Sigara öldürüyor. Oysa siz kendinizi sevmeseniz de sizi bu dünyada seven insanlar var. O halde bırakın şu zehiri. Bugün bir yaşanmış öykü ve acı gerçekler...
  Son sigarayı yakmadan okuyun  |||   İçinde 40 çeşit kanserojen madde var. Yani öldürüyor. Ama biz hala sigara içmeye devam ediyoruz. Peki neden? Türkiye'de her yıl 100 bin kişinin sigara yüzünden öldüğünü bilmiyor muyuz yoksa...
  Biz bunları yazdık nitekim  |||   İzmir Aliağa'da hava, toprak ve su kirliliği bildiğiniz gibi. Ne demişsek o. Biz bunları iki yıl önce yazdık netekim. İzmir'den meltem kokulu selam göndereceğim güne kadar da yazacağım...
  Sen sev dedi, Tanrı bana...  |||   Ön bacakları gelişmemiş doğdu. Sahibi istemedi. Onu seven biri çıktı ve arka bacakları üzerinde yürümeyi öğrendi. Şimdi her yere gidebiliyor ve girdiği her ortama müthiş bir ışık götürüyor...Ve ilham veren sevgi görüyor.
  Tehlike pusuda bekliyor  |||   Uyuşturucu kullanıp suça karışan ve tutuklananların sayısı 13 bini geçti. Orta öğretimde her 100 öğrenciden 4'ü uyuşturucuya bulaştı. Şimdi okullar açıldı ve vampirler köşebaşında bekliyor...
  20 yıl sonra Türk Kültürü yok  |||   Çocuklarımız global kültürün etkisi altında. Onlar gibi beslenip onlar gibi giyiniyorlar. Onlar gibi yaşamaya çalışırken doku uyuşmazlığından arada kaybolup gidiyorlar. Sanal dünyayı gerçeklerle karıştırıyorlar. Seks tuzağına, uyuşturucu batağına düşenler var.
  Yaşama umudu aşılıyorlar  |||   En umutsuz zamanlarda bile insanların gözlerindeki korkuyu umuda çeviriyorlar. Yaşam sevinci aşılayıp yılda amansız 350 Akciğer ameliyatını başarıyla yapıyorlar.
  Karşılıksız aşkın memleketi  |||   Doğa harikası koylara, sahil boyunca uzanan mavi bayraklı plajlara ve masmavi denizlere sahip Karaburun'da yaşanan karşılıksız aşkın öyküsünü biliyor musunuz?
  U-ta-nı-yo-rum  |||   Adamı diksen yetişecek topraklarımda açlıktan insanlar ölmeye başladı. Siyasette atıp tutanlar, kürsüden öfke saçanlar orda mısınız? Yoksullaşan, ekmek, iş aş bulamayan insanların sesini duyuyor musunuz?
  Yaşama hakkımı istiyorum  |||   Hollanda'da okullara 100 milyon Euro temiz hava yardımı yapılacak. Bizde ise en küçük bir sarsıntıda çökebilir raporu verilen binalarda öğretim yapılacak. Bizi neden AB'ye almıyorlar bir kez daha düşünelim mi?
    |||  
  Sahi biz bu darbeyi neden yaptık?  |||   Asker, 12 Eylül 1980'de can derdini ve kötü gidişi durdurmak için darbe yaptı. Peki bu arada parsayı kim kaptı? Bir zamanların o meşhur "ortadirek"i niçin ortadan kalktı.
  Ölen insanlar mı, insanlık mı?  |||   Yağmur yağdı, sel oldu hem malı hem canı önüne katıp götürdü. Daha da acısı insanlığı da silip süpürdü. Çünkü leş kargaları yine ortaya çıkıp yağmaya talana ve ölü soyuculuğuna başladı.
  Doğa'nın öfkesi  |||   Dere yatağına ev, bostan tarlalarına apartman diktiler. Yetmedi su yollarına yol yaptılar. Doğa bu, intikamını aldı ve insanlar felaketle baş başa kaldı. Peki şimdi kim suçlu? Doğal afet bu diye topu taca atanlar, vicdanınız hiç mi sızlamıyor?
  Türkiye'nin önünü açın  |||   Beş yıldızlı tesis ve termal kaynaklarımız atıl bekliyor. Eğitimli gençlerimiz kuzu gibi yatıyor. Gelin sağlıkta dünya markası olalım ve Türkiye'nin önünü açalım.
  Lütfen pet şişe atmayın  |||   İşçiler bir parti liderine pet şişe attı. Çok kötü yaptı. Oysa kentlerdeki pet şişe gibi ambalaj atıklarını toplayıp dönüştürsek binlerce kişiye aş olur iş olur. Yoksa bunu işçiler bilmiyor mu?
  Hayatta sizin için önemli olan ne?  |||   Para pul mu? Şan şöhret mi?. Söyleyin hangisi sizin için önemli. Ya da "Bunlar bir kenara. Ben insanlara aş iş sağlarım bu memlekete katma değer yaratıp mutlu olurum" mu diyorsunuz.
  Organik tarım üreticiyi kurtarır mı?  |||   Türkiye'de hala organik tarıma çok elverişli bakir topraklar var. Su var, jeotermal var dahası 300 gün güneş var. Biz niye duruyoruz peki? Niçin harekete geçip tarım devrimi başlatmıyoruz?
  Zafer Bayramı kutlu olsun  |||   30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 87. Yılı'nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Birlik ve beraberlikle azim ve yürekle ne işler başarılabileceğini dünyaya ilan etmenin gururunu yaşıyoruz.
  Maziye bir bakıver. Neler neler bıraktık  |||   17 Ağustos depreminin üstünden tam 10 yıl geçti. Zaman su gibi akıp gidiyor. Küllendi değil mi yüreğimizin yangını. Peki ders aldık mı yaşadığımız felaketlerden.
  Dini, imânı para olanlar ve olmayanlar..  |||   Sancılı günlerden geçiyoruz.. İşsizlerin sayısının 8 milyona çıktığı belirtiliyor. Bu durumda herkese görev düşmüyor mu? Özellikle de şu kriz döneminde dövizlerini yurtdışında tutan işadamlarına..
  Sigara kapalı alanlarda mı zararlı?  |||   Kapalı alanlarda sigara yasağının 2'nci raundundan sonra tiryakiler parka, bahçeye çıktı. Tüttürgeç vaziyetleriyle çocukların gözünü bulandırmaya başladı.
  Su kampanyası dünyaya yayılıyor  |||   Türkiye Hayvan Hakları Federasyonu tarafından başlatılan "Hayvanlar için bir kap su koyun" kampanyasına Yunanistan da destek verdi. Şimdi hazırlanan görseller Atina’da, Selanik’te, Katerini’de ve Girit Adası’nda binlerce kişiye göz kırpmaya başladı.
  Pazarcılara büyük müjde  |||   Bornova'da Pazaryeri için yer bulundu. İmar değişikliği yapılacak. Kamulaştırılacak. İtirazlar incelenecek. Hemen sonra da temel atılacak.
  Eğitim şart... Hem de acilen  |||   İzmir'in oda ve borsa başkanları bugün Aliağa'da ekonomik- sosyal- kültürel sorunları masaya yatıracak.Hazır oraya gitmişken, çevre kirliliğine de bir el atsanız. Öğrenilmiş duyarsızlığı ortadan kaldırsanız. Nasıl olur dersiniz.
  Böyle güzel insanlar da var  |||   Yıllarca ilim bilim ve şifa dağıttı. Emekli oldu. Köşesine çekilip yan gelip yatmadı. Hâlâ insanlık için çalışıyor. Bildiklerini gördüklerini elindekini, eteğindekini hiçbir karşılık beklemeden paylaşıyor. Kim mi bu güzel insan...
  Memleketimi seviyorum  |||   Her ülkenin ayrı bir güzelliği vardır elbet. Ama ben Türkiye’mi seviyorum. Allahın özene bezene yarattığı memleketimi koruyup kollayalım istiyorum.
  İzmirliler'e gâvur eziyeti  |||   Türkiye'nin en iyi müşterilerinin bulunduğu İzmir'de fatura ödeme tarihi 15 gün geçen konutların elektrikleri hiç bir ihbarda bulunulmadan şak diye kesiliyor. "Unuttuk, hemen yatıralım yakarışları" dinlenmiyor.
  Babalar Gününüz Kutlu Olsun  |||   Bugün Haziran'ın üçüncü Pazar'ı yani Babalar Günü. Ayrıca Bugün 21 Haziran Dünya Güneş Günü. Baba ve Güneş Günü'nü birlikte kutluyoruz. Yani Güneşbaba'yı kutluyoruz. Hepimize kutlu olsun.
  İzmir'i sevenler meydana çıksın  |||   Mehmet Refik Soyer, rantiyenin başkentinde kültür sanat fabrikası kurdu. Gençlere sanat, ilim bilim akıtıyor. Onun gibi 100 kişi daha çıksa İzmir'in hatta Türkiye'nin kaderi değişir.
  Cumhur Başkan  |||   Halini hatırını sorarken, " Nasılsınız Cumhur Başkanım" diye hitap ettiğimde, gözler bana çevriliyor. "Projeler ne oldu. Tarihi yapılara ödenek çıkıyor mu" diyorum. Meraklı bakışlar daha da yoğunlaşıyor. Konuşmalarım soluklar tutulup dinleniyor.
  Elma Şekeri ister misiniz?  |||   Genç sinemacılar, İzmir'i ve Türkiye'yi tanıtacak film yapmak için Çarşamba günü çekime başlıyor. Yıllardır tanıtım, tanıtım diyenlere, "Alın size müthiş bir fırsat" diyoruz.
  Çevre Günü'nüz kutlu olsun  |||   Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü herkese kutlu olsun. Havası suyu kirletilmeyen, toprakları zehirlenmeyen bir Türkiye'de yaşama umudumuz olsun.
  Otopark sorunu kangren oldu  |||   Şehirlerin sokakları işgal altında. Her gün otopark kavgası oluyor. Ana caddelerde park eden otomobiller yüzünden trafik kördüğüm halde. İnsanlar işine yetişemeyince geriliyor. Kulaklarınızı çınlatıyor sayın başkanlar.
  Eğitim fırtınası işte böyle olur  |||   İzmir'de bir okul var. Gitmesek de görmesek de gerçekten eğitim fırtınası var. Aşkla, şevkle yapılan eğitimle yeşeren sevgi tomurcukları var.
  İşte işsizliğin temel nedenleri  |||   Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka, "Üniversiteli işsizler eğitimden geçirilip denizcilik sektörüne kazandırılsın" yazımıza destek verdi.
  Töre mi? Yöre mi?  |||   Bir gözü dönmüş grup, 44 insanı büyük küçük demeden, bebe yaştakileri dahi acımadan katlediyor. Sebep? Onlara sorsan töre. Bize sorarsanız yöre...
  Acılardan bize fazla pay düştü  |||   Bugün 1 Mayıs: İşçinin, Emekçinin Bayramı. Herkese kutlu olsun. Yalnız herkes tüm mutluluklardan azar azar tatsın. Zira israf edecek bir kuruşumuz yok bizim.
  Adnan Saka ve Geza Dologh'a açık mektup  |||   "Denizcilik sektöründe 7 bin eleman açığı var" diyorsunuz ve Teknik Lisede Denizcilik bölümü açılsın istiyorsunuz. O öğrenciler yetişinceye kadar, üniversite diplomalı genç işsizleri sektöre kazandırmaya ne dersiniz.
  İyi seyirler sayın seyirciler...  |||   Her sağlık uzmanı her gün bir kanalda sebze meyvenin nimetlerinden bahsediyor. Hepimiz de kalem elimizde notlar düşüyoruz. Peki, bize şifa kaynağı bitkileri veren toprak kirlenirse sular, havalar zehirlenirse...
  Ben bu doktoru çok sevdim  |||   Doktorların tavsiyeleri kafaları karıştırıyor. Herkes Sağlıklı kalmak için bir şeyler öneriyor. Ne yiyeceğimizi, ne içeceğimizi şaşırmış durumdayız. Tam bu karışıklık içinde Nedim Bubik'ten "Ben bu doktorun tavsiyelerine çok sevdim" diye mail aldık...
  Fidanlar öğrencilerle büyüsün  |||   Neredeyse ağacı tanımayan Şırnak Okçular ilköğretim okulu öğrencileri fidan bekliyor. El vermeye ne dersiniz?
  Sanat bitti, köfte verelim  |||   Kültür Başkenti İstanbul'da tam bir tarihi ayıp yaşanıyor. Devlet tiyatrosunun elinden alınan tarihi sahnesinde şimdi ekmek arası köfte satılıyor.
  Müjde !... Almanya'yı solladık  |||   Gurbetçi bir ağabeyimizle konuştum. Türkiye'deki tavuk, et, süt, bulgur fiyatlarının Almanya'dakilerden neredeyse bir kat fazla olduğunu öğrendim. Ne mi yapalım...
  Umutlu şehrin mutlu başkanı  |||   Seçim bitti, kavga gitti. Kaybedeni de kazananı da büyük görev bekliyor. Bugünden kolları sıvayıp işe başlayınız. Çünkü kaybedecek zaman yok.
  Memleketi gördünüz... Şimdi işbaşına  |||   Yerel seçimin kriz ortamına denk gelmesi iyi oldu. Tüm vekillerimiz memleketi karış karış gezdi ve de herşeyi gördü... O zaman şimdi görev başına.
  Fark var...Aramızda fark var  |||   Küresel kriz, dünya devlerini devirirken "Hamdolsun" memleketimden teğet geçiyor. Fark Var... Aramızda fark var...
  İşte benim öğretmenim  |||   Şırnak'ın Okçu Köyü'nde görev yapan öğretmen Veli Dinç'ten mektup aldık. Buyrun hep beraber okuyalım. Ve de bu "Dinç" kardeşimizi alnından öpelim.
  Oturun oturduğunuz yerde...  |||   Sanayi Bakanlığı İEF'den çekildi... İzmir'den tık yok... Esnaf, Ticaret, Sanayi Odaları, Vekiller ve de Bakan'lar, aman kımıldamayın...
  Bu haberi yazarken ben..  |||   Bu gün bir sevinç bir hüzün haberi var gazeteciler için. Biri Türkiye'den, diğeri ABD'nin Colorado Eyaleti'nden.
  İzmir'de kim kazanır  |||   İzmir'deki yerel seçimlerde kimler kazanır. Herkes fikir yürütüyor... Tahminler muhtelif. Kamuoyu yoklamalarına bile taraflı diye yorum yapanlar var.
  Memleketimden seçim manzaraları  |||   Ne utanma var ne arlanma. Kardeşim adın ne senin... Hıdır. ... Üstelik elinden gelen budur.
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
İbrahim IRMAK Yazıyor
Ödemiş Belediyesi, zehir arıtma tesisi kurdu  - 23.05.2012 Ödemiş Belediyesi mandıracılarla el ele verip, karıştığı derelerde canlı yaşamı yok eden peynir altı sularını arıtacak tesis kurdu. Evsel atık sudan 10 kat daha zehirli olan peynir altı suları, artık hem işletmeciye hem de doğa için kâbus olmaktan çıkacak.
Ödemiş Belediyesi mandıracılarla el ele verip, karıştığı derelerde canlı yaşamı yok eden peynir altı sularını arıtacak tesis kurdu. Evsel atık sudan 10 kat daha zehirli olan peynir altı suları, artık hem işletmeciye hem de doğa için kâbus olmaktan çıkacak.
Gazeteciler_gasteciler_haberhurriyeti
camavlukozak_mandra
Mesut_Tim_Kahramanlar
at yarislari
BAFİ K-9 KÖPEK ÇİFTLİĞİ
uyusturucu_dosyasi
Roportajlar
eczane
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti